1000Kitap Logosu
Resim
Fahri Parin

Fahri Parin

Yazar
Derleyen
Çevirmen
BEĞEN
TAKİP ET
8.6
15 Kişi
51
Okunma
0
Beğeni
986
Gösterim
Unvan
Çevirmen
Doğum
Erzurum, 1944
Yaşamı
1944 yılında Erzurum’un Aşkale ilçesi Ballıtaş köyünde doğdu. İlkokulun 3. sınıfını köyünde okuduktan sonra anneannesi, kendisini okutmak için Ankara’ya götürdü. Dayıları ve anneannesi tüm tahsil hayatını Ankara’da tamamlattılar. 1969 Yılında Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesini bitirdikten sonra Erzurum’a öğretmen olarak atanarak göreve başladı. 1969-1974 yılla¬rında hayatta bulunan gazilerimiz ve işgali yaşamış olan büyüklerimizin hatıralarını toplayarak kitap haline getirdi. Bu eser 1977 ve 1992 tarihlerinde iki ayrı yayınevi tarafından iki defa yayınlandı. Birincisinde “Meçhul Kahramanlarımızın Dilinden Zulüm” adıyla, diğerinde ise “Ermeni Zulmünün Canlı Tarihi” adı altında çıktı. Yazar bu eserinin ardından, İran’ın eski Cumhurbaşkanı Muhammet Hatemi’nin “Şehrin Dünyasından Dünya Şehrine” adlı eserini Türkçe’ye çevirdi. Bundan sonra Pol Amir tarafından yazılan “Alamut’un Efendisi Hasan Sabbah” adlı eseri Türkçe’ye çevirdi. Bu eserde, o dönemin insan¬larının yaşantıları, birbirleri ile olan mezhep kavgaları ve siyasi mücadeleleri çok güzel bir üslupla ve roman türünde anlatılmıştır. Yazar ayrıca Muhammed Hicazi’nin “Arifin Gönlü” adlı eseri Farsça’dan Türkçe’ye çevirdi. Cemal Paşa’nın anılarını da eski Türkçe’den yeni Türkçe’ye çevirdi. Yazar Milli Eğitim Bakanlığı’nın çeşitli kademelerinde öğretmen ve idareci olarak çalıştıktan sonra emekli oldu. Altı yıl özel kurumlarda idareci alarak çalıştıktan sonra tamamen bilim deryası¬na dalmak için görevini bıraktı.
249 syf.
Sur (ordu) uyur düşman uyumaz
Kitabı herkesin okumasını tavsiye ederim. Kitabı okuduğunuzda bir halkın düşüncesinin 100 sene önce neyse 100 sene sonra da aynı olduğunu görürsünüz. Bir türlü terbiye edilmemiş ve ya Türk düşmanlığı üzerine yetiştirilmiş bir topluluğun müslüman Türk kesime hangi eziyetleri verdiklerini görürsünüz. Kitaptaki eziyet ve işkence sahneleri sizleri rahatsız edebilir. Fakat bunlar müellifin hayal ürünü değil bilakis röportaj aldığı kişilerin başlarından geçen hakiki olaylardır. Bunları tasdik eden farklı kaynaklar, hatıralar da vardır, onlar da okunması lazım. Bu olayların anlatıldığı kitaplar ders alınması ve tedbir amaçlı olmalıdır. Hadiste de değildiği gibi bir müslüman bir delikten yılan tarafından iki kez ısırılmaz. Fakat Azerbaycan Türkleri bu işkence ve zulümleri unuttukları için aynı işkencelere 1988-1994 arasında devam eden Karabağ olaylarında, Karabağ savaşında sivil halkın başına gelenlerle hatırladılar. Ne ilk Karabağ savaşında ne de 44 günlük İkinci Karabağ savaşında Azerbaycan tarafı sivillere zarar vermedi. Bilakis son savaşta ermeniler kendi karakterlerine sadık kalarak sivil yerleşim yerlerine bombalar attılar. Eğer onların ellerinde daha farklı imkanlar olsaydı buna eminim ki son 100 senede yaptıklarını yine de yaparlardı.
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.