Bir çocuk kitabı olarak başlayan fakat verdiği mesajlar ile yetişkin dünyasını da yakalayan bir kitap olmuş. Süregelen düzene yaratıcılıkla karşı koyan bir çocuk ve onun etrafında gelişen yetişkin dünyasının bilgi kibri, para hırsı, otorite arzusu.. Farklı bir bakış açısı ile yazılmış ilgi çekici bir kiraptı. Olumsuz tek eleştirim çeviri için olacak. “Apışıp kalmak”, “yeminle” gibi kelimeler bizim bile günlük hayatta tercih etmeyeceğimiz argo Türkçe kelimelerken, bir çocuk kitabında kullanılması beni rahatsız etti. Genel itibariyle anlamlı bir kitaptı.
Behiç Ak’ın okuduğum üçüncü kitabı. Artık Behiç Ak’ın bu kitapları biz yetişkinlere ders vermek amacıyla yazdığını düşünmeye başlayacağım. Sanal dünyada oluşan sanal kimliklerin, sanal hayatların, mış gibi olmanın önünü ardını kendi üslubuyla bir çocuğun dünyasında anlatıyor yazar. İlk başlarda bu dünyadan ve bu dünyanın kimliklerinden alınan hazzın zamanla “gerçeğe” olan özleme ve “gerçeğin” samimiyetine yenilgisini anlatıyor. Ve bütün bunların yanında tüketim toplumu ve tasarruf toplumu çatışmasını da tatlı tatlı mizah yapıyor. Okuyup bitirdikten sonra üzerinde düşünülmesi gereken bir kitap.