1000Kitap Logosu
Fatih Balkış
Fatih Balkış
Fatih Balkış

Fatih Balkış

Yazar
Editör
BEĞEN
TAKİP ET
6.2
36 Kişi
86
Okunma
4
Beğeni
1.267
Gösterim
Unvan
Yazar
Doğum
İstanbul, 1977
Yaşamı
1977’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dramaturji ve Tiyatro Eleştirmenliği bölümünden 2002’de mezun oldu. Bir süre Bahçeşehir Üniversitesi’nde Sanat ve İletişim yüksek lisansına devam etti. Stüdyo Oyuncuları’na katıldı. Düzenli olarak Radikal Kitap, Yolculuk, Hürriyet Gösteri gibi dergi ve gazeteler için edebiyat eleştirileri yazdı ve yazarlarla söyleşiler yaptı. Halen Stüdyo Oyuncuları’nda “kurmacanın tasarımı” adlı bir ders veriyor ve metin yazarlığı yapıyor. Edebiyatı; Tim Parks’ı, Salinger’ı, Jeff Noon’u, Laclavetine’i, Echenoz’u, Bernhard’ı, Kayacan’ı ve Sevim Burak’ı, oyunları; Marlowe’u, Stoppard’ı, Osborne’u, Aksal’ı, sinemayı; Wenders’i, Kurosava’y›, Hitchcock’u müziği; The Cinematic Orchestra’yı, The Smiths’i, New Order’ı, felsefe, sosyoloji ve antropolojiyi; Ortega y Gasset’yi, Schopenhauer’i, Harvey’i, Baumann’ı, Zerzan’ı kitap toplamayı, kentte bir flaneur olarak dolaflmayı, devleri ve cüceleri, İzlanda sagalarını, masalları, Beyaz Geceler’i ve kedileri seviyor.
Ersan Yılmaz
Karaçam Ormanı'nda'yı inceledi.
112 syf.
yazdıkları nedeniyle başı derde girmiş bir yazarın öyküsünü anlatan ve gayet ustaca kaleme alınmış bir roman. devletle sorunlu bir ilişkisi olabin kadın yazar (kitapta da böyle geçiyor.) sürgün hayatı yaşayan ve ülkesi dışında birkaç yerde bir hayat kurmayı deneyen biri. eserlerini sevdiğim ve dönemimizin en kıymetli yazarları arasında yer aldığına inandığım Aslı Erdoğan ile kadın yazar arasındaki benzerlikler dikkatimi çekti. erdoğan'ın yaşamıyla alakalı bazı detaylar, şehir isimleri, kitapta bahsi geçen eserler ve kadın yazarın söyledikleri düşünüldüğü vakit ana karakterin direkt olarak erdoğan'dan ilham alınarak oluşturulduğu söylenebilir. hatta bu kısa roman erdoğan'a ithafen de yazılmış olabilir. hayat görüşü, devletle kurduğu ilişki, soğuk ve sert dili, olaylara bakış açısı ve cüretkar kalemiyle birlikte hem aslı erdoğan hem de kadın yazar karakteri kesinlikle kulak vermeye değer kişiler olarak özetlenebilir. sağlıklı bir toplumun inşa edilmesinde kritik bir öneme sahip olan düşünce özgürlüğü ve çok sesli medyaya ne denli ihtiyaç duyduğumuzu birçok kişi hemen her gün gözlemliyordur sanırım.
Karaçam Ormanı'nda
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
Özgür Çırak
Karaçam Ormanı'nda'yı inceledi.
112 syf.
·
Puan vermedi
Fatih Balkış'ın "Karaçam Ormanı'nda" isimli romanını okudum. Sanırım ilk önce tweeterda kitapla ilgili oldukça iddialı bir yorum okumuştum. İstesek de istemesek de sosyal medya bazen ne okuyacağımızı belirliyor. Şikayetçi miyim, bazen. Ama bu kitap için şikayet etmek bir tarafa bu tavsiyeyi aldığım her kim ise ona şükran duyguları iletiyorum. Çok başarılı bir roman "Karaçam Ormanı'nda". Neyi başarılı? Birincisi dili. Suyun bardağa doluşu gibi bir his veriyor, ama susamışsın öyle bir his. Kitabın herhangi bir sayfasını açıp şuraya yazabilirim, metnin her satırı ahşap yoğunluğunda. Hikayesi aşağı yukarı şöyle, yazılar yazdığı gazeteden ötürü hapis cezası alan, cezasını tamamlayan bir kadın yazarın (kafanızda bir isim yanmıştır) evinde PEN bir organizasyon düzenliyor ve kitabın anlatıcısıymış gibi romana dahil olan bir erkek yazar davete icabet edip soluğu kadın yazarın evinde alıyor. Anlatıcı olarak romana giren erkek yazar dinleyiciye ve aktarıcıya dönüşüyor. İlk ters köşe burada. Ardından kadın yazarın varoluş -diyeceğim- sancıları, bir yere ait olamama, o yazmaya çalıştığı romana dokunmaya çalışırken yaşamın içinde nasıl sürüklendiği... Bayat bir konu değil mi? Değil! Ben anlatamıyorum. Fatih Balkış bunu o kadar iyi anlatıyor ki Bu kitabı bir daha okurum arkadaş! Konu yazmak, hele de yazdıklarından ötürü hapse düşmüş bir kadın yazar olunca bir devlet resmi çiziliyor: "Devlet bunun için var, tüketmek için. Biz devleti tükettiğimizi düşünüyoruz ama devlet bütün kurumlarıyla bize kıymaya devam ediyor. Devlet insanlardaki sükûtu aldı. Devlet saldırganlaştırıyor, azgınlaştırıyor. Devlet ve toplum önce bir insanı sürgüne gönderiyor, sonra da onun cenazesinde en önde saf tutuyor. Devlet bir yazarı öldürüyor ve cenazeyi kendi kaldırıyor, tabutu kendi taşıyor." Toplumdan kaçış ama kendinden kaçamayış, o hep yapmak istediğimiz ama yapamayacağımızı bildiğimiz yere eninde sonunda geri dönme durumu romanın genel bağlamı diyebilirim. İyi okumalar... #fatihbalkış #karaçamormanında #kafkayayınevi #roman #türkiyeedebiyatı #bookstagram #instagram #book #kitap #kitaplık #neokudum #neokusam #zorbakitabevikafe #koronagünleri #kitaptavsiyesi #kitapkurdu
Karaçam Ormanı'nda
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
15