Jorge Amado

Jorge Amado

Yazar
7.3/10
44 Kişi
·
132
Okunma
·
25
Beğeni
·
1947
Gösterim
Adı:
Jorge Amado
Unvan:
Brezilyalı Yazar
Doğum:
Itabuna, Brezilya, 10 Ağustos 1912
Ölüm:
Salvador, Bahia, Brezilya, 6 Ağustos 2001
Jorge Amado Brezilyalı romancı (Pirangi, Bahia 1912). Başlangıçta kakao tarım işletmeleri sahipleri döneminde Bahia'daki yaşamı işleyen, toplumsal yergili romanlar yazdı. Daha sonra lirik, düşünce ve mizah yüklü bir üslupla kaleme aldığı Dona Flor e Seus Dois Maridos (Dona Flor ve İki Kocası, 1966) gibi romanlarıyla ün kazandı. Amado, 2001’de Brezilya’nın Salvador kentinde öldü.
Məsələ burasındadır ki , məhəbbət insanların qəlbində daim mürgüləyir , amma günlərin birində oyanaraq çiçəklənir ,istər bahar olsun , istər qışın oğlan çağı.
Ah, zaman sən nə qəliz şeysən.Hə vaxt ki onun azacıq ayaq saxlamasını, yüyürməməsini, tələsməməsini arzulayırıq, başlayır lap uçmağa, hətta saatı da qabaqlayır.Amma nə vaxt ki onun fikirdən tez getməyini istəyirik , qara günlər yaşadığımız üçün əziyyət çəkirik, vaxt elə ölə-ölə irəliləyir ki, elə bil, lap öz dəfninə gedir.
"Ebedi aşk diye bir şey yoktur. En şiddetli tutkuların bile ömrü kısadır. Eceli geldi mi, yok olur ve bir başkası başlar."
"Bazı çiçekler vazoya konuldu mu, solar."
“sıfatlar da değişiyor, bakıyorsun albay kendisine doktor diyor, kırk yıllık kahya yönetici oluveriyor. değişen yalnızca sıfat, yoksa zengin yine eskisi gibi zengin, yoksul da eskisi gibi olanca bahtsızlığıyla yoksul.”
Sevginin insanın karakterinde meydana getirdiği değişikliği bilmeyen var mı? Kederli bilinen neşeli olur; buna karşılık coşkun bir sevinç içindeki de üzgün bir insan halini alır; iyimserin kötümser; kötümserin de iyimser olduğu görülür. Korkak, cesaretlenir ve kararsız da kararlı bir insan haline gelir.
"Aşk, ne sıkıp kurtulabileceğiniz bir sivilcedir, ne de kesip atabileceginiz bir ur. Aşk, insanı içten içe öldüren bir sızıdır."
539 syf.
·6 günde·6/10
Ah o durgun suların ardında ne kasırgalar kopuyordu; sade ve yalın matem görünüşünün altında...
#donaflorveikikocası #jorgeamado
Amado, Latin Amerika' nın büyük ustası olarak adlandırılıyor. #tarçınkokulukız kitabıyla tanışmam ve çok sevmem bu kitabı okumama vesile oldu.
Dona Flor genç ve güzel bir kadındır. Mahallenin iyilik meleği olarak yardımseverdirİlk eşi Vadinho (Benim asla tasvip edemeyeceğim bir karakter olur) tembel, içkici, kadınlara düşkünlüğü ve eğlencelerden asla vazgeçemeyen bir kişiliktir. Dona ise, tam aksine farklı bir karaktere sahiptir. Evine hâkim, mutfakta çok başarılı; hatta kendisine ait bir mutfak atölyesi vardır. Yaşam tarzları oldukça farklı olan iki zıt karakter yaniVadinho bir karnavalda samba yaparken aniden ölür ve olaylar bundan sonra başlar.
Dona kocası için uzun bir süre yas tutar ve her anında eski kocası tekrar canlanır gözünde. Unutamadığı, hatta şiddetinde içinde olduğu anları dahi unutamaz; ancak kocasına duyduğu o bitmez tükenmez sevgisi onun ölen eşini daha çok sevmesine neden olur. Gençliği onun tutkularına yenik düşer(tutku, aşk, cinsellik) ve ikinci kocası olan doktor Theodoro, ilk kocasının tam aksine; sabırlı, tutarlı, dürüst, titiz ve ihtiyatlı bir kişiliktir. Zaman ilerledikçe Vadinho' nın ruhu Dona' nın her anına dokunur.
Olaylarda gel-gitlerin yaşanması, Dona' nın tutumu ve nasıl bir düşünce yapısına hâkim olduğunu çözememekle beraber, kendince, farkında olmadan "nevtorikc kişiliğinin portresini çizer
Aslında kitabın geneline bakacak olursak; dönemin Brezilya toplumunun her tabakasını irdeleyen bir kitap. Benim hayata bakış açıma oldukça ters olduğu için biraz ısınamadım gibiAncak dediğim gibi️ toplumsal yapının izdihamı, sanırım bu düşüncelerin normal karşılanma(ma)sının üstüne bir perde çekiyor.
Ayrıca #okunmasıereken501kitap içerisinde ve hatta hafızalardan kolay kolay silinemeyecek bir kitap olduğunun da altını çiziyor; Camus️
Camus der susarım

Benden bu kadar
539 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
#okudumbitti
Hakikaten çok çok iyi eserdi ya.. Edebiyata doydum..
ilk yüz sayfa acaba sevecek miyim diye düşündüm ( ama çok iyi akıyordu) sonra hoop hikayeye kaptırdım kendimi , son 100sayfa da ne oluyoruz yaa falan derken bitti..
Çok güldüm okurken, çok düşündüm
Konusu kısaca 2 koca 1 kadın.. Birbirinden o kadar zıt karakterler ki..Zaten ilk sayfa 1. Kocanın ölümü ile başlıyor. Ve öyle bir yere evriliyor ki çok lezzetli idi. Büyülügerçeklik var, doğaüstülük var, mizah var, cinsellik var, Brezilya kültürüne dansına müziğine selamlar çakma var .. Yok yok yani.. Tavsiye ederim keyifler okursunuz.
330 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kızgın toprak Amado'nun en güzel eserlerinden bir tanesidir. Latin Amerika edebiyatının özellikle Birezilya'nın en gözde yazarı olan Amado'nun eserleri tüm Dünyada birçok dile çevrilmiştir. Amado Kızgın Toprakta Kakao plantasyonlarında çalışan fakir köylü halkı, yeni dikim alanları açmak için katledilen ormanları, toprak ağalarının hırslarını, hayat kadınlarının acıklı hikayesini öylesine dokunaklı ve şiirsel işlerki okur kitabı elinden düşüremez. Pek yakında -abimle Ankara sokaklarında sahaf sahaf gezip ikinci elini zorda olsa bulduğumuz Mucizeler Dükkanı adlı kitabına başlayacağım yazar ülkemizde çok fazla tanınmaz ama o benim için Tolkien ve Eco'dan sonra bir roman doğayenidir. Gökan Karagöz
504 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Tarçın Kokulu Kız Jorge Amado
Her ne kadar kitabın okunması için ucuz yollara gidilmiş bir kapak dizaynı olsa da okunmaya değer Kitaplar arasında yer alıyor . Şekilcilikten sıyrılmak dileğiyle . Kitaba geçecek olursak Bahia ya bağlı İlheus da geçiyor . Ilheus da kakao plantasyonları olanların söz hakkı olduğu küçük bir kent . Bu sorunları burayı yöneten Albay gözardı ederek yatırımını Bahia da yapıyor . Keseleri İlheus da doldurup Bahia da harcıyor . Dışarıdan gelen ve yatırımları ile dikkat çeken Falcao Albay ile yarışmak istiyor. Albay yıllardır yönettiği bu kitlenin kendinden vazgeçmeyeceğinden emin Falcao nun kazanacağına ihtimal vermiyor . Kitabımızda öteden beri gelen bu yöneticilik ile yeni gelen güncel vaadleri olan ikili bir yarışı anlatıyor .Her öteden gelen halka alışan diktatör gibi kirli oyunlar Albayın gözünü korkutmuyor yormuyor . Hileli yollardan Falcao yu oyuna girmeden oyun dışı etmek istiyor . Nasip ise İlheus da biraz daha söz sahibi olabilmek için kakao plantasyonlarından birine sahip olmak istiyor ve bu uğurda çabalıyor . Nasip Gabriela ile yolu tam burada kesişiyor . Bar için aşçosono kaybeden Nasip Gabriela ile çalışıyor yemekler yapıyor evini topluyor . Gabriela yabani bir çiçek gibi düşünelim onu alop vazoya yerleştirmeniz size kosa süreli zevk verir . onu kısıtlamak özgürlüğüne engel olur ve solmaya başlar . Gabriela için imzanın birinin soyadının altında ezilmek ayağında pranga ike dolaşmak ile eşdeğerdir. Toplumsal yargı olarak evli erkek metreslere sahip olabilir kadınları meta olarak gören bu şehirde .. Evli kadının kocasını aldatması ölüm nedeni olarak biliniyor .Kocası öldüremezse insan içine çıkamıyor . Nasip ise İlheus a ilk defa medeniyetin izlerini getirecek . Bie yi serbest bırakacak bir kırlangıç gibi .. Ona tercihler yaptırmayacak sirk istiyorsa sirke gidecek ünlü plantasyon sahibi adamların eşleri gibi anlamadığı şiirleri dinlemeyecek .. güZellik anlayişi kendi hissettiği gibi olacak . Ve Nasip bir kez daha Bie ye aşık olacak .. Aşkın en güzel hali ve siyasal çekişmenin zirvesi olan kitapta değerlerimizi bir kez daha sorguluyoruz 🤓🤨
514 syf.
·10/10
Latin Amerika kültürünü ve yaşayışını takip eden biri olarak oldukça beğendim. Amado kitaplarının şuana dek okuduğum ilk kitabı. Çevirinin başarılı oluşu, Amado'nun mükemmel kurgusu ve anlatımı sayesinde, kadınları ve onların varolma çabalarını bir kez daha zihnimde hissettim, anladım... Günümüz feminizmini eleştirsem de, Teresa Batista'nın bu konuda bana olumlu katkılarda bulunduğunu rahatça söyleyebilirim.
431 syf.
·17 günde·7/10
Brezilya edebiyatına dair okuduğum ilk kitap. Doğal olarak Latin edebiyatının kokusu bu esere de sinmiş durumda. Okurun ilk sayfalarda zorlanacağı, tasvirler ve ayrıntılardan yorulacağı bu kitap okunmaya değer mi? Buna ben karar veremem ama fikrimi soracak olurlarsa evet derim.

Başına buyruk albayların ve onların etrafındaki haydutların yaşatmak istediği düzen ile kapitalist bir anlayışın mücadelesini ele almış bir eser olarak yorumlayabiliriz, Tarçın Kokulu Kız’ı. Aynı zamanda kuşaklar arası çatışmaların verildiği bu kitapta yanlışlarla doğruların tartışmasına ve hatta yanlışlarla yanlışların tartışmasına da rastlarız.
539 syf.
·Beğendi·6/10
Yazarın üslubu biraz karışık olsa da keyifli bir kitap, bir coğrafya romanı... Fantastik eserleri sevmesem de pek yazar fantastik öğeyi toplumsal baskının, duyguların yoğunluğunun ve gündelik hayatın içinde o kadar güzel harmanlamış ki gerçek bir hayal ve hayalsi bir gerçeklik yaratmış.
368 syf.
·32 günde·Beğendi·7/10
Brezilya'nın kuzeydoğusundaki plantasyondan daha iyi koşullar altında çalışma umuduyla Sao Paulo'ya göç eden Jeronimo ve ailesi, yol boyunca sadece hastalıklarla, açlıkla, sefaletle boğuşmanın yanı sıra, birçok fertlerini yolculuk sırasında kaybedip geride bırakmak zorunda kalırlar. Yolda kaybettikleri fertlerinin yanında, yolculuğa çıkmadan yıllar önce aileden ayrılmış fertler de vardır.

Kitap, bir prologla başlar, birinci kısım,yani "Açlık Yolları" yolculuğu üç ayrı etapta ele alır. İkinci kısım"Umut Yolları" ise aileden daha evvelden ayrılmış fertlerin başından geçenleri anlatır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Jorge Amado
Unvan:
Brezilyalı Yazar
Doğum:
Itabuna, Brezilya, 10 Ağustos 1912
Ölüm:
Salvador, Bahia, Brezilya, 6 Ağustos 2001
Jorge Amado Brezilyalı romancı (Pirangi, Bahia 1912). Başlangıçta kakao tarım işletmeleri sahipleri döneminde Bahia'daki yaşamı işleyen, toplumsal yergili romanlar yazdı. Daha sonra lirik, düşünce ve mizah yüklü bir üslupla kaleme aldığı Dona Flor e Seus Dois Maridos (Dona Flor ve İki Kocası, 1966) gibi romanlarıyla ün kazandı. Amado, 2001’de Brezilya’nın Salvador kentinde öldü.

Yazar istatistikleri

  • 25 okur beğendi.
  • 132 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 214 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.