Franz Ruppert

Franz Ruppert

Yazar
8.6/10
16 Kişi
·
59
Okunma
·
8
Beğeni
·
827
Gösterim
Adı:
Franz Ruppert
Unvan:
Prof. Dr.
Profesör Dr. Franz Ruppert, Almanya ve başka birçok ülkede çok talep edilen bir konuşmacı ve kolaylaştırıcıdır.

Nesillerarası Psikotravmatoloji
Hem mevcut teorilere hem de kendi araştırmalarına ve danışanlarıyla yaptığı sayısız tedavi edici seansa dayanarak, Nesillerarası Psikotravmatoloji (MPT) adını verdiği teorik bir çerçeve geliştirmiştir. Bu teorik çerçeve, iki teorik yapısal bölüme ve bir uygulamalı yönteme dayanmaktadır: 1. Bağlanma kavramı ve teorisi, 2. Travma teorisi, 3. Niyet Konstelasyonu adı verilen yöntem.

Niyet Konstelasyonu
Son 15 yılda Franz Ruppert, Konstelasyon yöntemiile çalışmanın ve nesillerarası travmanın saklı dinamiklerini ortaya çıkarmak ve çözmek için özgün bir yol geliştirmiştir. Niyet Konstelasyonu, travmanın sebep olduğu parçalanma konusunu ele alır ve sadece ilgili birey açısından değil, tüm aile sistemi açısından travmanın birçok nesil üzerindeki olası etkisini anlamak için imkan sunar.

Franz Ruppert

Profesör Dr. Franz Ruppert Almanya’nın Münih şehrindeki Uygulamalı Bilimler Üniversitesinde Psikoloji Profesörüdür. Doktorasını, 1985 yılında Münih Teknik Üniversitesi’nden İş ve Organizasyon Psikolojisi alanında aldı.



Teorik çerçevenin oluşturulması

1995’ten beri psikoterapötik çalışmaya ve özellikle de psikoz, şizofreni ve diğer formlardaki ciddi akli hastalıkların sebeplerine odaklandı. Bu tür rahatsızlıkları daha iyi anlamak için pratikteki deneyimlerini, bağlanma ve bağlılık teorilerine ve modern travma çalışmasına olan ilgisiyle birleştirdi. Bu, Nesillerarası Psikotravmatoloji konusunda kendi teorik çerçevesini şekillendirmesine yol açtı.



Özgün bir çalışma şekli

Geçmiş 15 yılda Dr. Ruppert, nesillerarası travmanın saklı dinamiklerini ve etkilerini ortaya çıkarmak ve çözmek için Niyet Konstelasyonu ile çalışmanın özgün bir yolunu geliştirmiştir. Travmanın, birçok nesil üzerindeki olası etkisini, sadece ilgili birey açısından değil aynı zamanda tüm aile sistemi açısından anlama imkanı sunan bir yöntemdir.
Franz Ruppert, konuşmacı ve kolaylaştırıcı kimliğiyle Almanya ve diğer birçok ülkede çok talep görmektedir. Psikoterapötik çalışmasını, travmanın farklı kültürlerdeki daha derin nesillerarası etkileri konusundaki kavrayışlarını ilerletmek ve kendi yöntemiyle travmanın güçlü etkilerini daha iyi anlamak için araştırma yapmaya adamaktadır.
Ruh, insan bedenindeki ya da beynindeki bir organ ya da şey değildir; daha çok insan bedenini canlı tutan enerji ve bilgi (“yazılım”) olarak var olur. Ruhu daha çok bir insanın ifadelerinden, algılarından, duygularından, düşüncelerinden, davranış ve anılarından; korkularından, zevklerinden, kuşkularından, umutlarından ve inançlarından tanırız.
Ergenlikte çocuğun ruhsal gelişim açısından ödevi, ebeveynlerinden bağımsız olmaktır. Onların koyduğu dirence karşı, çocuk kendinden sorumlu olma yeteneğini test etmelidir.
Bağlanma, bir aidiyet ve kimlik duygusu yaratır; bağlanmadan doğan duygusal deneyimlerimiz olmaksızın, başka insanlarla gerçek bir ilişki kuramayız, insan hemcinslerimize ilgisiz kalırız
Her yeni insan ruhu bu nedenle biçimini kendi ebeveyninin ruhundan alır, buna bağlı olarak “iyi” ve “kötü”yü miras alır. Bu ruhani miras, yeni yaşamın “sermayesi” olduğu kadar, eskinin de aktarılan “borcu”dur. (...) Her insan atalarından aktarılan armağan ve yüklerle kendi içlerinde o ana dek varolmayan özgün bir şey haline gelme potansiyeline sahiptir.
Sağlıksız duygular aşırıdır, tuhaftır, yapaydır, gerçek değildir, sürüklenir, kendine çekilir ve utanmazdır. Normal olarak duygusal tepkiler beklediğimiz durumlarda duygulardan eser yoksa, yani korku, öfke, sevgi, suçluluk, gurur, utanç tamamen yok olmuşsa, bu da hastalıklı bir ruhsal sağlığın işaretidir.
içsel olarak özgür iradesi olmayan bir kimse, uygun dışsal koşullar olsa bile kendine dönük baskıyı tekrar tekrar üretir ve başkalarını da kendi kısıtlılık ve bağımlılık alanına çekmeye çalışır. ruhsal olarak özgür olmayan bir kimse, kendi etrafında bağımlılık yapıları oluşturur. buna tezat olarak özgür biri ise dış çevresinde kısıtlılıklar da olsa belli bir düzeyde otonomisini korumayı başarır
347 syf.
·21 günde·Puan vermedi
Kitap, kalıtsal aile travmalarını ve kitabın yazarı da olan doktorun konstelasyon çalışmalarıyla çözüm sürecini anlatıyor bizlere. Aslında kişilik bozukluğu, psikoz, depresyon ya da anlamlandıramadığımız birçok hastalığın bize üç kuşak önceki atalarımızdan miras kalabileceği. İlla travmayı bizzat bizim yaşamamız gerekmiyor yani. Çocukla annenin bağı daha farklı şekilde geliştiğinden (hamilelik) annemizden ve onun annesinden bizim hayatımıza yerleşmesi daha muhtemel. Çünkü büyükannemiz annemize hamileyken bizde o anda annemizin yumurtalık rezervinde bulunuyoruz. Aslında bizde oradayız. 🤷‍️
Konstelasyon çalışmalarında yaşanan travmanın anlaşılabilmesi ve iyileştirilebilmesi İçin danışan ebeveynlerini -veya travmasının mirasçısı olduğu kişileri- temsil eden bireyler seçer ve danışanın anlattıklarıyla bu temsilcilerin tepkileri birleşerek travma sebebini gün yüzüne çıkarır. - Ben en basit böyle anlatabildim. -
Eğer bu konular ilginizi çekmiyorsa kitap sizi çok sıkacaktır. Hele son bölümde durmadan konstelasyon kelimesini okumak daha da sıkacaktır.️
BSA.
BSA. Travma, Bağlanma ve Aile Konstelasyonları'ı inceledi.
347 syf.
·7 günde
Kitabın temeline baktığımızda her ne kadar günümüzde öyle olduğu kabul edilse de, pek çok psikolojik hastalığın esasen gen temelli olmadığı belgelenmeye çalışılıyor. Bu amaçla kitapta çeşitli vaka örneklerine yer verilmiş. Araştırmacı doktor tarafından sorunların açığa çıkarılıp kişinin şifalandırılması noktasında konstelasyon yöntemi kullanılmış. Bu yöntemde kişiyi ve kişinin ebeveynlerini (gerekli görülürse ailedeki farklı kişiler de buna dahil edilebiliyor) canlandıran temsilciler bulunuyor ve kişiler arası ilişkiler sahneleniyor diyebiliriz.
Araştırmacı yazarın dayandığı çalışmalara ve izlenimlerine göre psikolojik rahatsızlıkların çoğunun temelinde ebeveynlerle -özellikle de anne ile- erken çocuklukta bağlanma sistemindeki bozukluk ve travmalar yer alıyor. Görünüşe göre şizofreni, obsesif kompulsif bozukluk, obezite, anoreksi, madde bağımlılığı ve hatta delilik bile bebeklik ve erken çocukluk döneminde yaşanan bağlanma travması ile ilişkili olabilir. Hatta ve hatta üç nesil öncesinde yaşanmış travmatik bir olay bile kişide anlamlandıramadığı hislere, bilinç bulanıklığına, kişilikte bölünmeye sebep olabilir.
Kısacası insanlık nereye doğru gidiyor, bunca canice ve akıl almaz olay nasıl gerçekleşebiliyor, bazı insanlar küçücük bir çocuğa bile nasıl içimizin kaldıramayacağı kötülükleri yaşatabiliyor diye düşünüp zaman zaman beyninin sınırlarını zorlayanlar ve tabii ki psikolojiye ilgi duyanlar için merakla okunabilecek bir kitaptan bahsediyorum. Neden okumayasınız ki?
347 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Taze bitti.
Aralık 2017 de kütüphaneme dahil olan bu kitabı bu hafta okuyup bitirebildim. Akademik bir kitap olmasına rağmen akıcı ve ilgi çekici bir dille yazılı. Alman psikiyatr Franz'in ,Jung psikolojisinden yola çıkıp kollektif bilinç altından başlayıp , Bowbly'in bağlanma kuramını kendi oluşturduğu yeni bir bakış açısıyla sunuyor kaynak. Geçmişi çok seviyor ve teee dedelerden, nenelerden, genotiptelerden, soylardan, geçmiş travmalar dan çözümlediği terapi örneklerini de sık sık vaka olarak sunuyor . Ruh ve ilişkisel ruh kavramlarına kattığı anlamı sevdim. Kendi metodolojisini paylaştığı son kısımla da kitabı bitiriyor. Yine çocukluk, yine bağlanma yine geçmiş bağlantısının yoğun olduğu bir alan kitabında , beni bir birey olarak en çok da insanın edilgen yapısı rahatsız ediyor. Yani insanın bu kadar birikim olarak ilerlemesi bahsedilen o kader algısına sürüklenmesi, var oluşsal olarak zihnimin sınırlarının dışında kalıyor. Kendi hayatında etkin değil edilgen olma fikri ve formüle edilmiş yaşamlar kuram ne olursa olsun beni sarmıyor. Kitaba da katacağım olumsuz değerlendirmem bu sebeple bu olacak sanırım. Ama keyifli bir kitap, okunmalı.Herr kitabın bir okunacak zamanı vardır, doğru zamanda beni bulduğun için teşekkür ederim sevgili Franz
347 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Başka bir çeviri/düzenleme bulabilirseniz ondan okuyun. Kitabın dili ve imla hataları çok zorluyor. Benim gibi takıntılı biriyseniz ve gerçeken ihtiyacınız yoksa kendinizi zorlamayın.

Yazarın biyografisi

Adı:
Franz Ruppert
Unvan:
Prof. Dr.
Profesör Dr. Franz Ruppert, Almanya ve başka birçok ülkede çok talep edilen bir konuşmacı ve kolaylaştırıcıdır.

Nesillerarası Psikotravmatoloji
Hem mevcut teorilere hem de kendi araştırmalarına ve danışanlarıyla yaptığı sayısız tedavi edici seansa dayanarak, Nesillerarası Psikotravmatoloji (MPT) adını verdiği teorik bir çerçeve geliştirmiştir. Bu teorik çerçeve, iki teorik yapısal bölüme ve bir uygulamalı yönteme dayanmaktadır: 1. Bağlanma kavramı ve teorisi, 2. Travma teorisi, 3. Niyet Konstelasyonu adı verilen yöntem.

Niyet Konstelasyonu
Son 15 yılda Franz Ruppert, Konstelasyon yöntemiile çalışmanın ve nesillerarası travmanın saklı dinamiklerini ortaya çıkarmak ve çözmek için özgün bir yol geliştirmiştir. Niyet Konstelasyonu, travmanın sebep olduğu parçalanma konusunu ele alır ve sadece ilgili birey açısından değil, tüm aile sistemi açısından travmanın birçok nesil üzerindeki olası etkisini anlamak için imkan sunar.

Franz Ruppert

Profesör Dr. Franz Ruppert Almanya’nın Münih şehrindeki Uygulamalı Bilimler Üniversitesinde Psikoloji Profesörüdür. Doktorasını, 1985 yılında Münih Teknik Üniversitesi’nden İş ve Organizasyon Psikolojisi alanında aldı.



Teorik çerçevenin oluşturulması

1995’ten beri psikoterapötik çalışmaya ve özellikle de psikoz, şizofreni ve diğer formlardaki ciddi akli hastalıkların sebeplerine odaklandı. Bu tür rahatsızlıkları daha iyi anlamak için pratikteki deneyimlerini, bağlanma ve bağlılık teorilerine ve modern travma çalışmasına olan ilgisiyle birleştirdi. Bu, Nesillerarası Psikotravmatoloji konusunda kendi teorik çerçevesini şekillendirmesine yol açtı.



Özgün bir çalışma şekli

Geçmiş 15 yılda Dr. Ruppert, nesillerarası travmanın saklı dinamiklerini ve etkilerini ortaya çıkarmak ve çözmek için Niyet Konstelasyonu ile çalışmanın özgün bir yolunu geliştirmiştir. Travmanın, birçok nesil üzerindeki olası etkisini, sadece ilgili birey açısından değil aynı zamanda tüm aile sistemi açısından anlama imkanı sunan bir yöntemdir.
Franz Ruppert, konuşmacı ve kolaylaştırıcı kimliğiyle Almanya ve diğer birçok ülkede çok talep görmektedir. Psikoterapötik çalışmasını, travmanın farklı kültürlerdeki daha derin nesillerarası etkileri konusundaki kavrayışlarını ilerletmek ve kendi yöntemiyle travmanın güçlü etkilerini daha iyi anlamak için araştırma yapmaya adamaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 59 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 117 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.