Deniz Erbulak

Deniz Erbulak

Yazar
8.0/10
167 Kişi
·
461
Okunma
·
21
Beğeni
·
5,3bin
Gösterim
Adı:
Deniz Erbulak
Unvan:
Yazar
Doğum:
1971
Deniz Erbulak, 2007 yılında yazdığı ilk gençlik romanı serisi 14 Yaşında Bir Genç Kızım Ben ile tüm gençlerin kalbini kazanmış bir yazardır. Başarılı kurgusu ve empati yeteneği ile gençlerin gözünden bakabilen ve onların sorunlarını samimi bir üslupla aktaran Erbulak’ın yeni serisi Bu Hayat Benim de, yaptıkları her seçimde kendi geleceklerini kurduklarını fark etmeye başlayan gençlere odaklanıyor ve arkadaşlığın sıra dışı doğasına örnekler veriyor. Doğan Egmont’tan çıkan son kitabı Ölü Bir Kızın Maceraları’nda ise ailesi ile birlikte hayalete dönüşen Gizem’in komik maceralarını anlatıyor.
Ayrıca yazarın yetişkin okura yönelik yazdığı bilimkurgu-macera türündeki romanı Kıyametle Savaşanlar ile farklı iki insanın beklenmeyen aşkını anlatan Aşkın Ötesinde 2011 yılında yayınlanmıştır. Yazarın, Türk Edebiyatında gotik bir örnek yaratma amacıyla yazdığı Adak adlı gerilim romanı ise 2014'te okurla buluşmuştur.

Kaynak: Sosyal Medya
...hayal etmek için ummadıkları kısa bir boşluk yakalamışlardı. Bunun için hatırlamaları gerekecekti nasıl hayal kurulduğunu.
Hayat, bilgisayar oyunlarından çok farklı diye iddia edenler, kendilerinin nasıl birer simülasyon canavarı olduklarının farkında değillerdi.
"Onlara söyle, de ki, kim olduklarını bilip bilmemem fark etmez..."
Güzin adama bakmaya bile korkuyordu şimdi.
"Seni onların elinden alacağım."
“Zira insan neye alışırsa onunla kendini güvende hisseder. Daha önce bastığı yere basar, daha önce gittiği yoldan gider.” “Daha önce gittiği yerden başka yeri de göremez!”
232 syf.
·Beğendi·10/10
Okuduğum en güzel en özel kitaplardan... Birkaç yıl önce okuduğumda da hayran kalmıştım yine okudum yine hayran kaldım. Duru ve akıcı bir anlatımı var. Sıradan bir hikaye. Bir apartmanda yaşanan, balkonların ehemmiyet arz ettiği bilhassa merdivenlerinde gözyaşını silen insanların hikayesi. Gerçek ve bizden. O yüzden karakterlerin isimleri yok,biri adam diğeri kız. Kız,hayatını kendi çabalarına kazanmak zorunda olanlardan. Adam ise belli bir başarıya ulaşıp sonra hayatın sillesini yiyenlerden. Ama ikisi de gerçek ikisi de bizden. Orhan Veli'nin "Birdenbire" şiiri konuk olmuş kitaba, çok da yakışmış çünkü sahiden de ;

"Her şey birdenbire oldu.
Kız birdenbire, oğlan birdenbire;
Yollar, kırlar, kediler, insanlar...
Aşk birdenbire oldu,
Sevinç birdenbire."

Farklı bir aşk hikayesi. Sevdim,çok sevdim. Tavsiye ederim
208 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Ülkemizde yerli fantastik ve bilimkurguya güzel bir katkı bu seri. Deniz Erbulak rahat, iyi diyaloglarla kurduğu karakterleriyle ilginç bir konuyu kurgulaştırarak üç kitap boyunca sürdürerek bence iyi bir çalışma ortaya koyuyor. İlk kitabında ilk bir kaç bölümündeki gerilim, merak duygusunun hem ilk kitap hem de serinin diğer kitaplarında dozunda bir şekilde kullanıldığını söylemek gerek. Bir çok karakterimiz var ve yazar bu karakterleri fantastik ve bilim kurgu karışımı bir kitapta bu topraklarda, bu ülkede olabilecek bir şekilde, burada konuşacakları ve düşünecekleri bir şekilde, okuduğumuz ve düşündüğümüzde yapay ve zorlama hissi vermeyen bir şekilde kurguluyor. Konunun çok ilginç olması yazara artı puan. Bu konunun zorlama bir şekilde şişirilmesi mümkündü, ancak yazar bundan özellikle uzak durmuş. Kitaba getirilebilecek tek eleştiri, bence, gençler arasındaki gerginlik olabilir, bunun biraz uzatıldığını söyleyebiliriz, ancak o da yine bir gerilim oluşturuyor, düşününce aslında kitaptaki konu hakikaten yaşansa insanlar arasında böyle bir gerginliğe yol açabileceğini söyleyebiliriz.

Türkiye fantastik edebiyatı adına güzel bir çalışma "Derindekiler". Özenli, iyi bir seri. Heyecanlı, ilgi çekici.
428 syf.
·7/10
3 kitaplık bir seri. Yansıma ilk kitap. Farklı bir dünyanın kapılarını aralattığından olsa gerek ikinciyi okurum hatta üçüncüyü de okurum.

Not: Dükkan kapalı, bir Lande'ye kadar gittim, geleceğim..
232 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Uzun zaman sonra bir kitap için sabahladim, bitmesinden korktum, yavaş okudum, son bölüm dedim. Bitti. Ama sanırım Adam'i ozleyip açıp okuyacağım arada. Adam ve kız birbirlerinden çok farklı hayatlar yaşamış ama aslında birbirlerinin aynıları ruhları. Umursamazlar, merak etmezler bir şeyleri. Karışmazlar da öyle her şeye. Adam kızın ayak seslerini duymayı bekler sonra... Orhan Veli dizeleri buluyorsunuz kitapta birdenbire. En güzel doğum günü hediyem oldu. Orhan Veli ile sonlandırayım
"Aşk birdenbire oldu,
Sevinç birdenbire."
232 syf.
·9/10
Çok beğendim... Bitirdikten sonra biraz bekleyip sindirmek istedim ama hala tam olarak ne desem bilemiyorum. Adam'ın da Kız'ın da hali, tavrı o kadar enteresandı ki! Aşk hikayesi gibi geliyor bazen ama tam olarak öyle de değil. Bir değişik hikaye. Birbirinin hayatına dokunmadan, bir hayat paylaşmaya çalışan iki kişinin enfes hikayesi. Hiç düşünmeden, alın okuyun. Okuduktan sonra zaten düşünürsünüz.
332 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Deniz Erbulak'ı tebrik etmek gerek. Üçlemenin ilk kitabı oldukça iyi çünkü. Fantastiğe kayan romanları bu ülkede yazabilmek ama bunu yaparken bir de gerçeklik duygumuzu fazla zedelemeden başarabilmek tebrik etmeyi gerektiriyor. Yazar konuyu çok güzel geliştirdiği gibi, merak duygusunu da güzel bir kıvamda kaşıyor, iyi diyaloglar güzel, yalın, sade bir anlatımla da hikâye nihayete ulaşıyor. Kendi adıma çok beğendim, diğer kitapları da hemen okuyacağım, okumayanlara da öneririm.
428 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Deniz Erbulak'ın Yansıma adlı üçlemesinin ilk kitabı iyi, kötü, bir çok özellik barındırıyor.

Kitabın öyküsü şu: Hande adında genç bir kız bir editör olarak çalışmaya başlıyor. Aslında bir psikiyatristle uzun süredir görüşmekte olan ve hatta kliniğe de yatmış olan bu genç kızın görevi çalıştığı yayınevinin en popüler kitaplarından birisi olarak Yansıma'nın yazarı Harun beyle görüşerek kitabın ikinci cildinin yazılmasını sağlamaktır. Kendisinden önceki editör işi bırakmıştır ve sağlık durumu pek iyi de değildir.Hande yazarıyla ilk görüşmelerinden sonra kitabı okumaya başlar ve... kendini kitapta anlatılan yerde bulur.

Böyle anlatınca ne kadar basit geliyor. E, çünkü basit. Yazarın Derindekiler üçlemesindeki yalın dilin burada da aynı şekilde kullandığını görüyoruz. Demek ki yazarın oturmuş bir anlatım tarzı, bir üslûbu var, çok derin olma kaygısı gütmeyen ama sığ olmayı da kabul etmeyen bir üslup. E, bu da güzel.

Editör Hande bir yandan ruhsal sorunları ve hastalığı ile boğuşurken bir yandan dünyada, hayatta kalmaya ve normallikle bağının kopmaması için uğraşıyor. Öte yandan kitabı okumaya başladığında kendini bulduğu o yeni dünya, yani Yansıma adlı kitabın içinde anlatılan dünyada akıl sağlığının ne duruma geldiğini gösteren olaylar ve insanlarla dolu. Yansıma adlı kitabın başkarakteri Nadven ve diğerleri bir salgın hastalıkla alt üst olmuş bu yeni yerde, Lande'de yani, hem gerçekliğini anlamaya çalışıyor, hem uyum sağlamaya çalışıyor.

Kitabın iyi olan yönlerinin bir diğeri aslında hikâyenin birden fazla şekilde okunabilmesi olabilir: bu kitap, Yansıma adlı kitabı okuyarak o kitapta anlatılan dünyaya inerek orada yaşayan insanlarla bir araya gelen Hande üzerinden aslında Yansıma adlı bir kitap üzerine kurulu Yansıma adlı bir kitap okuyan bizlere, okurlara işaret ediyor: o dünyaya inen biziz, o heyecanları yaşayan biziz. Yansıma adlı o kitap aslında bizim okuduğumuz Yansıma adlı kitap. Aynı zamanda akıl ve ruh sağlığının gelgitleriyle uğraşan bir karakter olarak hande'nin kitap boyunca yaşadığı herşey defalarca ima edildiği ya da açıkça işaret edildiği gibi gerçek olanı anlayamayarak onu kendi hastalıklı zihninin imajları, halüsinasyonları gibi yaşayan bir karakterin hikâyesi de bir yandan. Böyle baktığımızda Hande'nin yaşadığı her şey aslında üzücü; yazarın bir yandan tam kotaramadığı bir inandırıcılıkla kurduğu Yansıma dünyası Lande bu kopuk, eksik, belirsiz garipliğiyle yazarın aleyhine bir puan olarak görülebilecekken kasıtlı olarak kurgulanmış olduğu düşünülürse, yani yazarın bütün bu eksik yönleri kasıtlı yaptığı, bilinçli olarak bu dünyayı yarattığı ve bunu yaparak hande'nin hastalığının altını çizdiği düşünülürse o zaman yazarın lehine bir not olarak kabul edilebilir.

Ancak; Deniz Erbulak'ın yine de bilim kurgu ve fantastik kitapların yanında çok naif kaldığını söylememiz lâzım. Yazarlar çok daha derinlikli, daha ikna edici, daha yaratıcı dünyalar kurdular defalarca. Bu anlamda da Yansıma beş, on, on beş adım geriden geliyor hakikaten. Yine de yazarın gayretini takdir ediyorum kendi adıma. "Derindekiler" serisi bence yazarın kıvamını daha iyi tutturduğu bir çizgiden ilerliyor. Yazarın gerçek dünya baharatını artırması daha iyi olabilir. Ama tabii Yansıma aslında ruhsal anlamda hastalığı olan genç bir kadının zihninde bir türlü kurulamayan bir dünyayı anlatıyorsa o zaman daha farklı bakmak gerek. Yine de çok daha sağlam, çok daha iyi yaratılmış zihinsel dünyaları da okumuş olanlar için bu haliyle de naif kalıyor Yansıma. Serinin ikinci kitabını okur muyum diye düşünüyorum.
200 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Derindekiler serisinin ikinci kitabı, birincisinin bıraktığı yerden devam ediyor. Korktuğum hiç bir şey olmadı: yazar tarzını bozmadan hikâyeyi sürdürüyor ve birinci kitapta bizim için muamma olan bilgileri önümüze koymaya başlıyor. İkinci kitapta da birinci kitaptaki gibi olaylar hızlı akıyor; gereksiz uzatmalar, anlamsız duygusal saçmalıklar vb yok, konudan sapmıyoruz, hedefe doğru gidiyoruz. Çok rahat ve hızlı okunması olumsuz bir özellik mi diye düşünülebilir, ama bu hızın kitabın tarzına uygun düştüğünü söyleyebilirim.
332 syf.
·8/10
Deniz erbulak yeni keşfettiğim bir yazar ama iyiki de tanımışım. Gerilim tarzina yakın bir roman bazi olaylar tabiki havada kalmış ancak 2.ve 3.kitapta netlesecektir muhakkak.
189 syf.
·9 günde·Beğendi·6/10
Bu seriyi çoktan bitirdim ama tekrar okumak istedim. Eğer 14 yaşındaysanız eğlenceli bir kitap olabilir. Bir de çok fazla kitap okumuyorsanız iyi bir başlangıç olabilir. Serinin diğer kitaplarını daha çok beğeniyorum. 15 yaşında bir genç kızım ben serisini gerçekten merak ediyorum. En kısa zamanda okuyacağım.

Yazarın biyografisi

Adı:
Deniz Erbulak
Unvan:
Yazar
Doğum:
1971
Deniz Erbulak, 2007 yılında yazdığı ilk gençlik romanı serisi 14 Yaşında Bir Genç Kızım Ben ile tüm gençlerin kalbini kazanmış bir yazardır. Başarılı kurgusu ve empati yeteneği ile gençlerin gözünden bakabilen ve onların sorunlarını samimi bir üslupla aktaran Erbulak’ın yeni serisi Bu Hayat Benim de, yaptıkları her seçimde kendi geleceklerini kurduklarını fark etmeye başlayan gençlere odaklanıyor ve arkadaşlığın sıra dışı doğasına örnekler veriyor. Doğan Egmont’tan çıkan son kitabı Ölü Bir Kızın Maceraları’nda ise ailesi ile birlikte hayalete dönüşen Gizem’in komik maceralarını anlatıyor.
Ayrıca yazarın yetişkin okura yönelik yazdığı bilimkurgu-macera türündeki romanı Kıyametle Savaşanlar ile farklı iki insanın beklenmeyen aşkını anlatan Aşkın Ötesinde 2011 yılında yayınlanmıştır. Yazarın, Türk Edebiyatında gotik bir örnek yaratma amacıyla yazdığı Adak adlı gerilim romanı ise 2014'te okurla buluşmuştur.

Kaynak: Sosyal Medya

Yazar istatistikleri

  • 21 okur beğendi.
  • 461 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 506 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları