“…ama sen duygulardan anlamayan birisin. İnsan resimden anlamayan birinin tabloları eleştirmesine kızmaz veya müzikten hoşlanmayan birinin eleştirileri onu ilgilendirmez.”
“Sesinin tonu duyanda korku uyandırıyordu, ama bedenin zayıf olması değildi buna sebep. Hapiste kalmanın, yoksul olmanın ifadesiydi. Ve hep susan bir sesin çıkmaya alışkın olmamasıydı bu. Konuşacak kimsesi olmayan adamın sesi gitgide kısılmıştı elbet. Canlılığını yitirmiş olan bu ses, duyanı maziye, çok uzaklara götürüyordu. Yerin altından geliyormuşçasına boğuktu. Terkedilmişliğin, çaresizliğin, bir başınalığın sesiydi bu. “