Josef H. Reicholf

Josef H. Reicholf

Yazar
8.5/10
12 Kişi
·
28
Okunma
·
1
Beğeni
·
551
Gösterim
Adı:
Josef H. Reicholf
Unvan:
Alman zoolog , evrimci biyolog ve ekolojist
Doğum:
1945
İnsan Afrika'da vücut bulmuştur. Atalarımızın memleketi Doğu Afrika platolarının verimli savanları, yerkabuğunda devasa bir çatlağın anakarayı böldüğü yerdir. İnsan soyu ekvatorun güneyindeki vahşi çayırlarda ortaya çıkmıştır.
Josef H. Reicholf
Sayfa 7 - Say Yayınları
Bu bağlamda Australopithecus'un üç özelliği mantıklı görünür: Düşük vücut ağırlığı, yürümeye uygun ayaklar ve mesafelerin fazla güç harcamadan katedilmesini mümkün kılan dik yürüme.
Josef H. Reicholf
Sayfa 46 - Say Yayınları
Dille birlikte dünyaya yalan da geldi. Dil öncesi anlatım davranışlarında sadece aldatma olan şey, dilin yardımıyla gerçek ve kasıtlı bir yalan haline getirilebiliyordu.
Josef H. Reicholf
Sayfa 196 - say yayınları
Yaklaşık beş milyon yıl önce australopithecus primatları, genel primat çizgisinden ayrılmışş, gelecek bir buçuk milyon yılda bir kaç tür meydana getirmişlerdir. Bunlardan biri olan Australopithecus africanus, yaklaşık iki milyon yıl önce Homo Erectus, yani, ''iki ayak üzerinde yürüyen insan'' olarak tanımlanan yeni bir dalın başlangıcı olmuştur.
Josef H. Reicholf
Sayfa 35 - Say Yayınları
Ancak 70.000 yıl önce başlayan üçüncü göç başarılı oldu. Neandertal insanı ile kıyaslandığında çok daha zayıf, daha az uzmanlaşmış, sadece avcılıkla yetinmeyen, çok daha geniş bir gıda yelpazesini kullanmayı bilen bir insan türü Afrika'dan çıktı. En önemli avantajı, konuşabilmesiydi. Bu sayede sadece gırtlak sesleri veya ilkel sesler çıkarabilen Neandertal karşısında üstünlük sağlıyordu. Bu, tıpkı balarılarının arılar alemindeki akrabalarına işaret dilleri (''kuyruk dansı'') ile üstünlük sağlamasına benziyordu. İletişim, insan açısından daha önce hiç olmadığı kadar etkili bir bağlılık etkileşim sağlıyor, aynı zamanda kültür ve geleneğin temelini atıyordu.
Josef H. Reicholf
Sayfa 309 - Say Yayınları
Avrupa'da buzul çağına tarihlenmiş birçok buluntusu mevcut olan Neandertal insanı, bizimle sadece aynı soya ait olmakla kalsa bile yine de insandı. Modern insanın öncülerini değil, insan soyağacının buzul çağının sonlarına doğru döl bırakmadan nesli tükenen bağımsız bir dalını temsil eder.
Josef H. Reicholf
Sayfa 27 - Say Yayınları
Kültür insan evriminin yeni itici gücü olacaktır, buna hiç şüphe yok. Üretim ilişkilerine hakim olmaktan kaynaklanır ve insanın biyolojik donanımı ile öyle temel bir bağlantı içindedir ki, kökleri inkar etmek ve kültüre tamamen bağımsız ve yeni bir şey olarak bakmak umutsuz bir kibirlilik olur.
Josef H. Reicholf
Sayfa 315 - Say Yayınları
İnsan, ateşten hem korkar hem de onu ilahlaştırır. Ateşle hem mücadele ederiz hem de onu koruruz. Ateş, insanın düşüncelerini tüm diğer doğal görüngülerden daha fazla etkilemiştir. Neden küçük çocuklar ateşten korksalar da ondan kaçmazlar? Neden yetişkinlerin uyarılarına kulak vermeden önce parmaklarını yakmak zorundadırlar? İnsanın bu belirsiz tutumunu sadece doğanın bir elementi olarak ateşe yönelmeye temelden hazır oluşu açıklayabilir.
İnsanlaşmanın özelliklerinden biri, göç hevesidir. Yaklaşık bir milyon yıl önce Homo Erectus Afrika'dan yola çıkarak, eski dünyanın bir kısmına yayılmıştı. 200.000 yıl önce Neandertal insanı ilerledi ve 60.000 ile 70.000 yıl önce aynı şeyi ''modern insan'' Homo sapiens sapiens yaptı.
Josef H. Reicholf
Sayfa 276 - Say Yayınları
352 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
İnsanın insan olma yolculuğunu gayet akıcı ve sade bir dil ile aktaran bir kitap ile karşı karşıyayız. İlk atalardan bugünkü modern insana giden yolları döşerken yazarın ilk uğrak yeri mitokondriyal DNA'nın incelemesi olmuş. Sadece anneden geçen mtDNA'nın insanın geçmişine giden yolda nasıl bir fener görevi gördüğünü açıklayarak kapıyı açmış yazarımız.

Australopithecus ,Homo Habilis,Homo Erectus, Homo Neanderthalensis ve nihayet Homo Sapiens hakkında verilen kronolojik ve açıklayıcı bilgiler gayet tatmin edici ve bu insan türlerinin yapıları hakkında genel de olsa çizilen şablon, aklımızda oluşan soruları cevaplayıcı nitelikte.Tüm bu insan türleri ile insansı maymunlar arasındaki farklılıklar, çok net ve belirgin olarak ortaya konulmuş.Bu husus çok önemli zira birçok tartışmanın insansı maymun ve insan farklılığı iyi ortaya konulamadığı için ortaya çıktığı biliniyor.

Burada bir parantez açılacak olursa, dik yürümek ve özellikle ellerin etkin kullanımı neden insanın evriminde önemlidir sorusuna verilecek cevabın özenli bir biçimde açıklanmaya çalışıldığını görüyoruz. Ayrıca, insan derisinin çıplaklığı ile ter bezlerinin önemi, saçların işlevselliği, görme duyusunun insan için oluşturduğu ehemmiyet gibi okuması oldukça zevkli konuları da bu eserin sayfaları arasında bulacaksınız. Nitekim insan beslenmesi ve beyin arasındaki lineer bağlantıyı okurken bazı şaşırtıcı keşiflerde bulunabilirsiniz. İlk insan etçil miydi? , otçul muydu? yoksa leşçil mi başladı bu yolculuğa? veya proteinler mi? , karbon hidratlar mı ? , yoksa fosfor mu daha önemliydi türümüz açısından? gibi mühim sorulara cevap bulabilirsiniz.

Tabii bir de kitabın kalın harflerle altını çizdiği insanın yayılması konusu var. İnsanlar nasıl ve neden göç etti? Buzul çağı insanı nasıl etkilemiştir? Çeçe sineği ve sıtma sivri sineği gibi haşereler evrimde nasıl rol oynar? Tektonik hareketler, toprak ve coğrafya yapısı insanın yerleşim yapısını nasıl değiştirmiştir? Bu ve benzeri birçok sorunun cevaplanmaya çalışıldığını görüyoruz.

Ben bu eseri çok beğendim ve aklımdaki birçok soruya cevaplar aldım. Özellikle dil gelişimi hakkında aktarılan bilgiler çok tatmin ediciydi. Bir noktayı belirtmek isterim ki o da bu çalışmanın kapsamı ile ilgili.Bu kitap insanın fiziksel evrimi üzerine odaklıdır dolayısıyla kültürel evrimle ilgili çok fazla bilgi bulamayacaksınız.Keşke Cro-Magnon konusuna biraz daha derin girilseydi diyerek minik bir eleştiri bırakıyor ve hepinize iyi okumalar diliyorum.
352 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Evrim konusundaki kitapları büyük bir heyecanla okurum. ''İnsanın Evrimi'' kitabında şimdiye kadar tam anlamadığım veya şüphe ile baktığım konular hakkında çok açıklayıcı bilgiler var. Örneğin Neandertal insanın beyni bizim beynimizden yani ''homo sapiens''in beyninden büyük olmasına rağmen neden yok olmuştur sorusu idi. Bu soruya biyolojik ve sosyolojik olarak bir açıklama getirilmiş. Neandertal insanının gırtlakları yukarda olduğu için konuşumıyorlardı yani bilgilerini dil ile gelecek nesillere aktaramıyorlardı. Diğer etkenlerde var elbette ama bence en önemli etken konuşamamalarıdır. Homo sapiensin bu kadar başarı bir uygarlık kurmasının altında yatan en önemli neden ise gırtlaklarının konuşmaya müsait olarak evrilmiş olmasıydı. Bu sayede bilgilerini gelecek kuşaklara eklemeler yaparak aktardılar ve büyük bir uygarlık kurdular. Herkesin okumasını tavsiye ediyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Josef H. Reicholf
Unvan:
Alman zoolog , evrimci biyolog ve ekolojist
Doğum:
1945

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 28 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 24 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.