Cemalettin Yazıcı

Cemalettin Yazıcı

Yazar
9.2/10
13 Kişi
·
40
Okunma
·
1
Beğeni
·
1416
Gösterim
Adı:
Cemalettin Yazıcı
Unvan:
Yazar
Doğum:
Artvin, 1968
Cemalettin Yazıcı 1968 yılında Artvin?de dünyaya gözlerini açtı. Okuma yazmanın yüksek olduğu memleketinde okumayı ilk sevdiren büyük babası oldu. Köy şartlarına göre az sayıda da olsa kitaplarla büyüyen yazarımız, okuma sevgisini aile içerisinde mayaladı. Fikir olarak katılmasa da çevresindeki insanlar mutlaka bir şeyler okuyorlardı. Bu durum kendisini daha çok okumaya sevk etti. Zamanla bu birikim faydalı olur kanaatiyle kaleme damlamaya başladı.

Yazarımız, uzun yıllar eğitim faaliyetlerinde bulundu. Çeşitli illerde eğitim kurumlarında idarecilik ve danışmanlık yaptı. Bir süre öğretmenlik de yapan yazarımız, Altın Kalem Yayınları?nın kurucularından olup şu an yazım ve inceleme faaliyetlerine devam etmektedir. Çeşitli dergilerde ve gazetelerde yazılar yazdı. Yazarımız, ihtiyaç hissettiği alanlarda yazmaya devam etmektedir.

9 Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu olan Cemalettin Yazıcı evli ve iki çocuk babasıdır.
Kendi ruhuyla içli dışlı olamamış kimselerin, ahlâk kurallarını uzun süre temsil edebilmeleri oldukça zordur. Kendi menfaatini başkalarının menfaatine feda etmek, bir ruh yüksekliği ve civanmertliktir.
Cemalettin Yazıcı
Sayfa 12 - Altın Kalem Yayınları
Hz Eyyub ;

-Seksen sene nimet içinde yaşadım. Yedi sene de sıkıntı içinde. Bu durumda, Allah’a üzerimdeki sıkıntıyı gidermesi için dua etmeye utanırım.

Senin imanın ve kadere güvenin zayıflamış.
Babası:

-İbrahim! Ne o, yoksa sen benim tanrılarıma sırtını mı dönüyorsun? Bu işten vazgeçmezsen mutlaka taşa tutarım seni. Şöyle uzun bir müddet benden uzak dur.
Gözüm görmesin seni buralarda, dedi.

Hazreti İbrahim şöyle cevap verdi:

-Selâmet, esenlik içinde kal. Rabbimden senin için af dileyeceğim. O gerçekten bana karşı çok lütufkârdır.

İşte sizi de sizin Allah'tan başka ibadet ve dua ettiğiniz tanrılarınızı da terk ediyorum. Rabbime niyaz edip yalvarıyorum. Rabbime niyaz etmem sayesinde mahrum ve perişan olmayacağımı umuyorum.

Babası inanmamasına rağmen İbrahim Aleyhisselâm nezaketini bozmadan edep içerisinde "Babacığım" diyerek bir yaklaşım sergilemişti. Ancak kimseye nasip olmayan bir evlada sahip olan Azer, bunu değerlendirmeyerek kâfirlerin yolunu tercih etti. Bundan sonra Hazreti İbrahim ellerini kaldırarak dua etti:
...

O ne gün ki ne mal, ne mülk, ne evlat insana fayda eder. O gün insana fayda sağlayan tek şey, Allah'a teslim ettiği arı duru bir gönül olur.

Hazreti İbrahim'in babası, oğlunun getirdiği hakikat lere omuz vermediği gibi biricik evladını evden kovdu.

Dünyada hiç kimsesi kalmayan bu mübarek insan, hakiki dostun Allah olduğunu çok iyi biliyor ve O'na sığınıyordu.”Dost istersen Allah yeter." prensibiyle hareket ediyordu.

Sevgili Peygamberimiz bu hususla ilgili şöyle buyurmuştur:

- Azer kıyamet günü yüzü gözü toz toprak içerisinde perişan bir hâlde Hazreti Ibrahim'in önüne getirilecek.

Hazreti İbrahim onu görünce 'Babacığım, sana dünyada iken bana tâbi ol, seni doğru yola hidayet edeyim demedim mi?' diyecektir. Azer 'İşte şimdi sana tâbi oluyorum.' diyecektir. O zaman Hazreti İbrahim ellerini kaldırır ve Ey Rabbim, sen beni insanların diriltileceği gün mahzun ve perişan etmeyeceğini bildirmiştin. Şimdi beni, rahmetinden pek uzak olan babamın bu hâle düşmesinden daha mahzun eden ne olabilir?' diye niyaz edecektir. Allah 'Ben cennetimi kâfirlere haram kıldım.' cevabıyla mukabele edecektir. Daha sonra ona bir hitap gelir:

‘Ey İbrahim!Ayaklarının altındaki nedir, bakar mısın?' İbrahim bakar ki babası Azer, kanlara boyanmış bir sırtlan gibi yatıyor.Daha sonra ayaklarından tutulan Azer, Hazreti İbrahim'in gözleri önünde cehenneme atılır.

Bir insan ve bir peygamber için zor bir imtihandır ailesiyle, anne babasıyla imtihan olması. Ancak Cenâb-ı Hak, kendi yolunda olmanın kesin sınırlarını koymuştur ve kendi iradesiyle imana meyledeni ve iman edeni mükâfatlandırmıştır.

Kur'ân-ı Kerîm, Hazreti İbrahim'in babası için istiğfarıyla ilgili şöyle buyurmuştur:

"İbrahim'in babası için af dilemesi ise sırf ona yaptığı vaadi yerine getirmek için olmuştu. Fakat onun Allah düşmanı olduğu kendisine belli olunca onunla ilgisini kesmişti. Gerçekten İbrahim çok yumuşak huylu ve pek sabırlı idi." (Bkz. Tevbe sûresi, 114. âyet)
" Şeytanın en önemli özelliklerinden birisi de insanın hangi yönü zayıfsa oradan vesvese vererek yolunu şaşırtmaya çalışmasıydı."
Babası Azer, Hz. İbrahim’ e de bir put vermiş, çarşı pazarda satmasını istemişti. O da putun boynuna bir ip geçirmiş çarşıda şöyle bağırıyordu:

-Ey ahali ! Kendisine faydası ve zararı olmayan bu putu satıyorum.
352 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Çeşitli kaynaklardan faydalınarak hazırlanan ve Kur'an-ı Kerim'de adı geçen 22 Peygamber'in hayatının anlatıldığı bu kitabı üç yıl önce okumuştum.Allah'ın rızasını kazanma yolunda,insanlığa örnek olan bu eşsiz insanların hayatlarını ibretle ve bir solukta okuyacaksınız.Size sadece tavsiye eder,iyi okumalar dilerim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Cemalettin Yazıcı
Unvan:
Yazar
Doğum:
Artvin, 1968
Cemalettin Yazıcı 1968 yılında Artvin?de dünyaya gözlerini açtı. Okuma yazmanın yüksek olduğu memleketinde okumayı ilk sevdiren büyük babası oldu. Köy şartlarına göre az sayıda da olsa kitaplarla büyüyen yazarımız, okuma sevgisini aile içerisinde mayaladı. Fikir olarak katılmasa da çevresindeki insanlar mutlaka bir şeyler okuyorlardı. Bu durum kendisini daha çok okumaya sevk etti. Zamanla bu birikim faydalı olur kanaatiyle kaleme damlamaya başladı.

Yazarımız, uzun yıllar eğitim faaliyetlerinde bulundu. Çeşitli illerde eğitim kurumlarında idarecilik ve danışmanlık yaptı. Bir süre öğretmenlik de yapan yazarımız, Altın Kalem Yayınları?nın kurucularından olup şu an yazım ve inceleme faaliyetlerine devam etmektedir. Çeşitli dergilerde ve gazetelerde yazılar yazdı. Yazarımız, ihtiyaç hissettiği alanlarda yazmaya devam etmektedir.

9 Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu olan Cemalettin Yazıcı evli ve iki çocuk babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 40 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 13 okur okuyacak.