Ernst Bloch

Ernst Bloch

Yazar
8.2/10
6 Kişi
·
16
Okunma
·
6
Beğeni
·
978
Gösterim
Adı:
Ernst Bloch
Unvan:
Alman Filozof, Yazar.
Doğum:
Ludwigshafen, 1885
Ölüm:
Tübingen, 1977
Çok genç yaşta sosyalizmi benimsedi. Berlin'de Georg Simmel'in ve Heidelberg'te Max Weber'in öğrencisi oldu. 1915 yılında İsviçre'ye gidip Walter Benjamin'le dostluk kurdu. Almanya'ya dönünce Geist der Utopie`i (Ütopyanın Ruhu - 1918), tez konusu olan Thomas Münzer; Theologe der Revolution`u (Devrimin Tanrıbilimcisi Olarak Thomas Münzer - 1922), ve daha sonra da Durch die Wüste`yi yayımladı. 1920'lerde Berlin'de serbest gazeteci olarak çalıştı. Siyasal mücadelesi tam bir nazi karşıtlığı niteliği taşıyan Bloch, tartışma yazılarını biraraya toplayan Erbschaft dieser Zeit (Bugünün Mirası -1935) adlı kitabı yayımlanınca ülkesinden ayrılmak zorunda kaldı. New York'ta Bertolt Brecht ve Thomas Mann ile birlikte "Aurora Verlag" yayınevini kurdu. II. Dünya Savaşı'ndan sonra 1949'da Frankfurt'ta Goethe Enstitüsü'nde kendisine önerilen kürsüyü değil, Leipzig'deki Karl Marx Üniversitesi'nde bir felsefe kürsüsünü kabul etti. Burada en önemli yapıtı olan Das Prinzip Hofnung`u (Umut İlke, 3 cilt, 1954 - 1957) yayımladı ve hukuk tarihi konusundaki kitabı olan Abriss der sozialen Utopien` (Toplumsal Ütopya Taslağı) ikinci baskısını gerçekleştirdi.
Ernst Bloch, 1957 yılında revizyonizmle, 1959'da da gençliği kötü yola sürüklemekle suçlanarak görevinden alındı ve emekli edildi. Aynı süreçte bütün yapıtlarının yayımlanması sürüyordu. 1961 yılında bir ziyaret için gittiği Beyrut'tayken, Berlin duvarının inşasına başllanınca, Batı'da kalmaya karar vererek Tübingen'e yerleşti. Burada Tübingen Üniversitesi'nde görev alarak yazarlığı sürdürdü. 1968 öğrenci hareketine eleştirel ama güçlü bir destek verdi. 1972’den itibaren sayısız ödülle onurlandırıldı. Öldüğünde üç bine yakın öğrencinin meşaleli yürüyüşüyle uğurlandı.
Bloch, en çok inançlar sorunu üzerinde durdu. Marksist bir görüş açısından Stalinizm'e karşı çıkarak, "ütopyalar"ın her zaman varolduğunu ve varolması gerekliliğini savundu. Ernst Bloch'a göre toplumsal ütopya, yabancılaşmanın tersine insanın bilinçlenmesine yardımcı olan temellerden biridir ve ona bütünsel bir tarih görüşü kazandırır.
İnsan kendiyle yalnızdır. Başkalarıyla birlikteyken çoğu kişi kendiyle de değildir. Her ikisinden de sıyrılıp, çıkmak gerekir.
Gerçi her insan şu ve bu olarak zaten burada gibi görünür. Ancak hiç kimse öne sürdüğü şey olmayıp, hele hele, sergilediği şey hiç değildir. Üstelik de herkes zamanla ne olduysa, geldiği ev itibarıyla pek az falan değil, hem de fazlasıyla o olmaya meyyaldir. Daha sonraları, içinde olmakla kalmadıkları, ama mesleki olarak veya herhangi bir bağlamda da içine sokuldukları kabuklarına alışırlar. Mamafih, günün birinde bir delikanlı, buradan çok uzaklarda bir ayna bulmuştu ki daha önce böyle bir şeyi hiç tanımıyordu. Cam parçasını yerden kaldırdı, ona baktı ve arkadaşına uzattı: "Sana ait olduğunu bilmiyordum bunun!" Çok da yakışıklı olmasına rağmen, diğerine de ait değildi o surat.
"Aptallıklarının akıl sayıldığından emin iki üç cahil arasındaysan sen de eşek ol. Yoksa eşek olmayanı, kâfir olmakla karalarlar." İbn Sina
Ernst Bloch
Sayfa 26 - Evrensel Basım Yayın
Şimdi ve burada sahip olduklarımızın herhalde en az farkındayız. İnsanın istenen şeyi elde edip sokağa çıktığında, sevinçli birinin içinden nasıl göründüğüne şahit olması az buz şey değildir ama, aynı zamanda insanın içinde de bir şey yerle bir edilmiştir. Çünkü mutluluğu oldukça renkli bir şekilde, yani aslında olduğu gibi, gözünün önünden geçerken gören deminki rüya, dibe çökmüştür. Artık ödül tam da oradadır ve bu yüzden yeterince de yoktur, az önce yaşananın buharında gizlidir, çok geçmeden de insanın içinde yüzdüğü bildik sulara karışır. Keder daha derinlemesine delip geçer, zira bize, henüz olduğumuz hale daha yakındır; tam da bu yüzden asla saf ve yalın haliyle -keşke daha çok olabilseydik-sevinçli olunmaz. Denir ya, aklımıza fokur fokur kaynayarak bir şey geldiğinde, bu çoğunlukla pek de hayırlı bir şey değildir. Mutluluk 'şimdi'de, 'şimdi'nin içine düştüğünde daha kolay soğur. Çoğunlukla da öncesi veya sonrasında, çıkageldiği andan daha mutludur.
Soyluya on şey yasaktır:(aynı 10 emirdeki gibi)
Hür olan altısından uzak durarak yükselecek :
Kıskançlık ve aşağılıktan, yalancılıktan,
acizlikten, açgözlülükten, acılarından sızlanandan.
Halin vaktin yerindeyse, cimrilikle tasarruf etme,
dostlarına elini aç
ve eğer kaderin ağır sillesini yediysen,
acını yüreğine göm gizlice.
Asla benzin acıdan solmasın,
bu dünya bir soruya bedel değildir,
bundan içini yiyip bitiren "of"u boğ,
bir tek sızlanma bile dökülmesin dudaklarından.
Kader bizimle kötü bir oyun oynar,
Biz sadece zarız, gökyüzü de oyuncu,
bu yeryüzünün durmak bilmez hayhuyu
bu zarın rastgele düştüğü oyun tahtası.
İbn Sina
Ernst Bloch
Sayfa 103 - Evrensel Basım Yayın
811 syf.
·8/10
Umut İlkesi için Bloch'un magnum opusu diyebiliriz.Bu eserde Eski ve Yeni Ahit teki hikayelerin ve mitolojik karakterlerin kelt yunan ve roma mitolojisine kadar uzanan bağlantılarının Blochçu yorumunu okuması gerçekten yorucu ve bir o kadar da zevkliydi.Kendisi de bir sosyalist olan Bloch İsa'nın öğretilerinde sıkça karşımıza çıkan ''Tanrısal krallık'' imgesi ve kilise babalarının ütopistlerin hayalini süsleyen sosyal ütopya algılarını didik inceliyor ve bunların üzerine kendi umut ütopyasını inşa ediyor. Ortaçağ köylü savaşlarının öncüleri olan john Ball John Wycliffe Müntzer vb. reformcuların mücadelelerini de Marx'ın sosyalizmiyle karşılaştırarak anlatıyor.Ayrıca psikolojik tahliller yaparak da sizi Freud'un oedipusundan dan gerici dediği jung un arketiplerine oradan da Adlerin bireysel psikolojisine kadar keyifli bir geziye çıkartıyor.Okuması gerçekten keyifliydi herkese okumasını tavsiye ediyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ernst Bloch
Unvan:
Alman Filozof, Yazar.
Doğum:
Ludwigshafen, 1885
Ölüm:
Tübingen, 1977
Çok genç yaşta sosyalizmi benimsedi. Berlin'de Georg Simmel'in ve Heidelberg'te Max Weber'in öğrencisi oldu. 1915 yılında İsviçre'ye gidip Walter Benjamin'le dostluk kurdu. Almanya'ya dönünce Geist der Utopie`i (Ütopyanın Ruhu - 1918), tez konusu olan Thomas Münzer; Theologe der Revolution`u (Devrimin Tanrıbilimcisi Olarak Thomas Münzer - 1922), ve daha sonra da Durch die Wüste`yi yayımladı. 1920'lerde Berlin'de serbest gazeteci olarak çalıştı. Siyasal mücadelesi tam bir nazi karşıtlığı niteliği taşıyan Bloch, tartışma yazılarını biraraya toplayan Erbschaft dieser Zeit (Bugünün Mirası -1935) adlı kitabı yayımlanınca ülkesinden ayrılmak zorunda kaldı. New York'ta Bertolt Brecht ve Thomas Mann ile birlikte "Aurora Verlag" yayınevini kurdu. II. Dünya Savaşı'ndan sonra 1949'da Frankfurt'ta Goethe Enstitüsü'nde kendisine önerilen kürsüyü değil, Leipzig'deki Karl Marx Üniversitesi'nde bir felsefe kürsüsünü kabul etti. Burada en önemli yapıtı olan Das Prinzip Hofnung`u (Umut İlke, 3 cilt, 1954 - 1957) yayımladı ve hukuk tarihi konusundaki kitabı olan Abriss der sozialen Utopien` (Toplumsal Ütopya Taslağı) ikinci baskısını gerçekleştirdi.
Ernst Bloch, 1957 yılında revizyonizmle, 1959'da da gençliği kötü yola sürüklemekle suçlanarak görevinden alındı ve emekli edildi. Aynı süreçte bütün yapıtlarının yayımlanması sürüyordu. 1961 yılında bir ziyaret için gittiği Beyrut'tayken, Berlin duvarının inşasına başllanınca, Batı'da kalmaya karar vererek Tübingen'e yerleşti. Burada Tübingen Üniversitesi'nde görev alarak yazarlığı sürdürdü. 1968 öğrenci hareketine eleştirel ama güçlü bir destek verdi. 1972’den itibaren sayısız ödülle onurlandırıldı. Öldüğünde üç bine yakın öğrencinin meşaleli yürüyüşüyle uğurlandı.
Bloch, en çok inançlar sorunu üzerinde durdu. Marksist bir görüş açısından Stalinizm'e karşı çıkarak, "ütopyalar"ın her zaman varolduğunu ve varolması gerekliliğini savundu. Ernst Bloch'a göre toplumsal ütopya, yabancılaşmanın tersine insanın bilinçlenmesine yardımcı olan temellerden biridir ve ona bütünsel bir tarih görüşü kazandırır.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 16 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 51 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.