Alim Şerif Onaran

Alim Şerif Onaran

YazarÇevirmen
8.4/10
242 Kişi
·
671
Okunma
·
9
Beğeni
·
985
Gösterim
Adı:
Alim Şerif Onaran
Unvan:
Türk sinema kuramcısı, yazar, akademisyen ve hukukçu
Doğum:
Kula Manisa, 1924
Ölüm:
İstanbul, 11 Ağustos 2000
Türkiye'nin ilk sinema profesörü olma ünvanına da sahipti.Türkiye'de sinemanın okullaşmasında öncü rol oynadı.1924 yılında Manisa'nın Kula ilçesinde dünyaya gelen Alim Şerif Onaran, ilk ve orta öğrenimini İzmir'de tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine o zamanki adı Mülkiye olan Ankara Siyasal Bilgiler Okulu'nda devam etti. Buradan 1946yılında mezun olduktan sonra İçişleri Bakanlığı'nda çalışmaya başladı. 1946 ile 1973 yılları arasında bakanlığın merkez ve taşra kuruluşlarında birçok görev aldı. Emniyet Teşkilatı'nda görev aldı ve uzun yıllar boyunca birçok kademelerde çalıştı. 1960-1961 yıllarında Emniyet Genel Müdürlüğü Yabancılar Hudut İltica Dairesi Başkanı olarak görev yaptı. Bu teşkilatta bulunduğu görevlerden bir tanesi de "sansür kurulu" ydu.

1965'te "Sinematografik Hürriyet" adlı teziyle hukuk doktoru, 1973'te "Muhsin Ertuğrul'un Sineması" adlı teziyle sinema tarihi doçenti, 1978'de "Lütfi Ömer Akad'ın Sineması" adlı eseriyle de profesör oldu.Türkiye'nin ilk sinema profesörü olma ünvanını da kazandı. Her üç tezi de daha sonra kitap olarak basıldı.

1970'li yıllarda İstanbul Radyosu'nda 9 ay süreyle "Türk Sineması Konuşuyor" adlı haftalık bir kültür programı hazırladı. Bu programın metinleri 1980'lerde güncelleştirilerek kitap haline getirildi ve "Türk Sineması" adıyla 2 cilt olarak yayımlandı.

Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde, Basın Yayın Yüksek Okulu'nda dersler verdi. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema TV Bölümü'nü kurdu. Kurduğu bu fakültede 1976 -1981 yılları arasında "Sinema Tarihi" dersleri verdi. Bu ders notları da daha sonra kitap haline getirildi. 1983 yılında İstanbulMarmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV bölümü'ne misafir öğretim üyesi olarak davet edildi. Daha sonra kadrolu profesör olarak burada kaldı. Ayrıca İstanbul Üniversitesi ve Mimar Sinan Üniversitesi'nde de sinema kuramları, kamuoyu ve kitle kültürleri konusunda dersler verdi.

1988 yılında üniversiden de emekli olan Profesör Alim Şerif Onaran, 11 Ağustos 2000 tarihindeki ölümüne kadar İstanbul Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV bölümü'nde sözleşmeli olarak öğretim üyeliği görevini sürdürmekteydi. Ölümünden önce 5 bine yakın kitabını 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin Narlıdere'deki binasında adını taşıyan kütüphaneye bağışladı
“Hırslı önüne gelene saldırır; hırslının yüreğinde zulüm pusu kurar; kuvvetlenince bunu açığa vurur, zayıfken içinde uyutur”
"Gene de okumak ve ölmek üzerine bu kitap aracılığıyla bir iki söz söylemek isterim. Binbir Gece Masalları hakkında söylenen çok yaygın iki söz vardır. Birincisi bu kitabı baştan sona şimdiye kadar kimsenin okuyamadığı üzerinedir. İkincisi, Binbir Gece Masalları'nı baştan sona okuyan kişinin öleceği üzerinedir. Birbirleriyle gizli bir mantıkla birleşen bu iki uyarı okuru ihtiyatlı olmaya itecektir elbette. Ama fazla korkaklık etmeye de gerek yok. Binbir Gece Masalları'nı okusak da okumasak da sonunda biz de öleceğiz." Orhan Pamuk
Alim Şerif Onaran
Sayfa 15 - Yapı Kredi Yayınları
" Bırak baht hükmünü yürütsün, dünya yargıçlarının eylemlerine çare aramaktan vazgeç! Olup bitenler önünde asla sevinme ve de yerinme! Çünkü hiçbir şey sonsuza kadar sürüp gitmez. Bahtımızın çizgisine uyduk, Baht'ın bize yazdığı mısranın tüm harflerine baş eğdik. Çünkü Baht'ın yazgısını saptadığı kimse, onu izlemekten öte bir şey yapamaz."
Alim Şerif Onaran
Sayfa 126 - Yapı kredi yayınları
"Hırslı önüne gelene saldırır; hırslının yüreğinde zulüm pusu kurar; kuvvetlenince bunu açığa vurur, zayıfken, içinde uyutur."
Atasözü.
Binbir Gece Masalları. Cilt 1-2
" Ey insanoğlu!
Ruhunu zevklerde boğuyorsun ve omuzlarına çöken ölümün, seni izlemekte olduğunu görmüyorsun! Dünya bir örümcek ağı gibidir ve bu narin dokunun ardından hiçlik seni gözetliyor. Hani o büyük umutları olan insanlar, onların geçici tasaları nerede? Şimdi saraylarında, vaktiyle mezarlarında barınan baykuşlar ötüşüyor! "
Alim Şerif Onaran
Sayfa 390 - Yapı kredi yayınları
%57 (266/470)
·Puan vermedi
( OKUMADAN ÖNCE )

Uzun sürecek bir yolculuk ... (16 kitap)

Orhan pamuk'un onsozunu yazdigi
tümünü okuyan insanın öleceğine inanılan
küçükken bir kaç masallını okudugum toplu masallar kitabı...

Binbir gece masalları nerden gelmiştir ?
>>
Masalların iki önemli kahramanı baş vezirin kızı Şehrazat ve ülkeyi yöneten sultan Şehriyar'dır. Şehriyar zalim bir hükümdardır. Her gün bir genç kızla evlenip ertesi sabah onu öldürmektedir. Akıllı ve zeki bir kız olan Şehrazat, buna bir çare düşünür. Şehriyar ile evlenir ve ama her gece bir masal anlatır. Ama masalı hep en ilginç noktasında keserek sultanı merak içinde bırakır. Sultan da masalın devamını dinleyebilmek için her gecenin sonunda Şehrazat'ın bir gün daha yaşamasına izin verir. Şehrazat'ın masalları "bin bir gece" sürer. Sonunda Şehriyar, Şehrazat'ı öldürmekten vazgeçer ve ikisi mutlu bir yaşam sürerler

Binbir gece masalları neden yasaklanmak istenmiştir ?
>>
Kendilerine ‘sınırsız avukatlar’ (Lawyers without restrictions) diyen bir grup avukat- ki bu aldatıcı bir isimdir- Mısır Kültür Sanat Genel Kurumu'nun çıkardığı ‘kutsal eserler' dizisinden bazıları hakkında 'edebi bozdukları' gerekçesiyle soruşturma açılmasını istedi! Bu avukatlara göre bazı eserlerde, 'ürkütücü derecede cinsel ifadeler, ahlaksızlık ve sefahate davet ile müstehcenlik ve dine iftira var.
Bu avukatların bahsettiği eser 1001 Gece Masalları ve bu saydıkları gerekçeler yüzünden bu kitabın toplatılmasını istiyorlar

( OKUDUKTAN SONRA )

...
3264 syf.
·53 günde·Beğendi·9/10
"İşittim ki ey bahtıgüzel şah....", "Anlatısının burasında Şehrazad, sabahın belirdiğini görerek yavaşça susmuş...", "Ama dört yüz seksen yedinci gece olunca, demiş ki:..." Bunlar, Binbir Gece Masalları'nda en çok tekrarlanan ifadeler; ne hoş ifadeler. 1684 sayfa boyunca ne şahlar, ne güzeller, ne ifritler, ne hilatlar, ne zenginlikler, ne sihirler, ne yemekler okudum. Her hikâye ayrı bir heyecandı. Kitabın çevirmeni Âlim Şerif Onaran inanılması zor bir iş başarmış. Kitabın dili, dipnotları, imla kurallarına uyumu neredeyse kusursuz. Okuduğum bu ilk cilt, sekiz kitaptan oluşuyor. Diğer sekiz kitapsa ikinci ciltte. Bu ilk cildi her gün aralıksız 20-25 sayfa okuyarak dört ayda tamamladım. Okuduğum çeviride, hikâyelerin bazı bölümleri yetişkinler için. Yani adı masal olsa da çocuklar için değil. Darısı ikinci cildin başına.
500 syf.
·Beğendi·10/10
Kütüphanemde YKY yayınlarından 8 cilt olarak mevcut. Henüz 1. kitabı okuma şansım oldu. Zaten 1. kitabı da aralıklı sürelerde okuyarak tamamladım. Üst üste okunmuyor, en azından ben okuyamadım, sıkıldım. Ama ara ara çok güzel oldu, keyifli oldu. Değişik hikayeler var, sonunu tahmin edemiyorsunuz. Kısmetse yavaş yavaş aralara sıkıştırarak hepsini okuyacağım. Okumanızı tavsiye ederim. Sevgiyle kalın.
500 syf.
·Beğendi·10/10
Şehrazat, Şah Şehriyar...
Hayatta kalmak adına sizi alıp götürdüğü​ yer gerçekten binbir gece sürecek türden... Büyüleyici etkisine kapılıp elime aldığım andan itibaren nefes kesici serüveni ile beni eşsiz bir yolculuğa çıkardı...Kesinlikle okunması gereken bir kitap...
412 syf.
·25 günde·Beğendi·Puan vermedi
Binbir Gece Masalları'nın 3/1'i biterken anlatılan masalların benzerliği biraz yordu beni.Üç ay daha beraberiz.
Tavsiyem aylara yayarak okumanız.
Aksi takdirde masalları birbirini tekrarlar gibi hissediyorsunuz.
398 syf.
·29 günde·Beğendi·Puan vermedi
Özcan Yüksek, 20 Eylül 2008 tarihinde Bilkent Üniversitesi’nde düzenlenen “Uluslararası Binbir Gece Masalları Sempozyumu’nda yaptığı konuşmasında der ki: “Masalların ve özellikle bugünkü konumuz olan Binbir Gece Masalları’nın şimdiki zamanda anlaşılması belki biraz zordur ama aslında bu masallar hükümdarlara ve her türden hiyerarşiye karşı olarak anlatılmıştır.Adı üstünde aslında halk masalı, halk edebiyatıdır.Dolayısıyla, masallar için herkes hükümdardır.Bağdat Halifesi Harun Reşid ile karşılaştığı balıkçı Reşid’in öyküsü, bu soyutlamayı apaçık gösteren bir masaldır.Masallar siyasi hiyerarşinin, dinî hiyerarşinin, hatta hukuki hiyerarşinin dışında ve karşısındadır.Yoksa masal olmazlardı.Masallar saf adaletin, yani eşitliğin öyküsüdür, fakat bol bol hükümdarlardan söz eder.Onun sözünü ettiği yücelik, hükümdarlık yalnızca soyutlamadır.”
Uzun bir döneme yayılan Binbir Gece Masalları okumalarımın sonlarına gelirken, Özcan Yüksek’in yukarıdaki cümlelerde ifade ettiği düşünceleri tam olarak anlıyorum.Evet çok fazla masal okudum, çoğunu unuttum fakat aynı sıralarda uzun yıllar sonra okuduğum Canterbury Hikâyeleri’nde Binbir Gece Masalları’nın izini fark edebilmek bile güzeldi.
Tamamı değil, henüz bir cildi bitti ve neden tüm dünyada yıllardır önemli görülen, okunan ve üzerine incelemeler yapılan bir eser olduğunu yavaş yavaş anlıyorum. Gerek anlatımı gerek kurgusu gerek masallar ve gerekse içinde yer alan şiirlerle bir başyapıt olmak fazlasıyla hakkı Binbir Gece Masalları'nın.

Şehrazat'ın akıllıca hareketi hem diğer kızların kurtuluşu oluyor hem de Şehriyar'ın, zira bu hükümdar da Şehrazat sayesinde yanlış davranışını erteliyor ve sonunda da yanlıştan dönecek.

Betimlemeler, şiirler ve masallar o kadar güzel ki su gibi okuyor ve Şehriyar ile Şehrazat'ın kardeşi kadar siz de merak içinde diğer masala geçiyorsunuz.

Karantina günlerinde uyku düzenim hatırı sayılır derecede bozulmuşken gecemi bu masallarla bitirmem güzel denk geldi, çünkü bildiğiniz gibi Şehrazat da masalları gece anlatıyor. :)

Yalnızca kitabı değil de kitap üzerine yapılan inceleme ve araştırmaları da okumak, bu büyülü satırları zihnimde pekiştirmek istiyorum. Binbir Gece Masalları okuyup geçilmeyecek bir mihenk taşı, hakkını vermek gerek.

Yer yer dünya görüşlerimle bağdaşmayan kısımlar gördüysem de okumaktan geri durmadım, sizler de okumak ister ve bazı kısımlardan rahatsız olursanız hızlıca geçmenizi, üstünde durmamanızı ve eseri bütün içinde değerlendirmenizi tavsiye ederim.

Herkese iyi okumalar...

Binbir Gece Masalları
500 syf.
·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
Uzun uzun yıllardır okumayı planladığım ama hep planlarda kalan Binbir Gece Masalları'nın ilk kitabını nihayet bu ay okumayı başardım.Her ay bir cilt okumalarıma eşlik edecek.Dünyanın her yerinde sanatın her dalında Binbir Gece Masalları'nın etkisini gördüğümüz için kesinlikle okunmasının gerekli olduğunu düşünüyorum.Masalları üst üste okursanız sıkılabilirsiniz.Ben neredeyse tüm aya yayarak okudum.Yapı Kredi Yayınları 8 cilt olarak yayımladı.Uzun soluklu bir okuma olacak benim için.Birinci cildin sonunda Şehrazat ile ancak 43. geceye gelebildik.️
294 syf.
·1 günde·10/10
Bu kitap bir harika! Okuduğum her sayfasından ayrı keyif aldığım eserlerden bir tanesi. Her hikâye farklı dünyalara götürüyor insanı. Bu kitabı okuduğum süre boyunca asla yerimde saymadım. Alaaddin'in uçan halısına binmiş gibi diyar diyar gezdim. Kitapları hayal kurarak okumayı seven ve bunu başarabilen insanlara tavsiyemdir. Bu uçan halıya binip diyar diyar gezmeleri bu lezzeti tatmaları gerekiyor. En kısa zamanda serinin diğer kitaplarını da bitirmeyi amaçlıyorum. Eminim uzun sürmeyecek.
Içinden seçilmiş bazı masalları ayrı ayrı okuyunca çok sevmiştim ancak hepsini okumaya başlayınca aynı tadı alamadım. Bu arada isminin masal olmasına aldanıp cocuguma alıyım okusun demeyin sakın cocuklar için sakıncalı olabilecek olaylar ve cümleler mevcut

Yazarın biyografisi

Adı:
Alim Şerif Onaran
Unvan:
Türk sinema kuramcısı, yazar, akademisyen ve hukukçu
Doğum:
Kula Manisa, 1924
Ölüm:
İstanbul, 11 Ağustos 2000
Türkiye'nin ilk sinema profesörü olma ünvanına da sahipti.Türkiye'de sinemanın okullaşmasında öncü rol oynadı.1924 yılında Manisa'nın Kula ilçesinde dünyaya gelen Alim Şerif Onaran, ilk ve orta öğrenimini İzmir'de tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine o zamanki adı Mülkiye olan Ankara Siyasal Bilgiler Okulu'nda devam etti. Buradan 1946yılında mezun olduktan sonra İçişleri Bakanlığı'nda çalışmaya başladı. 1946 ile 1973 yılları arasında bakanlığın merkez ve taşra kuruluşlarında birçok görev aldı. Emniyet Teşkilatı'nda görev aldı ve uzun yıllar boyunca birçok kademelerde çalıştı. 1960-1961 yıllarında Emniyet Genel Müdürlüğü Yabancılar Hudut İltica Dairesi Başkanı olarak görev yaptı. Bu teşkilatta bulunduğu görevlerden bir tanesi de "sansür kurulu" ydu.

1965'te "Sinematografik Hürriyet" adlı teziyle hukuk doktoru, 1973'te "Muhsin Ertuğrul'un Sineması" adlı teziyle sinema tarihi doçenti, 1978'de "Lütfi Ömer Akad'ın Sineması" adlı eseriyle de profesör oldu.Türkiye'nin ilk sinema profesörü olma ünvanını da kazandı. Her üç tezi de daha sonra kitap olarak basıldı.

1970'li yıllarda İstanbul Radyosu'nda 9 ay süreyle "Türk Sineması Konuşuyor" adlı haftalık bir kültür programı hazırladı. Bu programın metinleri 1980'lerde güncelleştirilerek kitap haline getirildi ve "Türk Sineması" adıyla 2 cilt olarak yayımlandı.

Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde, Basın Yayın Yüksek Okulu'nda dersler verdi. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema TV Bölümü'nü kurdu. Kurduğu bu fakültede 1976 -1981 yılları arasında "Sinema Tarihi" dersleri verdi. Bu ders notları da daha sonra kitap haline getirildi. 1983 yılında İstanbulMarmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV bölümü'ne misafir öğretim üyesi olarak davet edildi. Daha sonra kadrolu profesör olarak burada kaldı. Ayrıca İstanbul Üniversitesi ve Mimar Sinan Üniversitesi'nde de sinema kuramları, kamuoyu ve kitle kültürleri konusunda dersler verdi.

1988 yılında üniversiden de emekli olan Profesör Alim Şerif Onaran, 11 Ağustos 2000 tarihindeki ölümüne kadar İstanbul Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV bölümü'nde sözleşmeli olarak öğretim üyeliği görevini sürdürmekteydi. Ölümünden önce 5 bine yakın kitabını 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin Narlıdere'deki binasında adını taşıyan kütüphaneye bağışladı

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 671 okur okudu.
  • 26 okur okuyor.
  • 323 okur okuyacak.
  • 11 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları