Caragh M. O'Brien

Caragh M. O'Brien

Yazar
7.9/10
70 Kişi
·
156
Okunma
·
4
Beğeni
·
1.228
Gösterim
Adı:
Caragh M. O'Brien
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
St Paul, Minnesota
"Unutma, hepimiz savunmasızız. Özellikle de birini seviyorsak."
"Yanılıyorsun," dedi Gaia ailesini düşünerek. "Asıl sevgi, bizi güçlü kılar."
Caragh M. O'Brien
Sayfa 22 - Martı Yayınları
Bir şeyin doğru olduğuna karar verdiğin anda, seni kimse onu yapmaktan alıkoyamaz.
Caragh M. O'Brien
Sayfa 448 - Martı Yayınları
Cesur olmak zorundayım. Kız kardeşine sımsıkı sarıldı ve tüyleri ürpererek derin bir nefes aldı.
480 syf.
·Beğendi·8/10
Eveettt hasta hasta bir kitabı daha bitirmiş bulunmaktayım. Oldukça başarılı, gizem dolu, sürükleyici bir kitaptı. Ve yine bir distopya dünyasıyla karşı karşıyayız. İnsanlar iki topluma bölünmüş durumda... Aralarında kocaman bir duvarla birbirlerinden ayrılmışlar. Duvarın içindekiler Anklav denilen üstün bir ırk... Gerçi ne kadar üstün oldukları tartışılır. İhtişamlı bir hayatları var, keyifleri yerinde... Hayatlarının ayrıntılarını bir sır gibi saklıyolar. Duvarın dışındakilerse bölgelere ayrılmışlar, ite kaka hayatlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. İşin en kötüsü ise her ebe her ay doğurttuğu 3 bebeği Anklav'a teslim etmek zorunda... Bunun sebebini ise kitapta ilerledikçe öğreniyoruz. Duvarın içinde nüfus kısıtlı. Bir süre sonra evlilikler tamamen akraba evliliğine dönmüş. E aynı genetik havuzdan çıkan insanların evliliğiyle de çekinik genlerde bulunan hastalıklar tavan yapmış, kısırlık baş göstermiş. Çok akıllı olan üstün ırkımız da kendince çok zekice bir yol bulmuş. Duvarın diğer yanındaki küçümsedikleri halkın elinden çocuklarını almak... Resmen onları kandırarak, çocuklarına daha iyi bir dünya vaad ederek, veren aileyi de güyaa ödülendirerek ilk başlarda seçim yöntemiyle en sağlıklı, en kusursuz çocukları seçmişler. Sonrasında da aileler arasında haksızlık olmasın diye her ayın doğan ilk üç bebeği diye belirlenmiş. Ama bu bebekler de aynı şekilde sağlıklı ve kusursuz olurlarsa duvarın içine kabul edilebilirler. Kısacası Nazi Almanyası'nı hatırlattı bana... Bir üstün ırk yaratma çabası, kusurlu olanları kabul etmemesi falan... Anklav da coğrafi bir terimmiş zaten... Etkilenmiş olabilir yazarımız.

Baş karakterimiz Gaia'da bu duvarın dışında kalan yoksul halktan birisi... İki abisi de Anklav'a evlatlık verilmiş. İçten içe hep kıskanıyor içerdeki çocukları, elde ettikleri fırsatları... Ama duvarın içine kabul edilmesi mümkün değil zaten... Duvarın dışında da hayat hiç kolay değil onun için... Yüzündeki yara izi nedeniyle yıllardır insanlar tarafından dışlanmış, dalga geçilmiş. Yıllardır ebe olan annesine yardım ediyor. Bir gece ilk defa tek başına bir bebeğin doğumunu sağlamışken eve döndüğünde annesi ve babasının Anklav muhafızları tarafından tutuklandığını öğreniyor. Evine girdiğinde ise onu bir yabancı karşılıyor, Leon... Kendisi de bizim dünyalar tatlısı Anklav muhafızlarımızdan birisi olur. Gaia kitap boyunca ne kadar ondan nefret etmeye çalışsa da- halt etmişiz açıkçası- artık kitabın sonlarında Leon aşkımız tavan yapıyor. Kitap oldukça sürükleyici, hele ki öyle bir yerde son yapıyor ki 2. kitaba hemen başlamak en iyisi... Herkese iyi okumalar ;)
480 syf.
·Beğendi·10/10
DOĞUM LEKESİ || KİTAP YORUMU

Gaia ve annesi Bonnie Batı Üçüncü Bölüm'ün ebeleridir. Aslında Gaia kalfa gibi annesinin doğumuna yardım eder. Fakat annesi başka bir doğuma gittiğinde o sırada bir kadında doğum yapmaktadır. Gaia koşup kadını doğurtuktan sonra bebeğin ayak bileğine dört tane iğne ile çil izi yapar bunu gören anne 'ne yapıyorsun sen ? ' diye tepki verince Gaia, 'her ay üç bebek' der ve bebeği kaçırıp Anklav denen zengin gösterişli diye bilinen yerin kapılarına götürüp bebeği teslim eder. Anklav bu kusursuz bebekleri alıp içerdeki zengin aileler onları evlatlık alıyor. Bunun sebebi ise duvar dışındaki ailelerin zamanında çocuklara iyi bakmaması üzerine alınan bir karar. Gaia'ya ihtiyaçları verilir ve gönderilir. Gaia eve geldiğinde annesi ve babası ile karşılaşacağına umarken yakın dostları olan Yaşlı Meg annesi ile babasının Anklav'a götürüldüğünü, evinde ise bir komutan olup onu sorguya çekeceğini söyler ve kendisinin Ölü Orman diye bir yere gideceğini onunda gelmesini ister falat Gaia bunu reddeder. Son olarak annesinin verecek olan emaneti Yaşlı Meg verir ve Ölü Orman'a çoğu insanın efsane dediği yere gider. Gaia'nın annesinden gelen bu emanet bir kurdeledir. Kurdelenin üzerinde değişik şekiller vardır ve Yaşlı Meg bacağına bağlamasını söyler. Eve gittiğinde komutan onu karşılar ve sorular sorar son olarak komutan sorgu için annesini babasını aldıklarını ve bir süre sonra geri dönecebilme ihtimalini söyleyip Anklav'a geri döner. Günler geçerken o sırada Anklav 'her ay beş bebek kotası' çıkarılmıştır. Yani her ay Gaia beş bebek getirmek zorundadır. Sonra annesinden bir haber alır ve başının dertte olduğunu öğrenir içeri girmesi gerektiğini farkeder. Bir fırıncıyla anlaşarak Gaia içeri girmeyi başarır ve sonrası tam bir macera. Annesi ve babasını bulmaya çalışırken gösterdiği cesurluk, merhamet ve daha bir çok duygu Gaia'nın içinde var. Bu kitap yanılmıyorsam 3 seriden oluşuyor. 1. Serisi bu. Okuokuda kargo ödeyenlerin arasında olan bir kitap.
480 syf.
·8/10
Etkileyici yazılmış, sürükleyici sayılabilecek bir senaryoya sahip karşı-ütopik roman. Dinlenmek için kitap arıyorsanız bu kitap iyi gelecektir.

Konusunu çok kısa bir şekilde vereyim: insanlık 2900'lü yıllar civarında 2'ye bölünmüş bir şekilde varlığını sürdürmektedir. Anklav yönetim merkezinin bulunduğu ve durumları daha iyi olan insanların bulunduğu duvarla ayrılmış kısımken sektör sektör ya da bölge bölge ayrılmış duvarın diğer tarafı ise fakir halkın bulunduğu kesimdir. Her ay duvar dışından doğan ilk 3 bebek anklav'a hiçbir kayıt tutulmadan verilir. Ta ki bir gün anklav batı 3.bölgeden sorumlu ebeyi gözaltına alana kadar herşey olağandır.
496 syf.
·4 günde·9/10
Ve serinin 2. Kitabı “Asil Kan” da bitti.

Kitap Gaia’nın yeni doğmuş kız kardeşi ile, var olup olmadığını bile bilmediği bir ormana ve oradaki halkı aramak için çöle kaçması ve hayatta kalma mücadelesi ile başlıyor. Haftalar sonra gelen bir Atlımız Gaia'yı ve ölmek üzere olan kardeşi minik Maya’yı kurtararak Sylum’a götürüyor. Gaia’nın bildiği adıyla Ölü Orman’a.

Hikayemiz de burada başlıyor ve bomba gibi ilerliyor. İlk kitabını da çok sevdim ancak bu ondan da iyidi.
Yazar iki ayrı ütopik dünya yaratıp bunları birbirine çok iyi bağlamış :)

Gaia’nin getirildiği bu toplumun lideri bir kadın ve burada söz hakkına da sadece kadınlar sahip. İnanılmaz katı ahlak kuralları ve kanunları olan, erkek nüfusun fazla olduğu ve kadınların az olduğu bir toplum burası. Bunun nedeni ise bu toplumda kadınlar sürekli erkek bebek doğuruyor ve erkeklerin çoğu da bir neden de dolayı kısır.
Bu toplumda kurallara uymayan diğer kesime ise Libbi adı veriliyor, buda evlenmek istemeyen ve söz hakkı elinden alınan kadınlara verilen isim. Onlar dışlanıyorlar.
Gaia yaşadığı yerden kaçtığı ve kardeşi Maya nın da hayatını tehlikeye atığı düşünülerek, toplumun lideri olan kadın tarafından minik kız kardeşi Maya elinden alınıyor ve orada yaşayan bir aileye veriliyor.
Anklav daki zulümlerden kaçarken sığındığı yer şimdi bambaşka acılarla ve kanunlarla sınıyor Gaia’yı.
Sylum’a girdikten sonra tekrar kaçmak isteyenler ormanda ölü bulunuyor, hiç kimsenin geri dönemediği bilgisi veriliyor Gaia dan kararını vermesini istiyorlar. Gaia çaresiz orada kalmayı kabul ediyor.

Gaia orada da ebelik yapmaya başlıyor ve bir yandan kardeşini geri almak isterken diğer yandan da sırların peşine düşüyor. Erkekler neden kısır oluyor? Neden kız bebek doğmuyor? Ve Çölün ilerisinde neden ölüm var? Anneannesinin (Sylum un önceki lideri) ona bıraktığı şifreli mektup da ne yazıyor?

İlerleyen bölümlerde ise Leon (Gaia nın Ankalv dan arkadaşı Yüzbaşı Grey) ormanda yakalanıp Sylum hapishanesine atılıyor. Peki Gaia bunu duyunca ne yapıyor?

Bundan sonrasında Gaia nın mücadeleri başlıyor. Özellikle baş kaldırışları şahaneydi :) okurken bende tezahürat yaptım :)

Bu tür sevenlere kesinlikle tavsiye ediyorum. Şimdi sıra serinin 3. Kitabını okumaya geldi ….
480 syf.
·7/10
marketten rastgele almıştım. aman aman okunacak bir kitap değil. vakit geçirilebilir. Bazı kopuk noktaları vardı öyle hatırlıyorum, yani mantıksız yerler. ama yine de fena değil.
496 syf.
·Beğendi·9/10
ASİL KAN - KİTAP YORUMU
Asil Kan'ı bitirdim. Bu kitap Doğum Lekesinin 2. Kitabı ve bence ilk kitabından biraz daha heyecanlı ve aksiyonluydu. Gaia nın ulaştığı yer Ölü Orman dedikleri Sylum köyü ve orda iklim hastalığına yakalanmadan sadece 2 gün durabilirsiniz eğer 2 günden fazla olursa iklim hastalığın yakalanır ve bir daha ordan dışarıya adımınızı belli süre attıktan sonra ölürsünüz. Gaia nın anneannesinin gittiği bu köyde aslında bir pişmanlık ve mesaj gizli. Kadınlar köyü yönetiyor ve kadınlar oy veriyor. Erkekler kadınların kölesi gibi ve soyad durumundada kadınların soyadı alınıyor. Evli olmadıkları sürece karşı cinsten birine dokunmak yasak ve ağır bir suç olarak algılanıyor. Asıl önemli sorun ise nüfüs yetersizliği bir kadın 10 çocuğunun 9u erkek 1 tanesi kız olarak dünyaya geliyor bu demek oluyorki kızların nüfusu az erkeklerinki fazla ama şöylede bir gerçek var ki çoğu erkrk kısır.. Bazı kadınlarda 10 çocuk doğurmak istemediğinden libbi deniliyor. Gaia buraya geldiğinde adetleri ve kuralları çok değişik buluyor. Ayrı bir gıcık olduğum konuysa Gaia aşk dörtgeninin içinde gidip geliyor olması onun kararsızlığı beni benden aldı. Arkasında bıraktığı Leonla ne yapıcak bilmiyoruz. Kitabın sonlarına doğru bir devrim söz konusu ve bu büyük zorlukları aşılarak yapılıyor. Son 20. Sayfaları olayın tatlıya bağlanmasıyla anlatılmıştı onun dışında her bölüm heyecanlıydı.
496 syf.
·6/10
Asil Kan Doğum Lekesi serisinin 2. kitabı... İlk kitabın sonunda Gaia kucağında bebekle Anklav'dan kaçmış, kendini çölün ortasında bulmuştu. Hikayemiz kaldığı yerden devam ediyor. Gaia büyükannesinin bulunduğu Ölü Orman'ı bulabilmek için uğraşıyor. Çok çaresiz, yeni doğmuş kardeşi ölmek üzere, aynı zamanda kendisi de... Sonunda bir atlı tarafından bulunuyor ve Sylum'a götürülüyor. Yani diğer bir adıyla Ölü Orman'a... Boşuna Ölü denilmemiş buraya... Bazı doğal sebeplerden dolayı burada bir süre boyunca kalan kişiler bir daha çıkamıyor burdan... Olur da çıkarsa ölüyor. Bu da yetmezmiş gibi yağmurdan kaçarken doluya tutulma gibi bir durum var sanki Gaia için...

Gittiği toplum Anklav'dan çok farklı... Burası daha çok anaerkil bir topluluk, hem de fanatiklik derecesinde... Yöneticileri kadın, erkekler kadınlara dokunamıyorlar bile... Herhangi bir temasın cezası dayaktan hapis cezasına kadar gidiyor. Hatta evlenmeden yapılmış herhangi bir cinsel temasta öpüşme dahi olsa erkek kadına tecavüze teşebbüs edilmiş sayılıyor ve burdaki tek suçlu erkek, kadının herhangi bir suçu olduğu kabul edilmiyor. Gaia da bu yeni topluluğa resmen damdan düşer gibi giriyor. Daha ilk saniyeden kız kardeşi elinden alınıyor. Onu bu kadar zor bir yolculuğa çıkarıp canına kast ettiği için ona bakmayı haketmiyormuş da :( Neyse anlaşıldığı üzere kız çocuklar bu toplumda çok değerli... Sebebiyse artık köyde kız çocuk sayısının çok az olması... Kısacası soyları tükenmek üzere... Kadınlara verilen bunca değerin yanında erkekler çok da önemli varlıklar değil açıkçası... Hatta çoğu zaman köle olarak görülüyorlar, kadınların belirlediği işleri yapıp, kadınlar tarafından seçildikleri zaman da evlenmek zorundalar... Anklav'da nasıl bir soydan gelme toplumsal eşitsizlik varsa burada da cinsiyetler arası eşitsizlik söz konusu...

Bu yoğun erkek nüfusunun ise en büyük yararı bize muhteşem erkek karakterler sunması... Will, Peter, Norris... Hepsi çok sevilesi karakterler... Leon nerelerde hiç demeyin, Gaia köye ilk geldiği andan beri nerde bu çocuk diye serzenişlerim başlamıştı benim... Ama o da çok uzakta değilmiş diyelim. E malum Gaia'nın etrafı böylesine erkeklerle sarılınca da kızın resmen gözü dönüyor. Yahu bir insanın bu kadar mı nefsi zayıf olabilir anlamadım. Bence çevresindeki erkeklerin ona bu kadar anlayışlı olmalarına şükretsin. Kimi görse kızın içi gidiyor çözemedim. Birinin bir özelliğini seviyor ötekinin başka bi özelliğini... Nedir bu yahuu... Kendi deyimiyle aşk üçgeni duyduk da "aşk karesi" nedir?? Kısacası kızımız Anklav'da çektiği aşağılamaların burda resmen acısını çıkarıyor.

Peki Asil Kan'ı beğendin mi derseniz? Fena değildi arkadaşlar... İlginç bir devam kitabı... İki kitapta da iki farklı dünyada yaşıyoruz. Bu da yazar için ayrı bir başarı... Ama bana ilk kitap kadar sürükleyici gelmedi diyeyim. Doğum Lekesi'ni daha çok heyecanla ve merakla okumuştum ama yine de ortalama bir devam kitabı olmuş. Herkese iyi okumalar ;)
496 syf.
·37 günde·Beğendi·7/10
Zamana yayarak okuduğum bu romanın daha fazla okunması gerektiğini düşünüyorum. Bir genç kızın tek başına verdiği mücadelenin 2. serisi olan 'Asil Kan' tuhaf olaylar ve yaratıcı bir kurguya sahip olduğundan dolayı kesinlikle okunmalı. negatif yönde ki tek eleştirim ise Gaia'nın aşk hayatının sallantıda olması ve belirsizlik. Kimi sevdiğini anlamadım biraz ayran gönüllü olmuş :)
480 syf.
·5 günde·Beğendi·6/10
Kitap, biraz açlık oyunları serisi tarzında ütopik, fantastik diye kendimce tanimladığım tarzdaydı Kahramanımız Gaia; annesi ebe, babası terzi duvarın diğer tarafında Wharfton'da yaşıyor. Soyluların ve sağlıklarin bulunduğu Anklav tarafı her ay fakirlerin ve sakatların bulundugu; Wharftonda doğan, 3 sağlıklı bebeği kanunla ailelerinden alıyorlar. Neden aldıklarını kitabı okuyunca öğrenirsiniz ;). Gaia tek başına yaptırdığı ilk doğumundan eve döndüğünde anne ve babasının Anklav ın gardiyanları tarafından götürüldügünü ögrenir. Bütün tehlikeleri göze alarak ailesini kurtarmak için duvarın diger tarafina geçer. Bebekliginde bir kaza sonucu yüzünün yarısı yandığı için ona duvarın diger tarafinda ucube diyorlardir. Kitap bir devam kitabi oldugu icin olaylar devam ediyor. Bu tarz severlere tavsiye edebilirim ama ben bu tarzın filmini izlesem daha keyif alacağımı anladim ama yinede okumaya degerdi
496 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kadınların hüküm sürdüğü bir yerde olaylar çok başkaydı Gaia nın tek başına yeni bir hayatta mücadele vermesi bir yandan kız kardeşine olan bağlılığı ve sevdiği insanlara karşı azmi beni benden almıştı ilk kitabını okumadım ama ikinci seri ilk kitabı okumadan da güzeldi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Caragh M. O'Brien
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
St Paul, Minnesota

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 156 okur okudu.
  • 33 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.