Ahmaklar için yazanlar, karşılarında her zaman geniş bir kitle bulurlar. İyi kitaplar okumanın ön şartı kötü olanları okumamaktır: Çünkü hayat kısadır.
Alman yazarlar uzun, hantal, burgaç burgaç birbirinin içine geçmiş cümleler kurmanın keyfine varırken, hafıza şöyle bir beş dakika boyunca sabırla, yardım almadan bu yüke dayanmak zorunda kalır, ta ki cümlenin sonuna gelinene kadar. Bu noktada mantık devreye girer ve muamma çözülür. Alman yazarlar işte bundan zevk alırlar. Özentilik ve gösteriş de işin içine girince yazar coştukça coşar:
Ama Tanrı okuyucunun yardımcısı olsun.
Kompozisyon sanatına rehberlik etmesi gereken ilke, insanın aynı anda sadece bir düşünceyi berrak bir şekilde düşünebileceğidir. Bu nedenle bir insandan iki düşünceyi aynı anda düşünmesi istenmemelidir. Aynı anda ikiden fazla düşünceye girmiyorum bile. Fakat cümlelere parantezler yerleştirildiğinde insandan istenen tam da budur işte. Yeni düşünceleri taşıması için cümleler bölünmüş olur ki bu uygulama gereksiz ve lakayt bir kafa karışıklığına yol açar. Alman yazarlar bu açıdan yazarların en kabahatlileridir.