"İnsan olmak, gerçek insan, etiyle kemiğiyle insan olmak bile ağır gelir bize.
Ölü doğmuş insanlarız biz.
Çok yakın bir gelecekte bir şekilde düşüncelerden doğmanın yolunu bulacağız.
Ama yeter artık "yeraltından" daha fazla yazmak istemiyorum."
"öylesine kopmuşuz ki, zaman zaman gerçekm"canlı yaşam"dan tiksiniyoruz, bu yüzden de, bize onu hatırlattıklarında buna dayanamıyoruz. Bunu o kadar ileri götürmüşüz ki, gerçek "canlı yaşam"ı neredeyse bir iş, neredeyse bir görev sayıyoruz ve hepimiz yaşamın kitaplarda daha güzel olduğunda hemfikiriz. Ayrıca, kimi zaman neden çabalayıp duruyoruz, neyi yüceltiyoruz, neyi arzuluyoruz? Neyi olduğunu kendimiz de bilmiyoruz..."