Yasin Pullu profil resmi
Yasin Pullu kapak resmi
Müif öğrenim görevlisi
Aöf adalet amelesi
Yazdıklarımı kendim için biriktiriyorum.
Öğrenci
Lisans
İstanbul
İstanbul, 10 Şubat 1996
Erkek
51 okur puanı
05 Şub 2018 tarihinde katıldı.
Müif öğrenim görevlisi
Aöf adalet amelesi
Yazdıklarımı kendim için biriktiriyorum.
Öğrenci
Lisans
İstanbul
İstanbul, 10 Şubat 1996
Erkek
51 okur puanı
05 Şub 2018 tarihinde katıldı.
  • 176 syf.
    ·18 günde·Puan vermedi
  • O demde ki perdeler kalkar, perdeler iner;
    Azrail'e "hoş geldin" diyebilmekte hüner!
    Nfk
  • Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi, müslümanlığının güzel olmasındandır.
    Tirmizi

    Beş şey gelmeden önce beş şeyi ganimet bil: ihtiyarlığından önce gençliğini, hastalanmadan önce sıhhatini, fakirliğinden önce zenginliğini, meşgul zamanlarından önce boş vakitlerini ve ölümünden önce hayatını.
    Buhari, Tirmizi

    İki nimet vardır ki, insanların çoğu bu nimetleri kullanmakta aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit.
    Buhari
  • Onlar boş ve faydasız şeylerden yüz çevirirler.
    Mu'minun 3

    Boş söz ve işlere rahatsızlıklarında vakarla oradan geçip giderler.
    Furkan 72

    Bütün zevkleri kökünden yok eden ölümü çokça hatırlayınız.
    Tirmizi

    Biz gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık. Biz onları hak bir sebeple ve hikmetle yarattık. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
    Duhan 38
  • ALİ FUAT BAŞGİL: Çalışma Hayatının Umumi Kanunları

    Her birey kendi çalışma alanının gereklerini bilmeli ve ona göre kendini geliştirmelidir. Bir de fizik ve fikri her çeşit çalışma hayatının ve genelde başarılı olmanın belli rasyonel kuralları vardır.

    Okuyucum! Her işin ve mesleğin kendi bünyesine mahsus çalışma ve işleme usul ve kaideleri vardır. Ve bunu meslek sahipleri bilir. Bir de fizik ve fikri her nevi iş ve çalışma hayatının ve umumiyetle muvaffak olmanın, düşünen aklın şaşmaz kanunları halinde, birtakım umumi ve rasyonel düsturları vardır ki, ben burada bunlardan benim bildiğim kadarını hülasa edeceğim: 

     

    Çalışma hayatı denilince genel bir anlam ifade ediyor fakat her iş alanının kendine göre işleyişi ve kuralları vardır. O yüzden her birey kendi çalışma alanının gereklerini bilmeli ve ona göre kendini geliştirmelidir. Bir de fizik ve fikri her çeşit çalışma hayatının ve genelde başarılı olmanın belli rasyonel kuralları vardır. Bunlardan bir kısmını şöylece sıralayabiliriz.

     

    -Çalışmak için müsait  gün ve zaman bekleme. Bil ki her gün ve her saat çalışmak için en müsait zamandır.

     

    -Çalışmak için müsait köşe ve yer arama. Bil ki; her yer ve her köşe çalışmanın en müsait yeridir.

     

    -Bir günde ve bir zamanda yapman gereken bir işi (dersi, görevi) ertesi güne bırakma. Zira her günün derdi gibi, işi de kendine yeter.

     

    -Bir zaman diliminde tek bir iş yap, yalnız bir ders, bir kitap, hatta bir bölüm üzerinde çalış. Böylece, dikkatin ve kuvvetin yayılıp zayıflamasın. Bir zamanda birden fazla iş yapayım diyen, hiç birini tam ve temiz yapamaz. Dünyaca tanınmış olan büyük İslam düşünürü ‘İmam-ı Gazali ‘ ye ‘İhya-ı Ulum ‘ adlı muazzam eserini nasıl bir çalışmayla meydana getirdiğini sormuşlar: Bir zaman da yalnız bir bölüm, bir konu yahut bir mesele üzerine çalıştım, demiş.

     

    - Başladığın bir işi (bir dersi, bir kitabı, bir görevi) yapıp bitirmeden başka bir işe başlama. Yarıda kalan iş başlanmamış demektir.

     

    - Bir günün işini bitirdikten (dersini, görevini) sonra ertesi günü ne iş yapacağına karar ver. Yahut, hiç olmazsa çalışmaya başlamadan önce , hangi iş üzerinde çalışacağını düşünüp, kararlaştır ve çalışmaya bu kararla otur.

     

    - Bir işe başlamadan, bir dersi öğrenmeye,bir kitabı okumaya başlamadan önce düşün ve çalışman için lazım olan şeyleri yanında ve elinin altında bulundur. Böylece, iki de bir kağıt, kalem aramaya kalkıp ta dikkatin dağılmasın.

     

    - Çalıştığın bir iş (bir ders, bir kitap, bir yazı ) üzerinde herhangi bir güçlüğü yenmeden bir adım bile gerileme. Ve bil ki, yılgınlık maskeli bir tembelliktir. Gene bil ki, çalışma sevgisi güçlükleri yenmekten doğar ve kuvvetlenir. Güçlüğü yenmekten doğan manevi lezzet, eşsiz bir zevktir. Emin ol ki, harpte zafer  ve işte başarı yılmayanındır. Sebat önünde güçlükler erir ve imkansız görünen, mümkün olur.

     

    - İşinde gördüğün bir güçlüğü önce parçala. Her parçayı birer birer ve sıra ile yenmeye çalış. Bunun için de, mesela, bir dersi, bir kitabı en basit elemanlarına, bölüm ve konularına göre ayır. Sırayla her konuyu iyice ve noksansızca anlayıp öğrenmeden öbür konuya geçme. Bölümler ve konular üzerinde  bir kör gibi yürü. Yani attığın adımı iyice basmadan öbürünü atma.

     

    - Devamlı ve kararlı çalış. Ve her gün aynı saatlerde çalışmaya otur. Çalışmayı uzun aralarla kesme ve terk etme. Hasta ve yorgun değilsen tatil aylarında bile yavaş ve az da olsa çalış. Çalışma isteğin körelmesin ve tekrar çalışmak için zahmet çekmeyesin.

     

    - Bir iş üzerinde yorulursan dinlenmek için işini değiştir ve çalışma hızını yavaşlat. Fakat dinlenme bahanesi ile asla boş oturma. Boş oturanın içi, işlenmeyen demir gibi pas tutar.

     

    - Çok düşün. Ve bil ki, çalışmak mutlaka hareket etmek veya okumak, yazmak demek değildir. Düşünen bir insan, maden kuyularında kazma sallayan işçiden daha çok çalışıyordur.

     

    - Verimli çalışmayı sakın iş üzerinde geçirdiğin zamanla ölçüp de, eh bugün şu kadar saat çalıştım, yetişir deme. Çalışmanın sonucuna ve öğrendiğine bak. Bir eser yazmaya karar verdiğin zaman, önce bir konu üzerinde yazılmış eserleri oku. Böylece, yazılmış ve söylenmiş şeyleri tekrar edip ömrünü israf etmeyesin.

     

    - Gök kubbe altıda yepyeni hiçbir fikir yoktur. En yeni fikir, eski bir fikrin elbise giymişidir.

     

    - Her şeyden önce ana dilini iyi konuşmayı ve iyi yazmayı öğren. İnsan için en faydalı olanı kendi ana dilidir.

     

    - Dil bilgisi bir gaye değil bir vasıtadır. Asıl gaye olan, fikir zenginliğidir.

     

    - Kişinin kıymeti dilinin altında ve dilinin ucunda gizlidir. Onu söz ve yazı açığa çıkarır.

     

    - Bir işi yapıp yapmamakta kararsızlığa düştüğün vakit, iki şıktan her birinin fayda ve zararlarını iyice hesapla. Faydası çok, zararı az olan şıkkı tercih et.

     

    - Bir işe öfkeli ve sinirli iken karar verme. Bekle öfken geçsin. Zira öfkeyle kalkan zararla oturur.

     

    - Çok konuşma. Yerinde ve özlü konuş. Kıymet ve tesir çok sözde değil, yerinde ve özlü sözdedir.

     

    - Dilini tut ve bil ki, dil yarası bıçak yarasından daha vahimdir.

     

    - Kimsenin yüzüne karşı söyleyemediğini arkasından söyleme ve bil ki arkadan konuşma korkaklığın en iğrenç şeklidir.

     

    - Kimsenin cahilliğini yüzüne vurma. Bil ki, insanları en çok kızdıran ve gücendiren, cahilliklerinin yüzüne vurulmasıdır.

     

    - Yalan söyleme. Yalan söyleyen tutulmak korkusuyla yaşayan hırsız gibidir.

     

    - Bir kimseye söz vermeden önce iyi düşün. Fakat verdiğin sözden dönme. Sözden dönmek yalancılığın en çirkinidir.

     

    - Daima olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol. Olduğundan fazla görünmek isteyen, karşısındakilere kendisinin ahmaklığını göstermiş olur.

     

    - Kimseye karşı kin tutma ve kimsenin başarısını ve mutluluğunu kıskanma, fakat imren sen de öyle bir başarı ve mutluluğa erişmeye çalış. İmrenmek ilerlemenin şartıdır. Kin ve kıskançlık ise, iç ferahlığın, sağlık ve mutluluğun iki azgın düşmanıdır.

     

    - Dost kazanmak için cömert ol. Bil ki, hasisin dostu yoktur.

     

    - Gençliğinde iyi arkadaş kazan. Yaşlılıkta kazanılan arkadaşlık sağlam olmaz. Zira paslı teneke lehim yapmaz.

     

    - Gençlik güzelliğine şans denilen kör kuvvet bile aşıktır. Gençliğini boş yere harcama, onu kıymetlendirmeyi bil.

     

    - Herkesçe beğenilen asıl güzellik, ahlak güzelliğidir. Çünkü ahlakı güzel insan her yaşta güzeldir.

     

    - Ahlakını güzelleştirmek için daima çalış. Ahlak güzelliği insan için en kıymetli hazinedir.

     

    - En yakın arkadaşlarınla bile şakaların zarif olsun. Kaba şakadan hayvan bile hoşlanmaz.

     

    - Dost ol, ta ki sana da dost olsunlar.

     

    - Dostluğunu kötü günde göster, böylece kötü gün dostu bulasın.

     

    - Dostlarına vefalı, düşmanlarına müsamahalı (tolerans) ol ve yere yıktığın düşmanını tekmeleme, onurlu ol. Vefa ve onurlu olmak yüksek ahlakın iki parlak şiarıdır.

     

    - Büyüklere hürmet et. Böylece büyüdüğün zaman sen de küçüklerden hürmet ve saygı göresin.

     

    - Kadınlara hürmet et. Düşün ki, kadın insanlığın anasıdır.

     

    - Ana- baba ahı alma. Ana – baba ahının zehirini içen kurtulamaz.

     

    - Yaşlıların tecrübelerinden yararlan ve denenmişi yeniden tecrübe etmeye kalkışma ki, böylece pişman olmayasın.

     

    - Sonunda pişman olacağın bir işi başında düşün. Pişmanlık ahmaklıktır.

     

    - Küçüklere şefkat göster. Büyüdükleri zaman onlardan şefkat görmeye hakkın olsun.

     

    - boşuna iddia ve inat etme. Gerçeği ara ve sev. Hakikat sevgisi insan için sevgilerin en yükseğidir.

     

    - Kusurlarını kendin gör ki, kusurlarını tamir edebilesin ve olgunlaşabilesin.

     

    - Başarılarınla mağrur olma. Bil ki,gurur gelecekteki başarılarının en büyük düşmanıdır.

     

    - Hayatta cesur ol. Fakat bil ki, cesaret gözü kapalı tehlikeye atılmak değildir.

     

    - Başkasının fikir ve inançlarına saygı göster. Böylece başkası da senin fikir ve inancına saygı göstersin.

     

    - Kendine yapılmadığını istemediğin bir davranışı başkasına reva görme. Başkası da sana karşı aynı şekilde hareket etmesin.

     

    - Kendine iyilik yapılmasını istersen, başkalarına iyilik yap.

     

    - İyiliğe karşı iyilik adalettir. İyiliğe karşı kötülük cinayettir. Kötülüğe karşı iyilik ihsan ve beklentisiz yüreğini açabilmektir, insanlığın en yüksek derecesidir.

     

    - Düşenin elinden tut. Düştüğün zaman tutacak el bulabilesin.

     

    - Sözlerin tatlı, tavırların zarif olsun. İnsanın kabası , ısırgan köpek gibidir, herkes tarafından taşlanır.

     

    - Başkalarından gördüğün kötülük, seni iyilik yapmaktan alıkoymasın. İyilik ibadettir, kötülük ise tutsak olmaktır.

     

    - Kibirli olma. Kibirli insan sarımsak kokan ağız gibidir. Herkesi kendisinden uzaklaştırır.

     

    - Alçak gönüllü ol. Mütevazi insan meyve ağacına benzer. Meyve dalının yere eğilmesi meyvesinin çokluğundandır.

     

    - Herkesin imrendiği pırlanta gibi kıymet sahibi ol. Korkma, yerde kalmazsın.

     

    - Kendinden üsttekilere değil, alttakilere bak rahat edersin.

     

    - İşinde ve sözünde doğruluktan ayrılma. Hak doğruların yardımcısıdır.

     

    - Çalış, daima çalış fakat hırsı bırak. Zira hırs verimli çalışmanın, sağlık ve mutluluğun düşmanıdır.

     

    - Çalış fakat aç gözlü olma. Aç gözlü insan, ciğer bulaşmış eğeyi yalayan aç kedi gibidir, dilinden akan kanı yalar da bilmez.

     

    - Hayatın ve tutacağın yol hakkında tereddüd ve kararsızlığa düşüp de bir ışık aradığın zaman, fikrini soracağın kimseyi iyi seç. Düşün ki, isabetsiz bir fikirden hareket ederek verdiğin karardan bütün ömrün boyu pişmanlık duymayasın. Fakat isabetli bir fikirden aldığın bir ışık da bütün ömrünce yolunu aydınlatır.

    Ali Fuad Başgil, Gençlerle Başbaşa, Yağmur Yayınları, İstanbul 1974, s.61-69.
  • İnsan daha önce tat almadığı şeylerden yapa yapa zevk almaya başlayabilir, önceleri hoşlandığı şeylerden de hoşlanmamayı sağlayabilir. Bu sabır ve irade işidir. (Mealen)
  • Vakti öldürmek hayatı öldürmektir. Uzun vakitlerini tavla, satranç, boş oyunlar ve lüzumsuz eğlencelerle harcamak meşru değildir.

    Eflatun, talebelerinden birini kumar oynarken yakalayınca şiddetle azarlamış. Talebesi az bir parayı oynadığını söyleyince Eflatun cevap vermiş; "ben seni kaybettiğin para için değil, kaybettiğin zaman için azarlıyorum."
  • Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.
    İnşirah 7
  • Cafer ibni Muhammed el Abbasi kabrine şöyle yazılmasını vasiyet etmiştir: "ihtiyaçlar giderilmeden, emellere ulaşılmadan nefisler hüsranlar içinde ölüp gitti."
  • Yaşın ilerledikçe mesuliyetlerin de artacaktır. Alakaların çoğalacak, vakitlerin daralacak, gücün, takatin düşecektir. Yaşlılıkta vakit daha dar, vücut daha zayıf, sıhhat daha bozuk, takat daha azdır. Yapılması gereken işler ile meşgaleler ise hem daha çok, hem daha ağırdır. Bu sebeple ömrünün saatlerini iyi değerlendir, çünkü uçup gidiyor. Ortada olmayan, müstakbel ile ilgili hülyalara kendini kaptırma. Çünkü her yaşanan zamanın kendisine göre meşguliyetleri, işleri ve aniden ortaya çıkan durumları vardır.
Müif öğrenim görevlisi
Aöf adalet amelesi
Yazdıklarımı kendim için biriktiriyorum.
Öğrenci
Lisans
İstanbul
İstanbul, 10 Şubat 1996
Erkek
51 okur puanı
05 Şub 2018 tarihinde katıldı.

Şu anda okuduğu kitap

  • İslam Hukuk İlminin Esasları

Okuduğu kitaplar 65 kitap

  • Yeni Dünya
  • Harry Potter ve Azkaban Tutsağı
  • Harry Potter Ve Sırlar Odası
  • Harry Potter ve Felsefe Taşı
  • Otomatik Portakal
  • Tarihsel ve Kültürel Boyutlarıyla Alevilik
  • Enteller Aleykümselam Der Mi?
  • İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
  • Yavuz
  • Payitahtın Son Sahibi- II. Abdülhamid Han

Okuyacağı kitaplar 23 kitap

  • Semerkant
  • Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri
  • Oryantalizm (Doğubilim)
  • Beyaz Diş
  • Dikkat Vücudunuz Konuşuyor
  • Muhafız
  • Suyu Arayan Adam
  • Gazap Üzümleri
  • Zaman Makinesi
  • Candide ya da İyimserlik

Kütüphanesindekiler 29 kitap

  • Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı
  • Kendini Bulmak
  • Derin Yapı
  • Sahabe Dönemi İktidar Kavgası
  • İki Sela Arası
  • Erbakan
  • Nietzsche Ağladığında
  • İdeolojik Tarih Okumaları
  • Muhteşem Gatsby
  • Huzur Sokağı

Beğendiği yazarlar 1 kitap

  • Dücane Cündioğlu