Ali Çolak

Ali Çolak

Yazar
8.5/10
62 Kişi
·
336
Okunma
·
25
Beğeni
·
3.158
Gösterim
Adı:
Ali Çolak
Unvan:
Türk Yazar, Gazeteci
Doğum:
Nazilli, Aydın, Türkiye, 1965
1965 yılında Nazilli’de doğdu. Toygar İlkokulu’nu, Sümer Ortaokulu’nu ve Nazilli Endüstri Meslek Lisesi’ni bitirdi. Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi’nde başladığı yüksek öğrenimini ikinci sınıfta bıraktı. Daha sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne girdi ve 1988 yılında buradan mezun oldu. Bir süre bir yayınevinde çalıştı. 1989’un Mart ayında arkadaşlarıyla birlikte edebiyat dergisi Kırkikindi’yi çıkardı.(3 Sayı) Daha sonra Milli Eğitim bakanlığı’na geçerek Mardin’in Savur ilçesinde edebiyat öğretmenliğine tayin edildi. Burada yarım dönem çalıştıktan sonra istifa etti ve İstanbul’da bir özel öğretim kurumunda öğretmenliğe başladı. 12 yıl süreyle öğretmenlik ve yöneticilik yaptı.



1989’da, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yeni Türk Edebiyatı Bölümü’nde başladığı yüksek lisans çalışmasını, tezini tamamlamadan bıraktı. Çeşitli edebiyat dergilerinde denemeler yazdı. 1992 yılında Zaman gazetesinde köşe yazarlığına başladı. Deneme türünde eserler veren ve çeşitli yayınevlerinden çıkmış 10 kitabı bulunan Ali Çolak, 1996 yılında ‘Günlük Güneşlik Şarkılar’ adlı kitabıyla, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) ‘Yılın Deneme Yazarı’ ödülünü aldı. Ali Çolak, haftada bir yazdığı köşe yazılarının yanı sıra 2001 yılından bu yana Zaman’ın kültür - sanat sayfası editörlüğünü yürütüyor.
Sonra seni hatırlıyorum. Birden zindanım aydınlanıyor. Kuşlar cıvıldıyor içimde. Yaşamak istiyorum.
İnsan çağımızda gönül tarlasına durmadan put dikiyor. Kendi türettiği eşyaya, kendi kurduğu sisteme veya kendinin yücelttiği insana tapmak yoluyla kendine tapmaya çalışmakta belki de. Kendini dolaylı yoldan putlaştırmanın boş deneyinde..
Seni seviyorum ve senin için her şeyim. Beni seviyorsun ve benim için her şeysin. Bir insan için şu kısa hayatta bundan daha büyük ne olabilir ki...
Büyüklerin her şeyi daha iyi bildiği bu ülkede, hayata ve sanata ne kadar geç başlıyoruz! Önce uzun bir çocukluk biçiliyor payımıza. Bir şeyler yapmamız gerektiğinin farkına vardığımızda bir de bakıyoruz ki upuzun yılları boşu boşuna geçirmişiz.
Ali Çolak
Sayfa 39 - Timaş
İnsan yaşamını bir güne banzetecek olursak yaşlılık en sıkıcı zamanıdır. Çünkü tıpkı akşamüstü, günün bütün işi sona erdiğinde olduğu gibi, insan ne yapacağını kestiremez.
Canım insanoğlu, kulaklarını tıkıyor, gözünü kapatıyor ve susuyor başka acılara karşı.. Kederler, gönül kırıklıkları, düş bozgunları sadece uğradığı evlerde asılı kalıyor..
132 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Beklemek, ömrü uzatıyor.Küçük şeylerden, küçük saadetlerden, küçük umutlardan bir gelecek birikiyor önümüzde. Başka nasıl yaşanacak bu ömür? Dünya... gölgeler birikintisi... Birazda biz oylanıp gideceğiz, oyalandigimiz kadar!
Güneş yarın da doğacak...
157 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Bol alıntılı bol bilgili ve bol duygulu deneme yazılarından oluşmuş güzel bir çalışma. Eşine az rastlanır tasvirlerin de muhtevasında bulunduğu değeri her geçen yıl daha çok artan Anadolu' dan çıkmış edebiyat aşığı bir yazarın kalbinden kağıda yansımış kelimelere göz değdirmek güzeldi.
132 syf.
·Beğendi·10/10
Göçenin acisiyla ölen olmadi hic onlari cukurlara gömer gömmez arkamizi dönüp kaçtik yemekler yedik sonra, sarkilar dinledik hayatimiz sürüp gitti hicbirsey olmamis gibi bir söz uydurmustuk ölenle ölünmezdi..!
132 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Deneme türünde eserlerini
bir araya geldiği bir kitap olduğu için haliyle bir olay örgüsü yada tek bir tema bulunmamakta fakat şöyle bir bakacak olursam ortalama bir tema olarak ‘eski zamanlara duyulan özlem’ diyebiliriz çünkü kitabın hemen hemen tamamında yazarımız eski zamanlara duyduğu özlemi kendi anıları ile de pekiştirerek bizlere aktarıyor.
135 syf.
·7 günde
Kitap maviye gönül vermiş mavi gibi cıvıl cıvıl olan yüreklerin odel Zaman İçinde bilinçli ve sorgulanmamış hayat tarzının verdiği boğucu Hayat anlayışına karşı Kendini aydınlığa çıkarma araçlarını ön plana çıkaran kitaptır.
Kitaptaki her yazi size yazılmış birer mektup gibi sade ve can alici...
Yitirdiğimiz mavi... Benim Çocukluğum, kır bahçeleri, köyümün çeşmeleri, sokaktaki arkadaşlarla oyunlarım, Gazoz kapağı toplayıp gazoz kapaklarıyla oynayışım.. hayallerim, Anılarım... Yağmur, gökyüzü, dağ havası, deniz havası, doğa, ağaç, su... Aşk, Sevda...
132 syf.
·Puan vermedi
Denemeler sıkıcıdır algısını kafamda yıkan adam. Türk kültürünü sere serpe, gözler önüne öyle güzel seriyor ki sanki hikaye yahut romanmış gibi, kendinizi mekanlarda karakter olarak hayal etmekten alıkoyamıyorsunuz.
Eskinin masumiyeti ve samimiyeti .İnsanların şehir yaşamı ile tabiattan kopması tamamen kendi içine yönelmesi.Eskiden herkes yürürdü ve yürümek insana en büyük rahatlatıcılardan biriydi.İnsan sürekli olarak kendisini yenileyebilmelidir.
Mutluluk bir zümrüdü anka o zaman neden ona ulaşmak için onun budalası olalım?
Hayat acılarla doludur .İnsanlar yaşamaktan bıkmasınlar diye acıların yüzüne bir parça tebessüm çalınmıştır sadece.
Ömür dediğimiz bir tebessüm biriktirme yarışı olmalıdır.
135 syf.
·Puan vermedi
Mavinin civil civilligi. Mukemmel bir deneme kitabı. Zevkle okumustum lise yillarinda. Edebiyat hocamin tavisyesiydi. Basarili buldugum kitaptır kendisi.
118 syf.
·3 günde·9/10
“Hepimiz hüzün cemaatinin mensuplarıyız” Ah Neden Öldünüz” isimli deneme de yazarınHaydar Ergülen’den alıntıladığı bu cümle kitabın neredeyse heryerine sinmiş.
Ve nedendir bilmiyorum kitapta hangi denemeyi okusam kafamda hep aynı cümle dönüp duruyor: “Hepimiz hüzün cemaatininmensuplarıyız”.
İsmiyle müsemma bir kitap yitik hüzün; kimi zaman geniş çocukluk yıllarına dair bir hüzün kimi zaman roman yazarları ve şairlere dair,kimi zaman da yazıya, dergiciliğe dair bir hüzün…
Ama bu hüzün kuru melankolik kof bir hüzün değil tabiri caizse “afili” bir hüzün.
Postmodern dünyanın sunduğu başarı,huzur, mutluluk odaklı insan prototipinde yeri yok bu hüznün ne yazık ki !
İnsanlar hüzün değince ürküyorlar adeta artık ama o hüzün ki insana mayasını hatırlatıyor ve “sen insansın unutma” diyor.
Yani aslında başarı ve mutluluk kadar hüzünde insanoğlun için.
Unutmaya yüz tuttuğumuz hüznü hatırlattığı için “yitik hüzün” ü önemsiyorum.
Ayrıca yazarın kısa özgeçmişindeki “yazı hayatı boyunca deneme türüne sadık kaldı” cümlesini de önemsiyorum ; zira sadakat yazarın her cümlesine sinmiş.Çok akıcı ve duru bir dil kullanan yazar kelimeleri yormadan yazdığı türü sevdirip diğer kitaplar için kapı aralıyor.
Haydar Ergülen’le başladık Hilmi Yavuz’la bitirelim yazıyı:“hüzün ki en çok yakışandır bize
belki de en çok anladığımız”…
141 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Ali çolak kitabında şöyle bir kısma yer vermişti: "Herkesin içinin dili farklı farklı olduğundan seçtiği, kendini bulduğu yazarlar, şairler de farklı olur. Ama içten, perdesiz davrananlar, yazdıklarına hayatın rengini ve sıcaklığını katabilenler... Asıl nar çiçeği olan onlardır..."
Günlük güneşlik şarkılar bende bi nar çiçeği etkisi bıraktı. Okurken çok keyif aldım, sayfalar birbirini kovaladı ve ne ara bitti diye şaşakaldım. Okumak için geç kaldığım kitaplardandı umarım siz geç kalmazsınız.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ali Çolak
Unvan:
Türk Yazar, Gazeteci
Doğum:
Nazilli, Aydın, Türkiye, 1965
1965 yılında Nazilli’de doğdu. Toygar İlkokulu’nu, Sümer Ortaokulu’nu ve Nazilli Endüstri Meslek Lisesi’ni bitirdi. Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi’nde başladığı yüksek öğrenimini ikinci sınıfta bıraktı. Daha sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne girdi ve 1988 yılında buradan mezun oldu. Bir süre bir yayınevinde çalıştı. 1989’un Mart ayında arkadaşlarıyla birlikte edebiyat dergisi Kırkikindi’yi çıkardı.(3 Sayı) Daha sonra Milli Eğitim bakanlığı’na geçerek Mardin’in Savur ilçesinde edebiyat öğretmenliğine tayin edildi. Burada yarım dönem çalıştıktan sonra istifa etti ve İstanbul’da bir özel öğretim kurumunda öğretmenliğe başladı. 12 yıl süreyle öğretmenlik ve yöneticilik yaptı.



1989’da, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yeni Türk Edebiyatı Bölümü’nde başladığı yüksek lisans çalışmasını, tezini tamamlamadan bıraktı. Çeşitli edebiyat dergilerinde denemeler yazdı. 1992 yılında Zaman gazetesinde köşe yazarlığına başladı. Deneme türünde eserler veren ve çeşitli yayınevlerinden çıkmış 10 kitabı bulunan Ali Çolak, 1996 yılında ‘Günlük Güneşlik Şarkılar’ adlı kitabıyla, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) ‘Yılın Deneme Yazarı’ ödülünü aldı. Ali Çolak, haftada bir yazdığı köşe yazılarının yanı sıra 2001 yılından bu yana Zaman’ın kültür - sanat sayfası editörlüğünü yürütüyor.

Yazar istatistikleri

  • 25 okur beğendi.
  • 336 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 95 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.