Abel Paz

Abel Paz

Yazar
8.0/10
1 Kişi
·
6
Okunma
·
1
Beğeni
·
932
Gösterim
Adı:
Abel Paz
Unvan:
İspanyol Yazar,siyasi Aktivist
Doğum:
Almeria,ispanya, 1921
Ölüm:
Barselona, 13 Nisan 2009
1921’de Almeria’da doğdu. 1935’te çırak olarak çalıştığı bir tekstil fabrikasında CNT’ye katıldı. 1936’da Barselona’da aktif olarak savaştı. 1939’da Franko birliklerinin zaferinden sonra Fransa’ya kaçtı ve orada diğer İspanyol savaşçılarla birlikte çeşitli kamplarda (Argelès, Barcarès, Saint-Cyprien) tutuklu olarak kaldı. 1942’de İspanya’ya geçerek faşist diktatörlüğe karşı mücadele eden liberter gerillaya katıldı. Ancak, aynı yılın Aralık ayında yakalandı ve tutukluluğu 1953’e kadar sürdü. Bir kez daha Fransa’ya iltica etti ve orada bir matbaada çalışarak 1977’ye kadar kaldı. Bu tarihten sonra Barselona’ya dönen Abel Paz, anılarını ve İspanya Devrimi’ni konu alan pek çok kitap yazdı ve çeşitli ülkelerde konferanslar verdi. Bu çalışmaları kapsamında 2002’de İstanbul ve Ankara’ya da gelerek çeşitli söyleşi, sunum ve radyo programları gerçekleştirmiş olan Abel Paz, 13 Nisan 2009’da, Barselona’da hayata veda etti.
"Ne zaman birisi, proletaryaya daha iyi hizmet etmek bahanesiyle kendini işçi sınıfından ayırırsa, bunun anlamı ihanet ve bürokratlaşmanın başlaması, bir başka deyişle egemenliğin yeni bir biçimde ortaya çıkmasıydı."
Abel Paz
Sayfa 59 - Buenaventura Durruti
"Bizim tarım komünümüz toplumsal sistemimizin ekonomik ve politik hayati merkeziydi. Bu topluluklar bireysel egoizm temelinde değil, esas olarak bölgesel, yerel ve komünal dayanışma temelinde gelişiyorlardı. Topluluk üyelerinin kendi aralarında dayanışma halinde olmalarına benzer bir şekilde topluluklar da federasyon şeklinde birbirleriyle dayanışma halindeydiler. Ukrayna pratiğimiz, köylü sorununun Bolşevizm tarafından dayatılandan son derece farklı bir şekilde çözülebileceğini net bir şekilde gösterdi. Eğer bizim deneyimimiz Rusya'nın diğer bölgelerine de yayılsaydı, kırlarla şehirler arasında meydana gelen ölümcül bölünme olmayacaktı. Açlık yıllarından sakınılabilecekti ve işçilerle köylüler arasındaki yersiz mücadeleler olmayacaktı. Ve daha da önemlisi, devrim büyüyecek ve çok farklı bir yolda gelişecekti. Yalnızca köylü temeline dayandığı ileri sürülerek bizim Ukrayna'daki sistemimizin geleceği olmadığı söylenmiştir. Bu doğru değildir. Bizim topluluklarımız tarımsal ve endüstriyel bölgelerin karışımından oluşuyordu ve hatta bunların bazıları yalnızca endüstriyel bölgelerde kurulmuştu. Bizler, hepimiz savaşçı ve işçiydik. Kararlar genel halk toplantılarında alınıyordu. Savaş alanında ise savaş komitesi, eylemdeki bütün gerilla müfrezelerinin delegelerinden oluşuyordu. Özet olarak, herkesin kolektif çalışmada yer almasıyla, iktidarı tekelleştiren bir yönetici sınıfın doğması engelleniyordu. Ve biz bunu başarmıştık. Başardık ve Bolşevik bürokratik pratiğin yanlışlığını gösterdik. Troçki, Bolşeviklerle Ukraynalı sorumlular arasında yapılan anlaşmaya ihanet etti. Bizimle savaşmak üzere Kızıl Ordu'yu gönderdi. Bolşevizm, Ukrayna'da ve Kronştad'da askeri zafer kazandı ama devrim tarihi bir gün bizim haklı olduğumuzu ortaya koyacak ve galipleri Rus Devri'minin mezar kazıcısı karşı-devrimciler olarak suçlayacaktır."
Abel Paz
Sayfa 128 - Nestor Mahno
13 Eylül günü sabaha doğru saat ikide Primo de Rivera, "halka bir bildiri" yayımlayarak ordunun yönetimi ele aldığını duyurdu. Bu bir erkekler (maçolar) hareketiydi. Her kim erkekliğinden şüphe ediyorsa, yeni önderliğin yol göstericiliğinde olayların uygun bir yöne doğru gelişmesi için yapılan müdahalede yer almaktan kaçınmalıydı.
1906'da İspanya'da Francisco Ferrer tarafından kurulan rasyonel okulların örgütlenmesine çalışan sendikaların da paraya ihtiyaçları vardı. Petrol İşçileri Sendikası şimdiden iki yüzden fazla öğrencinin bulunduğu bu okullardan birini açmıştı. Restoran İşçileri Sendikası da böyle bir okul açmak istiyordu.
İlk adım, yarımadada anarşist bir federasyona doğru ilerlemekti. Zaragoza'daki gruplar acilen ortak çalışmaya giriştiler. Via Libre grubu, ulusal düzeyde anarşist bir örgüt ihtiyacını tartışmak üzere, aynı isimdeki gazetesinin bir tartışma forumu başlatması sorumluluğunu üzerine aldı.
Merkezi Milis Komitesi'ne bağlı olarak örgütlenen milis birlikleri gerçekte sendikalar tarafından kontrol ediliyordu. Sendikalar cepheye giden gönüllülerin ailelerine bakmak zorundaydılar. Santillan, bu yolla Merkezi Komite'nin merkeziyetçiliğinden sakınılacağını umuyordu. Bir ordunun bir generale bağımlı olma biçimi ortadan kaldırmak istiyordu. Aynı zamanda Merkezi Komite'deki her parti ya da eğilimin kendi milis kayıt merkezini açmasına ve milis örgütlenmesine karar verilmişti.
22 Temmuz'dan 25 Temmuz'a kadar geçen günlerde Barselona yoğun bir kaotik ortam içindeydi, bu işe yarayan bir kaostu. Pamplona'dan kaçan topçu albayı Jemenez de la Bereza bu oluşumu gördüğünde hayrete düşmüştü. Ona sorulduğunda şöyle cevap vermişti: "Bir asker gözüyle bakıldığında orada korkutucu bir kaos söz konusuydu, fakat önemli olan nokta şuydu ki, bu kaos işliyordu."
Gün sona ermişti ama devrim şenliği devam ediyordu. Her yerde dayanışma ve kardeşlik duyguları hüküm sürüyordu. Erkekler ve kadınlar, eski dünyayı yıkarak eski disiplinden kurtulmuştu ve hepsi birden en büyük rüyalarının gerçekleştiği geleceğe doğru yürüyorlardı. Yeni bir yaşam başlamıştı. Katalonya'nın geniş imalat alanları ve bereketli tarlaları feodalizmden, burjuvaziden ve din adamlarının mülkiyetinden alınmış ve kitlelerin sahipliğine geçmişti. Eski efendi-köle anlayışı, her yerde halkın tutuşturduğu binlerce ateşle, dinsel yasaklarla birlikte yanıp yıkılmıştı. Her şey yanıyordu, para denen sömürü sembolü bile. Devrim, eski dünyanın değerleri temelinde başlatılamazdı.
CNT'nin militan kadrolarında büyük kayıplar vardı ve şimdi yalnızca bazı sendikaların sembolik varlıklarından söz edilebilirdi. Baskı yılları işçi hareketinin örgütsel bakımdan dağılmasına yol açmıştı. Pestana, Garcia Oliver'a şöyle dedi: "Devrim, örgütlenme gerektiren bir faaliyettir. Bu faaliyette kendiliğindenlik yalnızca küçük bir yer tutar. Başarı ancak yüzde doksan örgütlenmeyle mümkündür ve biz bugün yüzde ellilik bir örgütlülüğe bile sahip değiliz."
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Abel Paz
Unvan:
İspanyol Yazar,siyasi Aktivist
Doğum:
Almeria,ispanya, 1921
Ölüm:
Barselona, 13 Nisan 2009
1921’de Almeria’da doğdu. 1935’te çırak olarak çalıştığı bir tekstil fabrikasında CNT’ye katıldı. 1936’da Barselona’da aktif olarak savaştı. 1939’da Franko birliklerinin zaferinden sonra Fransa’ya kaçtı ve orada diğer İspanyol savaşçılarla birlikte çeşitli kamplarda (Argelès, Barcarès, Saint-Cyprien) tutuklu olarak kaldı. 1942’de İspanya’ya geçerek faşist diktatörlüğe karşı mücadele eden liberter gerillaya katıldı. Ancak, aynı yılın Aralık ayında yakalandı ve tutukluluğu 1953’e kadar sürdü. Bir kez daha Fransa’ya iltica etti ve orada bir matbaada çalışarak 1977’ye kadar kaldı. Bu tarihten sonra Barselona’ya dönen Abel Paz, anılarını ve İspanya Devrimi’ni konu alan pek çok kitap yazdı ve çeşitli ülkelerde konferanslar verdi. Bu çalışmaları kapsamında 2002’de İstanbul ve Ankara’ya da gelerek çeşitli söyleşi, sunum ve radyo programları gerçekleştirmiş olan Abel Paz, 13 Nisan 2009’da, Barselona’da hayata veda etti.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 6 okur okudu.
  • 14 okur okuyacak.