Henning Mankell

Henning Mankell

Yazar
8.3/10
49 Kişi
·
113
Okunma
·
11
Beğeni
·
1.593
Gösterim
Adı:
Henning Mankell
Unvan:
İsveçli Yazar
Doğum:
Stockholm, İsveç, 3 Şubat 1948
Ölüm:
5 Ekim 2015
Henning Mankell 3 Şubat 1948'de İsveç'in kuzeyindeki Härjedalen'de doğdu. Annesi aileyi terk etmiş olduğu için babası tarafından büyütüldü. On yedi yaşında Stockholm'e giderek Riks Tiyatrosu'nda yönetmen yardımcısı olarak çalışmaya başladı. 1968'de yönetmenliğe ve yazarlığa adım attı. İlk romanı Kaybolan Esir Kampı 1979'da yayımlandı. 1985'te Maputo'da bir tiyatro topluluğu kurmak üzere aldığı davet sonucu gittiği Mozambik ikinci vatanı haline geldi. 1990-98 yılları arasında yazdığı, kahramanı Komiser Wallander olan polisiye romanlarla dünya çapında ün kazandı: Mördare Utan Ansikte (Ölümün Karanlık Yüzü, Altın, 2000), Hundarna i Riga(Riga'nın Köpekleri), Den Vita Lejoninnan (Beyaz Aslan, Altın, 2000), Den Femte Kvinnan (Beşinci Kadın, Altın, 2002) vd.Bunların yanı sıra konusu Afrika'da geçen romanlar, tiyatro oyunları, çocuk ve gençlere yönelik kitaplar da yazdı. 2001'de İsveç'te kendi yayınevi Leopard Förlag'ı kuran Mankell, yılın yarısından çoğunu geçirdiği Maputo'da Teatro Avenida'nın da yöneticiliğini yapmaktadır. İsveççe yazdığı Rüzgârlara Söyleyen ilk olarak Comédia infantil adıyla 1995'te Stockholm'de yayımlanmış, aynı adla Solveig Nordlund tarafından filme uyarlanmıştır.
'' Dünya ancak kötü haritalarla resmedilebilir. Dünyamız kadar zavallı bir yerden mükemmel bir harita nasıl çıkarılsın. ''
'' Hastaların vücutları şişer. '' diye mırıldandı. Tristeza. '' Kan ölümden kaçıp ta aşağılara, ayaklara saklanır. ''
214 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Emperyalist güçlerin sömürgesi olmaktan kurtulup, bu kez de iç savaşın pençesine düşen yoksul bir Afrika ülkesinde doğan Nelio isimli çocuk beş yaşına geldiğinde yaşadığı köy haydutların saldırısına uğrar. Bu saldırıda ailesini akrabalarını kaybeden çocuk bir şekilde haydutların elinden kurtulup, şehre ulaşır ve binlerce sokak çocuğundan biri olarak hayatta kalmaya çalışır. Halkın yaşadığı sefalet, yokluk çarpıcı bir şekilde anlatılmış. Okurken yüreğinize dokunacak, güzel bir kitap.
544 syf.
·11 günde·Beğendi·9/10
Kitap içeriği düşündürücü. Olası olayları gayet irdeleyici ve gerçekçi bir dille irdelemiş yazar. Elinizden bırkamayacağınız türden sürükleyici. Bu kitabın çok satanlar listesinde olmaması ise şaşırtıcı. Gerçek içerikten kaynaklı olsa gerek diye düşünmeden edemiyorum. Dikkat spoi içerir bundan sonraki cümlelerim. Amerikaya karşı tutum ve gerçeklikten kaynaklı olmasından mı? Amerika bir olayın içerisindeyse, dikkatli olmak gerekir uyarılarından mı? Kitabın el altın sürmenaj edilmesinin sebebi?
477 syf.
·15 günde·Beğendi·10/10
Yol sormak amacıyla arabasından inip, Güney Afrika'nın başkanını öldürecek olan katillere rastlayan bir kadın. Kocası kayboluşundan birkaç gün sonra Dedektif Wallender'a gider ve konuyu anlatır. Olayın içinde çok değişik konuların geliştiğini, çok değişik stratejilerin olduğunu sezinleyen Wallender, bir kayıp ihbarından, yeni bir suçun gerçekleşmek üzere olduğunu öğrenir.

Irkçılığın çok iyi anlatıldığı, ne kadar feci bir his olduğunu ve neler hissettirdiğini çok iyi aksettirebilen bir kitap Beyaz Aslan.

Kitapçımın benim gelişim sürecime olumlu bir etki edeceğini söylemeyesiyle aldığım kitap cidden de bu etkiye muvaffak olabildi.

Ayrıca kitabın içindeki Edebiyat'a kaçan satırlar, bölümler de fazlasıyla hoşuma gitti. Polisiye okumayı severim, başlamak isterim, başlarım, neden başladım diye sitem ederim ve kitabın ortalarına doğru sürüklenir iyi ki okumuşum derim. Beyaz Aslan başlardaki sitemimi, polisiyeye yaklaşımımı da da değiştirebildi.

Ameliyat olduktan sonra biraz acıyla okuduğum bu kitabı elime aldığımda, bu zamanları hatırlayacağım için üzülüyorum.

Önerimdir. "OKUMALISINIZ"
448 syf.
·Beğendi·8/10
Kurt Wallender'in kızı Linda, daha önceki kitaplarda ergen bir kızken bu kitapta polis akademisinden yeni mezun olmuş babasının yolunda ilerleyen genç bir kadın.
İlk sayfasından son sayfasına kadar Mankell kalitesinde ilerleyen kitapta, bu sefer Linda ana karakter olarak karşımızda. Yasal olarak göreve başlamasa da, babasının tüm karşı çıkmalarına rağmen kayıp arkadaşını bulmakta kararlı.
Bu kitapta ayrıca baba kız çatışmasını da sık sık okuyoruz. Aniden gözü kararıp öfke krizine giren Wallender kızıyla sürekli tartışmakta. Linda da babası gibi huysuz, sabırsız, sinirli ve alıngan...
İskandinav polisiyesinin en büyük yazarı hiç kuşkusuz Henning Mankell. Polisiye Kulübünden birkaç arkadaşla başladık bu seriye. Kurt Wallenderi ilk "Ölümün Karanlık Yüzü" ile tanıdık. Ne yazık ki serinin sonuna yaklaşıyoruz. Üzgünüz. Tek kitap kaldı sadece. O da Huzursuz Adam. Böyle bir yazarı ve yarattığı karakter Kurt Wallender'i okumak harikaydı. Yazar ölmeseydi seriyi Linda Wallender karakteri üzerinden devam ettirirdi diye düşündüm. Ama maalesef hiç okuyamayacağız...
496 syf.
·Beğendi·10/10
Kurt Wallender bu kitapta da bir öncekiler gibi melankolik bir ruh haline sahip. Sık sık halsizlikten şikayetçi, degresif, kız arkadaşından ayrılmış, yalnız yaşayan ve kendini sık sık sorgulayan...
En yakın meslektaşı öldürülünce ''biz yanımızdakileri ne kadar iyi tanıyoruz?'' sorusunu sık sık soruyor kendine. Bu arada bizde kendimize...
Wallender bir yandan soruşturmaya devam ederken, bir yandan da ülkenin toplumsal ve siyasal sorunlarına yer vererek; rüsvet alan polisleri, adalet sisteminin yozlaşmasını, bazı meslektaşının organize suç dünyasıyla ilişkilerini, görevini eğer bırakırsa işlerin daha kötüleşeceğini ve bu insanların kendine ihtiyacı olduğunu anlatmış.
Bence yazarın en güzel kitabı idi...
Karakterlerin iç karartıcı ruh hali bana da yansıdı okurken. Bu da romanı bana göre daha gerçekçi kıldığının kanıtı...
477 syf.
·Beğendi·10/10
İsveç polisiyesinin usta yazarıyla ne yazık ki geç tanıştım.Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve çok başarılı buldum... Mankell, başından sonuna kadar insanı merak içinde bırakan oldukça sürükleyici bir roman yazmış.Güçlü tasvirleri ve yalın anlatımıyla kolay okunulabilen ve kitabın sonuna gelince, "ne çabuk bitti " dedirten müthiş bir kitaptı.Sonu muazzamdı.Kitabın baskısı ne yazık ki yok.Eğer bulursanız mutlaka alıp okuyun
350 syf.
Uzun zamandır polisiye okumamış bir okur olarak bu kitabı sevdiğimi söylemeliyim. Başkarakter Kurt Wallender'in hayatında hepimiz kendimizden bir şeyler bulabiliriz. Polisiye kurgunun dışında, Wallender'in üzerinden başarılı bir dram ortaya koymuş yazar. Bir yandan onun yaşamına tanıklık ederken, bir yandan da son derece gerçekçi bir polisiyenin içine dahil oluyorsunuz. Grange'in neredeyse bütün kitaplarını okumuş birisi olarak, Mankell'in gerçekçi polisiyesini tercih ederim sanırım. Okumayanlara, polisiye severlere tavsiye ederim.
480 syf.
·Beğendi·7/10
Gayet güzel polisiye için ,sadece Kahraman'ın ailesi ile olan ilişkilerinin anlatıldık kısımlar olmasa son sürat bir polisiye gerilim romanı olacakmış
350 syf.
·5 günde·5/10
Baştan sona merak devam ederken sanırım yazar sonunu nasıl bağlayacağını bilememiş ve vasat bir dizi bölümü gibi bitirmekten kurtaramamış.

Yazarın biyografisi

Adı:
Henning Mankell
Unvan:
İsveçli Yazar
Doğum:
Stockholm, İsveç, 3 Şubat 1948
Ölüm:
5 Ekim 2015
Henning Mankell 3 Şubat 1948'de İsveç'in kuzeyindeki Härjedalen'de doğdu. Annesi aileyi terk etmiş olduğu için babası tarafından büyütüldü. On yedi yaşında Stockholm'e giderek Riks Tiyatrosu'nda yönetmen yardımcısı olarak çalışmaya başladı. 1968'de yönetmenliğe ve yazarlığa adım attı. İlk romanı Kaybolan Esir Kampı 1979'da yayımlandı. 1985'te Maputo'da bir tiyatro topluluğu kurmak üzere aldığı davet sonucu gittiği Mozambik ikinci vatanı haline geldi. 1990-98 yılları arasında yazdığı, kahramanı Komiser Wallander olan polisiye romanlarla dünya çapında ün kazandı: Mördare Utan Ansikte (Ölümün Karanlık Yüzü, Altın, 2000), Hundarna i Riga(Riga'nın Köpekleri), Den Vita Lejoninnan (Beyaz Aslan, Altın, 2000), Den Femte Kvinnan (Beşinci Kadın, Altın, 2002) vd.Bunların yanı sıra konusu Afrika'da geçen romanlar, tiyatro oyunları, çocuk ve gençlere yönelik kitaplar da yazdı. 2001'de İsveç'te kendi yayınevi Leopard Förlag'ı kuran Mankell, yılın yarısından çoğunu geçirdiği Maputo'da Teatro Avenida'nın da yöneticiliğini yapmaktadır. İsveççe yazdığı Rüzgârlara Söyleyen ilk olarak Comédia infantil adıyla 1995'te Stockholm'de yayımlanmış, aynı adla Solveig Nordlund tarafından filme uyarlanmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 11 okur beğendi.
  • 113 okur okudu.
  • 84 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.