• Arkadaşlar, 1K‘ya kendi cabamla üye oldum, üyelik formunu bile ben doldurdum. Bir iki kitap okuyup alıntı yaptıktan sonra yazarlık, şairlik ruhumun olduğunun farkına vardım. Eğer dostoyevski, tolstoy yazar olabiliyorsa, Nazım hikmet, cemal süreya şair olabiliyorsa neden ben olamayayım. Okumuş olduğum iki üç kitabı, beş altı kitaba çıkarırsam, ki çıkarırım dünya edebiyatında ülkemizi hakkıyla tanıtacağımdan şüpheniz olmasın. Ayrıca kitabımın kapağı hazır, ilham geldimi 2-3 saatte kitap hazır. Şu an matbaada bekliyorum ilham geldimi direkt beynimi basıma verecem sizi bekletmek istemiyorum. Aslında yazı boyutu, karakteri kısmına kafam takıldı; Arial mi? italik mi? arada kaldım... Sizce hangi yayınevini seçmeliyim Yapıkredi mi? can mı? düşüncelerinizi bekliyorum..
  • 1991 tarihinde Cemil Meriç'in 4.ölüm yıldönümü dolayısı ile Antakya'da ''Türk Fikir Hayatında Cemil Meriç'in Yeri" konulu panel düzenlenir. Metindeki konuşmalar "Cemil Meriç: şair filozof yazar " adını taşıyan bir kitapta toplanır . Aslında Cemil Meriç ne şair ne filozof ne de yazardır .Cemil Meriç bir düşünürdür ki bunu kendiside söylemiştir. Sadece Cemil Meriç'in iyi bir yazar ve şair olmasını sağlayan iyi bir düşünür olmasıdır. O da sadece yazıya dökmüştür düşüncelerini .
    Ben bu kitaba başlarken bazıları ağır olacağını söylüyordu ki kitap gerçekten ağır ama iyi ki okumuşum diyorum ki sizde okuyun sizde böyle düşüneceksiniz. Cemil Meriç yazılarını kendini tanıtmak için yazdığını ve bir adamı tanımak içinde düşüncelerini , acılarını heyecanlarını bilmeniz anlamanız gerekir diyor. Bu kitapla biraz da Cemil Meriç'i ve düşüncelerini tanıyoruz aslında.

    Bu Ülke insanlara düşünmeyi ama nasıl özgür ve akla yatkın düşüncenin olacağanı öğretiyor. İnsanımızın nasıl kandırıldığını anlatıyor. Batı'nın bizi dinsizleştirme çalışmalarını anlatıyor. İzmlerle insanımızın bölündüğünü sağ sol kavgası ile kutuplaştırıldığını anlatıyor.
    Yeni neslimizin geçmiş nesillerin hatalarına düşmemek için okumalı . Hatta her Türk aydınına zorla okuma mecburiyeti konulsa da okunsa. Ama öyle değil düşünürek okumalı . Büyük bir düşünürün kalemini uzun uzun düşünerek okumalı .

    "Bu Ülke" Cemil Meriç' Batı medeniyetine karşı yaptığu bir savaş ilanıdır .

    "Bu Ülke " bu ülkenin trajedisini ortaya koymaktadır.
  • Bazen akıcı ve bazen bir yorucu bir kitap. Oğuz Atay kolay anlaşılan yazar değil zaten. Kitabın son 200 sayfası hızlı okudum, ama ilk 500ü sakin sakin ve sabırla okumak lazım.
  • Öncelikle kitabımız dolu dolu bir hayat yaşamış olan yazarımız Şevket Süreyya Aydemir otobiyografisidir. Şevket Süreyya Aydemir eserinde, çocukluğundan itibaren hayat hikâyesini ayrıntılı bir şekilde anlatmış. Yazar, eseri çok samimi ve yalın bir Türkçe ile kaleme almış. Edirne'de dünyaya gelen yazar, hayatının değişik dönemlerinde farklı siyasi görüşleri benimser, Soğuk Savaş döneminde İdealleri uğruna yolculuklar yapar, yargılanır, hapis yatar, devlet kademelerinde görevler yapar ve sonunda emekli olur. Yazar bütün yaşadıklarını, hayallerini, düşüncelerini, kendini arayışı ve kendini ararken Türkiye'nin dününü, bugününü ve yarınını çok başarılı bir şekilde anlatmış eserinde..

    Kitapta en çok hoşuma giden şey, Şevket Sürayya AYDEMİR'in kendisi oldu :) İdealist ve uğruna savaşacağı fikirleri olan bir birey olarak yola çıkan yazarımız, her gittiği coğrafyada fikirlerinin gayet haklı sebeplerle değişmesi; okuyucuyu da inançlarını ve fikirlerini sorgulamasını sağlıyor. Kişinin duygu, düşünce ve inançlarının coğrafyayla nasıl bağlantılı olduğunu; konjonktürel ve paradigmasal değişimlerle inanç ve düşüncelerin değişimi çok başarılı bir şekilde anlatmış.

    Kitapta en çok hoşuma giden ikinci husus da kitabın bana Charles Dickens İki Şehrin Hikayesi 'ni ve Boris Pasternak'ın Doktor jivago yu anımsatması oldu. Bana göre hepside aynı şeyi anlatıyor. "Değişimlerle değiştirilmek istenen şey değişmiyor sadece yol değişiyor ve bizim de yolda olmak hoşumuza gidiyor."
  • @hlsktp
    Çeşitli karışık düşüncelere girdiğim ve o dönemlerimi rahat geçirmemi sağlayan kitaplardan biri... Su Üstüne Yazı Yazmak...

    Genç yaşlarda İslam ile tanışan yazar bir süre sonra tasavvufa girer. Ancak "sonradan Müslüman oldu" ifadesi çok hoşuna gitmez. Afro Amerikandır ve atalarının zaten Müslüman olduğunu belirtir.

    Sunuşta Ayşe Saşa'nın da belirttiği gibi "çoşkun bir şükran" ve "engin bir hayret" ile yazılmıştır kitap. Arabasının bozulmasından, şeyhinin verdiği ödevlere kadar en ufak olaylara dahi büyük anlamlar yüklemesi hayata bakış açımda önemli değişikliklere yol açmıştır. Tabiri caizse olaylara olumlu yönden olmak kaydıyla büyük bir büyüteçle bakmamızı sağlar.

    İslam'la tanışması sırasında ona da söylenildiği gibi "bulmak istiyorsak aramalıyız." Kim bilir belki birgün bulanlardan oluruz...
  • Amy Harmon kesinlikle mükemmel bir yazar. Tersyüz’le tanıdım onu ve ikinci kitabınında çıktığını öğrendiğimde çok mutlu olmuştum. Darısı diğer kitaplarına...

    Bir Başka Mavi’ yi itiraf etmeliyim ilk başta sevmedim yanı ısınamamıştım sanırım.
    Ama sonra olaylar öyle bir noktaya geldi ki ve ben öyle sarsıldım ki çok farklı hissediyordum. İşte o an kitap benim için önemli hale gelmişti sanırım. Özelleşmişti.

    Kitapta bazı bölümler vardı okurken canımın yandığını hissettim, sarsıldığımı.
    Çok duygulandığımı. Çok güzeldi. Gerçekten.

    Karakterler çok iyi yansıtılmıştı. Betimlemeler yerindeydi.
    Yüreğe dokunan karakter oluşturmakta Amy Harmon çok yetenekli.

    Bir Başka Mavi:
    Duygusal, romantik ve bir miktar gizemli...
    Çokça tavsiye ederim.

    İyi Okumalar!
  • Açıkçası ben kitabın konusunu pek bilmeden okudum ve bunun kitabı beğenmemde etkili olduğunu düşünüyorum. Evet, başlarda inanılmaz kafam karıştı. Zaten kitap daha soyut, duygular üzerinden gittiği için anlamam zorlaştı. Ve Cady sürekli bir şeyleri satır atlayarak anlatınca 'şu an neler oluyor?' aşamasında gezdim bir süre.
    Fakat kitabın içine bir kere girdiğim zaman, karakterleri ve olayları tam anlamıyla benimsediğim zaman işler bambaşka boyut aldı. Cady'nin anlatımıyla sanki yaşadıklarını sadece okumuyor, hepsini fazlasıyla hissediyordum.
    Arkadaşlığı.
    Aileyi.
    Aşkı.
    Kitabı bitirdiğinde şaşkınlıktan ve üzüntüden sadece durul kaldım. Bir yandan gözyaşlarım dökülürken bir yandan olayı sindirmeye çalıştım.
    Gözümün önünde olan gerçekleri göremedim. Ya da yazar başarıyla saklamış, fark etmez. Her koşulda sonunda darmaduman oldum.
    Bayıldığım, şaşırtıcı ve benim için yılın favori kitaplarına giren bir kitap oldu.