Enis Doko

Enis Doko

Yazar
8.2/10
61 Kişi
·
186
Okunma
·
22
Beğeni
·
1375
Gösterim
Adı:
Enis Doko
Unvan:
Türk Fizikçi
Doğum:
1987
Türk fizikçi. Enis Doko, 1987 yılında Makedonya’nın Ohri kentinde doğdu. Enis Doko’nun Dahi ve Dindar: Isaac Newton isimli eseri 2011 yılında yayımlandı. Enis Doko din felsefesi, bilim felsefesi, fizik felsefesi, ahlak felsefesi, ontoloji ve teoloji gibi konularla ilgilenmektedir. Aktif olarak din felsefesinde teizm-ateizm tartışmaları alanına yoğunlaşmaktadır. Bilim felsefesi alanında bilimsel realizm ve bilimsel anti-realizm tartışmaları ile ilgilenmektedir. Enis Doko katıldığı televizyon programlarında evren ve fizik ile ilgili bilgiler vermektedir.
Eğer dindarsak Tanrı’yı bilmemiz gerekir.Eğer Tanrı’yı bilmek istersek de, bunu yapmamızın tek yolu vardır, o da eserlerini incelemektir. Tanrı’yı hurafe ya da efsanelerden öğrenmek mümkün değildir. O ancak ve ancak eserlerini inceleyerek bilinir.
"Bütün kuşların, hayvanların ve insanların sağ ve sol taraflarının aynı olması (bağırsakları hariç) ve sadece iki gözlerinin olması ve yüzlerinin iki tarafında başka göz olmaması, kafalarının iki tarafında sadece iki kulak olması ve burunlarında sadece iki delik olması, göz arasında başka hiçbir deliğin olmaması ve burnun altında bir ağız olması ve iki ön ayak veya iki kanat veya omuzlarında iki el olması ve bir kalçanın biri bir tarafında diğeri diğer tarafında iki ayak olması ve daha fazla olmaması tesadüfen olabilir mi? Hepsinin dış şeklindeki bu düzen bir Sanatçı’nın gaye ve düzenlemesi olmadan nasıl ortaya çıkmış olabilir? Her türlü canlının gözlerinin köküne kadar transparan olması ve gözlerin vücutta, dış tarafında katı transparan deriler olan ve transparan sıvılarla dolu ortada kristal lens olan ve lensin önünde bebeği olan tek yer olması, hem de hepsinin görmeyi olanaklı kılacak düzgün şekle sahip olması, hiçbir Sanatçı’nın onları tamir edememesi neye bağlanacaktır? Kör şans, ışığın var olduğunu ve onun kırılmasını biliyor muydu ve bütün varlıkların gözlerini bunu garip bir biçimde kullanacak şekilde mi düzenledi? Bu ve bunun benzeri düşünceler her zaman insanoğlunu her şeyi yaratan, her şeye gücü yeten ve o yüzden korkulması gereken bir varlığın olduğuna ikna etmiştir ve her zaman ikna edecektir."

Isaac Newton
Newton'a göre dinin iki kaynağı vardır, biri Tanrı’nın sözü, diğeri
de Tanrı’nın sanat eseri olan doğa.
Bilim insanları sanıldığı -ve bazıları tarafından umulduğu- gibi dini, kendilerini sınırlayıcı, kendisinden kurtulunması gereken bir unsur olarak görmemişlerdir. Tersine bir çok bilim insanı, bilimi, Tanrı' ya ulaşmada bir araç olarak görmüş, bu motivasyonla bilim yapmışlardır.
Bundan sonra bir sihir gösterisi izlediğinizde şunu hatırlayın: Yaşadığımız evren o sihir gösterisinden çok daha şaşırtıcıdır.
"Tarih boyunca, umut tacirleri farklı kılıklarla karşımıza çıkmışlardır. Bunlar bazen dini, bazen tıbbi, bazen de felsefeyi kendi amaçları doğrultusunda maniple etmişlerdir."
"Zipf Yasasına göre, bir doğal dilde yazılmış uzun bir eserde geçen kelimeler, azalan sıklığa göre sıralanırsa bir kelimenin bu eserdeki geçiş adedinin bu sıralamadaki sırasına bölümü sabit bir sayıyı verir. Diğer bir deyişle genelde ortalama olarak, ikinci en çok kullanılan kelime, en çok kullanılan kelimenin yarısı kadardır."
Newton’a
göre Tanrı hakkında bilgi edinmemizin iki yolu vardı,
birincisi kutsal kitaplar, ikincisi de Tanrı’nın diğer eseri olan doğa. “Tanrı eserleri aracılığıyla bilinir”
sözü Newton’un bilim felsefesini özetlemektedir
115 syf.
Caner hoca olayları Kur'an'a göre yorumlayan, alanında gayet bilgili bir ilim insanıdır. Bu kitabında da İslam özelinde bilim din ilişkisini felsefi bir bakışla incelemiş. Kitabın ilk bölümünde Kur'an ve bilimsel faaliyetlere eşlik eden ön kabuller anlatılır. Kur'an'ın bilimsel faaliyet yapılırken zihinde mevcut olan ön kabulleri desteklediğine dair bir tez ortaya koyar. İkinci bölümde ise Kur'an'ın bilimsel uğraş için motivasyon sağladığından bahsedilir. Kur'an insanı canlı cansız tüm varlıkları ve doğayı tanımaya, bunlar üzerinde derin düşünmeye teşvik eder. Kur'an açısından evreni anlamayla ilgili tüm faaliyet Allah'ın gücünü, kudretini, sanatını anlamaya hizmet etmektedir.
" O birbiriyle uyum içinde yedi kat göğü yaratmış olandır. Rahman'ın yaratışında herhangi bir kusur bulamazsın. Haydi dön de bir bak herhangi bir çatlak görüyor musun? Sonra bir daha bir daha dön de bak. Bakışların aciz ve perişan olarak sana döner " Mülk suresi 3-4
336 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Gayet açık bir dille yazılmış hoş bir bilimsel kitaptı. Tavsiye ediyorum bence böyle bir eser kaçmaz. Şahsen okurken ama ben bunu böyle biliyordum dedim. Sonra baktım ki meğerse o kadar fazla safsataya inanıyormuşum ki... Gözünüz açılıyor.
148 syf.
·5 günde·Beğendi·6/10
Aldığımız ilk fizik dersinden bu yana adını sık sık duyduğumuz Newton'un aslında hiç bilmediğimiz yönlerine parmak basan bu kitapla karşılaştığım için mutluyum. Newton'un üç yasasını bir yana bırakırsak kişisel hayatında neler yaptığını, nasıl inandığı irdelenmeye çalışılmış. Aslında hepimiz Newton'un çalışmalarının sadece fizik üzerine olduğunu sanırız. Halbuki, fizikten daha çok teolojiyle ilgilenen bir bilim adamıyla karşı karşıya olduğumuzun farkında olmayız. Evet. Newton, çalışmalarında teslis inancını incelemeye çalışmış, gerçek dinin nasıl olması gerektiği sorularına cevap bulmaya çalışmıştır. Bu dini metinlerinin bir kısmında da Tanrı'yı daha iyi anlayabilmek için bilimi araç edinmiştir. Yani aslında Newton, Tanrı'nın varlığını ve kudretini akıl ve bilim yoluyla göstermeye çalışan bir dahiydi. Bu kitapta da, yazdığı metinler incelenmiş ayrıca orijinal İngilizceleri'de verilip karşılaştırmalı açıklanmaya çalışılmış. Var olduğumuz dünya hakkındaki algılarımızı kökten değiştiren böyle bir zeka, daha yakından tanınmayı kesinlikle hak ediyor.
87 syf.
·Puan vermedi
Çok güzel çeviri yapılmış bir kitap.Kafamdaki bir sürü 'incilde neden üçleme var?','Qalileonun ölümü neden dindarların üzerine atılıyor?','Din bilimle çelişir mi','doğalcılık nedir?','Evrim nedir ve İslamda yeri nedir?' gibi sorulara cevap buldum.Vaktiyle fizikle içli dışlı olduğum halde Newton hakkında ne kadar az bilgim olduğuna utandım.Tabii ki , yine kafamda sorular var ve her kesi tatmin etmeye bilir bu kitap ama başlangıc için iyi bir kitap en azından güzel referanslar vererek bize inanmıyorsanız araşdırın diyen bir kitap.Tavsiye ederim.Çıkardığım sonuç şu insan ne kadar okursa okusun bilmediği bir şeyler mutlaka vardır.Ve Evrendeki olaylar ve yaratıcı kesinlikle ve kesinlikle tektaraflı bakış açısıyla değerlendirilebilecek kadar basit şeyler değiller.
115 syf.
·Puan vermedi
Kuran'ın bilimi desteklediği bizzat Kuran'ın içinden ayetler getirilerek delillendiriliyor bu kitapta. Bunu kitabın başında da kaydettiği 7 ön kabul ile sunuyor bizlere caner ve enis hocalarımız. Belli bir dönemden sonra müslümanların bilime uzak kalması Kuran'ın veya İslamın bilimle celismesi değil müslümanların kuranın sadece sesiyle ilgilenmesinden dolayı olduğunu güzel bir biçimde anlatmışlar. Naturalizmin aksine Kuran bilime ne para ne şöhret nede başka birşey için değer verilmesini öngörür Kuran, para şöhret vb. Menfaatler olmadan da bilime teşvik eden ilahi kitaptır.
115 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitap beni çok etkilemedi ama çok önemli bir şeyin fitilini ateşledi İslam dünyasının genel sorunu bilim yetmezliği rasyonel düşünce yoksunluğu bu kitapta ise buna atılan bir adım görüyorum ve bu adım çok güçlü olmayabilir ama kesinlikle okuyan kişilerin zihinlerine yaptığı etki bakımından çok ileri zamanlara bakarak 10 yıldız verdim çünkü biliyorum bu kitap kendi türünde yazılan ve art niyeti olmayan mantık ve akıl çerçevesinde tutarlı olan nadir kitaplardan ben allahın seçilmiş kuluyum ben üstünüm kuranda geleceğim söylendi diyen şeyh şıhlar mı yazdığım bu kitabı görüyor musun işte bu bana vahiy geldi diyen adamlar mı derseniz caner taslaman mı derseniz bana kalırsa caner taslaman gibi yazarlar haricindeki çoğu dine yönelik yazılmış kitaplar vakit kaybıdır.
Bilim anlatan islam kitaplarının bile %10 unda bilimsel veriler %90 ında ise işte bu allah yarattığı için böyle oldu diyerek mutlu sona bağlayan tipler tarafından yazıldığını göz önüne alırsak çığır açacağına ve açması gerektiğine inanıyorum.
Caner taslaman ve niyazi kahveci gibi değer görmeyen adamlar ile göklere çıkarılan cahil insanlar arasında bir fark olduğu aşikar bu kitapta bunu gözler önüne seriyor ve unutmayın hiç bir kitabın hatta belgeselin ana fikrinin allah böyle yarattığı için böyle mesajı içermesi beni rahatsız etmez ama ana fikri ana fikir olmaktan çıkarıp direkt olarak sürekli papağandan biraz daha ilginç teknikler kullanarak karşımıza çıkartırsanız orada insanların vaktini çaldığınızı farkettiğim için ateş püskürüyorum yani sonuçta biz bu kitapları okurken hayatımızdan süre gidiyor neden sürekli allah yarattığı için allahın yüceliği yüzünden allah böyle yarattı diye tekrar tekrar yazılan bir kitabı okuyarak vaktimi kaybedeyim ? bunu benim düşünmem gerekiyor oysa günümüzde bilim ve dini birleştiren kitaplarda benim anlamam gereken şeyleri bana açıklayan angutlar sürüsü ile uğraşıyoruz ve din adı altında okuduğumuz kitaplar bir yerden sonra benzer içerikleri yüzünden hiç bir zenginlik ve kişiye değer katamayacak kadar yozlaşmış oldukları için ve muhtemelen dini kullanarak para kazanmak amacıyla yazıldıkları için bir okuyucu olarak beni çekmiyor.
Bu kitabı size tavsiye etmemin tek sebebi bu para için yazılan ve sayfaları dolu gösterilmeye çalışılan iğrenç kitaplardan birisi olmaması 10 puanı hak etmesinin sebebi de çok bir etkileyiciliği olmamasına karşın en çok okunan dini kitapların bile bu kitap kadar sağlam bir mantık ve rasyonellik ile yazılmıyor olmasından ileri geliyor arada ufak bir kaç irrasyonel şey de olabilir bunların bir sorun oluşturduğunu da sanmıyorum tek bildiğim okursanız size aynı ana fikri başka yazılar ile vermeyecek ve bir şeyler katacaktır.
87 syf.
·1/10
Dinle bilim asla ve asla birbiriyle uyuşmaz. En başında yöntemleri farklıdır. Biri dogma iken diğeri sürekli gelişir. Bilim eski bilgilerini sürekli çöpe atar. Ama din böyle değildir, o yüzden de iman edilir. Kitap Newton üzerinden din pazarlıyor. Bu bilimselci bakış ile Kur'an'a bakmak hatalıdır.
87 syf.
·5/10
Yaygın bir görüş olan Din Bilim çatışır görüşüne karşı açıklamaların var olduğu kitabı açmanız ve kapamanızın bir olacağı cep kitabı mahiyetinde bir kitap. okumanız tavsiyemdir.
115 syf.
·3 günde·8/10
Din ile bilim arasında duvarlardan setler olduğu düşüncesini yıkan çok başarılı eleştirel bir kitap...
Sevgili Caner Taslaman bu kitabında- Enis Doko' nun da yardımıyla - İslamın bilimle çatışmadığını hatta bilimle dayanışma içinde olduğunu, Kuran ın müslüman bilim adamlarına müthiş bir motivasyon kaynağı olduğunu anlatmış.
Sadece bununla da kalmayıp akılcı ve bilimsel dayanaklarla naturalizme karşı teizmi savunmuş, Kuran ın bilimin ön kabulleri nasıl temellendirdiğini yazmış...

Yazarın biyografisi

Adı:
Enis Doko
Unvan:
Türk Fizikçi
Doğum:
1987
Türk fizikçi. Enis Doko, 1987 yılında Makedonya’nın Ohri kentinde doğdu. Enis Doko’nun Dahi ve Dindar: Isaac Newton isimli eseri 2011 yılında yayımlandı. Enis Doko din felsefesi, bilim felsefesi, fizik felsefesi, ahlak felsefesi, ontoloji ve teoloji gibi konularla ilgilenmektedir. Aktif olarak din felsefesinde teizm-ateizm tartışmaları alanına yoğunlaşmaktadır. Bilim felsefesi alanında bilimsel realizm ve bilimsel anti-realizm tartışmaları ile ilgilenmektedir. Enis Doko katıldığı televizyon programlarında evren ve fizik ile ilgili bilgiler vermektedir.

Yazar istatistikleri

  • 22 okur beğendi.
  • 186 okur okudu.
  • 14 okur okuyor.
  • 159 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.