Kitabı Farika

Kitabı Farika
@yasingivanc
İstanbul üniversitesi
İstanbul
102 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Yahudiler İslam'a bile bile direndiler. Yani Rasulullahsallallahu aleyhi vesellem'in Adem aleyhisselam'dan bu yana yaşayan bilginin temsilcisi olduğunu biliyorlar ama bu bilginin kendi tekellerinde kalmasını, kendileri için bir iktidar ve imtiyaz vesilesi olarak kullanılmasını istiyorlardı. Halbuki İslam bir Arap dini olmadı, bir Pers, bir Türk, bir Hint, bir Afrika dini olmadı. Hiçbir kavmin üstünlüğünün timsali kılığına sokulamadı. Balkanlarda Pomaklar, Boşnaklar, Arnavutlar kitle halinde Müslüman olduklarında ne kendilerinden önce Müslümanlaşmış kavimler karşısında statü kaybını yaşadılar ne de bu yeni kimlikleriyle diğer Müslüman kavimlere üstün bir durumu ele geçirdiler. Müslümanlık her Müslümana dünya hayatının gerekleri karşısında bir tarağın dişleri gibi benzerlikler sağladı. Benzerlik "tektıpleştirmek " değildi İslam'a göre. İç dünyanın zenginliğini, her Müslümanın bir iç "makam" sahibi olmasını temin eden ve İlahi bilgilere nüfuzu mümkün kılan zahirdeki koruyucu benzerlikti. Ama adına Batı medeniyeti dediğimiz ve bir kabadayılık felsefesinden fazlasına sahip olmayan hayat tarzı Müslümanların duygu ve düşünce atmosferini parçaladıktan sonra, Müslümanların bir kısmını kendi müttefiki haline getirdikten sonra İslam kritik bir durumla karşı karşıya geldi. Çünkü zalimlerin tek boyutlu eşitlikçi tutumu Müslümanların iç dünyalarındaki makamları silmeye, bunun yerine zahirdeki çeşitliliğe ve tabakalaşmaya matuftu.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hıristiyanlık ve Yahudiliğin birer ölü inanç haline gelmelerinde, her iki inanışın da yayılış safualarında Allah'ın insan için indirdiği bilgiyi ikinci plana atıp, kendi dünya hayatlarına yarayacak olanı öncelikle seçmeleri belirleyici rol oynamıştır. Yahudiler İsa aleyhisselamı kabul etmediler. Çünkü onlara Roma'ya vergi vermelerini önleyecek, Roma hakimiyetine karşı bir savaş bahanesi olarak bir "mesih" gerekliydi. Halbuki İsa'nın havarilerinden Matta, Roma'nın bir vergi memuruydu. Daha sonra Hıristiyanlık da Avrupa'ya alternatif hakimiyet yolunu temsil etmek suretiyle yayıldı. Öyle ki Avrupa'da özü boşalmış bir Hıristiyanlık hüküm sürmekteyken Orta ve Güney Amerika yerlilerini, zenci köleleri ve Afrikalıları Hıristiyanlaştırmak bir inancı yaymak amacını gütmeksizin yalnızca Beyaz Batı'nın boyunduruğunu sağlamlaştırmak için bir mazeret ve bahane olarak kullanıldı. Oysa Müslümanlık yayılırken olduğu kadar, günümüze kadar uzanan varlığı sırasında da insanın dünya üzerinde bulunuşunun anlamını açığa çıkardığı için, insanları kendi varlıklarının sebebine kavuşturduğu için kabul görmek rahatlığını elinde tuttu.
Alıntı
Müslümanlar yüzyıllar boyu bize bazı değerlerin ulaşmasını sağladılar. Yani onlar (ki hemen hepsi adı sanı bilinmeyen kişilerdi) dünyanın aldığı şekil ne olursa olsun sadece kullukta tükenmez bir varoluş gücü saklı olduğunu bilerek ibadet ettiler. Parayla, şöhretle, zorbalıkla temin edilen kuvvetin sahtelikle malul olduğunu bildiler. Bilgileri İslam'ın ölü bir inanç olmasını engelledi. Halbuki Yahudilik ve Hıristiyanlık aynı kültür atmosferinde ölü inançlar haline kolayca geldi. Çünkü bu iki din de şartlara uymak suretiyle varlıklarını korumayı gözettiler sürekli olarak. Hıristiyanlık hangi topraklarda yayılmışsa o toprakların özelliklerini Hıristiyanlık imiş gibi kabul etti. Ortodoks ve Katolik kiliselerinin arasındaki fark bir bakıma Doğu ve Batı arasındaki farklara dayalıdır. Protestanlık bütün mezhepleriyle kapitalizmin şafağının ideolojisidir. Son derece de bariz bir gerçektir ki, Avrupa Hıristiyanlaşmamıştır, Hıristiyanlık Avrupalılaşmıştır. Bu bakımdan Yahudilik Hıristiyanlıktan bir derece avantaj sahibidir çünkü Yahudiler dinlerini değil, kendilerini adapte etmişlerdir. Yani Musevilik, normları ve iç işleyişi itibariyle sabit kalmış, buna karşılık ve bir bakıma bunun temini uğruna Yahudi ferdler ve gruplar yeni doğan şartlara uyum sağlamışlar, kendi konumlarıyla Yahudiliklerini birbirinden ayrı telakki etmişlerdir. Netice itibariyle Yahudilik ve Hıristiyanlık yeryüzünde yalnızca birer mazeret ve bahane olarak varlıklarını korumaktadırlar. Bir din ve ınanç olarak bütün canlılıklarını kaybetmişlerdir.
Alıntı
İslam'ı modern dünyanın sağı ve solu dışında anlayabilmek için önce Müslümanlığımızın bir adaptasyon vesilesi olmadığını kavramamız gerekiyor. Eğer modern dünyanın müesses nizamlarının korunması, yürürlükte bulunan hayat tarzının pekişmesi, insanların dünyayı anlama biçimlerinin olduğu yerde sabitleşmesi, insan ilişkilerinin bugün tanıdığımız ölçüler içinde güçlenmesi uğruna İslami bir ideoloji benimser isek sağcı olmaktan kurtulamayız. Tersi de doğrudur: Modern dünyanın sahip olduğu imkanların yeni ve arzulanan müesseselere dönüştürülmesi, bugünün imkanlarını nimet bilerek ideal bir yaşama tarzının elde edilmesi, bugün dünyayı anladığımız tarzın yanlışlardan arıtılarak onarılması, günümüzün şartları uyarınca insan ilişkilerinin daha güçlü (veya İslami) kılınması gibi bir hedef benimser, böyle bir ideoloji türetirsek nev'i şahsına münhasır bir solculuk içine girmek-ten kendimizi alıkoyamayız. Kısacası, İslam'ı mevcut şartlara adapte etmek İslam'dan uzaklaşmaktan başka sonuç vermez.
Alıntı
İslam’ı modern dünyanın şartlarına adaptasyon sağlamak için elverişli bir ideoloji olarak kullanabilirsiniz. Faizsiz bankalar, cinsiyete göre ayrılmış plajlar, namaz vakitlerini hatırlatan aygıtlar, abdest almayı kolaylaştıran buluşlar ve nihayet her hâl ve şartta Müslüman kalmayı mümkün kılan bir içtihatlar ve fetvalar silsilesiyle gönül rahatlığı içinde değişen şartlara uyabilirsiniz. Kısacası, eğer İslam’ı olduğundan farklı bir tarzda anlamak isteyen bir Müslüman iseniz, önünüzde kendinizi kandırmak için yeterince imkân ve malzeme vardır. Ama İslamiyet’in insanın yegâne kulluk biçimi olduğunu, bize dünyanın telkin ettiği tasarılar yardımıyla İslam’a anlam veremeyeceğimizi, tersine hayatımıza vereceğimiz anlamın Kur’an ve Sünnet’ten edinilebileceğini anladık mı, o zaman kendimizi aldatmaktan kurtulabileceğimiz gibi, diğer Müslümanlarla olan münasebetimizde kaybedilmeyecek bir değeri de ele geçirmiş olacağız.
Alıntı