…kadın hakkında konuşurlarken seslerinin rengi değişirdi. Kendi yapamadıklarını yapabilen bir kadından söz ediyorlardı. O neşeli anlatımlarında ve anlatırken hikâye edişlerinde, “kara kıvırcık kadın”a gıpta ediş vardı. Ama gıpta ettikleri kişilik ile kendileri aralarında bir mesafe vardı. Yapamadıklarını yapamadıkları müddetçe kapanmayacak bir mesafe.
Öyleyse en iyisi
Biz kendi yörüngelerimizde dönüp duralım
Tıpkı yıldızlar gibi
Parlayıp ışıldayalım birlikte ama
Aramızdaki mesafelerden oluşan
Bir kızıl denizin bulunduğunu da
Kabul edelim!
Çünkü köprüsü olmayan bu denizde
Ne sen yüzebilirsin ne de ben!
Çok da hoşuma gidiyor aslında
Ansızın gönlün aşka kapılması
Yeniden birine tutulması!