İsmail Keskin

İsmail Keskin

Yazar
8.4/10
17 Kişi
·
46
Okunma
·
1
Beğeni
·
1440
Gösterim
Adı:
İsmail Keskin
Unvan:
Tarihçi Yazar
Bir anlatıcının çoğu zaman bir olaya karşı verebileceği en büyük tepki, şahitliğini kelimelere taşıyıp kağıda dökmesidir.
"Halep güzel bir prensesse, İstanbul güzel ve ihtişamlı bir kraliçe olmalı ama bir şey muhakkak, o da iki güzelin aynı sülaleden geldiği."
Savaş çocuklar için zordur, savaş ateştir, o ateşi gören insan eğer çocuğu varsa daha büyük bir ateşe gittiğini bilse bile durduğu yerde sabit duramaz. Bu böyledir.
Bir anlatıcı olarak çağımın yükü omzumda ve biliyorum ki bu çağda mülteciler kimsenin umrunda değil. Televizyonda gördüğünüz haber mülteciler hakkında ve acıklıysa onlara üzülüyor ve belki bir iki damla gözyaşı döküyorsunuz. Yok, bir işte çalışmışlar, üstelik hakları gasp edilmiş de onlar buna tepki göstermişse yuhlanıp tepki gösteriyor, "Ne işi var bunların burada, yollayın gitsinler" diyorsunuz. Ya da verdiğiniz tüm tepkiler harika, çok duyarlı ve insancılsınız ama günün sonunda gün akıyor ve siz de "Ne yapabilirim ki" deyip işinize bakıyorsunuz.
"Savaşa karşı herkes bir şey yapabilir!"
Vakum bombası nedir? Vakumlu ev süpürgeleri kadar masum değildir ilk olarak. Gerçi ev süpürgeleriyle ortak noktaları vardır. Mesela "temizlemek" ve "temiz iş görmek" gibi.
“Bir serçe sığındı pencereme,
‘lûlû’ dedi bana:
Ne olur sakla beni.
Nerelisin dedim, dedi yurdum sınırlarıdır gökyüzünün.
Nereden geliyorsun dedim, dedi komşu evinden.
Neden korkuyorsun dedim, dedi eski bir kafesten.
104 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
İnsanın insana yaptığı en büyük rezillik ! İsmi Suriye. Bir anda değişiveren hayatlar...
Markete gidip geri döndüğünde parçalanmış bir ceset olan anneni gördüğünü düşün, küçük kardeşini... Ama sen ölmediğin için hâlâ nefes aldığın için bir şekilde yaşamanın yollarını arıyorsun. Küçük Rima kardeşinin ölü bedenini gördüğünde “ kimsenin kardeşi böyle ölmesin” diyor.
Yazarın anlatımı akıcı ama teknik yönden problemleri olan bir kitap fakat yine de vicdanı olan her insanın gözlerine yaşları toplayacak bir hüzne sahip.
208 syf.
·Puan vermedi
Arka kapanı okuduğumda acayip cezbeden ama romanı okurken o kadar da etkilenmediğim bir kitaptı. Neden etkilenmedim yazarın dilimiydi beni sarmayan hikayenin ilgin olmamasımıydı derseniz yok hikaye gerçekten etkileyiciydi sanırım yazarın dilini çok sevemedim ben... neyse romana gelecek olursak bir savaş ve savaşta her zaman ki gibi en çok etkilenen çocuklar ve anneleri... babaları kendi ırkları savunmak için sahneye inerken evde kalmış üç çocuk ve anneler annelerinden daha olgun davranan. Bir kız çocuğu evdoksia ve kaçan binlerce anne-çocuk hepsinin tek amacı var hayatta kalmak... kaçış sırasında susturulmak için öldürülmüş bir çocuk... bunun vicdan azabı ile yaşamaya çalışan çocuklaşmış bir anne ... ve bir türk ailenin yanına sığınmaları evlatlık olarak evdoksiadan hediyeye geçiş.. öyle ince bir aile ki istersen evdoksia olarak kal kızım diyor zorlama olmaz seçim senin ... öyle işte hüzünlü bir hayat.
104 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Kitap, yazar İsmail Keskin 'in İstanbul 'dan Edirne ' ye giderken otobüste gördüğü Suriyeli bir kız çocuğundan etkilenerek bir hikaye kurgulamasıyla başlıyor. Küçük kızın ne adını ne de hikayesini biliyor. Onların umuda yolculuk diye yola çıktılarını ama ölümün buz gibi kollarına koştuklarını sınırlarla ilgili çalışmalar yapan arkadaşından öğreniyor. Bulgaristan , gelen mültecilerin üstüne onları parçalaması için köpek salıyor ; Yunanistan ise bindikleri botları batırıyor, silahla ateş açıyor .
Yazarın otobüsteki kızdan etkilenerek kurguladığı hikayede ise , bir ailenin çocuklarıyla birlikte nasıl zulme uğradığını, içimiz parçalanarak öğreniyoruz. Esad 'a bağlı Al muhaberat' ın insanları götürmesi ve bir daha o kişilerden adeta yok olmuş gibi hiçbir haber alınamaması , vakum bombalarının yok ettiği hayatlar, aileler , insanlığımız...
Sabbar ailesi üzerinden Suriyeli mültecilerin yaşadıklarını onların gözünden görebilmek bana çok farklı şeyler hissettirdi. Herkes gibi ben de " Neden geldiler? Kendi ülkelerinde kalıp savaşsalardı. " diyordum ama bu kitabı okuduktan sonra bilmediğim, yaşamadığım acılara, zulümlere basit bir şeyden bahsedermiş gibi konuşmamaya karar verdim. Allah yardımcıları olsun. Bazı insanlar için hayat çok daha zor , taşımaları gereken yük gereğinden çok çok fazla...
Dip not : Bir incelemede yazarın yazım tekniğinde sorunlar olduğu yazıyordu. Kesinlikle oyle değil. Akıcı, anlaşılır, okuyucuyu içine alan bir anlatıma sahip. Yazarın kitabın başında okuyucuya soru sorup kendi cevapladığı bir kısım var. Belki bu farklı gelecek olabilir ama adı üstünde ' farklılık ' teknik sorun değil.
104 syf.
·3 günde·9/10
“İşte o noktadan sonra bombanın etki alanındaki canlılar için yaşam şansı kalmamıştır.
Çoğu daha ilk basınçta ciğerleri parçalanarak can verir.
Ciğerleri parçalanmayanlar çoktan aşırı derecede yanıcı olan serpintinin aleviyle tutuşmuş ve yanarak can vermiştir.
Bu ikisinden de kurtulmayı başaran varsa, serpintideki zehirli gazı solumanın sonucunda ölecektir.”

Suriyedeki binlerce aileden sadece bir tanesi Sabbar (Kaktüs) ailesi.
Ve bir gecede değişen hayatları.
Mülteci olmanın ne olduğunu, hayatta kalma mücadelesinin nasıl olduğunu bir çocuğun gözünden hikayeleştiren, kısa ama upuzun bir kitap.

Hem siz okuyun, hem çocuklarınıza okutun.

Yazarın biyografisi

Adı:
İsmail Keskin
Unvan:
Tarihçi Yazar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 46 okur okudu.
  • 16 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.