ÖLÜM DALGALARI
AGATHA CHRISTIE
280 SAYFA
#HERAYAGATHACHRISTIE
#Ortakokuma
#Okudukbitti
Umutla yolculuk etmek, bazen gidilecek yere varmaktan çok daha güzeldir.
Orta yaşlı milyoner Gordon Cloade, genç ve güzel Rosaleen ile evlendikten kısa bir süre sonra bir bombardımanda hayatını kaybeder. İkinci kez dul kalan Rosaleen, beklenmedik bir şekilde Cloade ailesinin servetinin de sahibi olmuştur.
Artık çok zengin olan Rosaleen hiçte memnun değildir bu durumdan. Zira ölen eşinin tüm akrabaları bu servette hak sahibi olduklarını düşünmektedir. Hatta bu akrabalar ilk eşinin ölmediğini ve mirası kendilerine bırakması gerektiğini ima ederler her fırsatta genç kadına.
Rosaleen ve abisi, bu asalak akrabalar ile mücadele ederken, kasabaya gelen bir yabancı işleri iyice içinden çıkılmaz hale getirir. Enoch Arden isimli bu adam, Rosaleen'in ilk eşinin yaşadığını hatta arkadaşı olduğunu iddia eder ve şantaj yapmaya başlar. Bu iddia gerçekse Rosaleen mirastan pay alamayacak, her şey Cloade ailesine geri dönecektir. Fakat bu gizemli yabancının, kaldığı pansiyon odasında ölü bulunması durumu daha da karmaşıklaştırır ve devreye meşhur dedektifimiz Hercule Pioret girer.
II. Dünya Savaşı döneminde geçen bir hikayeyi keyifle okuduk ve bu sefer katili bulmakta hiç zorlanmadım. Sevgili Fatma ve sevgili Sevilay eşlik ettiğiniz için teşekkür ediyorum Yaz tatili sonrası yeni macerada buluşmak dileğiyle. Oldukça akıcı bir hikayeydi; aşk, intikam, gerilim ve yer yer gülümseten satırlar içeren bir Agatha eseri daha geride kaldı. Kitapta bahsi geçen "Atatürk Çiçeği" ayrıntısı çok hoşuma gitti özellikle. Her ne kadar uzun süre yaşatamasam da, ara ara evimde olan bir çiçektir. Herkese keyifli okumalar diliyorum arkadaşlar.
Karakter asla aynı kalmaz. Ya kuvvetlenir ya da zayıflar. Bir insanın ne
Ölüm DalgalarıAgatha Christie · Altın Kitaplar · 2018925 okunma
Vay be... Cidden vay be... Gözlerim dolu dolu bitirdim.
Bu arada kitabı okumadım, storytel'den dinledim, seslendirenlerle ilgili bir çift laf etmezsem hatırları kalır, başta Murat Eken olmak üzere hepsi harika iş çıkarmış, tebrik ederim. Storytel'de genellikle bir kitabı tek bir seslendirmen okur, bu yüzden bazen diyalogları takip etmesi ve iç sesi diyalogdan ayırt etmesi zor olur ama bu kitapta her karakteri ayrı bir kişi seslendirdiği için takip etmekte hiç zorlanmadım.
Gelelim kitabın içeriğine... Aslında son kısma gelene kadar fikirlerim oldukça olumsuzdu, hikâyenin kurgusu çok basit, yer yer de klişe gelmişti, hele bazı yan karakterlerin hayat hikâyeleri yeşilçam filmlerinden aşırma gibiydi. Tabii bir kitabı dinleyerek takip etmek, okuyarak takip etmekten daha zor benim için. En basitinden, dinlediğim kitapları çoğu zaman ya yolda ya ev iş yaparken, yani hareket halindeyken dinlediğim için not alma fırsatım olmuyor. O yüzden de bu incelemeyi yazarken sadece hafızamda kalanlara güvenmem gerekiyor. Bir de çapraz okuma işini biraz abartıp aynı anda 6-7 kitaba devam ettiğim için bu kitabı ömrünüze bereket tam 76 günde bitirmişim. Neyse çok uzattım, devam edeyim... Dinlerken baş karakterimiz Arif'in sürekli yazarlardan, filozoflardan alıntılar yapması, o alıntıların üstüne söz söyleyip serbest çağrışımla aklına uçuşan apır sapır düşünceleri paylaşması hoşuma gitmişti. Tabii burada okurken edebi hazdan bayılacağınız, beyninizin yanacağı upuzun cümlelerle, bilinçakışı tekniğiyle yazılmış paragraflardan bahsetmiyorum. Bir arkadaşınızla muhabbet ederken kuracağınız basitlikte ve bazen de küfür içeren cümleler işte.
Sevdim mi sevmedim mi arada kaldığım bir diğer konu da Arif'in tüm sohbetlerine yedirdiği genel kültürüydü. Yani sevgilisiyle Guinness marka bira içiyor ve
Off Campus dizisini izledikten sonra kitabını alıp okumak istedim.
Hannah müzik öğrensi, Garret tarih öğrencisi ve Buz Hokeyi oyuncusu. Hannah ve Garrett'in yolları etik dersinde kesişir ve Hannah aşık olduğu Justin'in dikkatini çekmek için dersten kalan Garrett'in kendisinden özel ders almak için sunduğu teklifi kabul eder. Bu anlaşma zamanla çok farklı bir noktaya evrilir.
Kitapta da dizide de en sevdiğim şey ilişkilerin yormaması ve sağlıklı oluşuydu. Erkek karakterlerin gerçekten karakterli olması, ne kadar popüler olurlarsa olsunlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar şu bildiğimiz bad boy zorbalıklarının asla olmaması mest etti. Arkadaşlıkların kıskançlık ve hainlikle kirlenmeyip destekleyici ve gerçek arkadaşlık olduğu bir kitap okudum. Kadın karakterler sağlıklı, güçlü ve akıllıydı. Ne istediğini bilen, konuşarak sorunlarını halledebilen, dürüst düşünceli olan karakterler okudum.
Kesinlikle su gibi akan, rahat okunan ve yetişkinlere yönelik bir kitaptı. Sanki derdim tasam bitmişte bir yaz dizisini izleyip kafa dağıtıyormuş gibi okudum. Kesinlikle kitabını dizisi kadar sevdim. Baş karakterlerin bakış açısı ve duygularıyla okumak daha güzeldi. Dizisinde aşağı yukarı aynı olaylar olsada kitapla arasında farklılıklar vardı. Kitabın kusuru yazarın yazım kullandığı uslubun sokak ağzına kaçıyor olması ve argo kelimeler kullanıyor olması oldu. Serinin diğer kitaplarını da okuyacağım.
Merak eden yetişkin okuyucular okuyabilir.
Keyifli okumalar, kitaplı günler...
AnlaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20223,055 okunma
Okurken güldüğüm nadir kitaplardan biriydi tam da yaz havası veren kitaplar gibiydi.
Ama bence tek bir kitap yeterliydi kurgu için.Diger kitaplari okur muyum bilemiyorum.
17 Haziran Öncelikle kurgusuna bayıldım. Geçmişi, çocuk kendini arama düşüncesi bile kalbinizi ısıtıyor. Bu düşünce zaten bu kitabı almaya zorladı beni diyebilirim. Oldukça sürükleyici, okuru hiç yormuyor. Sayfalar çok hızlı çevriliyor, kendinize hayret ediyorsunuz zira oldukça merak uyandırıyor. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar.
Okuyan kadinlar kulubu olarak 29 Ekim - 10 Kasım arası Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili kitaplar okuma kararı alıp #izindeyizokuyoruz dedik.
@okumacemberiolusturalim etkinliğime de böyle bir kitap kattığım için çok mutluyum.
Okuyup raflara sığdırabileceğim bir kitap olmadığı kesin. Devasa bir hayata tanık oldum @yilmazozdil_ sayesinde. Mustafa Kemal Atatürk'ü, fikirlerini, zaferlerini, yaptıklarını, görüşlerini hepimiz biliyoruz. Ben bilmediğim yönleriyle Kemal'e de aşık oldum...
Gözümüzün önündeki resmine değil, beynimizin içinde ki fikrin ile Ne Mutlu Türküm Diyene
Sakin bir bebekliği, ağırbaşlı bir çocukluğu vardı. Dobraydı, dürüst cevapları severdi, gambazlıktan haz etmezdi. Soğuk kanlıydı, tehlikelere karşı papuç bırakmazdı. Mütevazı, esprili, hazırcevaptı. Takım çalışmasına inanırdı. Kimseyi ihmal etmezdi, vefalıydı. Hesap adamıydı. Sakin bir özgüvene sahipti. Gücünün farkında ama kibirli değildi. Pratik ve idealistti. İletişim dehasıydı, kod adı Nuh'tu. Asil ve ince ruhluydu. 21 Kasım 1925 kayıtlarına göre 1.74 boyunda, 74 kiloydu. 42 numara ayakkabı giyerdi. Karizmaydı. Açık renkleri sever, kol düğmesi, yaka iğnesi, bağcıklı siyah rugan ayakkabı kullanırdı. Köstekli saat takar, tespihi aksesuar olarak taşırdı. Fanilasında taşıdığı minik zincirli iki muskası vardı. Uyanınca çıngıraklı zilini çalardı, gazeteleri ve kahvesi getirilirdi. Yanlızken divana bağdaş kurup otururdu. Parfüm kullanmaz, kolonya sürerdi. Akşamları pijama üstüne şal yakalı robdöşambr kullanırdı. Omuzlarına masaj yaptırmaktan çok hoşlanırdı.Sofrada müşkülpesent derecesinde dikkatliydi. Kuru fasulye ve bamya severdi. Patlıcan kızartmasını sever, karnıyarığı pilavla karıştırarak yerdi. Kavun ve üzüm severdi. Tatlıyla arası yoktu ama gül reçeline hayır diyemezdi. Yaz kış soğuk su içer,
Mustafa KemalYılmaz Özdil · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201815,7bin okunma