Marilyn kimsenin Johnny'yi onun kadar iyi tanıyamayacağını biliyordu. "Kimse paylaştıklarımızın derinliğini tahmin edemez," diyecekti yakın arkadaşlarından birine. "Yatakta sadece ikiniz olduğunuzda, zifiri karanlıkta ve başını onun göğsüne yaslayıp kalp atışlarını dinlediğinde, işte bir adamı ancak böyle tanıyabilirsin. Kalbi senin için çarptığında."
Neden insanlara sadece Marstan gelen bir uzaylı olduğumu söylemiyorsunuz?Onlara diri diri tavuk yediğimi ve gece yarısı vodovodo dansı yaptığımı söyleyin.Sırf muhabir olduğunuz için her şeye inanacaklardır.Fakat ben "Marstan gelen bir Uzaylıyım,diri diri tavuk yiyorum....desem insanlar bana" Hadi adamım Michael Jackson bir deli ,kafadan çatlak.Onun ağzından çıkan lanet olası bir tek kelimeyle bile inanamazsın"derler.
Michael Jackson'dan J.Randy Taraborelli'ye·Kitabı okudu
Anksiyete ve paranoya nöbetleriyle ilgili ona yardım etmek isteyen pek çok kişi olmuştu ama çabaları sonuçsuz kaldı. Marilyn daha iyisini bildiğine inanıyordu. Yakınları bu yürekler acısı çıkmaza teslim olup Marilyn'in haklı çıkma ihtiyacına destek olmaya karar verdi. Marilyn'in tek haklı olduğu konu kendi sefaleti olsa da. Hayatında, karanlık dönemlerinde onu umutsuzluktan çekip çıkarabilecek biri kalmadığı için vaktinin çoğunu tek başına geçiriyordu. Düşünerek. Ki bu da onu her geçen gün çaresizliğin dipsiz kuyusuna biraz daha götürüyordu şüphesiz.
Özel hayatı tepetaklakken dış görünüşü nasıl bu kadar büyüleyici kalabiliyordu? Belki de Marilyn Monroe'yla ilgili en büyük gizemlerden biri de budur.