Julianne MacLean

Julianne MacLean

Yazar
7.7/10
99 Kişi
·
223
Okunma
·
15
Beğeni
·
2.522
Gösterim
Adı:
Julianne MacLean
Unvan:
Kanadalı Yazar
E.V. Mitchell ismiyle de roman yazmaktadır.
Her an kötü bir şey olmasını bekleyerek yaşayamaz kimse. Sana daha önce de söyledim, hiçbir şeyin garantisi yok.
Eğer onu gerçekten sevseydin ve değer verseydin, asla kaderini engellemeye çalışmazdın. Özgür bırakırdın.
Catherine ve Lachlan'ın aşkı anlatılıyor.
Catherin, 3 yıl önce hafızasını kaybetmiş ve hiç bir şey hatırlamıyor. Arada sırada bazı rüyalar görüyor ama ne olduğunu anlayamıyor. Bir gün şatolarının bahçesinde bir İskoç askeri Ona yaklaşıyor ve Ona Raonaid diye hitap ediyor. Bu yakışıklı İskoç'u hatırlamıyor. Ama acaba geçmişini öğrenebilir mi? diye merak ediyor ve Onunla bir maceraya atılıyor.
Lachlan Catherine gördüğü gibi Onun Raonaid olduğunu sanıyor. Ona 3 yıl önce büyü yapan ve kadınlardan uzak durmasını sağlayan lanetleyen kadın. Tek istediği Raonaid'in laneti kaldırması. Ama Catherine hafızasını kaybettiğini söylüyor. İlk başlar da Ona inanmıyor ama sonra acaba mı diyor. Çünkü Raonaid'e benzemiyor bu kadın. Dış görünüş olarak aynı ama huy olarak çok farklı. 3 yıldır lanet yüzünden kadınlardan uzak duran Lachlan Catherine'den uzak durmakta çok zorlanıyor. Çünkü Catherine'i çok arzuluyor. Hem çok nefret ettiği kadın hem de çok arzuladığı kadın Catherin... Acaba doğru mu söylüyor? Gerçekten hiç bir şey hatırlamıyor mu?
Catherin de Lachlan'dan çok etkileniyor ve lanete rağmen O da Ondan uzak duramıyor. Sonunda daha lanet kalmadan ateş ile barut birleşiyor.
Devamını size bırakıyorum. İyi okumalar...
Gizem yüklü bir kitap...
Bu kitap bence serinin en güzel kitabıydı. Epey gizemli ve tahmin edilmesi zor olay kurgusuyla sayfaları hızlı hızlı çevirdim. Özellikle Catherine ve Raonaid'in arasındaki bağ ortaya çıkana kadar tam bir bilmeceydi olanlar. Lachlan'ın bağlanma sorununun temelini de öğrendiğim için ona kızamadım. Hatta 3 kitap içindeki en kibar ve kadın ruhundan anlayan adam olduğu için ekstra sempatimi bile kazandı :) Güzel bir aşk hikayesi ve mutlu son... Tavsiye ederim.
Bir İskoç tarihi aşk romanı daha bitti. Bu tür romanlarda erkek karakterin şablondan şaşmaması büyük önem taşıyan husus. Bu grubu diğer tarihi aşk romanlarından ayıran ince ayrıntı erkek karakterlerin insan üstü fiziksel özellikler taşımasında yatıyor bence. Bu romanda da bu ayrıntı sıkça ve oldukça net bir şekilde verilmişti. Yine bir kale yine klanlar arası bir husumet ve yine ruhen kırılgan bir yapıya sahip olsa da sergilediği tavırlar itibariyle en yiğit erkeklere taş çıkartacak cinsten bir kadın karakter...Gwendolen ile Aslan Angus'un hikayesi.
Detayları roman özetinde bulabileceğiniz için kişisel değerlendirmeme dosdoğru geçiş yapacağım. Hikayenin akışı ve işlenişinde aceleciliğin olmaması güzeldi. Beni takip edenler biliyor detay severlerdenim. Kahramanlarımızın karşılaşması daha ilk andan olduğu için acaba diğeri nerede karşısına çıkacak derdine düşmüyorsunuz. Takıldığım özellikle iki nokta vardı ki puanımı düşürmeme özellikle bunların neden olduğunu belirtmek zorundayım.Öncelikle duygusuz, vahşi, acımasız, kindar... Angus'un Gwendolen'i ışık hızında gönlünün kraliçesi yapıp çizilen mizacına taban tabana zıt bir şekilde evbeyi halini alışı tat kaçırıcıydı. Ama bundan daha sinir bozucu olan yan ise o kapılara sığmayan, neredeyse kükreme şeklinde konuşan, bir yan bakışı ile insanları titreten güya ruhsuz adamın Gwendolen'e "yavrum" diye seslenişiydi ki bu kelimeyi buna benzer birkaç kelime ile birlikte roman boyunca sıkça kullandığındaki irkilmemi varın artık siz tahmin edin.

Bunlar benim alacağım keyfi kaçırmaz diyorsanız güzelce bir romandı "yeminimi bozana kadar". Karakter tayfası bu tarz bir roman için kısıtlı olsa da iyi tasvir edilmişlerdi. Mekan detaylarına çok fazla girerek okuyucu boğulmamış ama hayal edebilmeye yetecek kadarı da dile getirilmişti. Sona birkaç yıl sonraya ait bir şeyler eklenebilirdi ama bu büyük bir eksik de değildi.

Okuyacaklara iyi okumalar dilemekten başka söylenecek bir şey kalmadı:)
Kitabın erkek karakterine karşı bir önyargıyla başlamıştım, serinin ilk kitabında hiç sevemedim nedense. Bu kitapta biraz olsun önyargılarımı yok etti diyebilirim Angus. Ancak yine de kişiliği tam olarak oturmamış kaba saba bir adamla karşı karşıyayız özellikle de kitabın ilk kısımlarında. Kadın karakter hoşuma gitti güçlü ve sadık bir kadın Gwendolen. Bu tarz kitaplarda nefretten nasıl bu kadar kolay aşk duygusuna geçebiliyorlar anlayamıyorum doğrusu. O yüzden çok da gerçekçi gelemiyor ve duyguyu geçiremiyor okuyucuya. Yine de severek okudum bir günde bitirdim. Şimdi serinin diğer kitabı Çapkın Lanchlan'ın hikayesine geçme zamanı...
Aslında puan olarak 1 hak eden bir roman ancak yazarın kurgusu güzel oluğundan 2 verdim. Ben bu kadar iğrenç bir çiftle karşılaşmadım. Kız kendini akıllı sanan ahmağın teki, adamsa neymiş efendim zamanında birini sevmiş sonra öldüğü için sözde bunalıma girmiş bu bunalımı kadınlarla atlatan şaklabanın teki. Adamın ailesi de ayrı uyuz. Kitapta sadece kurgu ve kapağı sevdim diyebilirim. Ancak bunlar bile kitabı okuduktan sonra içimi rahatlatan özellikler değil. Okuduktan sonra hemen çöpe giden bir kitap oldu. Yazara bir şans daha vermeye değmez.
Kurgusu yoğun kitaplardan bir kafamı kaldırıp eğlenceli vakit geçireyim dediğim zamanlarda tarihi aşk romanları bana ilaç gibi geliyor. Bu romanda Wilson kardeşlerin en küçüğü Adele'in hikayesi anlatılıyor. Her zaman doğru hareket eden, hayatında taşkınlığa hiç yer vermeyen, söz dinleyen, mükemmel insan abidesi Adele'i de yoldan çıkaracak biri varmış meğer, Alcester Baronu Damien Renshaw! Bir tarihi aşktan bekleneni veren, samimi ve kolay okunur bir kitap. Bu serinin kapaklarını ayrı sevdim yalnız.
Okurken diğer karakterleri hatırlayınca farkettim ki serinin diğer kitaplarını da okumuşum önceden. Ama bağımsız da rahatlıkla okunabilir. "Yan Benimle" okurken heyecanlandıran, merak ettiren, sonuna kadar acaba gerçekler neler? dedirten konusuyla ve bir o kadar da kurgusuyla enteresan bir kitap. Ben okuduğum için mutlu oldum. Güzel vakit geçirtiyor size de tavsiye ederim
Bu yazarın ilk okuduğum kitabı ve beğendim. Judith McNaugth'un tarzına benziyor.
Bir İskoç klanının leydisi ve bir İskoç savaşçının hikayesi anlatılıyor.
Gwendolen, babası öldükten sonra annesi ile klanının başındadır. Bir gün İskoç savaşçı aslanı olarak tanınan Agnus eskiden babasının olduğu kaleyi fetih için gelir ve kaleyi savaşarak fetih eder. Klanın Leydisi Gwendolen teslim olmayı kabul etmez hatta Agnus ile dövüşmeyi bile düşünür ve teslim olmak için şartlar sunar. Agnus bu cesur leydiden daha görür görmez etkilenir ve iki klanın birleşmesi için Onunla evlenmeye karar verir. Gwendolen istemese de kabul etmek zorundadır. Şartlarını sunar ve evlenirler.
Evlilikleri yolunda gider. Tek sorun Gwendolen'in abisi geri gelirse ve kaleyi geri almaya kalkarsa ne olacağını ikisi de merak eder.
İlişkileri yolunda giderken Agnus'un bir yıl boyunca beraber yaşadığı kahin olan eski sevgilisi kaleye gelir ve Agnus'un karısının ihaneti ile asılacağını ve bir ay içinde öleceğini söyler. Agnus'un kafası karışır. Çünkü kahinin şimdiye kadar söylediği her şey çıkmıştır. Ve içine kurt düşer. Gwedolen Ona asla ihanet etmeyeceğini ve Onu sevdiğini söyler ama içindeki kuşkudan kurtulamaz. Gwendolen kahinin kaleden gitmesini ister. Agnus da kahini gönderir.
Gwendolen hamile kalır. Gwendolen'in hamileliğini kutladıkları gece Agnus karısının ikram ettiği içki ile zehirlenir ve kendine geldiğinde kendini kalenin surlarında boğazından asılırken bulur , Allah'tan şansı yaver gider ve ip kopup suların içine gömülür eski dostunun kalesine sığınır ve intikam almak için eski dostunun ordusu ile kaleye döner.
Vs. Vs.
Güzel bir kitaptı. Kesinlikle tavsiye edeceğim bir kitap. İyi okumalar.
Bir süredir İskoçları anlatan tarihi aşk kitabı okumadığımdan artık İskoç yazısını gördüğümde kitaplara yapışıyorum. Kitabı okumadan evvel daha önce okumuş muydum okumamış mıydım sorusu bir süre meşgul etti zihnimi çünkü tarihi aşkların neredeyse tamamı birbirleriyle aynı ve kitap isimleri karışıyor, unutuyorum falan. Sonra fark ettim ki okumamışım. Nasıl okumam? Başladım hemen ve bitirene kadar başından kalkmadım.

Sonradan öğrendim ki bir seri kitabıymış bu. Ve bu serinin bir kitabını okumuşum önceden. Angus ve Gwendolen'in anlatıldığı Yeminimi Bozana Kadar kitabıymış okuduğum. o kitabı sevmiştim diye hatırlıyorum. orada bu kitabın karakterlerinden bahsediliyordu ve karakterleri hiç sevmemiştim. Sanıyorum o yüzden hemen sonraki kitabını okumamışım.

Genel olarak tarihi aşk romanlarının bir kalıp içinde anlatılmasına alıştım artık. Bunun da diğerlerinden pek bir farkı yoktu. Kitaba bir büyücü -ya da kahin mi demeliyim- onun olması güzel olmuş. Çünkü diğer tarihi aşk kitaplarında pek rastlamadığım bir şey bu.

Her neyse okuduğum serideki iki kitapta da erkek karakterlerin 'yavrum' demesine çok takıldım. Diğer kitapta da bu beni çok rahatsız etmişti. Bu kitapta da aynısı oldu. Onun dışında sıradan bir tarihi aşk kitabı. Tarihi aşk sevenlere öneririm. Tabi içinde biraz cinsellik olduğunu söyleyip uyarmadan geçemeyeceğim.

Herkese iyi okumalar dilerim. :)
Konusu güzel olduğundan alıp okudum. Kurgusu güzeldi ancak bir daha okunabilecek bir roman değil. Baş erkek karakteri sevdim aynı şeyi Sophia için söyleyemeyeceğim. Ama şu da gerçek ki Clara'dan -kız kardeşinden- daha zeki.

Yazarın biyografisi

Adı:
Julianne MacLean
Unvan:
Kanadalı Yazar
E.V. Mitchell ismiyle de roman yazmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 15 okur beğendi.
  • 223 okur okudu.
  • 73 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.