Ali Kemal Meram

Ali Kemal Meram

7.0/10
27 Kişi
·
65
Okunma
·
2
Beğeni
·
1.151
Gösterim
Adı:
Ali Kemal Meram
Unvan:
Öğretmen,gazeteci,yazar
Doğum:
İstanbul, 1914
Ölüm:
İstanbul, 1993
1914 yılında İstanbul'da doğdu. İ.Ü. Edebiyat Fakültesini bitirdi. Gazetecilik ve öğretmenlik yaptı. 16 Şubat 1993 yılında öldü.
İlk şiiri Yolların Sesi dergisinde çıktı (1932). Hikâye, roman ve tarih kitapları yayınladı.
Şiirleri: Aksız Karalar (1936), Büyük Rüzgâr (1957), Seninle Konuşuyorum (?). Hikâyeleri: Esir (1937), Ölüme Yalnız Gidilir (1957), Kader Rüzgârları (1970). Romanları: Yaşamak Cehennemi (1946), Kaybolmuş Cennet (1956), Kader Bizi Ayırdı (1957), Siyah Kaplı Defter (1967), Vadideki Köy (?), Sensiz Yaşadığım yıllar (?), Felâket Arkadaşları (?), Kaybolmuş Cennet (?), Kader Böyle İstedi (?), Yine Sabah Olacak (?), Dağbaşı (1945), Liseli Ayfer (1990). İncelemeleri: İsmet İnönü ve İkinci Cihan Harbi (1945), İlk Türk Devleti ve Yazılı Türk Anıtları (1968), Belgelerle Türk İngiliz İlişkileri Tarihi (1969), Türkçülük ve Türkçülük Mücadeleleri Tarihi (1969), Türk-Rus İlişkileri Tarihi (1969), Göktürk İmparatorluğu (1974), Padişah Anaları (1977). Çocuk kitabı: Ergenekon (1981). Diğer Eserleri: Senaryo Yazma Tekniği ve Sinemada Artistik Oyun Sanatı (1963), Türk Casusu İngiliz Kemal'in İsrail Macerası (Anlatan: İngiliz Kemal, 1973).
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Çok uzun yıllar evvel okuduğum bir kitap daha. Açıkçası kitap hakkında yorumlara baktığım zaman çok beğenen de var çok eleştiren hatta nefret edende. Bu kitap bize Osman bey'den sonra Türklüğün nasıl bozulduğunu padişah anneleri ve eşlerinin hangi ırklardan geldiğini, haremde neler olduğunu anlatmaktadır. Belki abartılan noktalar vardır ama bence kitapta yazılan birçok şey aslında bilinen gerçekler yada farklı tarihçilerin kitapları okunduğu zamanda zaten aynı yorumları belki biraz daha farklı şekilde anlatılmış haliyle bulabilirsiniz. Ben okunmasını tavsiye ederim
Atsız hakkında yazdıkları dışında yazdıklarında katıldığım yerler çok. Onları da Atsız bir arkadaşına esprisine ''Ali Kemal'i döveceğim'' dedikten sonra değiştirmiştir :D Okunur. Ancak oldukça eski basım. Yeni baskısı yok diye biliyorum. Bana da dedemden kaldı :) Kendisi döneminde oldukça eleştiri almış bir yazar. Birkaç kitabını daha okudum ama henüz kişisel olarak Ali Kemal Bey'i çözemedim.
Osmanlının en başından en sonuna kadar geçen padişahların ve haremde dönen hayatları anlatıyor. Kitabın bazı sayfalarını heyecanlar okurken, bazı sayfalarında "bu kadar da olmaz" dediğim bölümleri oldu. Bize öğretilen Osmanlı tarihinden çok farklı, eksik, entrika, hırs dolu. Harem hayatından tiksindiğim anlarda oldu. Okunması gereken tavsiye ettiğim bir kitap.
Objektiflikten uzak,doğru düzgün bir kaynakçası olmadığı için akademik bir değeri olmayan,basit bir anlatıma sahip,hakaret ve küfürlerle dolu bir kitap.Yazar gaza gelip yazmış sanki.Konu hakkında fazla bilgi sahibi olmayanlar için beyin bulandırıcı.Bence gelenek ve kültürümüze de ters çünkü bizde ölmüş kişilerin (hele ki birde bizzat tanımadığı halde) ardından bu denli ağır konuşulmaz.Bilgi içermiyor,tamamen yanlı yazılmış.Hiç tavsiye etmiyorum.
Osmanlının kuruluşundan sonuna kadarki dönem detaylı bir şekilde işlenmiş. Fakat benim en beğendiğim kısım kitabın başında Bala Hatunun konuşması. Ne diyordu : kanimiza başka kan karıştırma.
Bir iki padişahı okuduktan sonra tahammül edemeyip bıraktığım, yazarının varlığı bile muamma olan kitap.
Kitabı okumak bir hayli yorucu olmaya başladı (sayfa 88 deyim). Yazarın neredeyse her satırda dile getirdiği Osmanlı nefreti, Padişah'ların tek dertleri de analarının ve kan gereği yok etmekte yükümlü oldukları Türk beyliklerinin öyküsünü okudukça dehşete düşmemek imkansız. Dejenere olmuş bu hanedanın sonunu kendileri getirdiklerini biliyordum, ama bu kadarına da pes demem gerek.....
Maalesef okumaya dayanamadığım ve ara ara diyalogları ile iyice hayal dünyasına girip gereksiz ırkçı ve pornografik betimlemeler ile bezdiren bir kitabı bırakmak zorunda kaldım. Hakkında okuduğum olumsuz incelemelerin çoğuna hak vermek zorunda kaldım. Saygın tarihçimiz İlber Ortaylı' nın dediğine inanarak tamamen uydurma ürünü olduğunu varsayarak '' iyi ki para verip de almamışım, pdf olarak indirip okumuşum'' dedirtti bana. Bazı gerçekleri içerse de Osmanlı Tarihini İlber Hoca gibi üstadlardan okumak daha mantıklıdır diye düşünüyorum. Yine de okuyup kendi araştırmalarınızı yapıp fikir sahibi olmanızı öneririm...
Yazarın Türkçülük düşüncesiyle kitabı yazdığı açıkça ortada. Fakat, kitabın anlatımının resmi devlet tarihine tamamen zıt olması, farklı bir araştırma ve sorgulama ihtiyacını doğurduğu için kitaba değer veriyorum. Bazı arkadaşlar yalan yanlış şeyler yazdığını söylemiş olabilir. Ancak onlara şunları hatırlatmak istiyorum: Padişahların birlikte oldukları kadınların ve devlet adamlarının devşirme olduğu yalan mı? Soylu dediğiniz bu devlette kardeş ve evlat katliamları olduğu yalan mı? Askerlerin bir süre sonra aldıkları paraya göre tavır değiştirdiği, isyan ettikleri yalan mı? Valide sultanların yönetimdeki etkisini hiçe sayabilir misiniz?
Çok uzak yarınlar geldiğinde; ulusal olsun, uluslar arası olsun, bölgesel olsun bu gün yaşanan olayları o gün yazıldığında insanlar "tarih" diyecekler. Ama yazılanların nereye kadarı, neleri, gerçeği yansıtacak...Belki havada belgeler uçuşacak, belki belgeler yok edilecek. dimaı çalışan insan ise hep tereddüt ile bakacak tarihe. Boşuna dememişler "tarihi galipler yazar" diye...
,işte bu kitapta bir nevi bunun belgesi gibi. Kuruluşundan yıkılışına kadar Osmanlı toplum düzeni içersin de Saltanat cepesinin, devşirmelerin, devlet yöneticilerinin, ulemaların, Padişahların bizzat kendileri, ölümleri, yaşayışları, eşleri, anaları... hep muamma olmuştur. Fatihin Ölümü tam netleşmiş mi? Örneğin Timur a 1402 de yenilen Yıldırım Beyazıt'ın ölümü bize yüzüğündeki zehirle intihar şeklinde oldu. Ancak bazı tarihçiler, Yıldırım ın elleri ayakları bağlı iken gözleri önünde bizzat Timur eşine tecavüzü karşısında kafasını duvara vura vura öldüğü, bazı tarihçiler ise başka nedenlere dayandırmakta. Bu gibi örnekler 620 yıllık bir zamanda çokça larını görüyoruz.
Bu kitapta da , kabul edelim etmeyelim. Tarihimizin bazı gerçekleri, muammaları aralanmış gibi. bunları doğrulayıp, ya da yalanlamak yine tarihçilere düşüyor. Tabi ki belgelerle. Ancak bugüne kadar yalanlama ile karşılaşmadık...
Bir roman değil, bir belgesel olarak elinizde bulunmasında fayda var diye mütalaa ediyorum..
Osmanlıyı gerçekten öğrenmek istiyorsanız daha iyi yazılmış bir kitap bilmiyorum... çok güzel bir anlatımı var.. her padişah tek tek anlatılmış ve tabiki kafatasçıların özellikle okuması gerek ,)

Yazarın biyografisi

Adı:
Ali Kemal Meram
Unvan:
Öğretmen,gazeteci,yazar
Doğum:
İstanbul, 1914
Ölüm:
İstanbul, 1993
1914 yılında İstanbul'da doğdu. İ.Ü. Edebiyat Fakültesini bitirdi. Gazetecilik ve öğretmenlik yaptı. 16 Şubat 1993 yılında öldü.
İlk şiiri Yolların Sesi dergisinde çıktı (1932). Hikâye, roman ve tarih kitapları yayınladı.
Şiirleri: Aksız Karalar (1936), Büyük Rüzgâr (1957), Seninle Konuşuyorum (?). Hikâyeleri: Esir (1937), Ölüme Yalnız Gidilir (1957), Kader Rüzgârları (1970). Romanları: Yaşamak Cehennemi (1946), Kaybolmuş Cennet (1956), Kader Bizi Ayırdı (1957), Siyah Kaplı Defter (1967), Vadideki Köy (?), Sensiz Yaşadığım yıllar (?), Felâket Arkadaşları (?), Kaybolmuş Cennet (?), Kader Böyle İstedi (?), Yine Sabah Olacak (?), Dağbaşı (1945), Liseli Ayfer (1990). İncelemeleri: İsmet İnönü ve İkinci Cihan Harbi (1945), İlk Türk Devleti ve Yazılı Türk Anıtları (1968), Belgelerle Türk İngiliz İlişkileri Tarihi (1969), Türkçülük ve Türkçülük Mücadeleleri Tarihi (1969), Türk-Rus İlişkileri Tarihi (1969), Göktürk İmparatorluğu (1974), Padişah Anaları (1977). Çocuk kitabı: Ergenekon (1981). Diğer Eserleri: Senaryo Yazma Tekniği ve Sinemada Artistik Oyun Sanatı (1963), Türk Casusu İngiliz Kemal'in İsrail Macerası (Anlatan: İngiliz Kemal, 1973).

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 65 okur okudu.
  • 15 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.