Geri Bildirim
Alfredo Castelli

Alfredo Castelli

7.9/10
65 Kişi
·
100
Okunma
·
1
Beğeni
·
825
Gösterim
Adı:
Alfredo Castelli
Unvan:
İtalyan Çizgi Roman Yazarı ve Yazar
Doğum:
Milan , İtalya, 26 Haziran 1947
1947'de Milan'da doğdu. Henüz onaltı yaşındayken çeşitli çizgi roman dergilerine katkıda bulunmaya başladı.1966'da İtalya'nın ilk çizgi roman fanzinini kurdu. Çizgi roman dışında reklamcılık ve senaryo yazarlığı da yaptı. Zagor ve Mister No üzerinde çalıştıktan sonra 1982'de Martin Mystere'i yarattı.
Yukio Mishima'nın dediği gibi, "Merakta erdem olmaz, hatta bir insanın içinde bulundurabileceği en ahlaksız isteğin bu olması olasılığı vardır."...
Alfredo Castelli
Sayfa 110 - Bu sözün sahibi olarak geçen Japon yazar Yukio Mishima, eski Japon değerlerine ve Samuray öğretilerine çok bağlıydı. Öte yandan yazdığı 16 romanı, öyküleri ve tiyatro oyunlarıyla Savaş-Ertesi Japon Edebiyatı’nın en önemli yazarlarından sayılır.
Tarihin bazı gizemli söylencelerini hikayelerine konu etmeyi seven “ Alfredo Castelli ” bu defa çeşitli çağlarda dünyanın farklı yerlerinde yaşamış halkların folklorik efsaneleri arasında yer alan tipik karakterlerden "Yeşil Adam" ı (Green Man) günümüze aktarmayı amaçlamış. Bu amacını “ Enrico Lotti ” ile birlikte senaryolaştırırken “ Giovanni Romanini “ de çizimleriyle kendisine destek olmuş.

Yapraklarla ve dallarla kaplı, üzerinde çiçeklerin, sebzelerin, meyvelerin bulunduğu ve muhtemelen doğanın güçlerini ya da mevsimleri simgeleyen bir figür olan bu insan şeklindeki gövdelerin kökeninin çok eskilere dayandığı biliniyor. Bazı iddialar yeniden doğumun ve dirilişin simgesi olan ve genelde yüzü yeşil olarak gösterilen Mısır Tanrısı Osiris ile bağdaştırır. Rönesans döneminin ünlü İtalyan mimarı, mühendisi ve ressamı olan Giuseppe Arcimboldo’nun bahsi geçen meyve ve sebze bileşimlerinden oluşan meşhur resimlerinin esin kaynağı belki de bu efsanelerdir. (Ref: https://www.wikiart.org/en/giuseppe-arcimboldo )

Gerçeğin yine mitlerle harmanlaşmasından oluşan olay örgüsü içerisinde hikayemizin baş kahramanı bay meraklı Martin Mystère, hızla ağaçsızlaştırılan Amazon ormanlarının nasıl yağmalandığını gündeme getirirken, aynı anda paha biçilmez arkeolojik eserleri kaçıranlarla mücadele eder. Suçlular ve sorumlular belalarını bulurken bizler de geleceğe dair küçük iyimser beklentiler büyütürüz içimizde.

Bu hikayeden çıkarabileceğimiz en temel ders ise; “Doğayı Sev, Yeşili Koru!” olmalıdır.
Büyük İskender'in Afganistan'a kadar uzanan seferlerinde elde ettiği ve gizlediği efsanevi hazineden yola çıkan hikaye, bu hazinenin ve etrafında dönen gizemin günümüze kadar uzanan etkilerini yine kahramanımız Martin Mystere'in meraklı girişimleri ve gayretleriyle çözüme ulaştırıyor. Öte yandan İtalyan yazar ve çizerlerin, Amerika hakkındaki son derece isabetli görüş ve fikirleri beni her zaman şaşırtmıştır. Tarih boyunca insan hırsının değişmeyen karakterinin bu kişilerin öngörülerinde büyük payı olduğunu düşünüyorum. Keyifli bir macera ve meraklısı için kaçırılmaması gereken arşivlik bir çizgi roman...
M.Ö. 750 dolaylarında Asurlular, İsrail Krallığını yenip, halklarını sürgüne gönderir. Özellikle İsrail Krallığı’nın kuzey bölümünde yaşayan 10 kabile bulundukları toprakları terkederek, kuzeye ve doğuya doğru yüzyıllar boyunca ilerlerler. Zamanla gittikleri toplumlarda yerel halklara karışarak yol olurlar. Haklarında zaman içerisinde pek çok efsane oluşmuştur. Kafkasya ile Hazar Denizi arasında yaşamış Hazarlar veya bir Etiyopya halkı olan Falaşalar (Kara Yahudiler) gibi gerçek olanların yanısıra, Hindistan’dan Pakisan’a, Nijerya’dan Güney Afrika’ya hatta Amerikan yerlilerine kadar pek çok kültürde kayıp kabilelerin soyundan geldiklerine dair inançlar bulunmaktadır.

Hikaye Alfredo Castelli ile Enrico Lotti tarafından yazılmış ve Fabio Grimaldi tarafından çizilmiş. Öykümüzde konu edilen olaylar Asurluların işgali sonrası bir kısım İsrailoğulları kabilelerinin yaşadıkları topraklardan ayrılmalarıyla başlar. Sürekli doğuya doğru giden bir kabilenin ise önce Çin’e, sonrasında Japonya’ya gittiği ve orada yerel halkla karıştığı iddiası vardır. Hatta eski Japon gelenek ve törenleri ile İbrani törenleri arasında paralellik kuranlar da vardır. Japonya’ya kadar uzanan kabilenin bireyleri, geçmişlerini bir soy ağacı gibi kaydederek günümüze kadar ulaştırırlar. Ellerinde gizemli bir altıgen prizma vardır yıllar önce şehirlerinin Asurlular tarafından fethedileceğini önceden bildiren bu prizma ona sahip olanlara gelecekle ilgili olası haberler vermektedir.

Eski hediyelik eşyaları ve sahipsiz malları alıp satan bir satıcının eline geçen bu prizma, ne olduğunu araştırılması için Martin’e getirilir, ancak bu gizemli prizmayı ele geçirmeye kararlı biri de önüne çıkan her engeli aşmak pahasına Martin’in peşine düşer. Elinde bulunan prizmanın gizemleri yavaş yavaş ortaya çıktıkça kahramanımız bazen korkuya bazen de umutsuzluğa kapılır, ancak yine de tüm sorunların üstesinden gelmeyi başarır.

Bu hikayeden çıkaracağımız mesaj “iyiye veya kötüye evrilecek kararlar, doğru ellerde mi yoksa yanlış ellerde mi olduğuna göre değişir.”
Geçen yıllara ve ilerleyen yaşına rağmen enerjisinden ve merakından hiçbir şey kaybetmeyen profesörümüz Martin Mystere, bana göre heyecan yüzdesi ortalamanın üzerinde olan güzel bir macerasıyla karşımızda. Bu sefer karşı karşıya olduğumuz komplo ve gizem arkeoloji ve bilinmeyen uygarlıklara değil, bilakis oldukça yakın bir tarihe dayanıyor. ABD'nin SSCB ile kıyasıya mücadele ve yarış içerisinde olduğu nükleer deneylerin ve uzay araştırmalarının ilk yıllarına. O dönemde SSCB egemenliği altındaki geniş toprakları kullanarak nükleer denemeler yapmaktadır. Özellikle Kazakistan'ın Semipalatinsk step bölgesinde kayda geçmiş 450'den fazla nükleer bomba denemesi ne yazık ki bölge ve insanları üzerinde pek çok kalıcı etki bırakmış. Sovyetlerin, 1947lerde başlayan bu deneyleri sırasında insan hayatına yönelik etkileri minimize edeceği önlemleri aldığını söylemek maalesef mümkün değil. Hikayemizin ana teması da bu sayısız nükleer denemelerden biri sırasında meydana gelen bir anomalilik üzerine kurulmuş. Patlamalardan etkilenen bir grup insanın hikayesi günümüzde ABD'de devam etmekte. ABD gizli servisinden bazı karanlık kişiler çoktan rafa kaldırılmış bazı deneylerin sonuçlarının ortaya çıkmaması için cinayetlerine devam etmektedirler.

Kurgu ile gerçek olayların harmanlandığı maceralarının çok daha başarılı olduğu düşündüğüm bu çizgi romandan öğrendiklerime gelince:
- Sovyetler Birliği ve ABD nükleer patlama deneyleri yaptıkları yıllarda, bu deneylerin yapıldığı bölgelerin yakınlarında yaşayan yüzbinlerce insanın radyoaktif etkilere maruz kalmalarına neden olmuşlar. Dönemin sorumlu yöneticileri, bunu gizli tutmak için cinayet işlemekten çekinmemişlerdir.
- 1950li ve 60lı yıllarda ABD zihin kontrolü üzerine yoğun çalışmış hatta uzaya attıkları ilk uydulara insanların zihinlerini etkileyebilecek (gerekirse insanlara istem dışı telkinlerde bulunabilecek) cihazlar yerleştirerek deneyler yapmışlar.
- 1985te ABD Anayasa Mahkemesi zihin kontrolüne yönelik her türlü deneyi yasaklayıncaya kadar bu çalışmalar devam etmiş.

Rahatlıkla tavsiye edebileceğim güzel bir macera.

NOT: Çizgi romanı küçük görmeyin. Çocuklarınıza okutun. Cep telefonu, tablet ve internet oyunlarından çok daha zararsızdır...

Yazarın biyografisi

Adı:
Alfredo Castelli
Unvan:
İtalyan Çizgi Roman Yazarı ve Yazar
Doğum:
Milan , İtalya, 26 Haziran 1947
1947'de Milan'da doğdu. Henüz onaltı yaşındayken çeşitli çizgi roman dergilerine katkıda bulunmaya başladı.1966'da İtalya'nın ilk çizgi roman fanzinini kurdu. Çizgi roman dışında reklamcılık ve senaryo yazarlığı da yaptı. Zagor ve Mister No üzerinde çalıştıktan sonra 1982'de Martin Mystere'i yarattı.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 100 okur okudu.
  • 14 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.