Şeriat, ubudiyyete sımsıkı sarılmaktır.
Hakikat, rubûbiyyeti temaşa etmektir.
Ne hakikatle müeyyed olmayan şeriat
ne de şeriatla mukayyet olmayan hiçbir hakikat
makbul değildir.
Abdülkerim Kuşeyri
Tasavvuf, Hz. Peygamber'in yedi semâdan geçip Cenâb- Hakk'ın huzuruna doğru mirâcı esnasında vasıl olduğu tecrübeyi yeniden yaşama ve canlandırma tesebbüşüdür.
Nifferî
Cüneyd-i Bağdâdî, Kur'an'da geçen Cenâb-ı Hak ile henüz tecessüm etmemiş insanlık arasındaki Ezelî Ahit tasviri üzerine (A'raf, 7:172) tefekkür hâlindeyken, “tarihin tüm seyrini, insanın bu ahdi yerine getirme ve vücûd bulmadan önce mevcûd olduğu [ezeli] hâle dönme" şeklinde sunmuştur.
Alexander KnyshTasavvuf Tarihi
İnsanın misak gününde ışık zerreleri biçiminde Tanrı'nın rabliğini ve birliğini ikrar ettiği ön-varoluşsal döneme dönmek olarak ifade edebileceğimiz ilk saflık ve sıdk halinden ilhamla ilksel yetkinliği yeniden eyleme geçirmektir tasavvuf... Sufi ise bu vecd ile vücûd bulandır.