Ne yazar, Aynı olur, Farkederse kahrolayım...
Kadir Daniş: Sert şeyler söylüyorsanız büyük harflere gerek yok
Röportajı Yapan: Halime Kirazlı Mecra: Yeni Şafak Yayın Tarihi: 25/01/2022, Salı (Güncelleme: 24/01/2022, Pazartesi 22:43) Ketebe Yayınları’ndan çıkardığı "Yeryüzü Blues" isimli kitabıyla Necip Fazıl İlk Eserler kategorisinde ödüle layık görülen Kadir Daniş, kitaplarındaki katmanlı yapıyı, acıyı, sıkıntıyı ve günahların kime ait olduğunu anlattı. Eserinde hiç büyük harfe yer vermeyen Daniş, “Yeterince sert şeyler söylüyorsanız, büyük harflerle konuşmanıza gerek yok” diyor. 2020 Mayıs ayında yayınlanan "Yeryüzü Blues" isimli romanıyla 2021 Necip Fazıl İlk Eserler kategorisinde ödüle layık görülen Kadir Daniş, yeni bir roman daha çıkardı: "Gözlerimiz Kamaşırdı Dehşetten." Genç yaşına 4 kitap sığdıran Daniş, ödüllü kitabını ve yeni kitabını anlattı. Yeryüzü Blues’da küçük bir çocuğun gözünden aile içindeki yaşanmışlıkları ve kendi duygularını gözlemler üzerinden anlatan yazar, okuru bir acıya ortak ediyor. Tam da bu noktada kitabın ismindeki blues, farklı bir anlam kazanıyor. Yazar, blues kelimesini, eserde geçen acıya vurgu olarak tercih ettiğini söylüyor ve şöyle ifade ediyor: “Malumunuz blues Amerikan zencilerinin müziği. Asırların acısından, zulmünden, eziyetinden süzülmüş bir janr. Diğer taraftan edebiyatta ve sinemada bir yer adının peşine ‘blues’ ibaresi eklenerek eser adı oluşturmak gibi bir teamül var. Yozgat Blues ya da Saraybosna Blues gibi. Yine bu teamüle göre, bu tarz isimler eserdeki acıyı, kederi, sıkıntıyı ifade ediyor. Ben de romanıma bu yüzden Yeryüzü Blues adını verdim. Blues, çünkü romanda da uzun uzun açıkladığım gibi insan yeryüzünde ancak kederli bir şarkı söyleyebilir, inleyebilir, çığlık atabilir, sayıklayabilir. Yeryüzü, çünkü romanın geçtiği ev aslında bütün bir dünyadır, yaşananlar bütün bir dünya hayatıdır ve karakterler bütün
Söyleşi-Röportaj
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
O kadar emek verdik
Yazar, yazar adayları ve günlük tutan, yazı yazan herkes için bir uygulama yaptık, üstelik ücretsiz. Ama kimse indirmiyor.😢😥😢 Google Play Storeden ücretsiz indirebilir habluki. play.google.com/store/apps/deta...
Yastığım gözlerimce ıslak Türkan İldeniz
Uygar tutsaklığın bu en cılız haykırısında Gözyaşlarımın sıcağından donacak cehennem Gerçek seviden... Sana ulaşan yollara Bir avuç toz niyetine serpeceğim kendimi Türkan İldeniz
ALİYA’NIN ENTELEKTÜEL KAYNAKLARI VE DÜŞÜNSEL HARİTASI
Aliya yalnız bir siyaset adamı değil, felsefeyle yoğrulmuş bir düşünürdür. Düşünce dünyasında hem Doğu’nun hem Batı’nın en büyük isimleriyle konuşur: Kant, Dostoyevski, Nietzsche, Kierkegaard, Berdyaev, Gazali, İkbal, Nursî... Bu geniş yelpaze, onun “Doğu-Batı köprüsü” olma misyonunu entelektüel düzeyde açıklar. Kant’tan ahlak yasası, Dostoyevski’den vicdanın trajedisi, Kierkegaard’dan imanın cesareti, Gazali’den kalbin bilgeliği, İkbal’den eylemci iman kavramlarını alır. Ama hiçbiriyle özdeşleşmez; hepsini İslam’ın ahlak merkezli bakışıyla yeniden yorumlar. Kant’ın “iyi niyet”ini imanla temellendirir, Dostoyevski’nin “suç ve cezasını” affın merhametine dönüştürür, Nietzsche’nin “Tanrı öldü” çığlığına karşı “Tanrı’yı kaybeden insan, kendini kaybeder” der. O, klasik İslam düşünürlerinin çoğunluğundan da ayrılır, fıkıh temelli değil, ahlak temelli düşünür. “İman, insanın özgürlük içinde Tanrı’ya yönelmesidir.” Zindandan Notlar’da şöyle yazar: “Karanlıkta ışık aramaktan korkmayın. Işık, yalnızca karanlığa sabredenlere görünür.” Bu, onun entelektüel sabrının ve ahlaki bilincinin özüdür. Berdyaev’in “yaratıcı insan” kavramını “ahlaklı insan” kavramına dönüştürür; Heidegger’in “varlık kaygısı”nı İslam’ın “emanet bilinci”yle aşar. Böylece hem modern felsefeyle diyalog kurar hem de ona teslim olmaz. Doğu’nun sezgisiyle Batı’nın aklını birleştirir, ama sentezle değil, vicdanla. Mustafa Yeneroğlu KARAR 19/10/2025
Alıntı