Temel Görüşler

Alparslan Türkeş
Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 13 dk.
Sayfa Sayısı:
396
Basım Tarihi:
1979
Yayınevi:
Dergah Yayınları
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·396 syf.··
Beğendi
·
2020 60. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2020 23:48
. Bu kitapta, Başbuğ Alparslan Türkeş’in Türk Dili hakkındaki görüşlerinden Menderes’in idamı konusunda 7 Eylül 1961 tarihinde o tarihteki devlet başkanı Cemal Gürsel’e yazdığı mektuba kadar pek çok konu hakkındaki görüşlerini bulacaksınız. Dokuz Işık’ı bir kenara bırakırsak rahmetlinin diğer bütün kitaplarından daha kapsamlı olduğunu söyleyebilirim. Özellikle dış politika hakkındaki görüşleri için bile okunmaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum. Günümüzde ülkemizin Libya’da, Suriye’de, Irak’ta yaptığı operasyonları düşününce, “Rahmetlinin 1976 Türkiye’sinde üstüne basa basa anlattığı şeyler boşuna değilmiş, milyonlar bu adama boşuna Başbuğ dememiş.” dememek elde değil. Bugün ülkemizin güttüğü hemen her politikanın elli yıl önce ülkücü kadrolarca belirlendiğini, yıllarca sabırla siyasetinin güdüldüğünü gördüm. Şahsen gurur da duydum. Her ne kadar kafasını kuma gömmüş bazı arkadaşlarımız görmemekte ısrar etse de, binlerce yıllık mazimizden süzüle süzüle gelmiş Türk aklı, Türk feraseti, Türk basireti işlerliğini sürdürüyor. 17.06.2020 00.56 Erciş .
Siyaset
Temel GörüşlerAlparslan Türkeş · Dergah Yayınları · 197949 okunma
ÜLKEMDE OLMAYAN ÜLKÜCÜLÜK
Puan vermedi·406 syf.··
2020 36. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2020 16:15
ATAM'IN BİR OKU VAR YA KIRILMIŞ YA DA ŞEKİLDEN ŞEKLE SOKULMUŞ ADI DA : MILLIYETÇİLİK youtu.be/poZJLGCL_UM youtu.be/x7rKat3mkvE youtu.be/hfLFGfeCTQ0 İncelememe bu videoları koyarak başladım! Lütfen her bir sözümü kırk kere düşünerek yazdığım şu incelemeyi Siz de düşünerek ve sonuna kadar okuyarak eleştirin. !!!Yorumları kapalı tutacağım.!!! Rahmetli Alparslan Türkeş'le ilgili biyografik kısa bir açıklama yaparak sözlerime başlamak istiyorum: ...Türkeş, Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşkerli köyünde yaşayan Koyunoğlu ailesinin bir toprak meselesi yüzünden giriştiği kavga sonucu Sultan Abdülaziz’in fermanıyla Kıbrıs’a sürgün edilmesi nedeniyle 25 Kasım 1917’de, Koyunoğlu soyuna mensup Tuzlalı Ahmet Hamdi Bey ve eşi Fatma Zehra Hanımın oğulları “Ali Arslan” olarak Lefkoşa’da doğdu. İlkokul ve rüştiye yıllarında Hüsnü Bey, Selahattin Bey, Mehmet Asim Bey, Ragıp Tüzün Bey, Turgut Bey, Osman Zeki Bey ve Faiz Kaymak gibi Türklük ve Türkçülük şuuruyla bilenmiş hocalardan feyz alan Türkeş’in adı Osman Zeki Bey tarafından “Sultan Alparslan’a denk bir yiğit Türk ol” diyerek, “Alparslan” olarak değiştirildi.  Ailesiyle 1933 yılında İstanbul’a yerleşen Türkeş, Kuleli Askeri Lisesi’ne kayıt oldu. 1936’da Kuleli Askeri Lisesi’ni pekiyi derece ile asteğmen olarak bitiren Türkeş’in, Ankara ve Harp Akademisi yılları başladı. Türkeş, 1938’de genç bir teğmen olarak Harbiye’den mezun oldu... Ne olursa olsun bir insanın hayatı eleştirilirken doğruları ve yanlışlarıyla objektif olarak eleştirilmeli !!! Hele bir de vefat etmiş bir kişi hakkında ileri geri konuşmak edepsizliktir. Bu kitabı okurken ve alıntılarını paylaşırken bir çok sosyalist(!) arkadaşı engellemek zorunda kaldım. Türkeş = Türke eş gibi hakaretler yağdırarak sanki kitabı ben yazmışım
Siyaset
Temel GörüşlerAlparslan Türkeş · Dergah Yayınları · 197949 okunma

Yazar Hakkında

Alparslan TürkeşYazar · 27 kitap
Alparslan Türkeş kimdir? 25 Kasım 1917'de Lefkoşa'da dünyaya geldi. Babası Ahmet Hamdi Efendi, annesi Fatımatül Zehra Hanım'dı. Dervişe Türkeş adında bir de kızkardeşi vardı. Aslen Kayserili olan Türkeş'in büyük dedesi Arif Ağa, Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşgerli köyündendi ve Koyunoğlu ailesiyle bir toprak meselesi yüzünden kavgaya girdiği için Sultan Abdülaziz'in fermanıyla Kıbrıs’a sürgün edilmişti. İlköğretimini Sarayönü İlkokulu'nda alan Türkeş, Hüsnü Bey, Selahattin Bey, Mehmet Asım Bey, Ragıp Tüzün Bey, Turgut Bey, Osman Zeki Bey ve Faiz Kaymak gibi isimler tarafından yetiştirildi. Anne babası tarafından adı Ali Arif olarak konulmasına rağmen, Osman Zeki Bey, "Türkeş'in adını Senin adın Alparslan olsun ve Sultan Alpaslan'a denk bir yiğit Türk ol" diyerek değiştirdi. O yıllarda Kıbrıs, İngiliz işgali altında olduğu için, Türkeş ailesi 1933 yılında tüm malvarlıklarını satıp İstanbul'a taşındı. Kuleli Askeri Lisesi'ne kaydolan Türkeş, o dönemde Turancı yazar ve ideolog Nihal Atsız'la tanıştı. Atsız'dan çok etkilenen, siyasi anlamdaki düşüncelerini geliştiren Türkeş 1936 yılında Kuleli Askeri Lisesi'ndeki, 1938'de Harp Okulu'ndaki eğitimini tamamladı. Bir yıl sonra da piyade asteğmeni olarak girdiği atış okulundan teğmen rütbesiyle mezun oldu. Alparslan Türkeş 1940 yılında hayatını Muzaffer Türkeş'le birleştirdi. Bu evlilikten Ayzit, Umay, Selcen, Sevenbige (Çağrı) ve Yıldırım Tuğrul isimlerinde beş çocuğu oldu. İyi bir puan alarak kazandığı Harp Akademisi'ndeki eğitimini 1944 yılında tamamlayan Türkeş, aynı yılın mayıs ayında Ankara'da gerçekleşen yürüyüşte bir grup milliyetçiyle birlikte tutuklandı. Alparslan Türkeş, Nihal Atsız'la birlikte CHP'nin açtığı Irkçılık-Turancılık davasından yargılandı ve dokuz ay on gün hapse mahkum edildi. Ancak mahkeme süresince bir yıl hücre hapisinde yattığı için tahliye edilen Türkeş, kendisine verilen cezanın Askeri Yargıtay tarafından bozulması sonucu 1947 yılında beraat etti. 1948'de Genel Kurmay tarafından açılan sınavları kazanarak Amerika'ya gönderildi ve iki yıl süresince Amerikan Harp Akademisi'nde eğitim gördü. Mezuniyetinin ardından 1955'de kurmay binbaşı olan Alparslan Türkeş, Washington'da bulunan NATO Daimi komitesinde Türk Genelkurmayı'nın temsil heyeti üyeliğine tayin edildi. 1957 yılının sonuna kadar buradaki görevini sürdürürken bir yandan da University of America'da uluslararası ekonomi eğitimi aldı. 1959 yılında Almanya'da bulunan Atom ve Nükleer Okulu'na gönderilen Türkeş, eğitimini tamamladıktan sonra albaylığa yükselerek Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na NATO şube müdürü olarak atandı. Alparslan Türkeş, 27 Mayıs 1960 darbesinden kısa bir süre önce Elazığ'daki birliğinden Ankara'ya atanmıştı. Talat Aydemir'in önerisiyle Milli Birlik Komitesi'ne alınan Türkeş, darbeyi planlayıp yürütecek olan 38 kişilik grubun içinde yer aldı. Türkeş, bu hareketi milli birliği sağlayacak bir reform hareketi olarak düşünüyordu ve darbe bildirisini 27 Mayıs 1960 günü radyoda ilan etti. O tarihten sonra adı sıkça duyulmaya başlamıştı. 25 Eylül 1960 tarihine kadar Milli Birlik Komitesi üyesi olarak, Başbakanlık Müsteşarlığı yaptı. Bu süre içinde ülke bütünlüğü ve devlet planlama teşkilatı tasarılarını kanunlaştırdı. Türkeş, Türk siyasi tarihine "14'ler" olarak geçen iktidarın sivil hükümetlere devredilmesine karşı çıkan grubun lideriydi. MBK grubundaki albayların da görüş ayrılıkları vardı ve Türkeş, ülkeyi nasyonal sosyalist bir sisteme süreklediği ileri sürülerek 22 Eylül 1960'ta Milli Birlik Komitesi'nden çıkartıldı. Resmen emekli edilen Türkeş, Yeni Delhi büyükelçilik müşaviri olarak Hindistan'a gönderildi. Sürgünde iken Türkiye ile ilişkilerini koparmadı ve MBK Başkanı Cemal Gürsel'e, Yüksek Adalet Divanı 'nda yargılanan Adnan Menderes ve arkadaşlarının idam edilmelerinin doğru olmayacağını vurgulayan mektubu gönderdi. Mektup "Milli Yol" isimli dergide de yayınlanmıştı. Ayrıca 14'ler grubundaki arkadaşlarıyla sık sık haberleşti ve sürgünden sonraki siyasi stratejisini belirleme hazırlıkları yaptı. Türkeş'in 1961-1963yılları arasında Türkiye'ye dönmesine izin verilmemişti. 23 Şubat 1963'de Gümülcine'den yurda dönen Türkeş, kalabalık bir topluluk tarafından karşılandı. Gökhan Evliyaoğlu'nun Adalet Partisi'ne katılması yönündeki teklifini reddeden siyasetçi, milliyetçi çevreleri aynı çatı altında toplamak amacıyla 2 Mayıs 1963'te "Türkiye Huzur ve Yükselme Derneği"ni kurdu. Darbe hazırlığı yapan Talat Aydemir-Fethi Gürcan ikilisiyle bağlantı kurdu. Ancak Talat Aydemir'le aralarında görüş ayrılıkları oluştu. Bunun üzerine darbe olacağına dair hükümeti bilgilendiren Türkeş, konuyla ilgili olarak yargılandı ve dört ay süresince Mamak Askeri Cezaevi'nde hücre hapisinde yattı. Ancak darbe girişimini hükümete duyurduğu için beraatına karar verildi ve 5 Eylül 1963'te tahliye edildi. 12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleşen darbeden üç gün sonra teslim olan Türkeş, cunta tarafından tutuklandı. İdam edilmesi istenmesine rağmen daha sonra cezası hapise çevrilen siyasetçi, bir ay Uzunada'da daha sonra da Ankara Askeri Dil Okulu'nda ve hastalandığı dönemde de Mevki Hastahanesi’nde 4,5 yıl hapis yattı. Türkeş, 9 Nisan 1985'de tahliye oldu. 6 Eylül 1987 tarihindeyse siyasi yasakların referandum ile kalkmasından sonra Milliyetçi Çalışma Partisi'ne (MÇP) katıldı. 4 Ekim 1987 tarihinde yapılan olağanüstü 2.Kongre ile MÇP Genel Başkanlığı'na seçilen siyasetçi, 1991 genel seçimlerinde IDP ve RP ile seçim ittifakı yaparak Yozgat milletvekili olarak yeniden parlamentoya girdi. Ancak 15 Kasım 1991 tarihinde 18 arkadaşı ile ittifaktan ayrılarak bağımsız milletvekili oldu. Türkeş, 25 Aralık 1991 tarihinde Demokratik Hareket Partisi'ni kurdu ancak parti kurucular kurulu kararıyla kapatıldı. 29 Aralık 1991 tarihinde ise Milliyetçi Çalışma Partisi'nin Genel Başkanlığı'na yeniden seçildi. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra kapatılan siyasi partilerin isim ve amblemlerinin kullanılması yasaklanmıştı. 1992'de 12 Eylül darbesiyle kapatılmış olan partilerin eski adlarını almasıyla ilgili olarak Siyasi Partiler Kanunu'nda değişiklik yapılması sonucu, MÇP'nin ismi de 1993 yılında yeniden MHP olarak değiştirildi. Alparslan Türkeş 4 Ocak 1993 tarihinde yapılan kongrede MHP'nin genel başkanlığına seçildi. Türkeş 24 Aralık 1995 tarihinde yapılan genel seçimlerde Adana'dan milletvekilliği adaylığını açıkladı. Ancak MHP, 24 Aralık 1995'te yapılan genel seçimlerde %10 luk ülke barajına takılarak meclise giremedi. Bu dönemde uzlaşmacı bir lider profili çizerek ülke siyaseti üzerinde etkili olan Türkeş, başta 9 Işık olmak üzere siyasi ve tarihi görüşlerini içeren birçok kitap da yazdı. Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997'de geçirdiği kalp krizi sonucu Ankara'da hayata gözlerini yumdu. Cenaze töreni için Türkiye’nin her tarafından yüz binlerce insan Ankara'da biraraya geldi. Eserleri Milli Doktrin 9 Işık; Alparslan TürkeşKamer Yayınları; İstanbul, 1997. Dokuz Işık; Berikan Elektronik Basım Yayım; 9 Işık; Hamle Yayınevi; İstanbul Dokuz Işık ve Türkiye;Hamle Yayınevi; İstanbul Ülkücülük; Hamle Yayınevi; İstanbul, 1995. 12 Eylül Adaleti (!) : Savunma; Hamle Yayınevi; İstanbul, 1994. 1944 Milliyetçilik Olayı; Hamle Yayınevi; Modern Türkiye ; İstanbul. Milliyetçilik Olayları; Berikan Elektronik Basım Yayım. 27 Mayıs ve Gerçekler; Berikan Elektronik Basım Yayım. 27 Mayıs, 13 Kasım, 21 Mayıs ve Gerçekler; İstanbul, 1996. Ahlakçılık; Berikan Elektronik Basım Yayım. Etik (Ahlak Felsefesi), Etik.; Bunalımdan Çıkış Yolu; Kamer Yayınları. Türk Edebiyatında Anılar, İncelemeler, Tenkidler, Anı-Günce-Mektup; İstanbul, 1994. Bunalımdan Çıkış Yolu; Hamle Yayınevi; İstanbul, 1996. Dış Meselemiz; Berikan Elektronik Basım Yayım. İlimcilik; Berikan Elektronik Basım Yayım Kahramanlık Ruhu; İstanbul, 1996. Temel Görüşler; Kamer Yayınları. Sistemler ve Öğretiler; İstanbul, 1994. Türkiye'nin Meseleleri; Hamle Yayınevi; İstanbul, 1996. Yeni Ufuklara Doğru; Kamer Yayınları. Sistemler ve Öğretiler; İstanbul, 1995.