Alparslan Türkeş

Alparslan Türkeş

Yazar
8.6/10
357 Kişi
·
1.095
Okunma
·
205
Beğeni
·
5,5bin
Gösterim
Adı:
Alparslan Türkeş
Unvan:
Türk asker, Eski Başbakan yardımcısı ve siyasetçi. Milliyetçi Hareket Partisi'nin kurucusu ve ilk genel başkanıdır.
Doğum:
Lefkoşa, 25 Kasım 1917
Ölüm:
Ankara, 4 Nisan 1997
Alparslan Türkeş kimdir?

25 Kasım 1917'de Lefkoşa'da dünyaya geldi. Babası Ahmet Hamdi Efendi, annesi Fatımatül Zehra Hanım'dı. Dervişe Türkeş adında bir de kızkardeşi vardı. Aslen Kayserili olan Türkeş'in büyük dedesi Arif Ağa, Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşgerli köyündendi ve Koyunoğlu ailesiyle bir toprak meselesi yüzünden kavgaya girdiği için Sultan Abdülaziz'in fermanıyla Kıbrıs’a sürgün edilmişti.

İlköğretimini Sarayönü İlkokulu'nda alan Türkeş, Hüsnü Bey, Selahattin Bey, Mehmet Asım Bey, Ragıp Tüzün Bey, Turgut Bey, Osman Zeki Bey ve Faiz Kaymak gibi isimler tarafından yetiştirildi. Anne babası tarafından adı Ali Arif olarak konulmasına rağmen, Osman Zeki Bey, "Türkeş'in adını Senin adın Alparslan olsun ve Sultan Alpaslan'a denk bir yiğit Türk ol" diyerek değiştirdi. O yıllarda Kıbrıs, İngiliz işgali altında olduğu için, Türkeş ailesi 1933 yılında tüm malvarlıklarını satıp İstanbul'a taşındı.

Kuleli Askeri Lisesi'ne kaydolan Türkeş, o dönemde Turancı yazar ve ideolog Nihal Atsız'la tanıştı. Atsız'dan çok etkilenen, siyasi anlamdaki düşüncelerini geliştiren Türkeş 1936 yılında Kuleli Askeri Lisesi'ndeki, 1938'de Harp Okulu'ndaki eğitimini tamamladı. Bir yıl sonra da piyade asteğmeni olarak girdiği atış okulundan teğmen rütbesiyle mezun oldu.

Alparslan Türkeş 1940 yılında hayatını Muzaffer Türkeş'le birleştirdi. Bu evlilikten Ayzit, Umay, Selcen, Sevenbige (Çağrı) ve Yıldırım Tuğrul isimlerinde beş çocuğu oldu.

İyi bir puan alarak kazandığı Harp Akademisi'ndeki eğitimini 1944 yılında tamamlayan Türkeş, aynı yılın mayıs ayında Ankara'da gerçekleşen yürüyüşte bir grup milliyetçiyle birlikte tutuklandı. Alparslan Türkeş, Nihal Atsız'la birlikte CHP'nin açtığı Irkçılık-Turancılık davasından yargılandı ve dokuz ay on gün hapse mahkum edildi. Ancak mahkeme süresince bir yıl hücre hapisinde yattığı için tahliye edilen Türkeş, kendisine verilen cezanın Askeri Yargıtay tarafından bozulması sonucu 1947 yılında beraat etti. 1948'de Genel Kurmay tarafından açılan sınavları kazanarak Amerika'ya gönderildi ve iki yıl süresince Amerikan Harp Akademisi'nde eğitim gördü. Mezuniyetinin ardından 1955'de kurmay binbaşı olan Alparslan Türkeş, Washington'da bulunan NATO Daimi komitesinde Türk Genelkurmayı'nın temsil heyeti üyeliğine tayin edildi. 1957 yılının sonuna kadar buradaki görevini sürdürürken bir yandan da University of America'da uluslararası ekonomi eğitimi aldı. 1959 yılında Almanya'da bulunan Atom ve Nükleer Okulu'na gönderilen Türkeş, eğitimini tamamladıktan sonra albaylığa yükselerek Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na NATO şube müdürü olarak atandı.

Alparslan Türkeş, 27 Mayıs 1960 darbesinden kısa bir süre önce Elazığ'daki birliğinden Ankara'ya atanmıştı. Talat Aydemir'in önerisiyle Milli Birlik Komitesi'ne alınan Türkeş, darbeyi planlayıp yürütecek olan 38 kişilik grubun içinde yer aldı. Türkeş, bu hareketi milli birliği sağlayacak bir reform hareketi olarak düşünüyordu ve darbe bildirisini 27 Mayıs 1960 günü radyoda ilan etti. O tarihten sonra adı sıkça duyulmaya başlamıştı. 25 Eylül 1960 tarihine kadar Milli Birlik Komitesi üyesi olarak, Başbakanlık Müsteşarlığı yaptı. Bu süre içinde ülke bütünlüğü ve devlet planlama teşkilatı tasarılarını kanunlaştırdı. Türkeş, Türk siyasi tarihine "14'ler" olarak geçen iktidarın sivil hükümetlere devredilmesine karşı çıkan grubun lideriydi. MBK grubundaki albayların da görüş ayrılıkları vardı ve Türkeş, ülkeyi nasyonal sosyalist bir sisteme süreklediği ileri sürülerek 22 Eylül 1960'ta Milli Birlik Komitesi'nden çıkartıldı. Resmen emekli edilen Türkeş, Yeni Delhi büyükelçilik müşaviri olarak Hindistan'a gönderildi. Sürgünde iken Türkiye ile ilişkilerini koparmadı ve MBK Başkanı Cemal Gürsel'e, Yüksek Adalet Divanı 'nda yargılanan Adnan Menderes ve arkadaşlarının idam edilmelerinin doğru olmayacağını vurgulayan mektubu gönderdi. Mektup "Milli Yol" isimli dergide de yayınlanmıştı. Ayrıca 14'ler grubundaki arkadaşlarıyla sık sık haberleşti ve sürgünden sonraki siyasi stratejisini belirleme hazırlıkları yaptı.

Türkeş'in 1961-1963yılları arasında Türkiye'ye dönmesine izin verilmemişti. 23 Şubat 1963'de Gümülcine'den yurda dönen Türkeş, kalabalık bir topluluk tarafından karşılandı. Gökhan Evliyaoğlu'nun Adalet Partisi'ne katılması yönündeki teklifini reddeden siyasetçi, milliyetçi çevreleri aynı çatı altında toplamak amacıyla 2 Mayıs 1963'te "Türkiye Huzur ve Yükselme Derneği"ni kurdu. Darbe hazırlığı yapan Talat Aydemir-Fethi Gürcan ikilisiyle bağlantı kurdu. Ancak Talat Aydemir'le aralarında görüş ayrılıkları oluştu. Bunun üzerine darbe olacağına dair hükümeti bilgilendiren Türkeş, konuyla ilgili olarak yargılandı ve dört ay süresince Mamak Askeri Cezaevi'nde hücre hapisinde yattı. Ancak darbe girişimini hükümete duyurduğu için beraatına karar verildi ve 5 Eylül 1963'te tahliye edildi.

12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleşen darbeden üç gün sonra teslim olan Türkeş, cunta tarafından tutuklandı. İdam edilmesi istenmesine rağmen daha sonra cezası hapise çevrilen siyasetçi, bir ay Uzunada'da daha sonra da Ankara Askeri Dil Okulu'nda ve hastalandığı dönemde de Mevki Hastahanesi’nde 4,5 yıl hapis yattı. Türkeş, 9 Nisan 1985'de tahliye oldu. 6 Eylül 1987 tarihindeyse siyasi yasakların referandum ile kalkmasından sonra Milliyetçi Çalışma Partisi'ne (MÇP) katıldı.

4 Ekim 1987 tarihinde yapılan olağanüstü 2.Kongre ile MÇP Genel Başkanlığı'na seçilen siyasetçi, 1991 genel seçimlerinde IDP ve RP ile seçim ittifakı yaparak Yozgat milletvekili olarak yeniden parlamentoya girdi. Ancak 15 Kasım 1991 tarihinde 18 arkadaşı ile ittifaktan ayrılarak bağımsız milletvekili oldu. Türkeş, 25 Aralık 1991 tarihinde Demokratik Hareket Partisi'ni kurdu ancak parti kurucular kurulu kararıyla kapatıldı. 29 Aralık 1991 tarihinde ise Milliyetçi Çalışma Partisi'nin Genel Başkanlığı'na yeniden seçildi.

12 Eylül 1980 darbesinden sonra kapatılan siyasi partilerin isim ve amblemlerinin kullanılması yasaklanmıştı. 1992'de 12 Eylül darbesiyle kapatılmış olan partilerin eski adlarını almasıyla ilgili olarak Siyasi Partiler Kanunu'nda değişiklik yapılması sonucu, MÇP'nin ismi de 1993 yılında yeniden MHP olarak değiştirildi. Alparslan Türkeş 4 Ocak 1993 tarihinde yapılan kongrede MHP'nin genel başkanlığına seçildi.

Türkeş 24 Aralık 1995 tarihinde yapılan genel seçimlerde Adana'dan milletvekilliği adaylığını açıkladı. Ancak MHP, 24 Aralık 1995'te yapılan genel seçimlerde %10 luk ülke barajına takılarak meclise giremedi. Bu dönemde uzlaşmacı bir lider profili çizerek ülke siyaseti üzerinde etkili olan Türkeş, başta 9 Işık olmak üzere siyasi ve tarihi görüşlerini içeren birçok kitap da yazdı. Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997'de geçirdiği kalp krizi sonucu Ankara'da hayata gözlerini yumdu. Cenaze töreni için Türkiye’nin her tarafından yüz binlerce insan Ankara'da biraraya geldi.

Eserleri


Milli Doktrin 9 Işık; Alparslan TürkeşKamer Yayınları; İstanbul, 1997.
Dokuz Işık; Berikan Elektronik Basım Yayım;
9 Işık; Hamle Yayınevi; İstanbul
Dokuz Işık ve Türkiye;Hamle Yayınevi; İstanbul
Ülkücülük; Hamle Yayınevi; İstanbul, 1995.
12 Eylül Adaleti (!) : Savunma; Hamle Yayınevi; İstanbul, 1994.
1944 Milliyetçilik Olayı; Hamle Yayınevi;
Modern Türkiye ; İstanbul.
Milliyetçilik Olayları; Berikan Elektronik Basım Yayım.
27 Mayıs ve Gerçekler; Berikan Elektronik Basım Yayım.
27 Mayıs, 13 Kasım, 21 Mayıs ve Gerçekler; İstanbul, 1996.
Ahlakçılık; Berikan Elektronik Basım Yayım.
Etik (Ahlak Felsefesi), Etik.; Bunalımdan Çıkış Yolu; Kamer Yayınları.
Türk Edebiyatında Anılar, İncelemeler, Tenkidler, Anı-Günce-Mektup; İstanbul, 1994.
Bunalımdan Çıkış Yolu; Hamle Yayınevi; İstanbul, 1996.
Dış Meselemiz; Berikan Elektronik Basım Yayım.
İlimcilik; Berikan Elektronik Basım Yayım
Kahramanlık Ruhu; İstanbul, 1996.
Temel Görüşler; Kamer Yayınları.
Sistemler ve Öğretiler; İstanbul, 1994.
Türkiye'nin Meseleleri; Hamle Yayınevi; İstanbul, 1996.
Yeni Ufuklara Doğru; Kamer Yayınları.
Sistemler ve Öğretiler; İstanbul, 1995.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
406 syf.
·10 günde
ATAM'IN BİR OKU VAR YA KIRILMIŞ YA DA ŞEKİLDEN ŞEKLE SOKULMUŞ ADI DA :
MILLIYETÇİLİK

https://youtu.be/poZJLGCL_UM
https://youtu.be/x7rKat3mkvE
https://youtu.be/hfLFGfeCTQ0


İncelememe bu videoları koyarak başladım!
Lütfen her bir sözümü kırk kere düşünerek yazdığım şu incelemeyi
Siz de düşünerek ve sonuna kadar okuyarak eleştirin.
!!!Yorumları kapalı tutacağım.!!!


Rahmetli Alparslan Türkeş'le ilgili biyografik kısa bir açıklama yaparak sözlerime başlamak istiyorum:


...Türkeş, Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşkerli köyünde yaşayan Koyunoğlu ailesinin bir toprak meselesi yüzünden giriştiği kavga sonucu Sultan Abdülaziz’in fermanıyla Kıbrıs’a sürgün edilmesi nedeniyle 25 Kasım 1917’de, Koyunoğlu soyuna mensup Tuzlalı Ahmet Hamdi Bey ve eşi Fatma Zehra Hanımın oğulları “Ali Arslan” olarak Lefkoşa’da doğdu.

İlkokul ve rüştiye yıllarında Hüsnü Bey, Selahattin Bey, Mehmet Asim Bey, Ragıp Tüzün Bey, Turgut Bey, Osman Zeki Bey ve Faiz Kaymak gibi Türklük ve Türkçülük şuuruyla bilenmiş hocalardan feyz alan Türkeş’in adı Osman Zeki Bey tarafından “Sultan Alparslan’a denk bir yiğit Türk ol” diyerek, “Alparslan” olarak değiştirildi.  Ailesiyle 1933 yılında İstanbul’a yerleşen Türkeş, Kuleli Askeri Lisesi’ne kayıt oldu. 1936’da Kuleli Askeri Lisesi’ni pekiyi derece ile asteğmen olarak bitiren Türkeş’in, Ankara ve Harp Akademisi yılları başladı. Türkeş, 1938’de genç bir teğmen olarak Harbiye’den mezun oldu...
Ne olursa olsun bir insanın hayatı eleştirilirken doğruları ve yanlışlarıyla objektif olarak eleştirilmeli !!!

Hele bir de vefat etmiş bir kişi hakkında ileri geri konuşmak edepsizliktir.

Bu kitabı okurken ve alıntılarını paylaşırken bir çok sosyalist(!) arkadaşı engellemek zorunda kaldım.

Türkeş = Türke eş gibi hakaretler yağdırarak sanki kitabı ben yazmışım gibi benim üzerime gelenler de oldu.

Hani sosyalizmde her türlü fikre ve düşünceye saygı vardı??(bu o insanlar için söylediğim bir yorum)

Ve ayrıca bir kitabı okumak demek o siyasi düşüncede olduğumuz anlamına gelmez.!

Ve ayrıca okumadan nerden fikir ve siyasi ideoloji sahibi oluyum?
Bakkaldan mı istiyim??

 
Bu teraneleri de geçtikten sonra esas mevzumuz Başbuğ Türkeş 'e gelelim:

Bu kitabı okurken ve bir kaç belgesel izledikten sonra zihnimde şu kanıya vardım:

Başbuğ Türkeş bu ülkede üç pencereden bakılan bir lider olmuş ;

1- Solcu - sosyalist  penceresinden

2- Atsız Türkçülüğü penceresinden

3- Kendisini çok sevenlerin penceresinden hatta belki açıklayıcı olarak şöyle bir video ekliyim
https://youtu.be/3kWR8bCPRrg


■Birinci pencereden bakanlara göre Başbuğ'u;

●C4 koğuşlarında gençleri kırdırtan
●Muhafazakar Milliyetçi
●Öldüğünde karısına çocuklarına tonla servet bırakan bir Burjuva
●Türk olmayanların düşmanı
●Hak Evet toprak ASLA! Politikasında giden bi şeriatçı

■İkinci pencereden bakanlara göre  ;

Irkçılık-turancılık ayrılığı (çok o konuya girmiyim linç yemeden siz araştırın)

■Üçüncü pencereden bakınca da zaten videodaki gibi bir şey işte...



Her şeye rağmen doğrusuyla yanlışıyla bu dünyadan önemli ve yeri doldurulamaz bir lider geçti mi geçti..

Benim asıl üzerinde durmak istediğim konu Türkiyedeki söylem ülkücülüğü ve gerçek ülkücülük..!

O ilk başa koyduğum videolardaki  rezilliklere aldanıp ülkücülük ve ülkü hakkında küfretmemek için Türk Milliyetçiliğini kitaplardan okuyun öyle ya da böyle.

Malesef ki ülkücülüğü iki üç aforizmalı söz yazmakla
İnstagramda yılan resmi koyup koministlerle fotoğraf çektirdim demekle
Onlarda erkekler bizde kadınlar demekle olmuyor.
Asılan çocuklarla dalga geçmekle
Sen o zaman kusura bakma ülkücüyüm demekle ülkünü savunan anlamında değil ülkünü satan anlamında ülkücü oluyorsun hani limoncu da aynı şeyi yapıyor emin ol. ;)


Kitapla ilgili düşüncelerime gelince ;

Kesinlikle okunması gereken bir kaynak arşiv.
Not aldığım alıntıları vakit olmadı paylaşamadım zaman zaman ara sıra paylaşıcam takipte kalın..
239 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
.

Kitap Rahmetli Türkeş Bey’in okuduğum 8. Kitabı. Ülkemizde milliyetçi kesime nasıl önyargıyla bakıldığını hepimiz de biliyoruz. Evet, yolda yürüyenlerin içinde beğenilmeyen insanlar olabilir ama bu yolun kötü olduğu anlamına gelmez.

Kitap, “Hasretimiz”, “Gayemiz ve Hedefimiz”, “Jeopolitiğimiz ve Dış Politikamız”, “Metodumuz: Sevgi, Kardeşlik ve Birlik İçinde Kalkınma” başlıkları altında dört bölüm olarak kaleme alınmış ve Başbuğ’un 1950 ‘den beri bazı dergilerde “Kazganoğlu” müstear ismiyle yazdığı yazılardan, parti kongrelerinde yaptığı konuşmalardan, gazetecilerle yaptığı röportajlardan meydana gelmiş.

Gerek 80 öncesinin siyasi olaylarını, gerek MHP’nin o dönemin gündelik ve gelecekle ilgili konularına bakış açısını birinci ağızdan öğrenebileceğiniz eşsiz bir eser.

Keşke insanlara tepeden bakmayı alışkanlık haline getirmiş, moda takip edip açık saçık giyinerek çağdaş olduğunu sanan önyargı abideleri de önyargılarını bir kenara bırakıp bu kitapları okusa.. Okusa da elini vicdanına koyup yıllar yılı bu ülkenin geleceği için ter dökenleri ve ter dökenlerin ayağına bağ olanları ayırt edebilse…

Velhasılıkelam kitaba 10 üzerinden 20 puan !

15.04.2020 00.25 Erciş

.
117 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
. Herhalde ülkemizde 3 Mayıs 1944 Sabahattin Ali – Hüseyin Nihal Atsız davasını ve 3 Mayıs nümayişini duymayan kalmamıştır.

Bu kitap, işbu nümayişten korkan tek parti iktidarının baskısıyla başlatılan, “Tabutluk” tabirini literatüre yerleştiren, 1944 Türkçülük – Turancılık Davası olarak adlandırılan meşhur yüz karası davanın bir de sanıklardan biri olan ve 2020 Türkiyesinin aklının – mantığının kavrayamayacağı zorluklara maruz bırakılan Alparslan TÜRKEŞ ‘in gözünden anlatılması olayıdır.

İşte bu kadar !


11.04.2020 00.55 Erciş

.
175 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
.

Bu kitapta 1960’ lı yıllardan itibaren ülke gençliğinin durumundan toprak reformuna, Kıbrıs politikamızdan işsizliğe, milli eğitimden af yasalarına kadar o dönemin sorunlarını ve bu sorunlara Alparslan TÜRKEŞ’ in çözüm önerilerini bulacaksınız. Kitabın basımının üzerinden 50 yıldan fazla zaman geçmiş. Çok net söylüyorum: “O gün dikkate alınmayan önerilerin bugün nasıl başımızda dert olduğunu anlamak için alleme i cihan olmaya gerek yok.”

“Ben kendimi bildiğim ve dünyayı anlamaya başladığım günden beri, Türk Milletinin her türlü tutsaklıktan ve sömürülmekten kurtulması ve korunması için çareler araştırdım. Ve bunları sağlamak için mücadele ettim.
Bundan sonra da hayatımı milletimin güçlenmesi ve refahı, mutluluğu için harcayarak bitireceğim.” (S.115)

diyor Rahmetli TÜRKEŞ. Elini vicdanına koyan aklı başında her vatansever kitabın satırları arasında ilerlerken “40 yıl siyaset yapan bu insanlara nasıl olur da hiç iktidar şansı verilmez?” diye soracaktır.

Kim demişti tam hatırlamıyorum, “Bu ülkede hiçbir iyilik cezasız kalmaz.” diye bir laf duymuştum. Bu durumdan en büyük payı bu memleketin öz evlatları almıştır herhalde…

11.04.2020 01.33 Erciş

.
392 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
.

Bu kitapta Milliyetçi Hareket’e göre Türkiye Dış Politikasının nasıl olması gerektiğini ve Kıbrıs konusunda hükumetlerimizin bugüne kadar uyguladıkları yanlış ve doğru politikaları bulacaksınız.
Medya gücünü elinde bulunduran çok popüler hükumet yetkililerinin bilinçli ve etkili bir dış politika belirleyememesinin ve uygulayamamasının binlerce masum insanın kanına nasıl mal olduğunu göreceksiniz.

Kıbrıs, Türkiye’ye sadece 40-50 mil, Yunanistan’a ise 700 küsür mil mesafededir ve Türkiye için hem nüfus hem milli güvelik hem ekonomik hem tarihi açıdan birinci dereceden öneme haizdir. Türkiye, Londra ve Zürih antlaşmalarıyla garantör durumdadır. Kıbrıs’ta 1974’ e gelene kadar Türklere karşı akılalmaz vahşet olayları meydana gelmiş, Türkiye’ye sayısız müdahale (imkânı demiyorum) zarureti doğmuş ama; hükumet yetkilileri kör, sağır ve dilsizi oynamışlardır. Daha fazlasını buyurunuz kendiniz kitaptan okuyup yorumunuzu kendiniz yapınız.

Yine de;

“Ahhh Koca TÜRKEŞ, bu millet seni nasıl iktidara taşımadı!..” demekten kendimi alamayacağım…

24.02.2020 21.30 Erciş

.
121 syf.
·2 günde
SEN Kİ ATATÜRK PORTRESİNİ İNDİRDİĞİ İÇİN MÜDÜRÜNÜ CAMDAN AŞAĞI ATAN YAVUZ İNSAN,

SEN Kİ 3 FİDANIN GENÇLERE ŞANS VERMEK LAZIM DİYEREK İDAMINI OYLAMAMIŞ İNSAN,

MUSTAFA KEMAL'İN 6 İLKESİ VE SENİN 9 IŞIĞINLA TÜRKÇÜLÜĞÜN YOLUNDAN ASLA ŞAŞMAMAK ÜZERE MUASIR MEDENİYETE YÜRÜYECEĞİZ.

Sizlere bu 9 ışığı tek tek saymayacağım zaten biliyor olmanız lazım.  Hem de tadı ve heyecanı kaçmasın. Tavsiye ediyorum ,iyi okumalar.
396 syf.
·24 günde·Beğendi·10/10 puan
. Bu kitapta, Başbuğ Alparslan Türkeş’in Türk Dili hakkındaki görüşlerinden Menderes’in idamı konusunda 7 Eylül 1961 tarihinde o tarihteki devlet başkanı Cemal Gürsel’e yazdığı mektuba kadar pek çok konu hakkındaki görüşlerini bulacaksınız.

Dokuz Işık’ı bir kenara bırakırsak rahmetlinin diğer bütün kitaplarından daha kapsamlı olduğunu söyleyebilirim. Özellikle dış politika hakkındaki görüşleri için bile okunmaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum. Günümüzde ülkemizin Libya’da, Suriye’de, Irak’ta yaptığı operasyonları düşününce, “Rahmetlinin 1976 Türkiye’sinde üstüne basa basa anlattığı şeyler boşuna değilmiş, milyonlar bu adama boşuna Başbuğ dememiş.” dememek elde değil.

Bugün ülkemizin güttüğü hemen her politikanın elli yıl önce ülkücü kadrolarca belirlendiğini, yıllarca sabırla siyasetinin güdüldüğünü gördüm. Şahsen gurur da duydum. Her ne kadar kafasını kuma gömmüş bazı arkadaşlarımız görmemekte ısrar etse de, binlerce yıllık mazimizden süzüle süzüle gelmiş Türk aklı, Türk feraseti, Türk basireti işlerliğini sürdürüyor.


17.06.2020 00.56 Erciş

.
396 syf.
Kitap adının hakkı ile asıl olarak Temel Görüşlerimizi, kaynağı, gıdası nedir, ne değildir? Soruların cevaplarını, cevabına ulaştığı yollarını anlatmakta. Bu görüşler ve yollarına ek olarak içerisinde mukaddes vatan toprağının birliğini, bütünlüğünü nasıl koruyacağımızı, üzerimize düşen vazifeleri ve Türkiye'nin geçmiş yahut hâlâ devam eden sorunlarını, bu sorunların nasıl ortaya çıktığını, izlenen politikaları kaleme almış. Bir siyaset politikası dersi vermekte. Bir Türk evlâdı olarak vatan toprağına hizmet kapısını işaret edip, görev ve sorumluluklarımızı bize hatırlatmakta.
Alparslan TÜRKEŞ'in, Milliyetçi Hareket'in fikrî, temelli, has düşüncelerinin yer aldığı, derdi, tasası, her şeyi Büyük ve Refah Türkiye olan bir kitap. Astığım astık, kestiğim kestik bir siyaset politikası değil, halk için halk ile beraber, birlik, beraberlik, bütünlük ve yüreklerde Vatan, Bayrak sevgisi ile dolu bir siyaset politikası. Okuduğunuzda göreceksiniz üzerinde basa basa durulan tek ve yegâne konu Vatan Bütünlüğü ve birlik beraberlik, yek vücut olabilmek duygusu olduğunu.
Doğru yolda yürüdüğünü bilirsin her daim, bir şekilde insan kendinden emindir. Araştırırsan doğru bildiğin kendi yolunda yanlışların olduğunu görürsün, eğer pes etmez araştırmaya ulu kalemlerden, bilge fikirleden devam edersen yanlışının neresi olduğunu bilirsin. Kitap benim fikrimce bir ders kitabı niteliği taşımakta ve kesinlikle fikri konumuna bakılmaksızın, fikrî uyuşanın ne olduğunu daha net görmesi, uyuşmayanın doğrusu nedir ilk elden bilmesi adına okunması gereken bir kitap, bir kalem. Okunmalı ve kendine dersler, notlar edinilmeli.
Kitap bitince, BAŞBUĞ diyorsunuz, yüreğinizden bir BAŞBUĞ daha geçiyor. Öğretiyor, gösteriyor, aratıyor, bulduruyor. Hazırlamış ders kitaplarını evlâtlarım yanlış zamanda bilemez doğruyu, bulsunlar beni, bilsinler beni diyor.
Yaşım kadar ayrılığı var bu dünyadan, ömrüm kadar hasreti var içimde. Koca Çınar !
Çınarının filizlerine kendi gayesini, doğruyu, bilgesini, dehasını bırakıyor.
Ruhu Şad Olsun..!

Kitabı hediye eden, genç beyinlere doğruyu ulaştırmayı, Ülküde bir olmayı gaye edinen ağabeyim Ali Dayıcık saygı ile teşekkür ederim. Bildiğim, bilmediğim gerçeklere ulaşmaya, fikrî haneme bir tuğlaya sebep olduğun için ben senden razıyım Rabbimde senden iki cihanda razı olsun.Varlığın daim olsun, yolun aydınlık ve açık olsun ağabey.

Dokuz Işığın aydınlığında, Başbuğlar'ın emrinde, son nefer, son nefes, son damla kana kadar, yılmadan, yıkılmadan; Büyük Türkiye'ye, Turan'a..

"Bir Bozkurt gibi davran!
Gayrete gel... Çalışmaya koyul!
Eski günler yeniden doğsun...
Zafer ve şan bayrakları ufuklara doğru yeniden açılsın.
Her şeyin üstünde Büyük Türkiye..
Bizim bahtiyar Türkiyemiz yükselsin!.."
Kaskanoğlu
(BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ)
Rahmetle, Minnetle, Sevgiyle, Saygıyla, Hürmetle...
Ruhu Şad Olsun.
Hayallerine, Ülküsüne Selâm Olsun.
638 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Zamanında uygulanabilir olan 9 ilkeyi anlatan şuan günümüzde uygulanmasının imkansız olduğu bir kitap ülkücülerin yapması gerekenler fakat günümüzde yapmadıklarını anlatan bir kitap 9 ilke (ışık) olarak:1.Milliyetçilik,
2. Ülkücülük,
3. Ahlâkçılık,
4. Toplumculuk,
5. İlimcilik,
6. Hürriyetçilik ve Şahsiyetçilik,
7. Köycülük,
8. Gelişmecilik ve Halkçılık,
9. Endüstricilik ve Teknikçilik
İçlerinde en güzeli köycülük olan bir kitap
176 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Dikkat spoiler içerir.
27 Mayıs ihtilalinin en önemli isimlerinden olan Alparslan Türkeş'in o dönemde yaşananlarla ilgili olarak yazdığı oldukça güzel bir kitap. Daha milli şef döneminde ihtilal hazırlıklarına başladıklarını, ancak meşru hükümetlere süre verdiklerini, fakat en sonunda ihtilali yapmaya mecbur kaldıklarını anlatan Türkeş sonrasında Milli Birlik Komite'dinde yaşanan kavgaları detaylı bir şekilde anlatıyor. Bazı üyelerin İsmet İnönü'ye olan sempatisinden dolayı idareyi CHP'ye vermek istemesi, Türkeş ve arkadaşlarının bu durumun CHP için ihtilal yaptıkları izlenimini vereceğinden dolayı itiraz etmesi ve düşmanlık kazanması ile devam ediyor. İnönü'den gelen tabii senatörlük teklifini de rüşvet olarak addettikleri için reddeden ve kendilerine sonradan 14'ler denilen bu ekibin 13 Kasım kararları ile yurt dışına sürülmesi, bu olaydan sonra bile hakkında iftiralar atılması gibi olaylar anlatılıyor. Kendi başbakanlık Müsteşarlığı döneminde DPT'nin kurulması, Ülkü Kültür Birliği'nin kurulması, köylere gazete hizmeti gibi millet yararına yapılan faaliyetlerden bahsederken aynı zamanda kendisi ile ilgili olarak kasadan para çalma, Feyzullah'ken adını Alparslan olarak değiştirme, Menderes'i asma, ezanı Türkçe okutmak istemesi, kafatasçı olması gibi iddialara da kendisi yanıt veriyor. O dönemde çeşitli kurum ve kişilere verdiği demeçlerin de bulunduğu bu kitap o dönemi merak edenler için mutlaka okunması gereken kitaplardan biri.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alparslan Türkeş
Unvan:
Türk asker, Eski Başbakan yardımcısı ve siyasetçi. Milliyetçi Hareket Partisi'nin kurucusu ve ilk genel başkanıdır.
Doğum:
Lefkoşa, 25 Kasım 1917
Ölüm:
Ankara, 4 Nisan 1997
Alparslan Türkeş kimdir?

25 Kasım 1917'de Lefkoşa'da dünyaya geldi. Babası Ahmet Hamdi Efendi, annesi Fatımatül Zehra Hanım'dı. Dervişe Türkeş adında bir de kızkardeşi vardı. Aslen Kayserili olan Türkeş'in büyük dedesi Arif Ağa, Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşgerli köyündendi ve Koyunoğlu ailesiyle bir toprak meselesi yüzünden kavgaya girdiği için Sultan Abdülaziz'in fermanıyla Kıbrıs’a sürgün edilmişti.

İlköğretimini Sarayönü İlkokulu'nda alan Türkeş, Hüsnü Bey, Selahattin Bey, Mehmet Asım Bey, Ragıp Tüzün Bey, Turgut Bey, Osman Zeki Bey ve Faiz Kaymak gibi isimler tarafından yetiştirildi. Anne babası tarafından adı Ali Arif olarak konulmasına rağmen, Osman Zeki Bey, "Türkeş'in adını Senin adın Alparslan olsun ve Sultan Alpaslan'a denk bir yiğit Türk ol" diyerek değiştirdi. O yıllarda Kıbrıs, İngiliz işgali altında olduğu için, Türkeş ailesi 1933 yılında tüm malvarlıklarını satıp İstanbul'a taşındı.

Kuleli Askeri Lisesi'ne kaydolan Türkeş, o dönemde Turancı yazar ve ideolog Nihal Atsız'la tanıştı. Atsız'dan çok etkilenen, siyasi anlamdaki düşüncelerini geliştiren Türkeş 1936 yılında Kuleli Askeri Lisesi'ndeki, 1938'de Harp Okulu'ndaki eğitimini tamamladı. Bir yıl sonra da piyade asteğmeni olarak girdiği atış okulundan teğmen rütbesiyle mezun oldu.

Alparslan Türkeş 1940 yılında hayatını Muzaffer Türkeş'le birleştirdi. Bu evlilikten Ayzit, Umay, Selcen, Sevenbige (Çağrı) ve Yıldırım Tuğrul isimlerinde beş çocuğu oldu.

İyi bir puan alarak kazandığı Harp Akademisi'ndeki eğitimini 1944 yılında tamamlayan Türkeş, aynı yılın mayıs ayında Ankara'da gerçekleşen yürüyüşte bir grup milliyetçiyle birlikte tutuklandı. Alparslan Türkeş, Nihal Atsız'la birlikte CHP'nin açtığı Irkçılık-Turancılık davasından yargılandı ve dokuz ay on gün hapse mahkum edildi. Ancak mahkeme süresince bir yıl hücre hapisinde yattığı için tahliye edilen Türkeş, kendisine verilen cezanın Askeri Yargıtay tarafından bozulması sonucu 1947 yılında beraat etti. 1948'de Genel Kurmay tarafından açılan sınavları kazanarak Amerika'ya gönderildi ve iki yıl süresince Amerikan Harp Akademisi'nde eğitim gördü. Mezuniyetinin ardından 1955'de kurmay binbaşı olan Alparslan Türkeş, Washington'da bulunan NATO Daimi komitesinde Türk Genelkurmayı'nın temsil heyeti üyeliğine tayin edildi. 1957 yılının sonuna kadar buradaki görevini sürdürürken bir yandan da University of America'da uluslararası ekonomi eğitimi aldı. 1959 yılında Almanya'da bulunan Atom ve Nükleer Okulu'na gönderilen Türkeş, eğitimini tamamladıktan sonra albaylığa yükselerek Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na NATO şube müdürü olarak atandı.

Alparslan Türkeş, 27 Mayıs 1960 darbesinden kısa bir süre önce Elazığ'daki birliğinden Ankara'ya atanmıştı. Talat Aydemir'in önerisiyle Milli Birlik Komitesi'ne alınan Türkeş, darbeyi planlayıp yürütecek olan 38 kişilik grubun içinde yer aldı. Türkeş, bu hareketi milli birliği sağlayacak bir reform hareketi olarak düşünüyordu ve darbe bildirisini 27 Mayıs 1960 günü radyoda ilan etti. O tarihten sonra adı sıkça duyulmaya başlamıştı. 25 Eylül 1960 tarihine kadar Milli Birlik Komitesi üyesi olarak, Başbakanlık Müsteşarlığı yaptı. Bu süre içinde ülke bütünlüğü ve devlet planlama teşkilatı tasarılarını kanunlaştırdı. Türkeş, Türk siyasi tarihine "14'ler" olarak geçen iktidarın sivil hükümetlere devredilmesine karşı çıkan grubun lideriydi. MBK grubundaki albayların da görüş ayrılıkları vardı ve Türkeş, ülkeyi nasyonal sosyalist bir sisteme süreklediği ileri sürülerek 22 Eylül 1960'ta Milli Birlik Komitesi'nden çıkartıldı. Resmen emekli edilen Türkeş, Yeni Delhi büyükelçilik müşaviri olarak Hindistan'a gönderildi. Sürgünde iken Türkiye ile ilişkilerini koparmadı ve MBK Başkanı Cemal Gürsel'e, Yüksek Adalet Divanı 'nda yargılanan Adnan Menderes ve arkadaşlarının idam edilmelerinin doğru olmayacağını vurgulayan mektubu gönderdi. Mektup "Milli Yol" isimli dergide de yayınlanmıştı. Ayrıca 14'ler grubundaki arkadaşlarıyla sık sık haberleşti ve sürgünden sonraki siyasi stratejisini belirleme hazırlıkları yaptı.

Türkeş'in 1961-1963yılları arasında Türkiye'ye dönmesine izin verilmemişti. 23 Şubat 1963'de Gümülcine'den yurda dönen Türkeş, kalabalık bir topluluk tarafından karşılandı. Gökhan Evliyaoğlu'nun Adalet Partisi'ne katılması yönündeki teklifini reddeden siyasetçi, milliyetçi çevreleri aynı çatı altında toplamak amacıyla 2 Mayıs 1963'te "Türkiye Huzur ve Yükselme Derneği"ni kurdu. Darbe hazırlığı yapan Talat Aydemir-Fethi Gürcan ikilisiyle bağlantı kurdu. Ancak Talat Aydemir'le aralarında görüş ayrılıkları oluştu. Bunun üzerine darbe olacağına dair hükümeti bilgilendiren Türkeş, konuyla ilgili olarak yargılandı ve dört ay süresince Mamak Askeri Cezaevi'nde hücre hapisinde yattı. Ancak darbe girişimini hükümete duyurduğu için beraatına karar verildi ve 5 Eylül 1963'te tahliye edildi.

12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleşen darbeden üç gün sonra teslim olan Türkeş, cunta tarafından tutuklandı. İdam edilmesi istenmesine rağmen daha sonra cezası hapise çevrilen siyasetçi, bir ay Uzunada'da daha sonra da Ankara Askeri Dil Okulu'nda ve hastalandığı dönemde de Mevki Hastahanesi’nde 4,5 yıl hapis yattı. Türkeş, 9 Nisan 1985'de tahliye oldu. 6 Eylül 1987 tarihindeyse siyasi yasakların referandum ile kalkmasından sonra Milliyetçi Çalışma Partisi'ne (MÇP) katıldı.

4 Ekim 1987 tarihinde yapılan olağanüstü 2.Kongre ile MÇP Genel Başkanlığı'na seçilen siyasetçi, 1991 genel seçimlerinde IDP ve RP ile seçim ittifakı yaparak Yozgat milletvekili olarak yeniden parlamentoya girdi. Ancak 15 Kasım 1991 tarihinde 18 arkadaşı ile ittifaktan ayrılarak bağımsız milletvekili oldu. Türkeş, 25 Aralık 1991 tarihinde Demokratik Hareket Partisi'ni kurdu ancak parti kurucular kurulu kararıyla kapatıldı. 29 Aralık 1991 tarihinde ise Milliyetçi Çalışma Partisi'nin Genel Başkanlığı'na yeniden seçildi.

12 Eylül 1980 darbesinden sonra kapatılan siyasi partilerin isim ve amblemlerinin kullanılması yasaklanmıştı. 1992'de 12 Eylül darbesiyle kapatılmış olan partilerin eski adlarını almasıyla ilgili olarak Siyasi Partiler Kanunu'nda değişiklik yapılması sonucu, MÇP'nin ismi de 1993 yılında yeniden MHP olarak değiştirildi. Alparslan Türkeş 4 Ocak 1993 tarihinde yapılan kongrede MHP'nin genel başkanlığına seçildi.

Türkeş 24 Aralık 1995 tarihinde yapılan genel seçimlerde Adana'dan milletvekilliği adaylığını açıkladı. Ancak MHP, 24 Aralık 1995'te yapılan genel seçimlerde %10 luk ülke barajına takılarak meclise giremedi. Bu dönemde uzlaşmacı bir lider profili çizerek ülke siyaseti üzerinde etkili olan Türkeş, başta 9 Işık olmak üzere siyasi ve tarihi görüşlerini içeren birçok kitap da yazdı. Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997'de geçirdiği kalp krizi sonucu Ankara'da hayata gözlerini yumdu. Cenaze töreni için Türkiye’nin her tarafından yüz binlerce insan Ankara'da biraraya geldi.

Eserleri


Milli Doktrin 9 Işık; Alparslan TürkeşKamer Yayınları; İstanbul, 1997.
Dokuz Işık; Berikan Elektronik Basım Yayım;
9 Işık; Hamle Yayınevi; İstanbul
Dokuz Işık ve Türkiye;Hamle Yayınevi; İstanbul
Ülkücülük; Hamle Yayınevi; İstanbul, 1995.
12 Eylül Adaleti (!) : Savunma; Hamle Yayınevi; İstanbul, 1994.
1944 Milliyetçilik Olayı; Hamle Yayınevi;
Modern Türkiye ; İstanbul.
Milliyetçilik Olayları; Berikan Elektronik Basım Yayım.
27 Mayıs ve Gerçekler; Berikan Elektronik Basım Yayım.
27 Mayıs, 13 Kasım, 21 Mayıs ve Gerçekler; İstanbul, 1996.
Ahlakçılık; Berikan Elektronik Basım Yayım.
Etik (Ahlak Felsefesi), Etik.; Bunalımdan Çıkış Yolu; Kamer Yayınları.
Türk Edebiyatında Anılar, İncelemeler, Tenkidler, Anı-Günce-Mektup; İstanbul, 1994.
Bunalımdan Çıkış Yolu; Hamle Yayınevi; İstanbul, 1996.
Dış Meselemiz; Berikan Elektronik Basım Yayım.
İlimcilik; Berikan Elektronik Basım Yayım
Kahramanlık Ruhu; İstanbul, 1996.
Temel Görüşler; Kamer Yayınları.
Sistemler ve Öğretiler; İstanbul, 1994.
Türkiye'nin Meseleleri; Hamle Yayınevi; İstanbul, 1996.
Yeni Ufuklara Doğru; Kamer Yayınları.
Sistemler ve Öğretiler; İstanbul, 1995.

Yazar istatistikleri

  • 205 okur beğendi.
  • 1.095 okur okudu.
  • 40 okur okuyor.
  • 622 okur okuyacak.
  • 17 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları