Deniz Gürsoy

Deniz Gürsoy

Yazar
8.4/10
45 Kişi
·
122
Okunma
·
8
Beğeni
·
1.580
Gösterim
Adı:
Deniz Gürsoy
Unvan:
Genel Müdür, Yazar
Doğum:
İstanbul, 1949
1949 yılında İstanbul'da doğdu. 1968'de Robert Academy'yi, 1972'de Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nü bitirdi. Çeşitli şirketlerde üst düzey yöneticilik ve Genel Müdürlük görevlerinde bulundu. 1987'de Hİzmet ve İşletmecilik A.Ş.'deki Genel Müdürlük göreviyle başladığı STFA grubundaki yöneticiliğine, 1992'den bu yana Sofra Yemek ve Üretim ve Hizmet A.Ş.'deki Genel Müdürlüğüyle devam ediyor. Deniz Gürsoy, Çilingir Sofrasında Rakı, Çilingir Sofrasında Rakı Mezeleri, İnceliklerin Kadehindeki Şarap, Zengin Sofraların Lüks Tatları, Denizin Çıtırı Hamsi, Aşkın İlacı Çikolata, Sohbetin Bahanesi KAhve, Tarihin Süzgecinde Mutfak Kültürümüz) ve Tesbih, Parmak Uçalarındaki Huzur adlı kitabının yanı sıra yemeksanayiine yönelik Yemek ve Yemekçiliğin Evrimi ve Toplu Yemek Üretimi gibi kitaplarıyla da tanınıyor. Deniz Gürsoy aynı zamanda beş yıllık kaptandır.
Doğu geleneğine göre şarabı İran şahlarından Cemşid bulmuştu. On beş gün boyunca yedikleri üzümün kaynadığını görünce tadını beğenmemiş; birkaç gün sonra üzüm suyu durulunca zehir diyerek süzülüp bir şişeye doldurulmuş. Dayanılmaz bir baş ağrısı çeken bir cariye intihar etmek için bu suyu içince yararı ve tadı görülmüş. Bu nedenle şaraba Şahdaru adı verilmiş.
280 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10 puan
İlk intikam deniz gürsoy
Eski masal kitap cafe'nin süpriz kitap uygulaması ile bir dostumun hediyesi olan bu polisiye kitap sürükleyici 2 saat gibi bir sürede okunuyor.
Yazarı gurme ve yemek kitapları alanında tanınıyor,ilk intikam yazarın ilk polisiye kitabı
Konu ise kare isi devlet içinde ki örgütün konumlandığı kurumlarda yaptıkları infazları anlatıyor.
kadın duyarlılığı ile hareket eden nazlı isimli polis yetiştirme yurdunda yetişmiş,öğretmeninin tecavüzüne ugramış,evlenmiş eşi tarafından ters ilişkiye zorlanmış,onun da tecavüzüne maruz kalmış,ingiltere de eğitim almış,operasyonel yönü kuvvetli alımlı ve akıllı bir figür ortaya çıkarmış deniz gürsoy
Polis teşkilatında istanbulda 12 bin tarikatçı kökenli polisin olduğundan dem vuran,faşizm tahlili yapan bir eskorttan,eski devrimci uyuşturucu taciri bir işadamından,türk,rus gerilimli ilişkilerinden yola çıkan ilk intikam katil kim formatı ile hareket etmeyerek polisiye okurlarına çokca hitap etmiyor,
Çok fazla diyolog ve aksiyonun olduğu bu kitabı kafa dağıtmak ve zaman geçirmek isteyen kitap severlere tavsiye ederim.

Gürbüz Deniz
240 syf.
·Puan vermedi
Bu tür kitapları neden seviyorum? Bu bilgi kakafonisini daha da renkli kılmak için mi? Yok... bilgiden faydalanıp bilince geçmek için. Bilgi sahibi olmak sıradanlaştı. Bilgiyi bilince çevirme zamanı. Ha tabii bilginin doğruluğumdan emin okduktan sonra.

Rakı kültürü ile bilgi bu kitapta çilingir sofrasına kurulmuş. Adap, es geçilemeyecek bir parçası kaliteli yaşam kültürünün. Rakı sevenleri bu bilgi şölenine davet ederim.
248 syf.
·10/10 puan
Yeni bir dil öğrendiğinizde kendi dilinizde o dilden geçmiş bazı kelimeler anlam kazanır, birden görüntü netleşir ya, bu kitabı okuyunca da yıllardır yediğiniz domatese, bibere, içtiğiniz çaya bakışınız değişecek, bir çok değerli bilgi dağarcığınıza katılacak.
144 syf.
·Puan vermedi
Kitaptan ziyade bir tespih incelemesi olacak bu.

Youtube'da çeşitli programların kayıtlarını izlemek en büyük zevklerimden biri. Hafta sonları elimde içkimle bazen bir film, bazense sevdiğim bir akademisyenin, yazarın vs. konuk olduğu bir programı reklamsız olarak, kesintisiz olarak oturup izliyorum.

İşte nasıl denk geldiyse ben o sırada bir şeye dalmışken Pelin Çift'in sunduğu (ki kendisini pek sevmem) Gündem Ötesi programının bir bölümü denk geldi. 5 10 dakika izleyince kopamadım programdan. Bir masa dolusu tespih vardı ve iki adam o tespihlerin özelliklerini anlatıyorlardı. İnanın o programa kadar tespihle hiçbir ilişkim yoktu. Nihayetinde tespihin çok yabancı olduğu bir kültüre özenip onu benimseyerek geçti ergenlik sonrası üniversite yıllarım. Ben rock seven, rock dinleyen, küpe takan, dövme seven bir tipim. Fakat bu programı izleyince tespihe yönelik ciddi bir merak oluştu bende. O güne kadar dini bir araç ve kenar mahalle sırtlanlarının mütemmim cüzü olan tespihin bir aksesuar hatta bir mücevher olabildiğini gördüm. Düştüm peşine, bir şeyler okumaya, izlemeye başladım. Okudukça sardı konu. Daha önce puro üzerine yazdığı kitabı okuduğum, gurme olarak bilinen Deniz Gürsoy'un tespih üzerine yazdığı bu kitabı buldum. Atatürk'ün tespihleri sevdiğini öğrendim. Benim tespihe bakış açım 180 derece değişti bir anda. Baya sevmeye başladım tespihleri. Fakat bu kez de işin rengi başka türlü değişti. Sizin o dini araç ya da mafyavari tiplerin ellerinden eksik olmayan obje olarak bildiğiniz tespihin müthiş bir ticari meta olduğunu, içinde türlü türlü sahtelikler döndüğünü gördüm.

Ben kendi adıma sadece ağaç grubu tespihlerle ilgileniyorum. Zaten ekonomik olarak da en uygun tespihler bu grupta. Bu sebeple sahtelik de olmuyor pek ağaç grubunda. Fakat uygun derken, malzeme uygun evet ama tespihi tespih yapan, maddi anlamda ona asıl değeri katan, onu koleksiyonluk bir nesne statüsüne getiren şey ustasıymış. Orada dönen rakamların da ucu bucağı yok. Bunun da bir nedeni varmış aslında; dünyadaki en iyi tespih ustaları bizde ve tespih de Arap ülkelerinde kıymetli bir obje, bir tür mücevher. Haliyle adamlar oralara dolar üzerinden tespih yapıyorlar.

Tespih bu kadar para eder mi etmez mi bilemem. Sonuçta ilgilisi olmayan biri için dolmakalem de o kadar para etmez, plak da yağlı boya tabloları da. Koleksiyoncu olmak çok başka bir kafa. Kendimi öyle tanımlamam, bir gün iyi kazanan biri olursam belki yönelirim bu alana sevdiğim bir obje olan tespih konusunda ama şimdilik benim tespihle ilişkim işlerini beğendiğim ustalara ağaç grubundan bir malzemeyle tespih yaptırabilme hayali kurmak, bazen yaptırmak. Burada biraz da şans devreye girdi, benim tespih üzerine sosyal medyada yazdıklarım ve bir Youtube kanalının -hak ettiğini düşündüğüm için- reklamını yapmam sayesinde o Youtube kanalının sahibinin oğluyla tanıştım. O adam da tespih dünyası için çok aykırı bir tip. Pek çok tespih malzemesinin(ağaç grubu özellikle) ithalatını yapan, yurt dışında yaşayan bir adam kendisi. Haliyle pek çok tespih ustasıyla da arkadaş. Onun vasıtasıyla ben de tanıdım o ustaları, sosyal medyadan ekledim vs. sağ olsun 3 tespih hediye etti bana kendisi hatta bir de çok kıymetli bir malzemeyi, çok kıymetli bir ustaya benden hiçbir ücret talep etmeden benim için ayırttı. Ne zaman paran olursa benim selamımla git, yaptır tespihini dedi.

Tespihle ilgili çok büyük hayallerim yok. Yani toplumun tespihe bakış açısını değiştirmeyi falan ummuyorum. Sokakta da kimse beni elimde tespihle görmeyecektir muhtemelen. Ama naçizane fikrim, ben devletin yerinde olsam bu tespihi mafyavari tiplerin elinden, dizilerde delikanlılık raconları kesen tiplerin elinden alır bir beyefendi aksesuarı olarak dünyaya pazarlardım. Üstelik de tamamen senin kültürüne ait bir şey. Ama tabii Türk kahvesini bile pazarlayamayan, pazarlamayı geç kendi ülkesinde dahi Türk kahvesini bir standarda oturtamamış bir ülke için fazla ütopik bir hayal bu.

Tespihe merakınız varsa onun tarihini, değerini belirleyen faktörleri, yapıldığı malzemeleri, yıllar içinde Türk toplumunda ve kültüründe nasıl bir yer edindiğini bu kitapta okuyabilirsiniz. Güzel bir kitap bence.

Yukarıda adı geçen Gündem Ötesi programının tespih konuşulan bölümü; https://www.youtube.com/watch?v=HRpZ-RnzO1g

Yukarıda andığım tespih temalı Youtube kanalı; https://www.youtube.com/...Pwc0wchHr1_fdTvSdaGw
144 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Tespihin tarihi, dini, psikolojik, kültürel boyutlarıyla ele alındığı, tesbihin yapım aşamalarından türlerine kadar pek çok ayrıntısına değinildiği bir kitap. Çeşitli alıntılar, anılar da anlatıma estetik katmış.
180 syf.
Kahve ile ilgili her şeyi bu kitapta bulabilirsiniz. Kahve adabı, kahve kültürü, kahve tarihi, nesillerine göre kahvecilik gibi bir çok konuyu içerisinde barındırmakta. Mutlaka tavsiye ederim.
134 syf.
·5 günde·Puan vermedi
35 yıllık rakıcı Deniz Gürsoy rakının tarihini, kültürünü, etkilerini ve nasıl içilmesi gerektiğini anlatıyor. Muhabbet havasında yazılmış kitap.

Mesela 52 beden giyen erkekler kaç duble rakı içmeli, gibi gülümseten anekdotlar var. Büyük bir keyifle okudum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Deniz Gürsoy
Unvan:
Genel Müdür, Yazar
Doğum:
İstanbul, 1949
1949 yılında İstanbul'da doğdu. 1968'de Robert Academy'yi, 1972'de Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nü bitirdi. Çeşitli şirketlerde üst düzey yöneticilik ve Genel Müdürlük görevlerinde bulundu. 1987'de Hİzmet ve İşletmecilik A.Ş.'deki Genel Müdürlük göreviyle başladığı STFA grubundaki yöneticiliğine, 1992'den bu yana Sofra Yemek ve Üretim ve Hizmet A.Ş.'deki Genel Müdürlüğüyle devam ediyor. Deniz Gürsoy, Çilingir Sofrasında Rakı, Çilingir Sofrasında Rakı Mezeleri, İnceliklerin Kadehindeki Şarap, Zengin Sofraların Lüks Tatları, Denizin Çıtırı Hamsi, Aşkın İlacı Çikolata, Sohbetin Bahanesi KAhve, Tarihin Süzgecinde Mutfak Kültürümüz) ve Tesbih, Parmak Uçalarındaki Huzur adlı kitabının yanı sıra yemeksanayiine yönelik Yemek ve Yemekçiliğin Evrimi ve Toplu Yemek Üretimi gibi kitaplarıyla da tanınıyor. Deniz Gürsoy aynı zamanda beş yıllık kaptandır.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 122 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 135 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.