Christiane F.

Christiane F.

8.2/10
106 Kişi
·
538
Okunma
·
5
Beğeni
·
1.930
Gösterim
Adı:
Christiane F.
Unvan:
Aktris, Müzisyen, Yazar
Doğum:
Almanya, 20 Mayıs 1962
Christiane F. (20 Mayıs 1962) Özellikle gençler arasındaki Eroin bağlımlılığıyla mücadele etmektedir. Bunun için Eroin kitabını yazmıştır. Hamburgda doğdu. Fakat ailesi Batı Berline taşındı.
Kendimi, 'bir hafta sonu eroinmanı' kalacağım diye kandırıyordum. E'ye başlayan herkes kendini böyle kandırır, hem de hafta sonu eroinmanı olarak kalan kimseyi tanımamasına rağmen.
Planlarım yoktu. Ne planları olabilirdi ki? Hiçbirimiz gelecekten bahsedemezdik.
Kocamdan ayrıldıktan sonra birlikte yaşadığım dostum ise benden daha önce şüphelenmişti. Ama ona her seferinde, "Neler uyduruyorsun? O henüz çocuk." gibi sözler ettim. Galiba en büyük hata, insanın, çocuklarının henüz şunu ya da bunu yapamayacak durumda olduğunu sanması.
"Fakat insan başarı kazanırsa, bir gün bu topluma karşı bağımsızlığını elde edebileceğini söylüyordu."
Vücudumda hiçbir direnme gücü kalmamıştı galiba. Artık benim hızıma ayak uyduramıyordu. Bu durumu daha önce ölenlerden biliyordum. Onlar da ölmelerine yakın, eroini şırıngadan damarlarına boşaltır boşaltmaz yere yıkılmışlardı, birkaç kez. Ve sonra herhangi bir seferinde, bir daha kalkamamışlardı.
"Artık pek havaya giremiyordum. Öleceğim diye korkmaktan, kafayı doğru dürüst bulamıyordum. Ölmeyi istemiyor değildim, ama her iğneden önce bir ölüm korkusudur gidiyordu. Belki kedimin o hali, insan henüz doğru dürüst yaşamadan ölmesinin aptallık olduğunu aklıma getirmişti."
Öğretmen kitabı gördü, kapağına bakıp hemen elimden aldı. Dersten sonra kitabı geri istediğimde, "Demek hanımefendi derste pornografik kitaplar okuyorlar. Kitap şimdilik bende kalacak." dedi. Bunu gayet ciddi söylemişti. Ya Fromm adı ona bir şey hatırlatmıyordu ya da sadece Fromm marka prezervatifi düşünüyordu. "Sevme Sanatı" adı da hemen pornografiyi aklına getiriyordu. Sevgi, böyle içi geçmiş insanlar için ne anlam taşıyabilir ki?
Babam o gece annemi sanki hiç görmüyormuş gibi davranıyordu. Sonra bize de aynı şeyi yapmaya başladı. Önümüzden geçiyor, bizi görmüyordu sanki. Ve bize tek söz de etmiyordu. Neden kestiremiyorum, bu, dayaklardan da kötüydü galiba. Ondan sonra babam beni bir daha hiç dövmedi. Fakat sanki ailemizden biri değilmiş gibi davranması korkunçtu. Onun benim babam olduğunu şimdi iyice hissediyordum. E, ben ondan hiç nefret etmemiştim ki, sadece korkmuştum.
Bir sürü saçma sapan şey konuşuyorduk. Gerçeklikle herhangi bir bağım kalmamıştı. Gerçekler benim için gerçek dışıydı. Beni ne dün, ne de yarın ilgilendiriyordu. Planlarım yoktu artık, yalnız hayallerim vardı. Detlefle en fazla, çok paramız olsa ne yapacağımızı konuşmaktan hoşlanıyordum. Büyük bir ev almak istiyorduk, kocaman bir araba ve en kıyak eşyalardan. O zırva hayallerimizde sadece tek şeye yer yoktu: E.
Uzun zamandır bir kitaptan böylesine etkilenmemiştim. Eroin ve uyuşturucunun bedene ve zihne verdiği zararlar tartışılmaz ama daha önce hiç bu kadar yakından şahit olmamıştım. Anne ve babalara da büyük görevler düşüyor...
Kitabın içerisinde farklı kişilerin Eroin denen yavaş ölüme alismalarını tetikleyiçi özelliklerini kişilerin hayatlarında yarım kalan , acı veren umut ve hayallerin yerini alan küfür, aşağılama , eroin krizlerini tüm gerçekliği ile okuyabiliriniz , tek başına bir şırıngaya hapsolmuş insan ruhunun laneti eroinle yüzleşmek isteyen herkese tavsiye ederim ...
Spoiler içerir.
Christiane F.'in Korkunç Anıları kitabın adına yaraşır olmuş.
Christiane, eroinle tanışmasının nedenlerini size bir bir sayayım. Birincisi ailesinin baş gösteren umursamazlığı ve babasının pişmanlıkları içindeki bütün şiddeti çocuklarına savurması. Annesinin bir şey yapamayacak kadar aciz ve pasif bir kadın olması. Christiane başka bir insana "dönüştüğünü" göremeyecek kadar kör olmaları, sonraki pişmanlıklarını gözler önüne seriyor, ama tabi ki iş işten geçmiş oluyor.. Sırf ailesinin vicdanlarını rahatlatmak için ellerinden gelen her şeyi yapmaya hazır olduklarını görüyoruz, ama maalesef ki ailesini bencil ve kendi egolarıyla savaşmaktan önünü göremeyen yozlaşmış insanlar olarak görmekteyim.

Christiane ise güçlü görünen bir kız gibi görünüyor ama, maalesef ki değil çünkü o daha bir çocuk.. Çocukluğunu yaşamayıp, yetişkinler evresine geçen 12 yaşında bir kız çocuğu.. Ailesindeki trajedi yüzünden, kendini eroinin batağına saplayan ve hiç bir şeyin farkında olmayan bir çocuk. Ortamdaki çocukları çok havalı ve kıyak olduğunu sandığı için, kendini onlara kabullendirmek için hayatını mahveden ve sonu gelmez bir çıkmazın içine girer. Artık o hayatın en kötü yerinde ve en dibine saplanmıştır. Çocuk olmaktan çıkmış, 15 yaşına gelmiş bütün her şeyi lağım kokan sokaklarından öğrenmiş, her seferinde kendini kandırmaktan usanmamış ve küçük yaşına rağmen hayatın acımasızlığına her şekliyle her bir zerresini tatmak durumunda kalmıştır.

Bu arada lütfen bu kitabı okurken, ciddiyetle okuyun zevk almak veyahut "Eroini" merak ederek okumayın. Size aşılacağı duygu çevrenizdeki insanları ve çocuklarıızı uzak tutmak için biraz bilgi.. Çocuk doğurmak için doğurmayın, onlara gerçek bir ebeveyn olacağınıza inanıyorsunuz, dünyaya getirin.
Eroin kitabı adı gibi eroin i çok açık anlatıyor. Eroin bağımlılığını,eroinin insanları kendine esir edişini, esir düşenlerin hayatını yok saydığı ve psikolojik olarak ne hale geldiklerini anlatır. Gençliğin, insanlığın eroine bulastiktan sonraki süreçte neler yaşadıklarını, eroin almak için yapamayacakları hiç birşey olmadığını bu kitabı okuduktan sonra daha iyi anladım. Kurgusal olarak çok iyi, yıllar evvel okumama rağmen, okurken gözümde canlanan sahneler hala gözümün önüne geliyor. Etkileyici bir belgesel niteliğindedir.
Bu kitabı okumakla kalmadım yaşadım öylesine gerçekçiydi ki.Başrole kendinize koyup okumayı deneyin, daha haz alırsın. Hiçbir şey demiyorum sadece okumadan ölmeyin.
17 yıl sonra alıp tekrar okudum. Haliyle kitap değişmemiş lakin ben değişmişim. Ölüm sevdirmiş kendini ne şekliyle gelirse gelsin gerçek hayat hikayesi bu kitap. Bu yüzden kitabın sonu hayal kırıklığı ama christinanın gerçek hayatının sonu değil
Orta kalınlıkta bir eser; otobiyografi idi yanlış hatırlamıyorsam. Kitaptaki hanımefendinin ergenliğinin onu getirdiği nokta, metalci camia için tanıdık iken; toplumun büyük paydası için dehşet senaryosudur. O kadar sıradan bişey anlatıyormuş gibi, sadece isimler, olaylar, mekanlar; o kadar çok şey anlatıyor ki gerek duymadan tasvire, tüm yalınlığı ile...
Ergenliğin kuyularından bir tanesini anlatan daha güzel bir yazım bulamazsınız.
Nasıl bir hayat istemezdik?
Bu kitaptaki herhangi bi' karakterin hayatını.
Ve bu kitapla bi' kez daha anlıyor insan:Kimse kötü doğmaz, kötü olur.Defalarca okuyabileceğim ve her seferinde etkisinden çıkamayacağım ender kitaplardan...
Offf ulan offf darlandım be!! daraldım. Ön plandakı bir ailenin, hatta bir çok ailenin,kişilerin ızdırabını hissettim. Devamlı başa tekrar başa hep başa saran kişi ve kişilerin beraberinde, yakınlarınıda sürüklediği darmadağınıklığı geçici duygulaşımlarını harap içinde kahroluşlarına yakından tanıklık ettim. - Ah Christina tam sopalıksın :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Christiane F.
Unvan:
Aktris, Müzisyen, Yazar
Doğum:
Almanya, 20 Mayıs 1962
Christiane F. (20 Mayıs 1962) Özellikle gençler arasındaki Eroin bağlımlılığıyla mücadele etmektedir. Bunun için Eroin kitabını yazmıştır. Hamburgda doğdu. Fakat ailesi Batı Berline taşındı.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 538 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 94 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları