Harun Tokak

Harun Tokak

8.4/10
49 Kişi
·
161
Okunma
·
13
Beğeni
·
2.337
Gösterim
Adı:
Harun Tokak
Unvan:
Eğitim Uzmanı, Diyalog Avrasya Eşbaşkanı, Gazteci Yazarlar Vakfı Eski Başkanı
Doğum:
Uşak, 1955
Harun Tokak (d. 1955 Uşak), Türk gazeteci, Diyalog Avrasya Platformu eş başkanı, Yeni Şafak gazetesi yazarı ve Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı eski başkanı.



1955 yılında, Uşak’ın Kırka Köyünde doğan Harun Tokak, ilk öğrenimini bu köyde tamamladı. İmam-Hatip Lisesini Uşak’ta okudu. İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’nden 1979′da mezun olduktan sonra Anadolu’nun değişik şehirlerinde öğretmenlik yaptı. Bu yıllarda çeşitli mahalli gazetelerde köşe yazıları yazdı, bazı yerel televizyonlarda programlar yaptı ve bazı yerel gazete ve televizyonların kurulmasına öncülük etti. Başta eğitim olmak üzere değişik alanlarda faaliyet gösteren bir çok sivil toplum kuruluşunda insiyatifler aldı.

MEB’de eğitim uzmanlığı ve başbakanlıkta müşavirlik yapan Tokak, 1997-2008 yılları arasında Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanlığı’nı da yürüttü. Avrasyanın ve Türk aydınlarının bilgi ve birikimlerini paylaştığı Abant ve Diyalog Avrasya platformlarının oluşturulmasına öncülük etti.

Tokak, halen Diyalog Avrasya Platformunun eş başkanlığını yürüten Harun Tokak Guney Ukrayna Devlet Pedegoji Universitesi fahri profesorudur. Yeni Şafak Pazar gazetesinde haftalık hikayeler yazan Harun Tokak’ın "Önden Giden Atlılar", "Yoldakiler", "Işık Süvarileri" "Kime Emanet" "Kinali kuheylanlar" adında hikaye kitapları yayınlandı. Eserleri Rusca , Kazakça, Ukraynaca ve Azericeye çevrildi.
Zeyneb, kim ağladıysa onun gözyaşı olup damlamıştı.
Onun için herkes ona ‘Ağabeylerinin Annesi’ diyordu. Tıpkı anneleri Hazreti Fatıma’ya ‘Babası’nın Annesi’ dedikleri gibi.
Halbuki vicdanların kabul etmediği her icraat, iktidarın tabutuna çakılan bir çiviydi.
Fuzuli diyor ki:
‘Ey Fuzuli, Ehl-i Beyt’in hâlini hatırlayıp ah eyle ki âh şimşeği ile günah harmanı yakılır, günahlar affolunur.’
Babalar ateşe düşen bir kütük gibidir,hep içten içe yanarlar ama kimse fark etmez...
Harun Tokak
Sayfa 30 - Kaynak Yayınları
“Kederlerim gündüzlerin üzerine dökülseydi gece olurdu.
Senin varlığınla gölgelenirdim, ne korkum vardı ne tasam.
Senden sonra bana sadece hüzün eş oldu. Ve yalnız gözyaşlarıma sığdım.
Ahmed’in toprağını koklayanlar için ömrü boyunca başka bir koku duymak artık muhaldir…”
Ülkesini Mecnun gibi sevse de, "Asya'da dili bir, dini bir kardeşlerimiz var, yıllardır onlar sizi bekliyorlar" sözünü duyar duymaz koşar oralara.
“Kaldırın yetimleri analarının üzerinden yoksa bu hale arş dayanmayacak, gökteki melekleri ağlattı yetimlerin ahı.”
Minik göğüslerinde dağlar gibi acılar taşıyan bu yavruların sırtlarındaki yırtık pırtık gömlekler,bir elbiseden ziyade acı alevlerini andırmaktaymış.
Harun Tokak
Sayfa 60 - Kaynak Yayınları
Bu kitabı okuyunca ehl-i beyt hakkında ne kadar az şey bildiğimi gördüm ve kendimden utandım. Kerbelada ne kadar büyük acılar yaşanmış, Peygamberimizin torununa, akrabalarına ne fena zulümler yapılmış, öğrendim.

Kitap kısa kısa peygamberimizin peygamberliğinden başlayıp Bedir, Uhud, Hendek, Mekke'nin fethi, cemel vakası, sıffin savaşı hakkında bilgiler veriyor. En son kufelilerin ne kadar dönek, acımasız olduklarını anlatıyor. Dili çok güzel ve akıcı. Tavsiye ederim..
↪Kınalı Küheylanlar...Bu kitap hakkında ne söylesem bilemedim.Kitabın her yerini didik didik analiz etmek ve buraya yazmak isterdim ama 150 sayfalık bir kitaptan çıkardığım neyse size onu yazacağım.

↪Kınalı Küheylanlar,yurdundan çeşitli nedenlerle kopan ve Asya'nın dört bir yanına dağılan,gurbetin ana kucağında olan Türkler'in öykülerini ele alıyor.Ortak noktaları ise yüreklerinden silip atamadıkları anılarıdır.Kitaptaki 24 öykünün her biri hemen hemen aynı konuları işliyor ama birbirinden bağımsız.Öyküler,günümüzden asırlar öncesine,genelde 1800'lü yıllara yolculuk yapıyor.Mayına basan öğrencisini kurtarmak adına ölmeyi göze alan öğretmen,Kuzey Irak'taki yardıma muhtaç insanlar için uzun yolculuğa çıkan ve bu yolculukta ölen genç gibi etkili ve hüzünlü konuları işleyen hikayeler mevcuttu.Özellikle Zühre Ana,Sen Ağlama Ya Resulullah,Azrail Türkçe Konuşur Mu ve Ayağın Nerede Oğul hikayelerinden çok etkilendim.Yazarın dili sade ve duru,betimlemeler iliğime kadar işlemese bile sımsıcak gün ışığının altın kollarını,ılık esen yellerin saçlarımı savuruşunu ve üşüten ayazı hissedebildim.Çok başarılı bulduğum betimlemeler de vardı,aşağıda iki örnek vereceğim.

↪"Sevgiyle konuldukları kristal vazoya doğru her geçen gün biraz daha boyunlarını büken güllerini kurtarmak için yüreklerinden kopan ızdırap ırmaklarının kıyılarında binlerce gül,suya güler."

↪"Sarışın ikindi güneşi sırtımı okşarken kitapevlerinin açık kapılarından gün kızgını taşlara kitap kokuları düşüyor."

↪Hikayeler genelde kısa olduğundan çabuk okunuyor ama eleştirecek kısımlar elbette vardı.Ben dönem hikayeleri okumayı çok severim,o yılların tozlu hatıralarını kalbimde hissetmek hoş bir duygu olur.Buradaki hikayelerin çoğu asırlar öncesinde geçmesine rağmen o dönemlere ait betimleme,tasvir,en azından bir bilgi aradım ama yoktu.Hikayeleri bildiğiniz günümüzde geçer gibi okudum.Yazar o duyguyu hissettirememiş.Hikayelerde bir konuyu anlatırken hop başka bir konuya geçiyor ve hikayeyi böyle sürdürüyor.Bu da kurguda kopukluk yaşamanıza dolayısıyla tutunmakta zorluk çekmenize sebep oluyor.Diğer olumsuzu ise gereksiz benzetmeler ve yetersiz,toparlanmamış sonlarıydı.

↪"Petersburg'daydım." cümlesine benzer cümlelerle bitiyor,olay oldu bittiye getiriliyor.Açıkçası bu durum beni çok rahatsız etti.Bir de adı lazım değil birisinin adını 4-5 hikayede görmek sinirimi oldukça bozdu ve keyfimi kaçırdı.

↪Bu kitap hakkında genel düşüncem yetersiz bulmamdı.Ama kolay okunduğundan ve hüzünlü hikayeler içermesi nedeniyle bir 7 puanı hak etti benim gözümde.Ben çok beklentiyle başladığımdan mıdır, bilinmez çok da sevmedim.Çıtayı yükseltip beklenti yaparsanız,beklentilerinizi yere çakacak bir kitap.Siteye baktığımda ortalama puanın 10 üzerinden 10 olduğunu gördüm ve üzülerek bu bütünlüğü bozuyorum.Tam puanı hak etmediğini okuyunca anlarsınız.Sevgiyle ve kitaplarla kalın.
Ehl-i Beyt'i, yaşadıkları dönemi, şartlarını ve Kerbela'da yaşananları öğrenmek adına bilgilendirici bir kitap. Dili akıcı, kişiler ve olayların çokluğuna rağmen kulak dolgunlundan olsa gerek benim için öğretici oldu. Alevi kardeşlerimizi çok daha iyi anlıyorum artık. Ve onlardan farklı olmadığımı.Özde aynı iken farklı olduğumuzu düşündüren ney? Orası muğlak işte!
Muazzam bir kitaptır Dinimizin en ince naif güzellikleri harika bir şekilde betimlenmiş okudukça huzur bulduğum nadir kitaplardan oldu Dinimizin güzelliğini her sayfada bulabilirsiniz
Küçük bir köyde Derviş odasında Mehmet Hoca'nın anlattığı İslam Tarihini konu alan romanı soluksuz okuyorsunuz. Özellikle Peygamber efendimizin hakka yürümesi sonrasındaki anlatılan kısımlardan bilmediğim ne kadar çok şey olduğunu anladım. Bu güzel kitaptan eksiklerimi tamamladım. İyi okumalar.
Dağların taşların ağaçların dili olur mu? Dinlemesini bilirsen hiç olmaz olur mu? Girişinde "Kudüs'te herkese yer vardır" kucaklayıcı ifadesi yazan, tarihi boyunca tüm dinlere mensup insanların bir arada yaşadığı her din için mübarek sayılan belde Kudüs'ün taşları ağaçları konuşuyor bu kitapta.. Hz. Ibrahim'den, bir kütük gibi testereyle doğranan Zekeriyya as.'dan başlayıp; devletin halihazırda yanan kandillerinin ışığından istifade edip elbisesinin yırtığını diken, ardından o ışıkta hakkım yoktu kul hakkına girdim diyerek diktiği yeri tekrar söken iffet timsali Rabiatü'l Adeviyye'ye kadar Kudüs topraklarından geçen peygamberlerin ve Hakk aşıklarının göz dolduran kalbe işleyen hatıralarının anlatıldığı muhteşem bir kitap.. Sadece dindarlar için değil içinde vicdan kırıntısı kalmış olan herkesi etkileyebilecek, okunmasını şiddetle tavsiye ettiğim bir kitap.. iyi okumalar...
ne kadar da eksikmiş bilgilerimiz...çok şey öğrendim ve uygulamaya çalıştım..okuduğum ve öğrendiğim en güzel kitap..,,,,,,,,,,,,,,,,
Harika bir kudüs kitabı okurken peygamberler tarihi filistin tarihi israil oğulları geçtikleri yerler hepsi bir bir canlandı gözümde Hz yusuf Hz isa Hz Meryem Hz Zekeriya Hz süleyman mescidi aksa kubbetussahra Hz muhammed Miraç hersey çok güzel anlatılmış ustaca tasvirle

Yazarın biyografisi

Adı:
Harun Tokak
Unvan:
Eğitim Uzmanı, Diyalog Avrasya Eşbaşkanı, Gazteci Yazarlar Vakfı Eski Başkanı
Doğum:
Uşak, 1955
Harun Tokak (d. 1955 Uşak), Türk gazeteci, Diyalog Avrasya Platformu eş başkanı, Yeni Şafak gazetesi yazarı ve Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı eski başkanı.



1955 yılında, Uşak’ın Kırka Köyünde doğan Harun Tokak, ilk öğrenimini bu köyde tamamladı. İmam-Hatip Lisesini Uşak’ta okudu. İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’nden 1979′da mezun olduktan sonra Anadolu’nun değişik şehirlerinde öğretmenlik yaptı. Bu yıllarda çeşitli mahalli gazetelerde köşe yazıları yazdı, bazı yerel televizyonlarda programlar yaptı ve bazı yerel gazete ve televizyonların kurulmasına öncülük etti. Başta eğitim olmak üzere değişik alanlarda faaliyet gösteren bir çok sivil toplum kuruluşunda insiyatifler aldı.

MEB’de eğitim uzmanlığı ve başbakanlıkta müşavirlik yapan Tokak, 1997-2008 yılları arasında Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanlığı’nı da yürüttü. Avrasyanın ve Türk aydınlarının bilgi ve birikimlerini paylaştığı Abant ve Diyalog Avrasya platformlarının oluşturulmasına öncülük etti.

Tokak, halen Diyalog Avrasya Platformunun eş başkanlığını yürüten Harun Tokak Guney Ukrayna Devlet Pedegoji Universitesi fahri profesorudur. Yeni Şafak Pazar gazetesinde haftalık hikayeler yazan Harun Tokak’ın "Önden Giden Atlılar", "Yoldakiler", "Işık Süvarileri" "Kime Emanet" "Kinali kuheylanlar" adında hikaye kitapları yayınlandı. Eserleri Rusca , Kazakça, Ukraynaca ve Azericeye çevrildi.

Yazar istatistikleri

  • 13 okur beğendi.
  • 161 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 81 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.