Alim Şerif Onaran

Alim Şerif Onaran

YazarÇevirmen
8.4/10
127 Kişi
·
413
Okunma
·
3
Beğeni
·
710
Gösterim
Adı:
Alim Şerif Onaran
Unvan:
Türk sinema kuramcısı, yazar, akademisyen ve hukukçu
Doğum:
Kula Manisa, 1924
Ölüm:
İstanbul, 11 Ağustos 2000
Türkiye'nin ilk sinema profesörü olma ünvanına da sahipti.Türkiye'de sinemanın okullaşmasında öncü rol oynadı.1924 yılında Manisa'nın Kula ilçesinde dünyaya gelen Alim Şerif Onaran, ilk ve orta öğrenimini İzmir'de tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine o zamanki adı Mülkiye olan Ankara Siyasal Bilgiler Okulu'nda devam etti. Buradan 1946yılında mezun olduktan sonra İçişleri Bakanlığı'nda çalışmaya başladı. 1946 ile 1973 yılları arasında bakanlığın merkez ve taşra kuruluşlarında birçok görev aldı. Emniyet Teşkilatı'nda görev aldı ve uzun yıllar boyunca birçok kademelerde çalıştı. 1960-1961 yıllarında Emniyet Genel Müdürlüğü Yabancılar Hudut İltica Dairesi Başkanı olarak görev yaptı. Bu teşkilatta bulunduğu görevlerden bir tanesi de "sansür kurulu" ydu.

1965'te "Sinematografik Hürriyet" adlı teziyle hukuk doktoru, 1973'te "Muhsin Ertuğrul'un Sineması" adlı teziyle sinema tarihi doçenti, 1978'de "Lütfi Ömer Akad'ın Sineması" adlı eseriyle de profesör oldu.Türkiye'nin ilk sinema profesörü olma ünvanını da kazandı. Her üç tezi de daha sonra kitap olarak basıldı.

1970'li yıllarda İstanbul Radyosu'nda 9 ay süreyle "Türk Sineması Konuşuyor" adlı haftalık bir kültür programı hazırladı. Bu programın metinleri 1980'lerde güncelleştirilerek kitap haline getirildi ve "Türk Sineması" adıyla 2 cilt olarak yayımlandı.

Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde, Basın Yayın Yüksek Okulu'nda dersler verdi. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema TV Bölümü'nü kurdu. Kurduğu bu fakültede 1976 -1981 yılları arasında "Sinema Tarihi" dersleri verdi. Bu ders notları da daha sonra kitap haline getirildi. 1983 yılında İstanbulMarmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV bölümü'ne misafir öğretim üyesi olarak davet edildi. Daha sonra kadrolu profesör olarak burada kaldı. Ayrıca İstanbul Üniversitesi ve Mimar Sinan Üniversitesi'nde de sinema kuramları, kamuoyu ve kitle kültürleri konusunda dersler verdi.

1988 yılında üniversiden de emekli olan Profesör Alim Şerif Onaran, 11 Ağustos 2000 tarihindeki ölümüne kadar İstanbul Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV bölümü'nde sözleşmeli olarak öğretim üyeliği görevini sürdürmekteydi. Ölümünden önce 5 bine yakın kitabını 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin Narlıdere'deki binasında adını taşıyan kütüphaneye bağışladı
"... fakir kişi asla doyum sağlamaz; tesadüfen bunu sağlasa, o gün ölür."
Alim Şerif Onaran
Sayfa 1580 - Yapı Kredi Yayınları
Üzgünsün, görüyorum, rahatlasana! Hiçbir şey sürüp
gitmez: Neşeler gibi dertler de erir biter günü gelince!”
"Gene de okumak ve ölmek üzerine bu kitap aracılığıyla bir iki söz söylemek isterim. Binbir Gece Masalları hakkında söylenen çok yaygın iki söz vardır. Birincisi bu kitabı baştan sona şimdiye kadar kimsenin okuyamadığı üzerinedir. İkincisi, Binbir Gece Masalları'nı baştan sona okuyan kişinin öleceği üzerinedir. Birbirleriyle gizli bir mantıkla birleşen bu iki uyarı okuru ihtiyatlı olmaya itecektir elbette. Ama fazla korkaklık etmeye de gerek yok. Binbir Gece Masalları'nı okusak da okumasak da sonunda biz de öleceğiz." Orhan Pamuk
Alim Şerif Onaran
Sayfa 15 - Yapı Kredi Yayınları
Tam o sırada, yorgunluk beni öylesine sardı ki, yere uzandım
ve orada uyuyakaldım. Uyurken bir sesin bana şöyle dediğini
duydum: "Ey Kaasib'in oğlu! Uykudan uyandığında, ayağının
altındaki toprağı kaz, orada bakırdan bir yay ve üzerinde bir
tılsım yazılı gümüş oklar bulacaksın. Bu yayı al, bununla kubbenin
üzerinde duran süvariyi vur; böylece insanları bu müthiş
beladan kurtararak onlara huzur sağlamış olacaksın! Süvariyi
vurunca denize düşecek, yay da elinden toprağa düşecek. O
zaman yayı al ve düştüğü yerde toprağa göm! Bu sırada deniz
kaynamaya ve senin bulunduğun tepeye ulaşıncaya kadar taşıp
yükselmeye başlayacak. O sırada denizde bir kayık göreceksin,
kayıkta bu bakırdan süvariye benzeyen bir başka adam olacak;
ellerinde küreklerle sana gelecek. Sakın korkma! Onunla birlikte
kayığa bin! Ama Allah'ın kutsal adını ağzına almamaya dikkat
et! Hem de çok dikkat et! Bunu ne olursa olsun, sakın yapma!
Bir kez kayığa binince, bu adam seni alıp on gün gezdirecek;
bu sürenin sonunda Selamet Denizi'ne ulaşacaksın.
Alim Şerif Onaran
Sayfa 160 - Yapı Kredi Yayınları
" Bırak baht hükmünü yürütsün, dünya yargıçlarının eylemlerine çare aramaktan vazgeç! Olup bitenler önünde asla sevinme ve de yerinme! Çünkü hiçbir şey sonsuza kadar sürüp gitmez. Bahtımızın çizgisine uyduk, Baht'ın bize yazdığı mısranın tüm harflerine baş eğdik. Çünkü Baht'ın yazgısını saptadığı kimse, onu izlemekten öte bir şey yapamaz."
Alim Şerif Onaran
Sayfa 126 - Yapı kredi yayınları
“Hırslı önüne gelene saldırır; hırslının yüreğinde zulüm pusu kurar; kuvvetlenince bunu açığa vurur, zayıfken içinde uyutur”
"Hırslı önüne gelene saldırır; hırslının yüreğinde zulüm pusu kurar; kuvvetlenince bunu açığa vurur, zayıfken, içinde uyutur."
Atasözü.
Binbir Gece Masalları. Cilt 1-2
" Ey insanoğlu!
Ruhunu zevklerde boğuyorsun ve omuzlarına çöken ölümün, seni izlemekte olduğunu görmüyorsun! Dünya bir örümcek ağı gibidir ve bu narin dokunun ardından hiçlik seni gözetliyor. Hani o büyük umutları olan insanlar, onların geçici tasaları nerede? Şimdi saraylarında, vaktiyle mezarlarında barınan baykuşlar ötüşüyor! "
Alim Şerif Onaran
Sayfa 390 - Yapı kredi yayınları
( OKUMADAN ÖNCE )

Uzun sürecek bir yolculuk ... (16 kitap)

Orhan pamuk'un onsozunu yazdigi
tümünü okuyan insanın öleceğine inanılan
küçükken bir kaç masallını okudugum toplu masallar kitabı...

Binbir gece masalları nerden gelmiştir ?
>>
Masalların iki önemli kahramanı baş vezirin kızı Şehrazat ve ülkeyi yöneten sultan Şehriyar'dır. Şehriyar zalim bir hükümdardır. Her gün bir genç kızla evlenip ertesi sabah onu öldürmektedir. Akıllı ve zeki bir kız olan Şehrazat, buna bir çare düşünür. Şehriyar ile evlenir ve ama her gece bir masal anlatır. Ama masalı hep en ilginç noktasında keserek sultanı merak içinde bırakır. Sultan da masalın devamını dinleyebilmek için her gecenin sonunda Şehrazat'ın bir gün daha yaşamasına izin verir. Şehrazat'ın masalları "bin bir gece" sürer. Sonunda Şehriyar, Şehrazat'ı öldürmekten vazgeçer ve ikisi mutlu bir yaşam sürerler

Binbir gece masalları neden yasaklanmak istenmiştir ?
>>
Kendilerine ‘sınırsız avukatlar’ (Lawyers without restrictions) diyen bir grup avukat- ki bu aldatıcı bir isimdir- Mısır Kültür Sanat Genel Kurumu'nun çıkardığı ‘kutsal eserler' dizisinden bazıları hakkında 'edebi bozdukları' gerekçesiyle soruşturma açılmasını istedi! Bu avukatlara göre bazı eserlerde, 'ürkütücü derecede cinsel ifadeler, ahlaksızlık ve sefahate davet ile müstehcenlik ve dine iftira var.
Bu avukatların bahsettiği eser 1001 Gece Masalları ve bu saydıkları gerekçeler yüzünden bu kitabın toplatılmasını istiyorlar

( OKUDUKTAN SONRA )

...
Kütüphanemde YKY yayınlarından 8 cilt olarak mevcut. Henüz 1. kitabı okuma şansım oldu. Zaten 1. kitabı da aralıklı sürelerde okuyarak tamamladım. Üst üste okunmuyor, en azından ben okuyamadım, sıkıldım. Ama ara ara çok güzel oldu, keyifli oldu. Değişik hikayeler var, sonunu tahmin edemiyorsunuz. Kısmetse yavaş yavaş aralara sıkıştırarak hepsini okuyacağım. Okumanızı tavsiye ederim. Sevgiyle kalın.
"İşittim ki ey bahtıgüzel şah....", "Anlatısının burasında Şehrazad, sabahın belirdiğini görerek yavaşça susmuş...", "Ama dört yüz seksen yedinci gece olunca, demiş ki:..." Bunlar, Binbir Gece Masalları'nda en çok tekrarlanan ifadeler; ne hoş ifadeler. 1684 sayfa boyunca ne şahlar, ne güzeller, ne ifritler, ne hilatlar, ne zenginlikler, ne sihirler, ne yemekler okudum. Her hikâye ayrı bir heyecandı. Kitabın çevirmeni Âlim Şerif Onaran inanılması zor bir iş başarmış. Kitabın dili, dipnotları, imla kurallarına uyumu neredeyse kusursuz. Okuduğum bu ilk cilt, sekiz kitaptan oluşuyor. Diğer sekiz kitapsa ikinci ciltte. Bu ilk cildi her gün aralıksız 20-25 sayfa okuyarak dört ayda tamamladım. Okuduğum çeviride, hikâyelerin bazı bölümleri yetişkinler için. Yani adı masal olsa da çocuklar için değil. Darısı ikinci cildin başına.
Şehrazat, Şah Şehriyar...
Hayatta kalmak adına sizi alıp götürdüğü​ yer gerçekten binbir gece sürecek türden... Büyüleyici etkisine kapılıp elime aldığım andan itibaren nefes kesici serüveni ile beni eşsiz bir yolculuğa çıkardı...Kesinlikle okunması gereken bir kitap...
Bu seri toplamda 8 kitaptan oluşuyor, hepsini bitirdim. Hepsi için yazıyorum. Çok uzak diyarlara gitmek, masal içinde masal okumak. Hikmetli bölümler, öyle heyecanlı bölümler var ki bazı masallar bitmesin istiyorsunuz. Bu arada ısrarla tavsiye ederim. Bambaşka dünyalar, hayal dünyamıza katkısı ayrıca güzel bir seri. Özellikle fantastik okuyan kişilere ısrarla tavsiye olunur...
Elimdeki kitap Alfa Yayınları’nın 2017 yılında çıkardığı iki ciltlik bir kitaptır. Ekrem Demirli başkanlığında Arapçadan çevrilmiştir. İkinci cildin sayfa sayısı 990’dır.
Elimdeki kitap Alfa Yayınları’nın 2017 yılında çıkarmış olduğu iki ciltten oluşan kitaptır. Ekrem Demirli başkanlığında Arapçadan çevrilmiştir. Birinci kitabın sayfa sayısı 1008’dir.
Yarım bıraktım kitabı ama okudum diye işaretledim zira gerisini okumama gerek yok. Diğer hikayelerde de olduğu gibi ya diri vücutlu bir kadın ve gerzek bir adamdan ya da ecinnilerden bahsediyordur.
Nacizane tavsiyem:
kitabı okumaya başlarken ilk 45 sayfası önemsiz demeyin orda binbir gece masallarının nasıl toplandığı ve benim araştırmam sırasında neden fransızcadan çevrilmişin yanıtını buluyorsunuz. Bu durum benim çok ilgimi çekmişti çünkü Farsça ve Arapça diye bildiğim eser neden orjinal dilinden çevrilmiyor.En başını okuduktan sonra bir çok batı edebiyatçılarının 1-2 cümleyi alarak kendi hayal güçleriyle harmanlanmış eserlere dönüştürdüklerini söylüyor ve bunu görüyorsunuz. Gerçekten doğudan gelen batıya yol göstermiş güzel bir eser.
Masal içinde masallar kitabı...Içerisinde geçen olayları tasvir eden çizimleri,rengarenk kapakları ile daha 8 yaşında babamın kitaplığında keşfettiğim bu kitaplara seneler sonra büyük bir heyecanla evimden çok uzakta tesadüfi kavuşmuş bulunuyorum.Bir kitap alıp insanı çocukluğuna götürebiliyormuş içerisinde çocuk aklımla yaptığım karalamaları da görünce nasıl sevindim anlatamam.Konudan sapmadan içeriğine geçecek olursam eğer;sultan Şehriyar'ın karısının ihanetine tanık olmasıyla birlikte kadınlara olan güvenini kaybetmesi sonucu her gece bir kadınla birlikte olduktan sonra öldürtür.Baş vezirin kızı Şehrazat bu duruma çok üzülür babasına bir çözüm yolu bulduğundan bahseder.Nitekim babasını ikna edip Şehriyar'ın karşısına geçer bir şartı vardır kız kardeşi Dünyazat da yanlarında olacaktır. Küçük kızın uykudan evvel diretmesiyle bir masal anlatmaya başlar ve sabaha karşı masalı bitirmeden merak içinde bırakır,canını kurtarır.Böylelikle günler ayları kovalar masalın sonu hiç gelmez...

Yazarın biyografisi

Adı:
Alim Şerif Onaran
Unvan:
Türk sinema kuramcısı, yazar, akademisyen ve hukukçu
Doğum:
Kula Manisa, 1924
Ölüm:
İstanbul, 11 Ağustos 2000
Türkiye'nin ilk sinema profesörü olma ünvanına da sahipti.Türkiye'de sinemanın okullaşmasında öncü rol oynadı.1924 yılında Manisa'nın Kula ilçesinde dünyaya gelen Alim Şerif Onaran, ilk ve orta öğrenimini İzmir'de tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine o zamanki adı Mülkiye olan Ankara Siyasal Bilgiler Okulu'nda devam etti. Buradan 1946yılında mezun olduktan sonra İçişleri Bakanlığı'nda çalışmaya başladı. 1946 ile 1973 yılları arasında bakanlığın merkez ve taşra kuruluşlarında birçok görev aldı. Emniyet Teşkilatı'nda görev aldı ve uzun yıllar boyunca birçok kademelerde çalıştı. 1960-1961 yıllarında Emniyet Genel Müdürlüğü Yabancılar Hudut İltica Dairesi Başkanı olarak görev yaptı. Bu teşkilatta bulunduğu görevlerden bir tanesi de "sansür kurulu" ydu.

1965'te "Sinematografik Hürriyet" adlı teziyle hukuk doktoru, 1973'te "Muhsin Ertuğrul'un Sineması" adlı teziyle sinema tarihi doçenti, 1978'de "Lütfi Ömer Akad'ın Sineması" adlı eseriyle de profesör oldu.Türkiye'nin ilk sinema profesörü olma ünvanını da kazandı. Her üç tezi de daha sonra kitap olarak basıldı.

1970'li yıllarda İstanbul Radyosu'nda 9 ay süreyle "Türk Sineması Konuşuyor" adlı haftalık bir kültür programı hazırladı. Bu programın metinleri 1980'lerde güncelleştirilerek kitap haline getirildi ve "Türk Sineması" adıyla 2 cilt olarak yayımlandı.

Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde, Basın Yayın Yüksek Okulu'nda dersler verdi. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema TV Bölümü'nü kurdu. Kurduğu bu fakültede 1976 -1981 yılları arasında "Sinema Tarihi" dersleri verdi. Bu ders notları da daha sonra kitap haline getirildi. 1983 yılında İstanbulMarmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV bölümü'ne misafir öğretim üyesi olarak davet edildi. Daha sonra kadrolu profesör olarak burada kaldı. Ayrıca İstanbul Üniversitesi ve Mimar Sinan Üniversitesi'nde de sinema kuramları, kamuoyu ve kitle kültürleri konusunda dersler verdi.

1988 yılında üniversiden de emekli olan Profesör Alim Şerif Onaran, 11 Ağustos 2000 tarihindeki ölümüne kadar İstanbul Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV bölümü'nde sözleşmeli olarak öğretim üyeliği görevini sürdürmekteydi. Ölümünden önce 5 bine yakın kitabını 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin Narlıdere'deki binasında adını taşıyan kütüphaneye bağışladı

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 413 okur okudu.
  • 12 okur okuyor.
  • 194 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları