Yavuz Asmalı

Yavuz Asmalı
~Festine lente~
Yazılım Geliştirme Uzmanı
Kadir Has Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği
İstanbul
İstanbul, 19 Eylül
156 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Güneş her gün yakıyordu. Zaman’ı yakıyordu. Dünya hızlı bir daire çiziyor ve kendi ekseni çevresinde dönüyor, zaman da nasıl olsa Montag’ın bir yardımı olmadan, yılları ve insanları yakıyordu. Böylece eğer o, itfaiyecilerle birlikte nesneleri, güneş de zamanı yakmaya devam ederse, bu her şeyin yakılacağı anlamına geliyordu. Onlardan birinin yakmayı kesmesi gerekiyordu. Güneşin bunu yapmayacağı kesindi.
Sayfa 167 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her şeyin bir mevsimi vardır. Yıkmanın zamanı ve inşa etmenin zamanı vardır. Susmanın ve konuşmanın zamanı vardır.
Sayfa 192 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
“Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir çocuk, bir kitap, bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye; böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiçeğe baktığında, sen orada olursun.”
Sayfa 184 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
"Sana gereken kitaplar değil, bir zamanlar kitapların içinde olan bazı şeyler(...)Onu nerede bulursan al, eski plaklarda, eski filmlerde ve eski dostlarda; onu doğada ara ve onu kendi içinde ara. Kitaplar bir tür depo gibidir ve biz onlarda unutacağımızdan korktuğumuz şeyleri saklarız. İçlerinde büyülü bir şey yoktur. Büyü sadece o kitapların anlattıklarındadır."
Sayfa 126 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Kitaplardan bu kadar nefret edilmesinin ve korkulmasının sebebini şimdi anlıyor musun? Onlar hayatın yüzündeki gözenekleri gösterir. Oysa rahatına düşkün insanlar balmumundan aya benzeyen, gözeneksiz, tüysüz, ifadesiz yüzler ister yalnızca.
Sayfa 105 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat