Kitabı Farika

Kitabı Farika
@yasingivanc
İstanbul üniversitesi
İstanbul
102 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Enfal 14
14- İşte bu sizin (azabınız) onu tadınız. Şüphesiz kafirler için ateşin azabı vardır. Kafirlerin yüreklerine korku salması, Rabbimizin en büyük yardımlarından biridir. Buharı 'de verdiği hadise göre, efendimiz bir aylık yolun uzağmdaki kafir, zalim, mücrim insanların yüreğine korku salmakla yardım olunduğunu haber vermektedir. Haşr suresinin ikinci ayetinde de kafirlerin hiç hesap etmedikleri yerden Rabbimizin yardımının geldiğini ve kafirlerin yüreklerine korku salındığını haber vermekte. Günümüzde askeri, siyasi ve ekonomik güce sahip olduğunu ileri süren, kendini büyük gören müstekbir devletler, dünyaüzerinde "bir avuç" diye ifade ettikleri şeriatci müslümanlan yok etmek için bakanlık ve başkanlık düzeyinde toplantılar yapıyorlar. Yüreklerine korku girmemişse "bir avuç" insandan niye endişe ediyorlar? Onlar bilirlerki küçücük elektrik ampulü salonun kocaman karanlığını yok eder.
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Müslüman, elinde bir lâmba bulunan bir ev sahibidir. Onun düşmanı da, ister batılı olsun, is-ter komünistler olsun tıpkı o kurt gibidir. Müslümanın lâmbası, Kur'an ve islâmdır. O, ancak onun aydınlığında bu evren gecesinde yanını yöresini görebilmekte ve onun ışığında yaşayabilmektedir. Kurtsa, vahşetin en haşin ve yırtıcı çocuklarından biri olarak hep kış karanlıklarında dolaştığından karanlıkta iş görmeğe gözleri alışıktır. O, ışıkta âdeta kör gibi olur. Karanlıkta ise gözleri âdeta ışıl ışıl yanar. Onun için insanın en büyük silâhının ışık olduğunu bilir. Ve yine onun için gündüzleri pek ortalıkta gözükmez. Karanlık bastırınca ava çıkar. O zaman da elinde lâmba veya bir ışık bulunan bir insan gördü mü ilk iş olarak o ışığı söndürmeğe çalışır. Işığı söndürdü mü işi artık kolaylaşır. Gözü görmez hale gelen hasmını paralar. Artık sürü de sahipsiz kalınca kurdun keyfine diyecek yoktur. İstediğini sırtına vurup alıp götürür.
Alıntı
İnsanın işlediği suç ve ona şahit olan eşya, Yunan mitolojisindeki İbikusun Turnaları hikâyesindeki gibi, bir gün mutlaka bir hesaplaşma vaktine erişeceklerdir. İbikusu öldüren katiller, belli belirsiz, turnaların bu ölüm vaka'sının üstünden uçarak geçtiklerini fark ederler. Ve bu turnaların bu tanıklığı şuuraltlarına yerleşir. Sonra bir gün kentte bir tiyatroda piyesi seyrederken, oyunun en heyecanlı bir yerinde turnalar gözükünce kendilerini tutamaz ve "İbikusun turnaları" diye bağırırlar. Oyundan sonra seyirciler bu bağırışın anlamına varırlar ve katilleri ağızlarından kaçan bu itirafla yakalarlar. Mahşer günü de, eşya ve evren, bizzat kendi el ve ayağımız, İbikusun turnaları gibi şahitlik edeceklerdir.
Alıntı
Cuma namazı, İmam-ı Azam Ebû Hanife sistemi içinde bir bakıma bir "devlet namazı"dır. Yani müslümanların kendi devletlerini gerçekleştirmelerinde mihver, merkez rolünü oynayan namaz. Bu açıdan, cuma namazı, insanı, "İmam" fikrine, "İmam" fikri de "devlet" idesine götürür. Devlet, imam, namaz ve insan, cuma tapınmasında bir bütünlük, kutsal bir beraberlik içinde Allah'a yönelir. İmam, müslümanları kendilerine din ve dünya işinde önderlik yapmak için seçtikleri "baş" demektir. Devlet, islâm toplumunun içe doğru ve dışa karşı yaşayış kuruluşu demektir. İşte, cuma namazı, her hafta, bu "baş"la toplumu, devletle halkı bir araya getiren, Tanrı huzurunda birbiriyle hesaplaştıran, birbirine bağlılık derecelerini Allah'ın önünde kontrol eden, imtihana çeken, bu kutsal afinitedeki çürüyüş ve gevşeyiş noktalarını eriten, bu sıkı bağlılığı tazeleyen ve dirilten, âdeta her hafta bir âb-ı hayat iksirinden geçiren, kevserle arıtan kutlu bir tapınmadır.
İslâm ruhunun yeniden doğuşunda, ruhumuzun islâmla yeniden aydınlanışında, ölü kalblerimizin dirilişinde, cumayı, cuma namazı etrafında toplanan gücü, yoğunluğu anlamak ve kavramak, belki de, en önemli "harekete getiren ilk motif"lerden biri olacaktır. Cuma, belki de bir gün Asya'da ve Afrika'da müslümanın direnişinin ilk adımı olacaktır. Cuma, kendisine açılan yeni dünyalarda islâmda dirilmenin ilk tohumu olacaktır.
Alıntı