Ömer F., bir alıntı ekledi.
44 dk. · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Okul, ruhsal gelişiminin izlediği yolda her çocuğun kapısından içeri adım atacağı bir istasyondur; dolayısıyla, olumlu bir ruhsal gelişimin gereklerine yanıt vermek zorundadır. Bu yüzden, ancak ruhsal gelişimin gerektirdiği koşullarla uyum içinde bulunacak bir okula iyi niteliğini yakıştırabilir, böyle bir okul için sosyal okul deyimini kullanabiliriz.

İnsanı Tanıma Sanatı, Alfred Adler (Sayfa 288)İnsanı Tanıma Sanatı, Alfred Adler (Sayfa 288)
Tuğba Karaca, bir alıntı ekledi.
5 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir sorunun doğru cevabı yoksa,
Tek bir dürüst yanıt vardır;
Evet ile hayır arasındaki gri bölge

Sessizlik...

Da Vinci Şifresi, Dan BrownDa Vinci Şifresi, Dan Brown
sinan kaan, bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okuyor

Yarım kalmış bir yanıt insanı sabırsızlandırır...

Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 104 - Kültür yayınları)Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 104 - Kültür yayınları)
Büşra Boruza, bir alıntı ekledi.
8 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi

Çok tuhaftır,düşünmem gereken onca şey olmasına karşın Polina ya olan duygularımın analizine dalmıştım. Polina dan uzakta oldugum bu iki hafta , simdi yanında olduğumdan cok daha rahattım. Oysa yolda hep onu düşünmüştüm onu özlemiştim. Düşlerimde bile hep o vardı.

Şimdi bir kez daha soruyorum kendime aynı şeyi "seviyor muyum onu? " . Bir kez daha yanıt vermeye cesaret edemedim bu soruya . Daha doğrusu yüzüncü kez " nefret ediyorum ondan " dedim kendime. Evet nefret ediyorum ondan. Onu boğabilmek için ömrümün yarısını seve seve vereceğim anlarım oluyor bazen özellikle her konuşmamızın sonunda. Yemin ederim, bir hançeri göğsüne yavaş yavaş batirmama izin verseler,sanirim sevinçle kapardım hançeri

Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 47)Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 47)
Freedom :), bir alıntı ekledi.
 17 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Dan Brown/Melekler ve Şeytanlar
Pilot, Langdon'ın gerginliğini hissetmiş gibiydi. "Uçmakla ilgili bir sorununuz yok, değil mi efendim?"
Langdon, "Kesinlikle yok," diye yanıt verdi. Damgalanmış cesetlerle ilgili sonrunlarım var. Uçuşu kaldırabilirim.

Melekler ve Şeytanlar, Dan Brown (Sayfa 24)Melekler ve Şeytanlar, Dan Brown (Sayfa 24)
Büsra, bir alıntı ekledi.
20 saat önce · Kitabı okuyor

Yeğeni Adelard'a "evrendeki bütün eylemlerin Tanrı'dan kaynaklandığını kabul etmek daha doğru değil mi?" diye sorar. Adelard şöyle yanıt verir: " Ben Tanrı'ya gölge düşürmüyorum. Her şey O'ndan gelir ve her şeyin sebebi O'dur. Fakat doğa karmakarışık ve sistemsiz değildir ve insanların bilgisi geliştikçe doğaya kulak verilmelidir."

Galileo'dan Önce, John Freely (Sayfa 78)Galileo'dan Önce, John Freely (Sayfa 78)
Metin Özdemir, bir alıntı ekledi.
 Dün 21:05 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

...onun bir buyruğu, bir davranışı aklına geliyordu: «Bunu yap,» «şunu yap» deyişi: baskısı: «Dediğimi yap» deyişi.
Bunları düşündü ve hiç yanıt vermedi, inatla, üzgün üzgün, gözlerini sessizliğe bürünmüş olan kıyıya dikti, sanki orada tüm insanlar uyuyor gibi, diye düşündü; sanki oradakiler duman gibi özgürler, hayaletler gibi görünüp kaybolmakta özgürler. Oradakiler acı çekmek nedir bilmezler, diye düşündü.

Deniz Feneri, Virginia WoolfDeniz Feneri, Virginia Woolf

Koku'nun Tespit Edilmiş 22 Metaforu
1. “On sekizinci yüzyılda Fransa’da, dahi ve iğrenç kişiler yönünden hiç de yoksul olmayan bu dönemin en dahi ve iğrenç kişilerden biri sayılması gereken bir adam yaşadı.”
2. “Parfüm zaman içinde yaşar; gençliği, olgunluğu, yaşlılığı vardır. Ve ancak hayatının üç çağında da aynı hoş biçimde koku veriyorsa başarılı olmuş denebilir.”
3. “İcatlara kuşkuyla bakardı, çünkü her icat, bir kuralın bozulması anlamına gelirdi.”
4. “Onu elde etmeliydi, sırf sahibi olmak için değil, yüreğinin dinginliği aşkına.”
5. “Kadın, içi çocukken ölmüş olsa da çok yaşamak talihsizliğine uğradı.”
6. “Bugüne kadar hep, büzülüp uzaklaşması gereken şeyin genel olarak dünya olduğunu sanmıştı. Oysa dünya
değildi, insanlardı. Öyle görünüyordu ki dünyada, insanları boşalmış bir dünyada pekâlâ yaşanabilirdi.”
7. “Kokuların öyle bir inandırıcılığı vardır ki, sözden, gözle görmekten, duygudan, iradeden daha güçlüdür. Savılıp atılamaz bu inandırıcılık, soluduğumuz havanın ciğerlerimize işleyişi gibi, o da içimize işler, doldurur bizi, hepten ele geçirir, çaresi yoktur.”
8. “Denizin kokusu öyle hoşuna gitti ki, onu günün birinde saf ve katışıksız olarak ve içinde boğulabileceği kadar çok ele geçirmeyi diledi.”
9. “Sadece kendi öz, biricik eğlencesi için çekilmişti mağaraya, sadece, kendi kendine yakın olmak için.”
10. “Başka insanlarla ilişkisi kesinkes zorunlu kılmadıkça dili kullanma külfetine girmez oldu.”
11. “Oysa insanın aklını kullanabilmesi için en başta iç güvenine, huzura ihtiyacı vardı.”
12. “Onu en çok rahatlatan şey, insanlardan uzaklaşmak olmuştu…”
13. “İnsanın felaketi, sessizce odasında, ait olduğu yer olan odasında oturmak istememesinden gelir, der Pascal.”
14. “O nefretlik pis kokudan kurtulmuştu! Gerçekten, bütünüyle yalnızdı! Dünyadaki tek insan kendisiydi.”
15. “İçi öylesine iğrenmeyle, dünyadan ve kendi kendinden iğrenmeyle doluydu ki, ağlayamıyordu bile…”
16. “Kendi berbat huzursuzluklarını, kendi doyumsuzluklarından duydukları tadı, dünyada hiçbir nimetle yetinemeyişlerinin verdiği zevki, kısacası: Kafalarındaki uçsuz bucaksız kargaşayı bütün topluma yaymayı gerçekten başardılar!”
17. “Yaşamaya sırf inat, sırf kötülük olsun diye karar vermişti…”
18. “Grenouille’un iç evreninde hiç mi hiç nesne yoktu, ancak nesnelerin kokuları vardı.”
19. “Grenouille, gülümseyen insanlardan bakıp öğrendiği gibi, ağzını hafifçe yaydı…”
20. “Ömründe bir kere öbür insanlar gibi olup içindekini dışa vurmak istiyordu:
Nasıl onlar sevgilerini, aptalca hayranlıklarını dışa vuruyorlarsa o da nefretini dışa vurmak istiyordu şimdi.Bir kere,sadece bir kere kendi gerçek benliğiyle anlaşılıp başka bir insandan kendi tek gerçek duygusuna, nefretine bir yanıt almak istiyordu.
21. “Yukarıda, penceredeki bodur, üflesen yıkılacak, iki büklüm adamın, bu güdük şeyin, bu zavallı cücenin, bu solda sıfırın iki düzineyi aşkın cinayet işlemiş olacağını aklı almıyordu kimsenin.”
22. “Keyfini yerine getirmek için önce en eski, en uzakta kalmış kokuları belleğine çağırıyordu:Madam Gaillard’m yatakhanesindeki buğulu, düşmanca hava; madamın ellerinin derimsi, kuru kokusu; Papaz Terrier’in sirke ekşisi soluğu; Sütanne Bussie’nin sıcak, anacıl teri; Cimetiere des Innocents’m leş kokusu; annesinin katil kokusu…

Şüheda Büşra, bir alıntı ekledi.
Dün 16:34 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Nasıl onlar sevgilerini, aptalca hayranlıklarını dışa vuruyorlarsa o da nefretini dışa vurmak istiyordu şimdi.Bir kere,sadece bir kere kendi gerçek benliğiyle anlaşılıp başka bir insandan kendi tek gerçek duygusuna, nefretine bir yanıt almak istiyordu.

Koku, Patrick SüskindKoku, Patrick Süskind
A BADUR, İki Şehrin Hikâyesi'ni inceledi.
 Dün 15:25 · Kitabı okudu · 22 günde · Beğendi · 7/10 puan

Hayattaki bütün zorluklara rağmen kendi onurumuz ve düşüncelerimiz doğrultusunda mücadele etmemizi öğreten bi nevi kılavuz kitabı... Karakterlerde kendinizi muhakkak bulacaksınızdır. "Hangisi benim?" Sorusuna yanıt arayacaksınız. O kadar bizden bir kitap bu.