Hades’in çıkış kapısında yer alan Lethe ya da Unutkanlık nehridir. Adını, ele avuca sığmayan sularının ruha önceki yaşamını tümüyle unutturma özelliğinden almıştır; çünkü bu sular insanın dünya üzerindeyken yaşadığı bütün sevinçleri ve üzüntüleri, ölünce gördüğü, tanık olduğu bütün sırları ve bedelini ödediği cezaları, yani her şeyi, ama her şeyi unutturan bir niteliğe sahiptir. Nehrin bu niteliği ilkin belki insanoğlunun içini kasvetle doldurur, çünkü insan hafızayı, hatırlamayı doğal bir içgüdüyle sever; hafızasının ağırlığından zaman zaman kıvranacak kadar sancı çekse de, yine de hafızayı sever; ama unutma, yani Lethe’yi sevmez. Oysa Lethe’nin suları şifalıdır. Yaşamaktan ve ölmekten kirlenen, pas tutan hafıza deposunu yeniler. Lethe hafızanın bağlayıcılığını unutmayla çözer. Çünkü yeniden yaşamak için önceki hafızada tam bir bahar temizliğinin yapılması şarttır. Bundan da öte insan unutmaya yazgılıdır, insan unutan bir varlıktır, yani bir animal obliviscenstir.