Justin Cronin

Justin Cronin

Yazar
8.5/10
55 Kişi
·
148
Okunma
·
9
Beğeni
·
1389
Gösterim
Adı:
Justin Cronin
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
New England , Amerika Birleşik Devletleri, 1962
Justin Cronin New England’da doğdu. PEN/Hemingway Ödülü ile Stephen Crane Ödülü’nü kazanan Mary and O’Neil’in ve The Summer Guest’in yazarıdır. Rice Üniversitesi’nde İngilizce bölümünde ders vermektedir. Ailesiyle Houston, Texas’ta yaşıyor.
Böyle oluyordu işte; kendinizle ilgili yalan söylemeye başlayınca yalanlar giderek birikiyordu ve o uydurduğunuz insana dönüşüyordunuz.
Öleceğini bilen bir insanın gözleriydi. Yüzünüzde o ifade varken genç ya da yaşlı, zenci ya da beyaz, hatta erkek ya da kadın olmuyorsunuz. Bütün bunlardan soyutlanıyorsunuz.
Bir insan, onu hatırladığımız sürece ölü sayılmaz. Düşünceleri, duyguları, anıları bizim bir parçamız olur.
Zavallı adam,demişti.Hâlâ dünyayı kurtarmaya çalıştığını sanıyor.Bu arada bu gidişle dünyanın cidden kurtarılmaya ihtiyacı olabilir.Öyle bir şey düşünebildiklerine bir inanamıyorum.
... ve gözlerinizi istediğiniz kadar kapatın, felaket manzarasını ve orada işlenen suçları görmekten kaçamazsınız.
Gel,hapse gidelim;
Kafesteki kuşlar gibi baş başa cıvıldaşalım:
Seni kutlamamı istediğinde diz çöküp
Beni bağışlamanı diliyeyim
-Shakespeare,Kral Lear
Ölüme giden uzun yolda her türlü tehlike bulunur ve yürek her yeni dehşet karşısında azar azar siner, her adımda kemikler isyan eder, zihin hınçla direnir, hem de ne uğruna? Bariyerler birer birer yıkılır ve gözlerinizi istediğiniz kadar kapatın, felaket manzarasını ve orada işlenen suçları görmekten kaçamazsınız.
Gece vakti,tam büyü saati simdi,Kilise avlulari yariliyor ve cehennemin nefesi salgin hastalik yayiyor bu dünyaya.
Tuhaf. Hatırlayamadığım o kadar çok şey var ki. Öyle oluyor, bilirsin ya. Sanki senden geriye sadece küçücük bir parça kalıyor.
788 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Takdire şayan mükemmel bir fantastik- bilim -kurgu kitabı hiç tereddütünüz olmasın sürükleyici bir eser...Adeta film izler gibi hissettim ,okumanızı tavsiye ediyorum.

"Muazzam bir hayal gücüyle harmanlanmış, büyüleyici ve eğlenceli bir hikâye. Hiçlikten Gelen Kız'dan 15 sayfa okuyun ve hikâye sizi alıp götürsün. 30. sayfaya geldiğinizde kitap sizi esir alacak ve gece yarılarına kadar elinizden bırakamayacaksınız."
Stephen King

"Stephen King müptelası okurlar için bir çırpıda okunacak bir yapıt. Justin Cronin'in virüs gibi yayılan ölmeyenlerinin hikâyesi tam onlara göre."
The Independent

"Cronin'in göz dolduran kalın romanı klişeleri aşıyor ve hararetle okunacak bir kıyamet-sonrası vampir hikâyesi sunuyor bize." 
The Guardian

Nuh Projesi: ABD ordusunun elindeki büyük güç. 
İnsanların yaşlanmasını yavaşlatacak bilimsel bir proje.
Virüsün enjekte edildiği 12 idam mahkûmu… 
Sonuncu ve en önemli denek: 6 yaşında, sahipsiz bir kız, Amy Bellafonte…
Kanlı bir savaş sonrasında denekler laboratuvardan kaçar. 

Son derece güçlü, vampire benzeyen bu yaratıklar müthiş bir açlıkla, insanlığın sonunu getirebilecek virüsün dünyaya yayılmasına yol açar.

Çehresi tamamen değişmiş dünyada yaşamlarını devam ettirmeye çalışan insanları büyük bir mücadele beklemektedir. Bu geceden sağ kurtulan Amy, kendisine inanan ve destekleyen bir grup insanla uzun yıllara ve geniş bir coğrafyaya uzanan destansı, soluk kesen bir yolculuğa çıkacak ve kurtuluşa giden yolda anahtar kişi olacaktır. 

Justin Cronin'in epik üçlemesinin bu ilk kitabı müthiş bir okuma serüveni vaat ediyor.
(Tanıtım Bülteninden)
%45 (350/788)
·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitabı hiç istemeden yarıda bırakıyorum, ama neredeyse 100 sayfa okumama rağmen kitabın ikinci kısmı birincisinden o kadar farklı ki artık yapacak birşey kalmadı. Romanın 270 sayfalık ilk kısmında çok iyi kotarılmış, çok güzel anlatılan bir hikâye var. Stephen King'in Mahşer'ini de anımsatan bir kıyamet hikâyesi bu: bir virüs yayılıyor ve medeniyetler yıkılıyor. Ancak bu 270 sayfalık ilk kısım bir kaç insanın hikâyesini tamamen her birine ait hikâyeler ve psikolojilerini dört dörtlük bir üslûpla verebilme becerisiyle ikinci kısımdan ayrılıyor. Kesinlikle kalburüstü bir kalem bu, çok ilgi çekici bir üslûpla ürkütücü bir geleceği ürkütücü bir şekilde anlatıyor bize, karakterlerimiz sonradan her yeri ve herşeyi yok eden olacak felaketin ilk adımlarına bizi tanık ederken baştan sona edebiyat kokuyor sayfalar ve kitabı şaşırarak okurken bu kadar iyi bir esere denk gelebildiğim için kendimi şanslı hissediyordum açıkçası: hayvanat bahçesi bölümünün tamamı, anlatılan karakterlerin tarihlerinin ve hikâyelerinin sayfa sayfa aktığı bütün bölümler, hiçlikten gelen kız Amy'nin "ne olduğumu" sözünün sayıklandığı sayfalar kitabın gerilimini kademe kademe artırıyor, Justin Cronin bu ilk kısımda parmak ısırtacak bir yetenekle ve maharetle anlatıyor hikâyesini, açıkçası Stephen King'in mekân adı dolu eserlerine kıyasla karakterlerinin boyut kazandığı ve bu insanları umursamamızı sağlayan üslûbu kitabı okumaya değer kılıyor.

Kitabın ikinci kısmı, felaketin 100 sene sonrasına götürüyor bizi. Bu kısımda mekânlar kadar karakterlerin tamamı değişiyor ve yeni bir kitap okumaya başlıyoruz açıkçası. İşte bu kısımı 100 sayfa kadar okumaya çalıştıysam da olmadı, yeni karakterler, yeni hikâyelere ısınmam mümkün olmadı ve yazarın bir şekilde ilk kısımdaki gibi iyi yazamadığını, hikâyesini iyi kuramadığını düşündüm. Okumaya devam edenler incelemelerinde eseri övmüşler. Ben de herkese öneririm.
788 syf.
·7 günde·10/10
Sayfa sayısı ve büyüklüğü itibariyle gözümü korkutan bir kitaptı öncelikle. Yarım bırakacağımı tahmin ederek okumaya başlamıştım fakat sonuç hiç de öyle olmadı, Biraz kitap hakkındaki düşüncelerimi söylemem gerekirse; Okuduğum en ilginç romanlardan biri olmasının yanı sıra, okurken beni bu kadar ürküten başka bir roman olmadı. Film izler gibi hissettim kendimi. Konu gayet akıcıydı, ara ara karakter atlamaları yaparak ilginin dağılması engellenmişti. Ayrıca kitabı okurken " ya gerçek olsaydı ne yapardım acaba" diye sorguladım kendi kendime. Fantastik/Gerilim severlerin beğeneceğini düşünüyorum.
596 syf.
·88 günde·8/10
Hiçlikten Gelen Kız (ki orjinal ismi Geçit) romanının devamı olan “On İki “okuyucuyu yıllar sonrasına götürüyor. Viraller ve insanlar arası savaş yeterince acımasızken buna bir de insanların kendi türü ile sınavı dahil olunca , ortalık fena karışıyor.. 100 yaşının üzerinde ki Amy ve yoldaşlarının uzun soluklu hikayesi ile okuyucular ile buluşan serinin 3. Kitabı henüz dilimize çevrilmedi. Lakin “0” dan esinlenerek bir film bile çevrildi. Uyarlama ama ,hikayeye bağlı kalınıp kalınmadığı noktası tartışmaya oldukça açık. Ben serinin ilk kitabını da severek okumuştum. On İki de pek çok karakteri anlattığından bir geçiş kitabı diyebilirim. Boş vaktiniz, sabrınız ve vampir hikayelerine aşinalığınız var ise çok seveceğinizi düşünüyorum.
788 syf.
·28 günde·Beğendi·10/10
Kitabın ansiklopedi kalınlığında ve küçücük yazılı olması sizi korkutmasın, göz açıp kapayana kadar bitirebilirsiniz. İnanılmaz sürükleyici bir kitap. Fantastik konusu, gerilim ögeleri ile başarılı bir şekilde birleştirilmiş. Kitabın sizi alıp götürmesine izin vermelisiniz..İnanın pişman olmayacaksınız.
788 syf.
·61 günde·Beğendi·9/10
“Hiçlikten gelen kız” ve “Oniki” seri kitaplarımı bitirdim ancak yorum yapamamıştım:)
İlk kitap “Hiçlikten gelen kız” büyük bir bölümü oldukça sıkıcı geçti benim için. Farklı zamanları anlatıyor uzun bir süre…
Kitabın yarısından sonra ilgimi çekmeye başladı diyebilirim.
İkinci kitap “Oniki” den ise çok daha fazla keyif aldım… Asıl heyecan ikinci kitapta başlıyor.
Kitabın Kısa özeti ise;
Kitap aslında klasik Amerikan filmlerinin konusu gibi başlıyor.
Nuh Projesi:
ABD ordusunun elindeki büyük güç.
İnsanların yaşlanmasını yavaşlatacak bilimsel bir proje.
Virüsün enjekte edildiği 12 idam mahkûmu…
Sonuncu ve en önemli denek: 6 yaşında, sahipsiz bir kız, Amy Bellafonte…
Kanlı bir savaş sonrasında denekler laboratuvardan kaçar. Son derece güçlü, vampire benzeyen bu yaratıklar müthiş bir açlıkla, insanlığın sonunu getirebilecek virüsün dünyaya yayılmasına yol açar.
Çehresi tamamen değişmiş dünyada yaşamlarını devam ettirmeye çalışan insanları büyük bir mücadele beklemektedir. Bu geceden sağ kurtulan Amy, kendisine inanan ve destekleyen bir grup insanla uzun yıllara ve geniş bir coğrafyaya uzanan destansı, soluk kesen bir yolculuğa çıkacak ve kurtuluşa giden yolda anahtar kişi olacaktır.
İkinci kitabın sonu heyecan dolu bir sonla bitti. Bakalım 3. Kitap da neler olacak :)
Fantastik severlere tavsiye ediyorum.
596 syf.
·Beğendi·9/10
“Hiçlikten gelen kız” ve “Oniki” seri kitaplarımı bitirdim ancak yorum yapamamıştım:)
İlk kitap “Hiçlikten gelen kız” büyük bir bölümü oldukça sıkıcı geçti benim için. Farklı zamanları anlatıyor uzun bir süre…
Kitabın yarısından sonra ilgimi çekmeye başladı diyebilirim.
İkinci kitap “Oniki” den ise çok daha fazla keyif aldım… Asıl heyecan ikinci kitapta başlıyor.
Kitabın Kısa özeti ise;
Kitap aslında klasik Amerikan filmlerinin konusu gibi başlıyor.
Nuh Projesi:
ABD ordusunun elindeki büyük güç.
İnsanların yaşlanmasını yavaşlatacak bilimsel bir proje.
Virüsün enjekte edildiği 12 idam mahkûmu…
Sonuncu ve en önemli denek: 6 yaşında, sahipsiz bir kız, Amy Bellafonte…
Kanlı bir savaş sonrasında denekler laboratuvardan kaçar. Son derece güçlü, vampire benzeyen bu yaratıklar müthiş bir açlıkla, insanlığın sonunu getirebilecek virüsün dünyaya yayılmasına yol açar.
Çehresi tamamen değişmiş dünyada yaşamlarını devam ettirmeye çalışan insanları büyük bir mücadele beklemektedir. Bu geceden sağ kurtulan Amy, kendisine inanan ve destekleyen bir grup insanla uzun yıllara ve geniş bir coğrafyaya uzanan destansı, soluk kesen bir yolculuğa çıkacak ve kurtuluşa giden yolda anahtar kişi olacaktır.
İkinci kitabın sonu heyecan dolu bir sonla bitti. Bakalım 3. Kitap da neler olacak :)
Fantastik severlere tavsiye ediyorum.
788 syf.
·6 günde·5/10
394 sayfada çok rahat anlatabileceğin olayları neden 788 sayfada anlatır yazar? Naif düşünürsek edebi bir kaygı, yeni bir anlatım tarzı denemesi vs diyebiliriz. Ama ben artık o kadar naif düşünemiyorum. Sayfa sayısı arttıkça fiyat ta artıyor, gelir artıyor yani. Bu sebepten ilgi çekici olayların arasına her karakterin lüzumlu lüzumsuz anılarını iç seslerini vs doldurursun ki bir taraftan da cebin dolsun. Olan gözleri kanayan okurun beynine cüzdanına olsun.
Velhasıl bu kitabı beğenmedim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Justin Cronin
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
New England , Amerika Birleşik Devletleri, 1962
Justin Cronin New England’da doğdu. PEN/Hemingway Ödülü ile Stephen Crane Ödülü’nü kazanan Mary and O’Neil’in ve The Summer Guest’in yazarıdır. Rice Üniversitesi’nde İngilizce bölümünde ders vermektedir. Ailesiyle Houston, Texas’ta yaşıyor.

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 148 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 105 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.