Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

Yazar
6.5/10
98 Kişi
·
351
Okunma
·
31
Beğeni
·
3.648
Gösterim
Adı:
Haşmet Babaoğlu
Unvan:
Türk Gazeteci, Yazar
Doğum:
Bursa, 8 Mayıs 1955
Haşmet Babaoğlu, Türk gazeteci, yazar.

1955 yılında Bursa'da doğdu. İstanbul'da Anadolu yakasında çocukluk ve gençlik, Avrupa yakasında ise olgunluk çağını yaşadı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümünden mezun oldu. Aynı üniversitede Siyaset Sosyolojisi yüksek lisansı yaptı. Akademik kariyer hülyası, serserilik sevdası, ansiklopedilere kapılanma derken kendini bir gün Noktadergisinde buldu. O günden bugüne gazeteci. Çeşitli dergilerde ve gazetelerde editörlük yaptı, şimdi köşe yazarı. Herkes Birbirine Sevgi Herkese Karşı (1998), Bekle Beni Gelmeyeceğim (2001), Rüyalarını Ver Bana (İthaki, 2003) ve Haydi Kıralım Hayallerimizi (ithaki, 2004) adlı kitapları bulunmaktadır.

Köşe yazarlığını Sabah gazetesinde sürdürmektedir. NTV'de bir klasik haline gelen 90 Dakika programında Fuat Akdağ, Mehmet Y. Yılmaz ve Hıncal Uluç ile birlikte spor yorumculuğu yaptı. ATV'de yayınlanan Yaşamdan Dakikalar adlı söyleşi programında Hincal Uluç, Sunay Akın, Nebil Özgentürk ile birlikte yorumculuk da yapmıştır.
Şunu da belirtmek gerekir ki, hiç okula gitmemiş terbiyeli insanlar, yıllardır bu toplumu sırtlarında taşıyorlar...
Bu toplum hala sarsılıp dökülmüyorsa, hala iyi ve güzel yanları varsa okulu az, terbiyesi çok insanlar sayesinde oluyor...
Aşk sözcükleri asıl olarak şimdiki zamana aittir.
Aşk şimdi zamanda doğar, yaşar ve ölür.
Yatırımcı değildir aşk, geleceğe yatırım yapmaz, bugün kazanmak ister, kaybederse şimdi kaybeder.
....
O yüzden işte. "seni hep seveceğim" insanın tüylerini diken diken eden, neredeyse sevgisizliğin kıyısında duran bir ifadedir.
80 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Kitapla alakalı incelememi yazmadan önce kitabın benim için olan hikayesini kısa da olsa anlatmak isterim.
O dönemde, 2002 senesinde, orta bire gidiyorum ve başarılı bir öğrenciyim. Eğitim gördüğüm okula yeni mezun olmuş Uşaklı bir bayan Türkçe Öğretmeni gelmiş. Adı Dilek Şahin ve o yıl bizim sınıf öğretmenliğimizi de yapıyor kendisi. Hafif çekik gözler, sigara bozuğu çatallı hafif kırık bir ses, şen kahkahalar atan güzeller güzeli bir genç kız. Aşık oldum ben de. Nasıl olunmaz ki. Tabi bu aşk bende onun gözüne girebilmek için muazzam bir çaba başlattı. Bilmem acaba farkında mıydı? Bence farkındaydı. Bu çabaların başında da kitap okumaya gösterdiğim azim vardı çünkü kitap okuma yarışı düzenlenmişti. En çok okul kütüphanesinden kitap alıp okuyan ve okuduğu kitabı özetleyip ona getiren öğrenci birinci olacaktı. Birinciye de üç tane kitap hediye edilecekti. Bir ayrıntı vereyim, o dönemde her evde bilgisayar ve internet olmadığı için hazır özet bulma şansımızda yoktu.
Neyse ben başladım okumaya. Hem de ne okumak. Aman aman. O dönemde okuduklarım arasında galiba Harry Potter serisinin ilk iki kitabı da olacaktı. Ve 3 aylık dönemde ben 34 kitap okuyup özetleyerek birinci oldum.Aşk uğruna kitap okuma alışkanlığı edindim anlayacağınız.
Bu birinciliğin ödülü olan üç kitaptan biri Haşmet Babaoğlu'nun Herkes Birbirine Sevgi Herkese Karşı adlı kitabıydı. O dönemde tabi ki de kitabı okudum ama pek bir şey anlamadım fakat kitabı 2002 senesinden bu yana sakladım ( ASLA KİTAP ATMA ALIŞKANLIĞIM OLMADI.) ve kitabı okumak tekrar şimdiye nasip oldu. O yıllarda anlam veremediğim kitap bana şuan o kadar anlamlı ve güzel geldi ki anlatamam. Neredeyse kitabın her kısmı nokta atışı bakış açılarına sahip ki bunu yaptığım alıntılardan görebilirsiniz.Tabi sindire sindire okunması gereken bir kitap bence çünkü sevgiye yönelik bildiğimizden ve bize öğretilenden çok farklı bir bakış açısı var yazarın. Ve şimdi anlıyorum o minicik yaşıma rağmen bu kitabı bana o zamandan niye aldığını o canım öğretmenimin çünkü bir gün tekrar okuyacağımı biliyordu.
Galiba orta ikideyken Aylin'e aşıktım ama Türkçe Öğretmenime hala çok saygı duyuyordum. Meraklısına :)
144 syf.
·2 günde
Malesef ki beğenmediğim bir kitap oldu. Evdeki kitaplığımda görüp de merak ederek okudum ama hiçbir faydası olmadı. Açıkcası bu kitapla verilmek istenen mesajıda anlamadım. Bir iki sayfalık hikayelerden hatta anılardan oluşuyor diyebilirim. Yazarın kendi anıları değil de sanki ona anlatılan olayları bize bu kitapla aktarmış. Bilemiyorum benim beğenmediğim bir kitaptı ama yine de yazarın emeğine sağlık.
Keyifli Okumalar...=))))
211 syf.
·Beğendi·10/10
Bir solukta okuyup bitirdiğim kitaplar arasında.. O kadar çok altını çizdiğim cümle var ki.. Resmen başucu kitabı olmalı. Dönüp dönüp yeniden okusanız da her okuduğunuzda sizi memnun etmeli ve bu kitap kesinlikle öyle..
211 syf.
·Beğendi·10/10
Gece gece birden esti kitaplığimdan bir kitap seçtim. Ayraç bile kullanmadım. Elimde bir kalem satırların altını çize çize sanki iç sesim konuşuyormuş ben dinliyormuşum gibi...

Kitapta geçen; Bulaşıkları yıkarken içeceği çayı düşünen, çay içerken çocukların okulunu düşünen böyle böyle hayatı ıskalayan o kişi benim! Sevdiğiyle İstanbul'un uzak semtlerine huzur bulmak için gitmek isteyen ama yine sevdiğini "Yalnızlık Meleğiyle" aldatan o kadın benim!

Kendimi satır aralarına sıkışmış gibi hissettim. Bazı kitaplar insanın sesi gibi...

Kalemine sağlık Haşmet baba...
144 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
"Bana rüyalarını ver!” diye bağırmıştı Merve’yi sarsarak uyandırırken.
“Bana rüyalarını veeer!! Rüyalarını istiyorum!”
Ne saçma.
Ne delice.
Nasıl umarsız ve umutsuz bir arzu…
211 syf.
·9/10
Benim için yazarla güzel bir tanışma kitabı oldu. Yazar bize ne anlatmış?

İnsanı anlatmış. İnsanın duygularını, düşüncelerini, kendine bile itiraf edemediklerini, gözardı ettiklerini anlatmış.

Konu insan olunca aşkı da anlatmış elbette ama malum yazarlar gibi ah anam vah babam ben sevdim eller aldı diyerek feryat figan anlatmamış.

İçinize işleyerek anlatmış bunu, kitabın arasına parmağınızı koyup düşünürmüş sizi.

Çok güzel bir kitaptı, elimden gelse her satırı paylaşmak istedim.

Madem bu kadar sevdim neden 1 puanı kırdım?
Sadece beni çok etkileyen, kitap bittiğinde vay be dedirten kitaplara tam puan veriyorum.
159 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10
Haşmet Babaoğlu’nun bu kitabı birkaç yıl önce hediye olarak gelmişti bana. Kitapçıkta ne zaman görsem ilk bu kitabı bi okuyacağım diyordum ama bu güne kadar beklettim. Babaoğlu aslında hepimizin içimizden farkında olduğumuz ama kendimize bile söylemeye korktuğumuz konulara değinmiş kitapta. Bir gün sürecek güzel bir macera.
Diyor ki: “Korkakların barışını, tembellerin imanını, tuzu kuruların sevgisini kuşku süzgecinden geçirmenin zamanı gelmedi mi?”
211 syf.
·4 günde·7/10
Hayata ve aşka dair yazılardan oluşuyor. Yazar köşe yazılarını bu kitapta bir araya getirmiş. Kolay ve çabuk okunan bir kitap, sıkılmadan birçok konuya dair deneme tarzında yazılar okuyorsunuz ve bazen gözünüz güzel cümlelere takılıyor, gülümsüyorsunuz.
Beklentiyi yükseltmeden bir arkadaşla sohbete dercesine okuyup zihninizi dinlendirebilirsiniz.
144 syf.
·6/10
Birbirinden bağımsız kısa aşk hikayelerinden oluşan 2 satte bitirebileceğiniz keyifli bir kitap..Teması kadın, erkek ve ayrılık ve kitaba tekdüze bir hüzün hakim...Keyifli okumalar.
144 syf.
·10 günde·7/10
Bir türlü çözülemeyen, insanlık var oldukça da çözülmesi mümkün olmayan kadın - erkek ilişkilerine dair bir arayışı küçük hikayeler eşliğinde okuyucuya sunan bir kitap. Yazar da şansını deniyor..

Yazarın biyografisi

Adı:
Haşmet Babaoğlu
Unvan:
Türk Gazeteci, Yazar
Doğum:
Bursa, 8 Mayıs 1955
Haşmet Babaoğlu, Türk gazeteci, yazar.

1955 yılında Bursa'da doğdu. İstanbul'da Anadolu yakasında çocukluk ve gençlik, Avrupa yakasında ise olgunluk çağını yaşadı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümünden mezun oldu. Aynı üniversitede Siyaset Sosyolojisi yüksek lisansı yaptı. Akademik kariyer hülyası, serserilik sevdası, ansiklopedilere kapılanma derken kendini bir gün Noktadergisinde buldu. O günden bugüne gazeteci. Çeşitli dergilerde ve gazetelerde editörlük yaptı, şimdi köşe yazarı. Herkes Birbirine Sevgi Herkese Karşı (1998), Bekle Beni Gelmeyeceğim (2001), Rüyalarını Ver Bana (İthaki, 2003) ve Haydi Kıralım Hayallerimizi (ithaki, 2004) adlı kitapları bulunmaktadır.

Köşe yazarlığını Sabah gazetesinde sürdürmektedir. NTV'de bir klasik haline gelen 90 Dakika programında Fuat Akdağ, Mehmet Y. Yılmaz ve Hıncal Uluç ile birlikte spor yorumculuğu yaptı. ATV'de yayınlanan Yaşamdan Dakikalar adlı söyleşi programında Hincal Uluç, Sunay Akın, Nebil Özgentürk ile birlikte yorumculuk da yapmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 31 okur beğendi.
  • 351 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 89 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.