Şeriat, ubudiyyete sımsıkı sarılmaktır.
Hakikat, rubûbiyyeti temaşa etmektir.
Ne hakikatle müeyyed olmayan şeriat
ne de şeriatla mukayyet olmayan hiçbir hakikat
makbul değildir.
Hocam öncelikle okuma hassasiyetinizi tebrik ediyorum. Sorunuzda işaret buyurduğunuz tekrar meselesi ise çok kritik bir mesele ve endişenizde haklı olduğunuz gibi hepimizin göz önüne alması gereken bir husus. Çünkü tefsirle birlikte belki kelam, hadis, tasavvuf, sosyoloji, felsefe vb. diğer disiplinlere dair eserlerde okunacak. Acizane benim tavsiyem Râzî'nin Mefâtihu'l-Gayb'ı... Bu her yönden zihni doyurucu birçok bilgiyi ihtiva edecektir ve bir çok eser okumadan bir çok eserde olan hususlar görülecektir. Fakat uzun bir eser ama türkçe baskısı mesele mesele ilerlediği için okuyucuyu yormayacaktır. Yani bir mesele okunmakla konu zihinde dağılmadan okumaya ara verilebilir. Yarın bir sonraki meseleyi aynı ayeti okuyup rahatlıkla devam edebilirsiniz. Ayrıca bu tefsir sosyo-psikolojik bir görüşlerde beyan etmektedir. Bu görüşleri ise günümüze nasıl taşıyacağımız ve yahut anakronizm hatasına düşmeden gelenekle gelecek arasında mutedil bir bağ kurabilmek bizim düşünce ufkumuzla alakalı. Elbet bu esnada çağdaş sosyolojik tefsirlerden faydalanılabilinir ama bu eserlerin bazı akademik ve teolojik eleştirler odağında olduğunu unutmamak gerekir. S. Kutub merhumun tefsiri buna misal olarak değerlendirebilirsiniz. Hulasa, mutat bir okumayı Râzî tefsiri üzerinden yapılabilir ve okunan bazı sosyo-psikolojik meseleleri çağdaş tefsirler üzerinden temkinle kritik edilebilir.
Acizane düşüncemiz bu yönde. Elbet farklı düşünen arkadaşlarımız olabilir. Sizlerin veya katkı sağlayacak arkadaşların fikirleri de bizler için nurdur...
Tubarsln Ben teşekkür ederim. Allah sizlerede bizlerede zihin açıklığı, fehim ve idrak ihsan eylesin.
Okumaya başladıktan sonraki izlenim ve tecrübelerinizi paylaşabilirseniz müstefit ve mütefeyyiz oluruz hocam.
İyi okumalar.
Sufinin amacı, ruh zerrelerinin fiilen yaratılmalarından öncesini karakterize eden ilk saflık ve sıdk haline dönmeye çabalayarak misâk gününün vecdini yeniden elde etmekten ibarettir.
Şerh: İnsanın misak gününde ışık zerreleri biçiminde Tanrı'nın rabliğini ve birliğini ikrar ettiği ön-varoluşsal döneme dönmek olarak ifade edebileceğimiz ilk saflık ve sıdk halinden ilhamla ilksel yetkinliği yeniden eyleme geçirmektir tasavvuf... Sufi ise bu vecd ile vücûd bulandır...