bu kitapla Kore, Finlandiya ve Polonya eğitim sisteminin ABD ile benzer ve farklı taraflarını göre biliriz. hem de doğru ve yanlışı da fark ede biliriz kendimiz ve ailemizdeki bu yolu gidecekler için
Eğitim Alanında yazılmış harika bir araştırma kitabı. Tam uzmanlıkla yazılmış ve somut bilgilere dayandırılmış. Her alandan kişinin okuması ve bilgileri özümsemesi gereken bir kitap. Diğer ülkelerle kendi sistemimizi karşılaştırma ve artı eksi yönlerimizi görmemizi sağlayacak. Kaliteli bir eğitimci ordusu olmadan kaliteli bir eğitim olmaz.
Finlandiya, Güney Kore ve Polonya eğitim sistemlerini öğrenci değişim programlarına katılan öğrenciler üzerinden hikayeleştiren kitap, ülkelerin PISA sonuçlarına göre Amerikan eğitim sistemi ile de karşılaştırıyor. Yazar, gönüllü üç Amerikalı öğrencinin söz konusu üç ülkedeki deneyimlerinin yanı sıra öğrenci değişim programlarına katılan öğrencilerin cevapladıkları anketleri de yorumlamış. Yaptığı kıyaslamalarda akıllı tahtaların olmadığı, spor ve sosyal etkinliklerin eğitim müfredatı içinde fazlaca yer almadığı ve eğitimde teknolojinin Amerika kadar kullanılmadığı üç ülkenin başarısını öğretmen yetiştirme ve maddi kazançları, velilerin ve öğrencilerin eğitimden beklentilerinin yüksek olması ve lise bitirme sınavlarının zorunluluğu gibi pek çok nedene dayandırıyor. Türkiye ile Amerikan eğitim sistemleri arasındaki pek çok paralelliği de görmek olası. Kitapta bahsedilmese de akışından çıkardığım bir sonuç da eğitim politikalarındaki sürekliliği de belirtmek de fayda var. Kitapta aklımda kalan bir bölüm, "Amerika'daki yazılı sınavda yardım isteyen öğrencilere öğretmenlerin yardım etmelerini, Finli öğrencinin tuhaf karşılaması, kendi ülkelerinde böyle bir şeye asla müsaade edilmediğini belirtmesi, Amerika'daki öğretmenlerin merhamet duygusunun öğrencileri gevşettiğini belirtmesidir." Bizdeki de farklı değil sanırım.
Kitap eğitim sistemimizdeki sorunlarla ilgili herhangi bir sohbet esnasında direkt akla gelen birkaç ülkenin nasıl başardığı üzerine kurgulanmış, romandan ziyade bir bilgilendirme kitabı olarak değerlenrilebilir.Kitabı okuduktan sonra örnek gösterilen ülkelerdeki eğitim sisteminin negatif yönlerini de görmüş olmak bu ülkelerle ilgili oluşturulan fazlaca abartılı algıyı değiştirebilir, kendi ülkemizde nelerin uygulanıp nelerin uygulanamayacağı üzerinde durulabileceğinin farkına vardım.
Kitap Amerika'nın PISA sınavında ilk ona bile girememesiyle başlıyor. Ekonominin ilkleri eğitimin ilkleri değildi. Nitekim yazarımız Amerika eğitim sistemi ile Finlandiya, Güney Kore, Polonya gibi ülkelerin eğitim sistemlerini karşılaştırıyor. Bu ülkeler arasında hiç şüphesiz galip gelen Finlandiya eğitim sistemi oluyor. En ilginci ise Güney Kore Kitabı okudukça eğitimin niteliğinin ve eğitimde ciddiyetin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyoruz bu doğrultuda Türkiye eğitim sistemini diğer ülkelerle kıyaslayınca durumun içler acısı olduğunu görüyoruz umarım bir gün bizim de eğitim sistemimiz imrenilen eğitim sistemlerinden biri olur ve işini ciddiyetle yapan insanların elinde olur. Herkesin enazından eğitim sisteminin bir parçası haline gelen tüm bireylerin okuması gerektiğini düşünüyorum. Keyifli okumalar dilerim.
Araştırmacı gazeteci ve yazar Amanda Ripley, bazı ülkelerin nasıl daha zeki çocuklar yetiştirdiğini bulmak için yaptığı küresel bir araştırmada, bu ülkelere yerleşmiş üç Amerikalı genci bir yıl boyunca takip eder. Bu gençlerin gittikleri ülkelerin eğitim sistemine dair tecrübelerini objektif bir şekilde aktarmaya çalışır. On beş yaşındaki Kim Oklahoma'dan Finlandiya'ya gidebilmek için 10.000 dolar biriktirir; on sekizindeki Eric, Güney Kore'nin hızla gelişen bir şehrini, başarı oranı yüksek bir Minnesota banliyösüne tercih eder ve on yedi yaşındaki Tom, Polonya'ya gitmek için Pensilvanya'nın tarihî bir kasabasından ayrılır. Ripley, bu gençler aracılığıyla, savaşta yaralanmış reformcular, derste uyuyan öğrenciler ve yılda 4 milyon dolar kazanan bir öğretmenle tanışır. Diğer kültürlerde yaptığı eğitimle ilgili çığır açan araştırmalarıyla birlikte, tüm bu öykülerden şaşırtıcı bir "dönüşüm" ortaya çıkar: Bu ülkelerin hiçbiri, daha önce bu denli çok sayıda "zeki" çocuğa sahip değildi.
Eğitimcilerin mutlaka okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap oldu benim için.