Ben Mikaelsen

Ben Mikaelsen

Yazar
9.3/10
39 Kişi
·
88
Okunma
·
0
Beğeni
·
963
Gösterim
Adı:
Ben Mikaelsen
Unvan:
Yazar
Doğum:
La Paz, Bolivya, 8 Aralık 1952
Uzun boylu,çekici bir kadın yanlarına yaklaştı. Petey gülümseyerek çarpık kollarını çırptı. Gözleri parlayarak, "Meehaaa, Meehaaa," diye bağırdı.
Kadın, gülümsemeden Petey'e baktı.
Trevor, kadın uzaklaşırken, yüksek sesle bağırdı: "Size 'Merhaba' dedi"
Kadın Trevor'u duymazdan geldi.
Olanlara anlam veremeyen Petey, "Niyyy?" diye sordu.
"Niye mi merhaba demedi?"
"Eeee."
Trevor , öfkeyle dudağını ısırdı. "Babam güzelliğin hep yüzeyde kaldığını ama çirkinliğin en derinlere kadar işlediğini söyler."
Tanrı’ya umut bağlayanlar güç tazeler, kartallar gibi kanat açıp yükselirler. Koşar ama zayıf düşmezler, yürür ama yorulmazlar.
Babam güzelliğin hep yüzeyde kaldığını ama çirkinliğin en derinlere kadar işlediğini söyler.
“ Bir gün, bir yerde, daha iyi bir dünya olacak. Oraya vardığımız zaman, sen sıranın en önünde olacaksın. Sıranın en önünde, beni duyuyor musun?”
Bedene hapsolmuş bir ruhun insanı derinden etkileyen hikayesi...Öğretmenlerin öğrencilerine tavsiye edeceği en güzel kitaplardan biri bence. Beyin felciyle doğup doktorların yanlış teşhisleri sonucu zihinsel engelli kabul edilen Petey iki yaşındayken ailesi tarafından akıl hastanesine gönderilerek terk edilir. Sonrası kocaman bir hayatın hikayesi .Okumanızı öneriyorum.Okuyup unuttuğunuz kitaplardan olmayacak.
Çok hoş bir kitaptı. Sonunda ağlamamak için kendimi tuttum. Yaşanmış olması beni daha da etkiledi. Bu kitaptan sonra yaşlı özellikle de hasta olanlara daha dikkatli davranacağım. Çünkü bir gülümseme bile o kadar kıymetli ki onlar için. İnsanlar ne yaşarsa yaşasın umudu elinden bırakmamalı. Yaşamak için dünyadaki küçücük şeyleri dikkatle incelersek bize çok farklı bir bakış açısıyla geri döner ve yaşamdan zevk almamızı sağlar. Bana bunları kattı yani. Tavsiye ederim kesinlikle..
Baş kahraman engelli olan ne kadar az kitap var farkında mısınız? Bu açıdan Petey; gerçek yaşam öyküsü olması, Spastik engelli bir çocuğun iç dünyasını yaşamışçasına hissettirmesi, en hüzünlü olayı bile umutla birlikte anlatmasıyla başucu kitabı olmalı. Her ne kadar gençlik edebiyatı katagorisinde olsada her yaştan okurun beğeneceğine inanıyorum.
"Biz insanlara yaşamak için neden veririz , ölmek için değil" Kitabın sonlarına doğru gözyaşlarima hakim olamadım. Gerçek bir yaşam öyküsü Petey...
Gözyaşlarınızı tutamayacağınız harika bir kitap Petey. Petey, kesinlikle çok özleyeceğim bir karakter olacak. Bence bir insanın bu kitaptan öğrencek çok şeyi var, okurken sevginin, dostluğun, ailenin ne kadar önemli ve değerli bir şey olduğunu daha iyi anlıyorsun. Her zaman elinde olanlar için şükretmen gerektiğini ve başına ne gelirse gelsin yaşama sevincini kaybetmemen gerektiğini Petey çok iyi bir şekilde öğretiyor. Hikayenin gerçek bir yaşam öyküsü olduğunu bilmekse çok ayrı bir duygu çünkü kitapta o kadar alıştığın ve dersler çıkardığın bir insanın gerçek hayatta var olmuş birisi olması kitabı çok daha özel bir duruma getiriyor. Bence mutlaka okuyun ve Petey'i sizde tanıyın.
Bazı kitaplar yüreğinizin en ince noktasına dokunur, hem hüzün hem mutluluk verir, Petey benim o gruba koyacağım kitapların arasında yerini aldı. Hiç yolda karşılaştığınız herhangi bir engeli olan bir kişiye gerçekten içinizden gelerek gülümsediniz mi, selam verdiniz mi? Bence artık gülümseyin, selam verin ve Petey'i mutlaka okuyun.
Petey 1922'de doğduğunda ciddi zeka geriliği teşhisi koyan doktor, dediğinden bir adım bile geri atmadı. Ona göre Petey'de zeka geriliği vardı ve tedavi olamazdı. Ailesi 2 sene boyunca her yolu denedi ama doktorlar sözleşmis gibi zeka geriliği konusunda ısrarcıydı, ailenin bir tercih yapması gerekti ve onlar Petey'i Warm Spring Akıl Hastanesine yatırmayı uygun gördü, yatırdılar ve gittiler geri kalan ömrünün bir gününde dahi aynı kanı taşıyan aile bireylerini görmedi. Aile olabilmek için kan bağı sart mıydı? Petey'in yolundan bir çok insan geçti lakin o hep mutlu olcak bir şeyler bulmayı tercih etti. Gercekten de Petey'de zeka geriliği var mıydı? Yoksa sadece beyin felci ile doğmuş normal zeka sahibi bir birey miydi?
Belki de bedenin içine tutsak olmuş bir kuştu...mesela güvercin...

"Öyle görünüyor ki insanlar dostlarını kaybedince var olma nedenlerini de yitiriyorlar. Calvin'in öğrenmesi gereken şey, her zaman bir yarın ve yeni arkadaşlar olduğu gerçeği."
Kütüphanenizde mutlaka olmalı. İnanılmaz bir hikaye. Akıcı ve yalın bir dili var. Sevdiklerinize armağan edebilirsiniz. Duygulara hitap eden bir roman. Tavsiye ederim.
Gözünüzü açıyorsunuz ve kendinizi bir bedenin içine hapsolmuş buluyorsunuz. Hem de hiçbir organınızı kullanamayacak bir halde. Herşeyin farkındasınız fakat insanlar sizin aklınız olmadığını zannediyor. Bu sebeple ömrünüzün çoğu bir akıl hastanesinde geçiyor.
Sadece aklınız olmasına rağmen yüreğinizde sevgi ve umut hiç eksik olmuyor. Durumunuzu kabullenip herkesi seviyorsunuz... Koşulsuz herkesi seviyorsunuz. Belki de yapabildiğiniz tek şey sevmek.
Bu sevginizle başka yüreklere dokunuyorsunuz.
Zamanla sevginiz manyetik bir alan oluşturuyor ve size bakmaya, yanınıza yaklaşmaya çekinen insanları size çekiyor. Buna sevginin gücü de denebilir aslında. .
Hiçkimse bedenini kendi seçerek dünyaya gelmiyor. Var olmamızı sağlayan beden bazı durumlarda insana hapishane olabiliyor. Zamanımızda bedenlerin kutsanması ayrı bir durum tabi.
Konumuza dönersek. İşte Petey böyle bir yaşantısı olan bir insanın hikayesi.
Beyin felciyle dünyaya gelmiş, zihinsel engeli olmamasına rağmen yanlış teşhis sonucu akıl hastanesine gönderilip ömrünün çoğunu orada yaşayan birinin hayat hikayesi.
O şartlarda konuşamamasına rağmen edindiği dostlar, olanı kabullenip mutlu olmanın nüanslarını bulması, hepimizin sağlıklı hayatlarımızda peşinde olduğumuz istekler.
Kitap edebiyat anlamında çok doyurucu olmayabilir. Ancak ders verme, örnek alma, kendinin farkında olma anlamında okunması yararlı bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yazarın Petey'in hayatına yaptığı dokunuşlar ( kitabı okuyunca anlayacaksınız) ve kurgusu çok iyi. Unutmayalım ki hepimiz bir Petey olarak dünyaya gelebilirdik.
Hepimizin Petey'in kafesine benzeyen ondan çok çok küçük de olsa kendi kafeslerimiz olabilir. Ancak hepimiz Petey'in hayata bakışını kendimize örnek almalıyız.
Bu uygulamada paylaştığım ilk kitap. Neden ilk kitap olarak “Petey’i” seçtiğimi soracak olursanız şu ana kadar okuduğum en akıcı, en hüzünlü ve en heyecanlı olan Kitaptı.

Kitabın konusuna gelecek okursak bir adamın doğumundan ölümüne kadar olan hayatını, nerelerde bulunduğunu (yaşadığını) konu alan muhteşem bir kitap.

Petey’nin aslında çok küçük bir hastalığı var ama doğumu yapılırken orda olan doktor bunu çok büyük bir sorun sanıyor ve Petey’nin hayatını resmen mahfediyor o doktor yüzünden hayatı huzur evlerinde, hastanelerde geçiyor.

Ve size son bir bilgi vermek istiyorum. Bu kitabı bitirdiğimde gözyaşlarımı durduramadım. Eminim sizde kitabı çok beğenip heyecanla okuyacaksınız!
Okurken göz yaşlarıma hakim olamadım. Ben olsaydım dedim bu kadar yaşama tutunurmuydum bir bedene hapsolmuş olarak kendimi ifade edemeden insanların bi yaratık gibi bakışlarına rağmen mutlu olabilir miydim ve buna benzer sorular kafamda döndü durdu. Kesinlikle okunması gereken bir kitap okuyalım ve okutalım ki bu şekilde hayata tutunmaya çalışanlara, mutlu olmaya çalışanlara bizlerde varız demeye çalışanlara birde bizler bu hayatı zorlaştırmayalım birde bizler çekilmez hale getirmeyelim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ben Mikaelsen
Unvan:
Yazar
Doğum:
La Paz, Bolivya, 8 Aralık 1952

Yazar istatistikleri

  • 88 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 59 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.