Vicdan hükümleri geçerliydi bu ortamda. Sanki vicdanımız doğru hükümleri gösteren bir tür rehberdi. İyiliğin ve kötülüğün dönücü olduğunu anlamaya başlamıştım. ( sebep-sonuç yasasının spatyomdaki varlık tarafından algılanışı)
Büyük, küçük, çirkin, güzel, zengin, fakir, dost, düşman, kafir demeden herkese iyilik etmeye, hizmet etmeye, eşit davranmaya çalışmanın, buradaki kapının anahtarı olduğunu kavramıştım...
Hayatımın bundan sonraki bölümünde, daima olumlu bir duygu taşımak ve olumlu düşünceler üretmemin, öte alemde kabul görmem için şart olduğu hissettirildi.