Adamın yazış tarzına o kadar aşığım ki. Edebiyat’ın Aykırı Çocukları’nı da bayılarak okumuştum. Her cümlede adama aşka geliyorum okurken ndldnşcm O kadar muhteşem yazıyor ki...
Edebiyat dünyasında, Ahlaksızlığın Efendisi olarak bilinen Marquis de Sade, bağımlılıkları ile Thomas De Quincey, Samuel Taylor Coleridge kitabın ilk sayfalarına konuk olmuş.
Edgar Allan Poe, Oscar Wilde, F. Scott Fitzgerald, Ernest Hemingway Daha kimler var derseniz Onların bağımlılıkları ve ahlak dışı davranışlarını, aile hayatlarını ve yaşam ve ölüm arasındaki kısa yolculuklarını yazar irdelemeden okura aktarmış...
Kısa kısa biyografi tarzında yazılmış olan bu eserde yazarların bildiğimiz yönlerinin yanı sıra bilinmeyen yönleri, şiddete olan eğilimlerini, toplum dışı davranışlarını okurken şaşırdım.
Bir çoğu mutsuz ve intihar ederek dünyadan ayrılmış. Yaşarken kendilerini toplumdan soyutlamış gibi görünseler de ahlak dışı davranışları ile yaşadıkları dönemlerde toplumun fazlasıyla içinde olmuşlar. Bir çoğu madde bağımlılığı ile gördüğü halüsinasyonlarla baş etmek zorunda kalmış, madde bağımlılığını içsel olarak bir çoğu normal kabul etmiş...
Dönemlerinde yaşadıkları trajedi ve ahlaksız davranışlarla bir çoğu ailelerinden uzaklaşmış veya aileleri onları kabul etmemiş. Toplum ahlakını etkilemesinler diye özellikle Ahlaksızlığın Efendisi olarak bilinen Marquis de Sade'nin ailesi yazdığı el yazmalarını kimse okumasın diye yakmışlar...
Yazarlar hakkında okuduğum en ilginç eserdi. Biyografi tarzı okumayı seven okurlara tavsiye ederim. Sıkılmadan okuyacaksınız...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitabı bu sene başında okudum, ancak o kadar güzel bir gerçekliği yansıtıyor ki, hala elim gidiyor, ve aynı şeyleri tekrar okuyorum.
İnceleme hak ediyor dediğim bir kitap, çünkü edebiyatın kimisi altın taşlarından, kimisi sessiz kalmış cevheri, kimisi bütün övgüleri almış olanına kadar, içerik kısmında olmayıp yazarla ilişkisi olan isimleride anlatmış bir kitap.
Kısa kısa biyografiler şeklinde hazırlanmış ve bizim okuyup hayranlıktan tutkuyla bağlandığımız bir eserlerin ne koşullarda nasıl psikolojilerde nasıl dönemlerden geçerek son hallerini aldığını okuyorsunuz.
Kirli çamaşırların açıkça anlatıldığı, alkol, uyuşturucu, cinsellik, yalan, korku,...vs bugün okuyup tanıdığımızı sandığımız, aslında bize tanıtıldığı şekilde olmayan yazarlar...
Gerçek hayat hikayeleri birer cümleyle bile anlaşılabilir, elinizde varsa kesinlikle ve kesinlikle hemen okuyun!
Not:Biyografi aşığı insanlarda özel bir yeri olacaktır.
Tarihte derin izler bırakmış, düşüncelere yön vermiş, pek çok kişinin peşinden gitmesini sağlamış düşünürlerin konu aşka gelince bu denli çuvalladıklarını görmek harikaydı.
Fakat bu düşünürlerin çoğunun ortak bir noktası var: O da aşklarının arasında büyük yaş farkları olması. Bu pek çoğundan rahatsız olmamı sağladı. Hatta bazıları reşit olmayan kızları bile istemiş, öyle düşünün.(Örnek Augustinus,Tolstoy)
Gelin kitaptaki ilginç olayların bazılarına bakalım:
-Ana dili Almanca olan nişanlısı Fransızca öğrenemediği için nişanı atan John Calvin
- Genç Werther'in Acıları kitabını yazarak pek çok kişinin intihar etmesine yol açan Johann Wolfgang Von Goethe
-Kumar borçlarını ödeyebilmek için karısının yüzüğünü rehine veren Fyodor Dostoyevski
-Halka açık alanlarda mastürbasyon yapan Diyojen
-Karısına bıçak fırlatan Auguste Comte
ve çok daha fazlası bu kitapta. Aşkın ne kadar karmaşık ve değişken bir duygu olduğunu anlamamıza yardımcı oldu. Kısa sayfa sayısı ve bir çok kişiden bahsetmesi kolay okunmasını sağlıyor. Şans verin derim...
Edgar Alan Poe, F. Scott Fitzgerald, Balzac, Oscar Wilde, Hemingway ve daha bir çok yazar ve şairin sıra dışı yaşamlarını anlatan biyografik bir kitap.
En çok okunan, hayranı bol bu yazarların zaafları, madde ve alkol bağımlılığından kurtulamamaları, skandalları, şisdet eğilimleri, ahlak dışı yaşamlarını kısa kısa anlatmış yazar.
Biyografi okumayı sevdiğim için keyifle ama aynı zamanda şaşkınlıkla okudum. Okuduğum veya sadece ismen bildiğim bu ünlü yazarların çalkantılı hayatı beni fazlasıyla şaşırttı.
Eğer sevdiğiniz yazar veya şair için 'ben her koşulda severim, özel hayatı beni ilgilendirmez, önyargı oluşturmaz ben yazdığına bakarım' diyenlerdenseniz mutlaka okuyun.
Ön yargım olur diyorsanız uzak durun derim.
Zamanın çok ötesinde yaşayan,saygı duyulan,sevilen filozofların aşk hayatları çok sıradan insanlarınkine benzemesi beni şaşırttı.Binlerce yıldır isimlerini tarih sayfalarında, şimdilerde yaşatan bu insanların gönül işlerinde sınıfta kalmaları…Eşler arasındaki sorunların,çekişmelerin evrensel oluşuna tanıklık ettim.İnsanın kendisine çok anlam yüklememesi gerektiğini anladım.
Kitap çok eğlenceli geldi bana.Kolay okunuyor,sıkılmıyorsun.Çoğu yerde güldürdü beni.Şaşırdığım yerlerde oldu.
Gerçek görünenin arkasındadır.Bu kitapta da bunu net gördük.
Tolstoyda olsanız kadından çekiyorsunuz.
Tolstoyda olsanız kadına çektiriyorsunuz.
Sakin olun hepimiz deliyiz.iyi okumalar dilerim.