Ali Bayram

Ali Bayram

Yazar
9.6/10
718 Kişi
·
816
Okunma
·
317
Beğeni
·
24.504
Gösterim
Adı:
Ali Bayram
Unvan:
Yazar, Köşe Yazarı
Doğum:
İnebolu, Kastamonu, 9 Temmuz 1973
1973 Yılı Kastamonu ili İnebolu ilçesinde doğdu,orta öğrenimini Çankırı'da yaptı. Şiir dalında 2500 adet eseri olup, 2012 yılında Aynasız Düşüncelerim adlı eseri ile edebiyata giriş yaptı. Kertik-''Bir Soysuza Yazılan Roman'' 2013 Adlı eseri ile "Kadına psikolojik şiddeti" işledi. İntiharda Polis eseri ile Polis intiharlarını ve sorunlarını anlattı. 2014 Yılında "On üçünde kadın olmak" ve Arsine-Tehcirin 100.yılında Bir Ermeni Kızı adlı eserleri yayınlandı. Çocuk gelinler ve kadınların bu ülkedeki yerini anlatan feminist kalemini değiştirmedi. Köşe yazılarında kadın haklarını savundu. Duygu Asena'nın çizgisinde eserleri ile devam etti. 2014 Yılında Duygu Asena ve Yunus Nadi Roman yarışmalarında eserleri aday gösterildi. Sosyal Medyada Polis-Yazar ünvanını takipçileri ile kazandı. Emniyet Genel Müdürlüğü'nde Polis olarak görev yaptı ve hakkında kitap yazmaktan dolayı defalarca soruşturma açıldı.
Bez bebeklerle oynamaları gereken dönemde, cinselliğin ne olduğunu dahi bilmeden gerdeğe girdirilen ve 'Amca ne olur beni anneme götür' , 'Ne olur bana birşey yapma korkuyorum' diyer yalvarmasına rağmen bir hayvanın üzerine çıkıp küçücük bedenini kavraması ve ağzını kapatıp nefessiz bırakması ile ölümüne neden olduğu Sıla ile ikizi Helin'in hikayesi…..
Tehcir zamanında unutulmuş nice hikayeler vardır. Arsine ile 100 yıl öncesi bir yolculuğa hazır mısınız?
Ali Bayram
Arka Kapak Sayfası
Siz ne kadar aşağılık insanlarsınız ya, bir de utanmadan el kadar sabileri seçmeye geldiniz......?
-Adnan Bey, sen şimdi oğlunu da al git! iki gün sonra seninle ben görüşürüm. Bu köyün alayı sapık !
Bu akşam yine deliksiz uykularına girdim. O şırfıntı deliklerden. Düşlerinde kaç arşın ilerledim. Kendini sevdirdin bana, bense kuş kadar yüreğimle, yüreğine misafir olamadım. Sevdana acım dedim, yandı canım!
Ali Bayram
Kertik Romanı giriş kapak yazısı
Kitap elime geçtiğinde sitedeki incelemelere bakayım biraz fikir edineyim dedim. İnanır mısınız incelemelerin %99'u kitap tanıtım yazısı ve arka kapak kopyasıydı. Yine iş başa düştü ve kendim okuyup kendi incelememi kendim yazayım dedim. Belki benden sonra birisi okumak isterse fikir edinir.

Kitabımız Ankara'da aynı gün işlenen 2 cinayeti konu edinmiş. Yazarının polis ve de Türk olması kitabı ayrı bir keyifli hale getirdi. Bizim insanımızın cinayeti çözme şekli bile bir başka. Arka sokaklar dizisi izler gibiydim. Klasik cinayet romanları gibi bilmece bulmacalı, düşündürücü bir kitap değildi okurken çok güldüm. Biraz edebi yönü eksik olsa da anlatılan karakterler içimizden insanlar olduğu için eğlenceliydi.
Ali Bayram - Arsine Yorumum:

Kitap bitti bende bittim.. Bu ne hüzünlü öyküdürr bu nasıl bir yaşam hikayesidir?? Neden her koyun kendi bacağından asılmıyor da sürü şeklinde asılıyor? Suçu günahı olmayanların hayatı neden kötü oluyor?
Aşk vicdandan vazgeçişmidir ki intikam uğruna sevdiceğinin ailesini yaksın?

Dini inancı veya ırkı farklı olan iki insanın gönül bağı kurması yasakmıdır?


İnanç nesneler ile ölçülebilirmi?
Bir kolye ile insanın alnına Gâvur damgası vurulurmu?


1915 li yıllara ait ve techir zamanında geçen aynı zamanda techir anında trende hamile bir kadın,hamile kadının Türk kaynanasının ve kayınbabasının gelini gitmesin diye çırpınması ve bu kişinin ailesini bırakıp kalamamasının sonuçları, bir tren vagonunda son bulan bir hayat ve o son nefesini verirken yeni bir başlangıçla dünyaya gelen ARSİNE.Öyle bir hikaye ki içimi yaktı kavurdu..

Eski zamanlarda fakirlik vardı evet lakin yoksulluk sadece maddiyatlaymış.. Musmutlu bir köy, yardımlaşmalar içerisindeki dostluklar, komşular. Birine birşey olsa koşabilecek tüm ahali..Yeni nesilin değişmesiyle değişen insanlık ve vicdan,ne acı.
Evet şimdiki dönemde de sefalet,yoksulluk had safhada ama bunların içinde en kötüsü ise artık hiç bir dostun olmaması,başın sıkıştığında gidecek kimselerinin olmaması, paranın hüküm sürdüğü bu devirde zengin olsan ne olur fakir olsan ne değişir? Arkadaşlarını parayla satın alabiliyorsun ama paran bitince meteliksiz kalınca giden arkadaşlığa ve onlar için giden zamana acıyorsun.

Arsine , ismini feci şekilde ama tamamen kaza ile can veren teyzesinden almıştır.İsmini Sevdiği uğruna; ermeniler yani hristiyanlar ile Müslümanların ilk kez birbirine kız alıp verme çığrını açma cesaretini gösteren Ermeniyken ismi Sonya Müslüman olduktan sonra ismi değişen Suna adlı annesinin isteğiyle almıştır.Arsine'nin tüm acı hayatı doğumuyla başlamıştır. 18-20 li yaşlarına kadar çekmediği eziyet görmediği zulüm kalmamıştır..Sığıntı ve öksüz olarak gelinen evde hizmetçi olarak kullanılması,hasta baktırılması oda yetmezmiş gibi dayak eziyet zulüm görmesi.Bu yaşam öyküsünde beni en çok etkileyen kısmı ise öz kanından olan akrabalarının yanında aynı sofrada yemek yiyememesi..Onlar yemeklerini yiyip bitirdiğinde sofrayı aş odasına kaldırıp kalanlarını orada kendi başına yemesi.
Kesinlikle herkesin hayatında bir kez dahi olsa okuması gereken kitaplardan..Kimse benim derdim çok demesin,derdi olanda bu kitabı okusun derim.. Emeğinize kaleminize ve ruhunuza sağlık sayın yazarım.. Başarılarınız daim olsun.. Umarım hakettiği değeri görür kitaplarınız.Gerçek bir yaşam öyküsü imiş okuduklarım (okuyacağınız), yüreğimde koca bir boşlukla bitirdiğim bu kitabı okuyanların pişman olacağını hiç sanmıyorum.. GÖZDE KARADAĞ
Şu an kitabın yarısındayım...Hayatın gerçeklerini yorumlayarak anlatmak aslında çok zor bir iş......Ali Bayram' ın ARSİNE
'sini hemen okuyacağım....Kitabı okurken yaşadım sanki....Gerçek ama bizim algılayamayacağımız gibi uzak sanıyoruz. Oysa o kadar yakın ki. Babaannemin 12 yaşında zorla 30 yaşında evde kalmış halasının oğluna verilmesini birebir yaşadım sanki. Çocuk aklıyla Osman Emmi dediği adamı, son nefesini verirken gözlerindeki nefreti algılamak hiç zor değildi.... Yaşanıp ve biten oysa hiç yaşanmamış ne acı hikayeler var... Öyle çok uzağımızda değil....Etrafımıza bakmak ve görmek yeterli....TÖRENİZ BATSIN......!!!!
Günümüzde hep dışlanan LGBT'lerin de bir insan olduğunu anlatan tek yazar. Bu bizim tercihimiz olmadığını, bu ortamlara itilen kadınların ne denli zor şartlarda hayatını devam ettirdiğini anlatan bir kitap. Hiç kimse istemediği bir hayata bir işe zorlanamaz. Ama günümüz Türkiye'sin de erkeklerin ideolleri ve arzuları üstüne bataklığa düşmüş nice anneler vardır. Kitabın ismiyle itici olduğunu düşünenlere bir çift sözüm var. Dünyada istenmeyen ve tercihleri yönünden hep ikinci sınıf muamele gören LGBT'lerin hakkın katında da günahkar olduğu bir kesindir. Ama ne bu dünyada ne de mahşerde bizleri bu hale getiren, bu bataklığa itenlerin hiç mi kabahati yok. Düşene tekme atmak çok kolaydır. Ya düşenin elinden tutmak o kadar mı zordur. Bugüne kadar LGBT'lerin sayısız cinayete kurban gittiğini bu kitapta okumak ve yazarın kaleminden dökülen gerçekler karşısında Ali Bayram'ı tebrik etmek istiyorum.
Bu şehir mi zıvanadan çıkmış,
Yoksa insanlar mı çıldırmıştı ?

Ve Tanrı onu bir katilin kucağına attı

Başkentin sokaklarında aksiyon dolu bir macera bizi bekliyordu belki bilmediğimiz bir el bize yardım ediyordu ama şunu iyi anladım sen doğru olursan muhakkak adalet hak yerini bulacak
2015 Yılına Kuğulu Park Cinayeti romanıyla Kitap piyasasını alt üst eden Ali Bayram yine çok konuşulacak Polisiye Gerilim romanına imza atıyor.
Tanrının Beğenmediği Kadın isimli romanın arka kapak yazısı şöyle;
"Başkent Ankara'nın Çinçin Mahallesi işlenen tuhaf suçlarla bir efsanedir. O sabah Çinçin'de ki tek bir gecekondunun Vişneçürüğü dış cephe boyası nedense diğer evlerin beyaz kireç renk boyalarından çok farklıydı. Bu evin sadece bir tek köşe duvarı ayakta kalmıştı. O köşe duvar iki yana üç metrelik uzunluğuyla bu gecekondunun ayakta kalan son kalıntısıydı. Bu duvarın iç tarafında oturur vaziyette, sırtını duvara yaslamış kimliği belirsiz bir erkek cesedinin bulunduğu tüm polis telsiz konuşmalarına düşmüştü. Bu son kalıntının iç cephesinde ki kirli beyaz badanası üstüne cesedin akan kanıyla "Tanrı'nın Beğendiği Kadın" yazısı yazılmıştı."
Eserin içinde ki ilginç kahramanlardan Kuğulu Park Cinayetinde tanıdığımız Erhan Amir, Polis Selim'den sonra Veli Çakı isimli lakabı Balıkçı Veli olan Cinayet Masasının ekibinde işler Çinçin'de işlenen cinayetle ortalık karışır.Bu romanda ki bir ilginç tarafta Ankara'nın eski kabadayılarından DODO Dayıdan sonra hikayeye yeni katılan;
Polisiye gerilim seven bir okur olarak, beğenerek okuduğum bir kitap. İsminden dolayı çok tepkili yaklaşmıştım. Ama işin püf noktasının içinde şifreler ile gizlendiğini gördüğümde tüm tapularımı yıkan bir roman oldu.
Bugüne kadar Atatürk ve Fikriye hakkında çok şeyler söylendi, yazıldı… Tarihin karanlık sayfalarında aydınlatılmayı bekleyen, bu ölümsüz aşkın bir cinayetle bitmesi hala büyük bir gizemdir. Ankara'nın tüm sokaklarını adım adım gezerek, gizemi ve cinayeti aydınlatıyor.
“Yaşadığımız tüm acıların çığlıkları kendi içimizde kopar”
Kitabın ilk satırlarından sonra bizi tanıdık olan bazı bölümler karşılıyor. Ve Fikrîye Hanımın ağzından İnebolu’ya gelişi anlatılıyor.
Başörtüm ve mantom sırılsıklam olmuştu ama umurumda değildi. Aşktan ve ona yakın olacağımdan dolayı duyduğum heyecandan olsa gerek yağmurun tenimde bıraktığı o soğuk ürperti sanki ilkbaharda, Karadeniz’in serin sularını getiren rüzgârın serinliğiydi

Yazarın biyografisi

Adı:
Ali Bayram
Unvan:
Yazar, Köşe Yazarı
Doğum:
İnebolu, Kastamonu, 9 Temmuz 1973
1973 Yılı Kastamonu ili İnebolu ilçesinde doğdu,orta öğrenimini Çankırı'da yaptı. Şiir dalında 2500 adet eseri olup, 2012 yılında Aynasız Düşüncelerim adlı eseri ile edebiyata giriş yaptı. Kertik-''Bir Soysuza Yazılan Roman'' 2013 Adlı eseri ile "Kadına psikolojik şiddeti" işledi. İntiharda Polis eseri ile Polis intiharlarını ve sorunlarını anlattı. 2014 Yılında "On üçünde kadın olmak" ve Arsine-Tehcirin 100.yılında Bir Ermeni Kızı adlı eserleri yayınlandı. Çocuk gelinler ve kadınların bu ülkedeki yerini anlatan feminist kalemini değiştirmedi. Köşe yazılarında kadın haklarını savundu. Duygu Asena'nın çizgisinde eserleri ile devam etti. 2014 Yılında Duygu Asena ve Yunus Nadi Roman yarışmalarında eserleri aday gösterildi. Sosyal Medyada Polis-Yazar ünvanını takipçileri ile kazandı. Emniyet Genel Müdürlüğü'nde Polis olarak görev yaptı ve hakkında kitap yazmaktan dolayı defalarca soruşturma açıldı.

Yazar istatistikleri

  • 317 okur beğendi.
  • 816 okur okudu.
  • 15 okur okuyor.
  • 569 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları