Andrew Shaffer

Andrew Shaffer

Yazar
7.2/10
49 Kişi
·
132
Okunma
·
2
Beğeni
·
911
Gösterim
Adı:
Andrew Shaffer
Unvan:
Yazar
Doğum:
Abd, 1978
15 Nisan 1864'te Dostoyevskinin eşi hayatını kaybetti.Dostoyevskinin ertesi gün günlüğüne yazdığı kısa not insanın kalbini derinden yaralayan cinstendi:”16 Nisan.Masha (Maria) masada uzanmış yatıyor.Masha'yı bir daha görebilecek miyim?"
Thomas De Quincey ( 1785 - 1859)
Mirastan gelen paranı çoğunu en az beş bin kitaptan oluşan, çok etkileyici bir kitaplık oluşturmaya harcadı.
296 syf.
·4 günde·10/10
Edebiyat dünyasında, Ahlaksızlığın Efendisi olarak bilinen Marquis de Sade, bağımlılıkları ile Thomas De Quincey, Samuel Taylor Coleridge kitabın ilk sayfalarına konuk olmuş.

Edgar Allan Poe, Oscar Wilde, F. Scott Fitzgerald, Ernest Hemingway Daha kimler var derseniz Onların bağımlılıkları ve ahlak dışı davranışlarını, aile hayatlarını ve yaşam ve ölüm arasındaki kısa yolculuklarını yazar irdelemeden okura aktarmış...

Kısa kısa biyografi tarzında yazılmış olan bu eserde yazarların bildiğimiz yönlerinin yanı sıra bilinmeyen yönleri, şiddete olan eğilimlerini, toplum dışı davranışlarını okurken şaşırdım.

Bir çoğu mutsuz ve intihar ederek dünyadan ayrılmış. Yaşarken kendilerini toplumdan soyutlamış gibi görünseler de ahlak dışı davranışları ile yaşadıkları dönemlerde toplumun fazlasıyla içinde olmuşlar. Bir çoğu madde bağımlılığı ile gördüğü halüsinasyonlarla baş etmek zorunda kalmış, madde bağımlılığını içsel olarak bir çoğu normal kabul etmiş...

Dönemlerinde yaşadıkları trajedi ve ahlaksız davranışlarla bir çoğu ailelerinden uzaklaşmış veya aileleri onları kabul etmemiş. Toplum ahlakını etkilemesinler diye özellikle Ahlaksızlığın Efendisi olarak bilinen Marquis de Sade'nin ailesi yazdığı el yazmalarını kimse okumasın diye yakmışlar...

Yazarlar hakkında okuduğum en ilginç eserdi. Biyografi tarzı okumayı seven okurlara tavsiye ederim. Sıkılmadan okuyacaksınız...
170 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Adamın yazış tarzına o kadar aşığım ki. Edebiyat’ın Aykırı Çocukları’nı da bayılarak okumuştum. Her cümlede adama aşka geliyorum okurken ndldnşcm O kadar muhteşem yazıyor ki...
170 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Fikir dünyamızın aktörlerinin aşk hayatları da acaba eserleri gibi aydınlık mı? Hem evet hem de hayır. Edebiyatta şöyle bir söz var: "Gerçek hayat, kurgudan daha tuhaftır." Büyük eserler vermiş veya fikirleriyle dünyaya ışık tutmuş insanların özel hayatlarında ne düzeyde tutarsız ve tuhaf olaylara imza attıklarını görmek, büyük yapıtlarına rağmen birer insan olduklarını, üstelik ilginç insanlar olduklarını gözler önüne seriyor; sadece kendilerinin değil, karşılaştıkları insanlar da ilginç üstelik. Kitapta, ikisi kadın olmak üzere, Thomas Aquinas'tan Albert Camus'a, Friedrich Engels'ten Søren Kierkegaard'a, Seneca'dan Lev Tolstoy'a kadar 38 düşünürün özel hayatlarından kesitler verilmiş. Bu kesitler ya tek bir olaya ya da hayatlarındaki önemli birkaç olaya dayanıyor. Bu olaylardan bazıları bugünün dizilerine konu olabilecek nitelikte. Yazarın dili oldukça eğlenceli. Kitabın sonunda verilen "Zaman Çizelgesi", kitapta adı geçen düşünürlerin hayatlarındaki önemli olayları toplu biçimde veriyor ve bir özet niteliğini taşıyor. Bu çizelge, MÖ 350'den başlayarak 1980 yılında sona eriyor. Her düşünürün özel hayatına değinilmeden önce, bu hayatı özetleyen bir söze yer verilmiş. Bu da isabetli olmuş. Örneğin, Søren Kierkegaard bölümündeki söz şöyleydi: "Aşk her şeydir, size her şeyi verir, her şeyinizi alır." Birkaç saat içinde okunabilecek kitap, adeta zamanda yolculuk yapmanın bir aracına dönüşüyor.
296 syf.
·8/10
Son dönemde, böyle deneme-inceleme tarzındaki kitaplar romandan daha fazla tat verir oldu bana. Muhtemelen bilgi açısından daha doyurucu oldukları içindir. Bu kitapta da "serseri" yazarlarla tanışıyoruz. Özelikle Sade beni dehşete düşürdü. Kökeni "edep"ten gelen bir türe ancak bu kadar tezat düşülür herhalde. Onun dışında alkolikler, uyuşturucu bağımlıları, seks manyakları, skandallar ile tanıdığınız yazarların yaptıkları ağzınızı açık bırakabilir.
170 syf.
·43 günde·Beğendi·8/10
Fikrine inandığımız, kitaplarını okuduğumuz insanların aşk hayatları o kadarda iyi değilmiş. kimisi fahişeyle yaşamış kimisi kardeşine sulanmış, kimisi hiç evlenmemiş...ama ortak nokta şu ki eğer aşklarına kaptırsalardı kendilerini bu eserleri hiç veremezlerdi.
170 syf.
·6/10
Filozofların, aşk yaşamlarının ve aşka bakış açılarının kısa kısa anlatıldığı bu kitabı okurken, zaman zaman felsefi düşünceleriyle, özel yaşantılarının birbiriyle çelişmesine sıklıkla tanık oldum. Bence felsefi düşüncelerini okumak daha yararlı olabilir. Özel yaşantıları çok karmaşık ve hayret verici olmakla birlikte, düşüncelerine ters olgular içerisinde hayal kırıklığı yaratabilir. Ama bir yandan da özel yaşamları bu denli karmaşık kişiliklerin, felsefeye yön vermesi akla uydurulabilir. Hele ki, felsefe derin karmaşıklıklar içerisinde sorgulayıcı nitelikte değerlendirildiği zaman. Sonuç olarak, meraklıları için, istediğiniz filozaftan başlayabileceğiniz, kısa anlatımlar içerisinde, takip etme ihtiyacına gerek kalmayan bir kitap bu.
170 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Son zamanlarda okuduğum en harika kitaplardan biri oldu. Yaklaşık 20-25 filozofun aşk hayatlarında pek de başarılı olamadıkları anlatılmış. Bazı filozofları ilk kez okumuş oldum ama çoğunu gündelik yaşamdan da biliyordum. Yer yer okurken insanı güldüren bölümler de vardı. Bunun yanı sıra üzücü bölümler de vardı.
.
.
Kimisi kadınlardan nefret ediyor, kimisi de sadece bir tane ile yetinmeyip birden fazlası ile hayat sürüyor. Kimisi evliliğin aşkı öldüreceğini düşünüp her gün başka bir kadında soluğu alıyor. Kısacası çok değişik ama güzel bir kitaptı ya.
.
.
Sokrates: “Ne olursa olsun evlenin! İyi bir karınız olursa mutlu olursunuz, kötü bir karınız olursa da filozof.” (Karısı hırçınlığı ile nam salmıştı)

• Friedrich Nietzsche: “Ah kadınlar! Yüceyi yüceltir, aşağılık olanı yaygınlaştırırlar.” (Evlilik teklif ettiği her kadından hayır cevabı almasına rağmen teklifte bulunmaya devam etti)

• Jean-Paul Sartre: “Elbette çirkin kadınlar var, ama ben güzel olanları tercih ediyorum.” (Metresini evlat edindi)

• Simone de Beauvoir: “Kocayı elde etmek bir sanattır, onu elde tutmaksa bir iş.” (Sartre ile hiç evlenmedi ama yattıkları ortak mezarda sonsuza kadar birlikte olacaklar)
#parlakmeltemkitapligi
296 syf.
·1 günde·Beğendi·5/10
Sadece amerikalı ve ingiliz yazarları konu almış eksik kalmış sanki internetten edinilen bilgilerle düzenlenmiş gibi yazarların fotografları ile kitap zenginleştirilebilirdi
170 syf.
Abowwww kitap dedikodunun dibi öffff öfff öfff... Kimler kimler yok ki: Tolstoy, Dostoyevski, Sartre, Platon, Kant, Camus, Ayn Rand, Hume, Rousseau, Heidegger, Schopenhauer, Hegel... Kırka yakın ismin aşk dedikodusu wuhuuuuu...

Ulen Jean Jacques Rousseau bildiğin Sadomazoşist anammm ben şokkk

Neyse dedikodu yaneeeeee kaçmazzzzz
170 syf.
·Puan vermedi
ne kadar büyük düşünürsen düşün olmayınca olmuyor.. filozofların farklı yönlerini görmek istiyorsanız mutlaka okuyun..

Yazarın biyografisi

Adı:
Andrew Shaffer
Unvan:
Yazar
Doğum:
Abd, 1978

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 132 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 130 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.