168 syf.
·
Puan vermedi
Selamlar Olduğum Yer Jhumpa Lahiri Bir kadının olduğu ama aslında olmak istemediği ve olmak istediği yerleri olabilecek en sade, akıcı, keyifli, kelimelerin dans ettiği bir dille ifade ediyor. Yalnızlığı, insanın yalnız kaldığında hissettiklerini dile getirme şekli ise muazzam.. Ayrıca birçok yazarın havalı görünmek adına kitaplarında öykülerinde halktan karakterleri anlatırken hep küçümser, alaycı tek doğru kendi bakış açısıymış gibi anlatma şeklinin yanında Jhumpa Lahırı tam tersi kafede oturup izlediği anne ve çocuklarına hayran olup nasıl mutlu olduklarını keyifle, imrenerek anlatıyor. Bir şeyleri eleştirirken aşağılamadan anlayarak yapıyor bunu, kendi duygularını da öyle abartmıyor, yani gerçek hayatı çok iyi yansıtıyor hem pultizer, hem man booker ödüllerini alan yazar.. iyi ki tanıştım seninle.. belli ki bu yolculuğumuz devam edecek..
Olduğum Yer
Olduğum YerJhumpa Lahiri · Domingo Yayınları · 2022466 okunma
224 syf.
·
Puan vermedi
·
4 günde okudu
Nurdan Gürbilek kitaplarını keyifle okuduğum yazarlardandır. “Benden Önce Bir Başkası” çeşitli denemelerden oluşuyor.Bu denemelerde farkı coğrafyaların yazarları zaman,mekan ve karakterler üzerinden karşılaştırmalara tabi tutuluyor. Şunu ifade etmek gerekir ki okumanın daha anlaşılır olabilmesi ya da taşların yerine oturabilmesi için denemelere
Benden Önce Bir Başkası
Benden Önce Bir BaşkasıNurdan Gürbilek · Metis Yayınları · 2016132 okunma
Reklam
336 syf.
9/10 puan verdi
·
Beğendi
·
29 saatte okudu
İlginç bir metin, metin içinde metin, katmanlı bir kitap, merak uyandırıcı, keyifli bir anlatım. Aslında okumak planlarım arasında şimdilik yoktu ama tatlı, şirin,sevimli bir öğrencim kitabını benimle paylaşmaya gönüllü olunca okumak farz oldu. Dolu dolu, kaliteli ve ilginç bir okuma oldu. Nasıl anlatacağımı pek bilemedim ama. Eser
Zavallılar
ZavallılarAlasdair Gray · İthaki Yayınları · 2024218 okunma
200 syf.
·
Puan vermedi
·
4 günde okudu
Açlık
Gururlu bir insanın sefalet içindeki yaşamı. Başkalarına sefil olduğunu belli etmemek için açlığın azabına rağmen verilen yardımları geri çeviren, yazar olmak isteyen bir insan. Açlık hissini giderebilmek için talaş çiğneyen bir kişinin öyküsü. Bu zorluklar bize şimdi biraz uzak gelebiliyor. Ama iki ay önce sabah dolmuşla okula giderken caminin önündeki bankta soğukta battaniyesiyle uyuyan bir adam görmüştüm. Sefillik her zaman var. Sadece biz görmüyoruz. O gururlu insanları görebilmek için sabah erken kalkmamız gerekir.
Açlık
AçlıkKnut Hamsun · Say Yayınları · 198227,1bin okunma
416 syf.
·
Puan vermedi
·
15 günde okudu
Ölüm… Herkese uğrayacağını bildiğimiz ama hiç yokmuşcasına yaşadığımız tek gerçek.. Bu kitap insanın bedeninin sınırlı oluşunu nasıl da bilip bilmezlikten geldiğini anlatıyor. Freud, Otto Rank, Kierkegaard, Jung gibi düşünürlerin görüşlerini harmanlayarak derinlemesine incelemiş yazar. Kitabın önsözünde bu kitabı beşeri bilimlerden dine kadar bir çok alanda en iyi düşünceleri kapsayan bir sentez oluşturmak için …. yazdım. diyor. Gerçekten de kitabı okurken bunu hissettiğimi söylemeden geçemem. Ancak öyle hızlıca okunacak bir kitap değil bu kitap. Bir bölümden fazlasını okuyamadım çoğu zaman ve okuduğum cümlelerden tekrar tekrar okumak zorunda kaldıklarım oldu. Tek okuyuşta da sindirebildiğimi söyleyemem maalesef. Bir kez daha okunmayı hakediyor. Özellikle felsefe ve psikolojiye ilgiliyseniz keyifle okuyabileceğiniz bir kitap olduğunu düşünüyorum. Puanım 10/10
Ölümü İnkar
Ölümü İnkarErnest Becker · İz Yayıncılık · 2020113 okunma
·
Puan vermedi
Yakup Kadri Karaosmanoğlu dilinin ağır olmasıyla bilinen bir yazar. Buna daha önce okuduğum bir romanında da şahit olmuştum. Ve şimdi Atatürk adlı bu deneme kitabında şahit oluyorum. Dilinin ağır olması aslında göreceli bir deyiş. Dönemin edebiyatını okuyanlar ve dilimize arapçadan girmiş kelimelere aşina olanlar için çok da ağır sayılmayacaktır. Yakup Kadri kitabın başında da vurguladığı gibi Atatürk'ü anlatırken bir tarihçi gibi objektif olamayacağını kitabın sonuna kadar size hissettiriyor. Ancak objektif olmaması Atatürk hakkında yalan yanlış hikayeler anlattığı onu olduğundan farklı gösterdiği anlamına da gelmiyor. O hepimizin gibi Atatürk'ü çok seviyor ve bu sevgisini okuyucudan gizlemek istemiyor. Tarihçi olmadığı için de yer yer onu layık bulduğu üzere övgülere methetmelere doyamıyor. Zannediyorum bu tutumunu her Atatürk'ü seven oldukça hoş görecektir. İyi okumalar..
Atatürk
AtatürkYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınevi · 2012545 okunma
Reklam
418 syf.
·
Puan vermedi
·
41 günde okudu
Çok rahatlatıcı bir o kadar duygu yüklü bir kurgu, filmi izledikten sonra okuyunca bir kaç şey daha güzel geldi benim için, ince ayrıntılar bir ilişkinin ne kadar sakin ama bir o kadar da kaos dolu olabileceğini çok güzel anlatmış yazar aslında. Çok eğlenerek okuduğum aynı zamanda çok duygulanarak okuduğum bir kitap oldu.
Red, White & Royal Blue
Red, White & Royal Blue
Red, White & Royal Blue
Red, White & Royal BlueCasey McQuiston · St. Martin`s Griffin · 2020964 okunma
Yıl 1937... 4 Kasım! Amerikalı ünlü yazar Mark Twain'in adını taşıyan Mark Twain Derneği Ödülü, o yıl Atatürk'e verildi. Dernek, gönderdiği mektupta, ödülün neden verildiğini şöyle açıklıyordu: "Türk ulusuna neşe içinde yaşama yolunu açtığı ve rehberlik ettiği için Mark Twain Ödülü kendisine verilmiştir." Mektubu dikkatle okuyan Atatürk'ün yüzüne bir gülümseme yayıldı. Neşeli bir sesle, yanındakilere, "Bu haberi ajansa verin, duyurulsun," dedi. Çevresinde bulunanlar şaşırdı: "Haberi ajansa verin," demesi, Atatürk'ün ödülü kabul ettiği anlamına geliyordu. Oysa kendisine daha önce ingiltere'nin en yüksek ödüllerinden Dizbağı Nişanı önerilmiş, Atatürk çeşitli sebepler ileri sürerek bunu kabul etmemişti. Oradakilerden birisi, bu durumu anımsatınca, Atatürk, ödülü niçin kabul ettigini göyle açıkladı: "Hayatımda işittiğim en büyük iltifat bu... Benim insan tarafımı övüyorlar çünkü!"
120 syf.
6/10 puan verdi
·
5 günde okudu
Bir kitap, bir yazar bu kadar anlaşılmaz olur mu? Okuduğum ve anlamakta zorlandiğım nadir kitaplardan. Jacques Lacan'nı anlamak elbette zordur, iyi bir psikoloji, felsefe, mantık ve en önemlisi ironi dilini bilmek gerek. Sozcuklerle oynayan bir psikanalist. Üslubu imalarla dolu. Lacan'ın kendine ozgü bil dili var ve bunun için ciddi bir sozlük gerekir sanırim. Bu durum Fransızcadan çeviriyi de zorlaştirıyor. Kitabi benim diyen, hatta kendi dilinde müritleri, psikanalistleri ve felsefecileri bile anlamakta zorlanmıştır. Bu sanırim üslubundan, imalarından ve açık seçik olmayan gondermelerinden kaynaklanmakta. Şayet kitabin konusunu soracak olursaniz; bilinçdışı, arzu, itki, nesne, özne, fantazm, iğdiş, psikoz derim. Lacan, Freud'un bu noktalardaki teorilerini yapısalci dilbilim, felsefe, matematik ve antropolojinın ışığında guncellenmiş ve genisletilmiş yorumunu sunmuş. Okuyana kolayliklar diliyorum....
Televizyon
TelevizyonJacques Lacan · Monokl · 201379 okunma
Muriel Rukeyser, “ Evren hikâyelerden oluşur, atomlardan değil” diye yazar; benliklerimiz de öyledir, atomlardan değil hikayelerden oluşur.
Reklam
112 syf.
·
Puan vermedi
Mehmet Celal, Servetifünun döneminde eserler veren bir yazar. Servetifünun akımına dahil olanlar tarafından yazım tarzının fazla şairlige kaydığı düşünülür ve çokça eleştiri alır. Bu kitabın içinde de şiirlere bolca yer verilmiş. Bunlar kitabın akıcı bir şekilde okunmasını biraz zorlaştırıyor. Sık sık konunun bölünmesine neden oluyor. Konusuna gelecek olursak Refet ve Remzi isminde iki arkadaşın gezintiye çıkmasıyla kitap başlar. Bu gezintide Refet, Kadıköy Kuşdili'nde gördüğü bir kızı çok beğenir, ondan çok etkilenir. Daha sonra arkadaşı Remzi'nin de yardımıyla o kızla evlenir. Ancak Refet bir süre sonra evdeki sorumluluğunu aksatmaya başlar. Sık sık gittiği bir mekanda başka bir kadına aşık olur. Açıkçası konusunu okuyunca bu kitabın da benzer bir konuyu ele alan Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür kitabındaki gibi komedi unsurları barındıracağını düşünmüştüm. Ama burada konu daha trajik bir şekilde işlenmiş. Özellikle son bölümü beklenmedikti. Kuşdilinde'yi, Türk edebiyatının kıyısında köşesinde kalmış bir eser okumak isteyen okuyuculara öneririm.
Kuşdili'nde
Kuşdili'ndeMehmet Celal · İş Bankası Kültür Yayınları · 2021284 okunma
413 syf.
·
Puan vermedi
Gün Olur Asra Bedel .. Kitabın kapağına baktığınızda zaten ismiyle derin anlamlar taşıdığını,okurken sizi pek çok kez uzun uzun düşündüreceğini tahmin etmeniz zor olmuyor. Aytmatov yine o sade ve akıcı dili ile sizi köklerimizin uzandığı kazak bozkırlarında bir o yana bir bu yana savurarak dönemin içinde bulundurduğu şartları resmediyor. Sovyet rejiminin baskıları altında son derece sefil ve çaresiz gibi duran bir hayat yaşayan bu insanları olduğu gibi tanımamıza olanak sağlayan yazar aslında onların da bu uçsuz bucaksız çöllerde yaşarken insan olmanın gerektirdiği tüm duyguları nasıl yaşadığını ortaya koyuyor. Aytmatov'un Cemile, Beyaz Gemi, Elveda Gülsarı gibi daha kısa ve onu tanımamıza yardımcı olan kitaplarını okuduktan sonra bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Şimdiden iyi okumalar.
Gün Olur Asra Bedel
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202144,7bin okunma
184 syf.
·
Puan vermedi
"Ahmet Batman'ın Bana İkimizi Anlat kitabı aşkın en masum halini anlatıyor. Güzel bir dostlukla başlayan ve tükenmeyen sevda, yıllara meydan okuyor. Ancak engeller elektrikli tel örgü misali... Yine de o aşk hiç bitmiyor!" Hikayenin baş kahramanı Rüzgar Demirsoy, zengin bir ailenin tek çocuğu,annesi ve dedesi ile yaşıyor.
Bana İkimizi Anlat
Bana İkimizi AnlatAhmet Batman · Destek Yayınları · 20149,8bin okunma
197 syf.
9/10 puan verdi
·
Beğendi
·
6 günde okudu
Çocukların gözünden anlatılan tüm kitapları ve filmleri beğendiğimi farkettim. Agota Kristof- Büyük Defter de çok etkilemişti beni, Emile Ajar ( gerçek ismi Romain Gary)ise hayran bıraktı. Kitabı araken iki isimle de bulabilirsiniz, zira yazar aynı eseri iki farklı ismiyle yayınlayıp aynı ödülü (Goncourt Edebiyat Ödülü) iki kez alması ile de bir ilke imza atmış. Kahramanımız Momo, Fransa'da hayat kadınlarının çocuklarını bıraktığı gayrıresmi bir bakımevinde yaşadığı yılları anlatırken çocuk ihmal ve istismarı, ırkçılık, yaşam-ölüm - tanrı sorgulamaları, yaşlılık psikolojisi, ekonomik bunalım gibi birçok toplumsal problemi harika diyaloglarla vurguluyor. O kadar basit, çocukça bir cümle kuruyor fakat zınk diye kalakalıyorsunuz, alıntılamak istediğim çok yer oldu ancak neredeyse kitabı vermiş olacaktım, zor frenledim kendimi. Sanırım filmi de çekilmiş, derhal bulup izlemeliyim. Böyle güzel kitaplar bulup okuduğumda niye şimdiye kadar okumadım diye hayıflanıyor ve kendimi hala 1.km de olan bir cahil olarak buluyorum. Daha keşfedilecek ne çok harika eser var kimbilir öyle değil mi?
Onca Yoksulluk Varken
Onca Yoksulluk VarkenRomain Gary (Emile Ajar) · Agora Kitaplığı · 20093,209 okunma
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.