1000Kitap Logosu

Yazar

songül eroğlu
Savaşçı'ı inceledi.
%5 (21/392)
·
Beğendi
·
10/10 puan
Daha çok insan ve insan yaşamını etkileyen faktörler işlenmekten ve her sayfasında bana her anlamda bilgi katıyor Doğan hoca türkiyenin kazandığı büyük bir yazar iyi ki bizim ülkemizde var olmuş kendisinin her cümlesini aklımın bir köşesinde tutuyorum
Savaşçı
8.5/10
· 5,2bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
3
Ömer faruk kaya
10 Numaralı Kamara'yı inceledi.
376 syf.
·
8 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Belki de hayatımızı değiştirecek insanlar, yolda yürürken sessiz sedasız geçmişlerdir yanımızdan... Yanıldığını asla kabul etmeyenler, en çok yanılanlardır. Enfes bir polisiye-gerilim kitabı okudum. ️ Ruth Ware'a burdan saygılarımı sunuyorum. Tempo hemen hemen hiç düşmeden devam etti. Cinayet romanlarında bana az karakter ve tek mekan içerisinde olayı çözümlemeye çalışmak çok daha büyük bir zevk veriyor. lüks bir yat olan aurora da bunun için biçilmiş kaftandı. Okurken denizin üstünde sallanma hissine gerçekten erişiyorsunuz ve kendinizi bir film izlermişcesine sayfaların büyüsüne kaptırıyorsunuz. Ve sürpriz bir ters köşeyle yazar bence şahane bir eseri daha da yüceltmiş. Ve tabii ki kitabın kapak tasarımını da es geçmemek gerek, tam anlamıyla şahane olmuş. ️ Eğer siz de gerilim kitaplarına ilgi duyuyorsanız doğru yere bakıyorsunuz:) 10 numaralı kamara'ya şans verin derim. ️
10 Numaralı Kamara
7.5/10
· 325 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
2
Hüseyin Aycan
bir alıntı ekledi.
İdeolojik çarkın dişlileri o kadar öğütücü ki, tarihçilerin nice zamandır uğraştığı revizyonun etkisi küçük çevrelerle sınırlı kalıyor. Osmanlı toplumunda insanların kendilerini birey olarak ifade etmekten, bu uğurda aileyse aile, cemaatse cemaat, devletse devletle çatışmaktan imtina ettiğini düşünmek hâlâ yaygın. Oysa Evliya Çelebi, seyyahlık kariyerine başlamadan önce İstanbul sokaklarında “peder ü mâder, üstad [ü] birader kahrından nasıl kurtulur da cihan gezgini olurum?” diye kıvranarak dolaştığını yazar. Fuzûlî ise, çok düşünerek bulduğu mahlasından memnun olduğunu söyler, çünkü “hakikaten bu mahlas birçok yönden benim istediğim gibi ve davama uygun bir lakap oldu. Evvela, ben âlemde tek kalmak isteyen bir insandım. Bunu mahlasım temin etti. Ferdiyetimin eteği ortaklık elinden kurtuldu.” der...
1
ibrahim yılmaz
Alman Vakıfları'ı inceledi.
294 syf.
Masum söylemlerin arkasındaki kirli hesaplar
Çevre duyarlılığı, insan hakları, kadın özgürlüğü gibi sosyal konulardaki söylemleriyle her gittiği coğrafyada taban bulabilecek başlıkları seçen vakıflar maddi sponsorluk ve eğitim lojistiği sağlayarak süreçlerin yönetilmesini sağlıyor. Bu kadar sevimli ve insancıl bir misyonla toplumsal taban arasında yer almayı başaran vakıfların yıllar içerisinde faaliyet gösterdikleri konular arka plandaki niyetin çok sevimli olmadığını ortaya koyuyor. Yazar, Alman vakıflarının, Bergama dosyası üzerinden Türkiye'deki gizli faaliyetlerini ve bağlantılarını cesur bir şekilde önümüze koyuyor.
Alman Vakıfları
Okuyacaklarıma Ekle