Evrimsel psikolojinin kutsal kasesi 'evrensel insandır.' Bu disiplinin bütün maksadı algı, biliş ve davranış düzeyinde insanlarda görülen kalıpların hangisinin kültürel veya kişisel, hangisinin içsel olduğunu didiklemektir... Evrimsel psikologlar bu ve benzeri soruları ortaya atıp yanıt ararlar. Evrimsel psikoloji, 'insanlığın psişik birliğinin' ortaya çıkarılıp açıklanmasıyla uğraşır. Belirli siyasi gündemlerle örtüşen özelliklerin keşfi için yapılan ciddi siyasi ve mesleki baskının varlığı düşünüldüğünde, okurların bu tarz evrensel çıkarımlarla ilgili iddialar karşısında dikkatli olmaları gerekir. Çoğunlukla bu iddialar yakından incelenmediğinde desteksiz kalırlar. İnsanda evliliğin evrensel kabul edilmesi ve dolayısıyla çekirdek ailenin her yerde bulunduğunun varsayılması bunun bir örneğidir.
"Silahlar sizin her şeyiniz olur... Şu hikayeyi biliyor olmalısın, bir subayın acemi askerlere silahın önemini göstermeye çalıştığı bir karargahta geçiyor hani. Subay genç bir askere, Benam'a sorar: Omzunda asılı duranın ne olduğunu biliyor musun? Benam yanıt verir: Evet, komutanım, tüfeğim! Subay kükrer: Hayır, ahmak! O senin anan, bacın, namusun! Sonra başka bir askere aynı şeyi sorar. Asker yanıtlar: Evet, komutanım, Benam'ın anası, bacısı, namusu!"
Bir garip boşlukta çiviliyim günlerdir..
Geriye dönüyorum sık sık yanıt aramak adına, yüreğimin silik izler bırakıp ağır yükler aldığı zamanın derin dehlizlerine.
Stirner, Marx'ın Yahudi Sorunu'ndaki "tür-varlık” kavramlarını ideolojik olmakla eleştirir; Marx da Stirner'in egoizmini idealist olmakla eleştirerek yanıt verir; ancak bunu yaparken Marx, Stirner'in insan kavramına yönelik eleştirisini benimser ve onun insan-olmayan kavramını benimseyerek daha olumsuz, materyalist antropolojisine dahil eder. İnsan, her zaman insan-olmayanla ilişkili, üretici güçler ve ihtiyaçlar sistemiyle olan ilişkilerinin aracılık ettiği tarihsel bir kategori hâline getirilir. Bu bakış açısı komünizm hakkında yeni bir düşünme biçimi açar, bireysel özsahiplenmenin maddi koşullarına dayanan bir düşünme biçimi. Kısacası, Aziz Max kurtarılmıştır.
Gazete yığınına işaret ederek "Hangisine inanacağız?" diye sormuştum ona bir gün.
Gazetesinden başını kaldırmadan, bana şöyle yanıt vermişti:
"Hiçbirine ve hepsine. Hiçbiri sana bütün gerçeği aktarmaz, ama her biri kendi gerçeğini yansıtır. Hepsini okursan eğer ve ayırt etme yetisine sahipsen, işin özünü anlarsın."