Justin Cronin

Justin Cronin

Yazar
8.3/10
34 Kişi
·
84
Okunma
·
2
Beğeni
·
1.188
Gösterim
Adı:
Justin Cronin
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
New England , Amerika Birleşik Devletleri, 1962
Justin Cronin New England’da doğdu. PEN/Hemingway Ödülü ile Stephen Crane Ödülü’nü kazanan Mary and O’Neil’in ve The Summer Guest’in yazarıdır. Rice Üniversitesi’nde İngilizce bölümünde ders vermektedir. Ailesiyle Houston, Texas’ta yaşıyor.
Böyle oluyordu işte; kendinizle ilgili yalan söylemeye başlayınca yalanlar giderek birikiyordu ve o uydurduğunuz insana dönüşüyordunuz.
Öleceğini bilen bir insanın gözleriydi. Yüzünüzde o ifade varken genç ya da yaşlı, zenci ya da beyaz, hatta erkek ya da kadın olmuyorsunuz. Bütün bunlardan soyutlanıyorsunuz.
Bir insan, onu hatırladığımız sürece ölü sayılmaz. Düşünceleri, duyguları, anıları bizim bir parçamız olur.
Zavallı adam,demişti.Hâlâ dünyayı kurtarmaya çalıştığını sanıyor.Bu arada bu gidişle dünyanın cidden kurtarılmaya ihtiyacı olabilir.Öyle bir şey düşünebildiklerine bir inanamıyorum.
Gel,hapse gidelim;
Kafesteki kuşlar gibi baş başa cıvıldaşalım:
Seni kutlamamı istediğinde diz çöküp
Beni bağışlamanı diliyeyim
-Shakespeare,Kral Lear
Ölüme giden uzun yolda her türlü tehlike bulunur ve yürek her yeni dehşet karşısında azar azar siner, her adımda kemikler isyan eder, zihin hınçla direnir, hem de ne uğruna? Bariyerler birer birer yıkılır ve gözlerinizi istediğiniz kadar kapatın, felaket manzarasını ve orada işlenen suçları görmekten kaçamazsınız.
Gece vakti,tam büyü saati simdi,Kilise avlulari yariliyor ve cehennemin nefesi salgin hastalik yayiyor bu dünyaya.
Tuhaf. Hatırlayamadığım o kadar çok şey var ki. Öyle oluyor, bilirsin ya. Sanki senden geriye sadece küçücük bir parça kalıyor.
Ama Wolgast hiçbir yerde yoktu;rüzgarda da yoktu, gökyüzünde de, dünyanin yavasca dönerken çikardigi seste de. Gitmisti o.
Bu kitabı hiç istemeden yarıda bırakıyorum, ama neredeyse 100 sayfa okumama rağmen kitabın ikinci kısmı birincisinden o kadar farklı ki artık yapacak birşey kalmadı. Romanın 270 sayfalık ilk kısmında çok iyi kotarılmış, çok güzel anlatılan bir hikâye var. Stephen King'in Mahşer'ini de anımsatan bir kıyamet hikâyesi bu: bir virüs yayılıyor ve medeniyetler yıkılıyor. Ancak bu 270 sayfalık ilk kısım bir kaç insanın hikâyesini tamamen her birine ait hikâyeler ve psikolojilerini dört dörtlük bir üslûpla verebilme becerisiyle ikinci kısımdan ayrılıyor. Kesinlikle kalburüstü bir kalem bu, çok ilgi çekici bir üslûpla ürkütücü bir geleceği ürkütücü bir şekilde anlatıyor bize, karakterlerimiz sonradan her yeri ve herşeyi yok eden olacak felaketin ilk adımlarına bizi tanık ederken baştan sona edebiyat kokuyor sayfalar ve kitabı şaşırarak okurken bu kadar iyi bir esere denk gelebildiğim için kendimi şanslı hissediyordum açıkçası: hayvanat bahçesi bölümünün tamamı, anlatılan karakterlerin tarihlerinin ve hikâyelerinin sayfa sayfa aktığı bütün bölümler, hiçlikten gelen kız Amy'nin "ne olduğumu" sözünün sayıklandığı sayfalar kitabın gerilimini kademe kademe artırıyor, Justin Cronin bu ilk kısımda parmak ısırtacak bir yetenekle ve maharetle anlatıyor hikâyesini, açıkçası Stephen King'in mekân adı dolu eserlerine kıyasla karakterlerinin boyut kazandığı ve bu insanları umursamamızı sağlayan üslûbu kitabı okumaya değer kılıyor.

Kitabın ikinci kısmı, felaketin 100 sene sonrasına götürüyor bizi. Bu kısımda mekânlar kadar karakterlerin tamamı değişiyor ve yeni bir kitap okumaya başlıyoruz açıkçası. İşte bu kısımı 100 sayfa kadar okumaya çalıştıysam da olmadı, yeni karakterler, yeni hikâyelere ısınmam mümkün olmadı ve yazarın bir şekilde ilk kısımdaki gibi iyi yazamadığını, hikâyesini iyi kuramadığını düşündüm. Okumaya devam edenler incelemelerinde eseri övmüşler. Ben de herkese öneririm.
Sayfa sayısı ve büyüklüğü itibariyle gözümü korkutan bir kitaptı öncelikle. Yarım bırakacağımı tahmin ederek okumaya başlamıştım fakat sonuç hiç de öyle olmadı, Biraz kitap hakkındaki düşüncelerimi söylemem gerekirse; Okuduğum en ilginç romanlardan biri olmasının yanı sıra, okurken beni bu kadar ürküten başka bir roman olmadı. Film izler gibi hissettim kendimi. Konu gayet akıcıydı, ara ara karakter atlamaları yaparak ilginin dağılması engellenmişti. Ayrıca kitabı okurken " ya gerçek olsaydı ne yapardım acaba" diye sorguladım kendi kendime. Fantastik/Gerilim severlerin beğeneceğini düşünüyorum.
“Hiçlikten gelen kız” ve “Oniki” seri kitaplarımı bitirdim ancak yorum yapamamıştım:)
İlk kitap “Hiçlikten gelen kız” büyük bir bölümü oldukça sıkıcı geçti benim için. Farklı zamanları anlatıyor uzun bir süre…
Kitabın yarısından sonra ilgimi çekmeye başladı diyebilirim.
İkinci kitap “Oniki” den ise çok daha fazla keyif aldım… Asıl heyecan ikinci kitapta başlıyor.
Kitabın Kısa özeti ise;
Kitap aslında klasik Amerikan filmlerinin konusu gibi başlıyor.
Nuh Projesi:
ABD ordusunun elindeki büyük güç.
İnsanların yaşlanmasını yavaşlatacak bilimsel bir proje.
Virüsün enjekte edildiği 12 idam mahkûmu…
Sonuncu ve en önemli denek: 6 yaşında, sahipsiz bir kız, Amy Bellafonte…
Kanlı bir savaş sonrasında denekler laboratuvardan kaçar. Son derece güçlü, vampire benzeyen bu yaratıklar müthiş bir açlıkla, insanlığın sonunu getirebilecek virüsün dünyaya yayılmasına yol açar.
Çehresi tamamen değişmiş dünyada yaşamlarını devam ettirmeye çalışan insanları büyük bir mücadele beklemektedir. Bu geceden sağ kurtulan Amy, kendisine inanan ve destekleyen bir grup insanla uzun yıllara ve geniş bir coğrafyaya uzanan destansı, soluk kesen bir yolculuğa çıkacak ve kurtuluşa giden yolda anahtar kişi olacaktır.
İkinci kitabın sonu heyecan dolu bir sonla bitti. Bakalım 3. Kitap da neler olacak :)
Fantastik severlere tavsiye ediyorum.
“Hiçlikten gelen kız” ve “Oniki” seri kitaplarımı bitirdim ancak yorum yapamamıştım:)
İlk kitap “Hiçlikten gelen kız” büyük bir bölümü oldukça sıkıcı geçti benim için. Farklı zamanları anlatıyor uzun bir süre…
Kitabın yarısından sonra ilgimi çekmeye başladı diyebilirim.
İkinci kitap “Oniki” den ise çok daha fazla keyif aldım… Asıl heyecan ikinci kitapta başlıyor.
Kitabın Kısa özeti ise;
Kitap aslında klasik Amerikan filmlerinin konusu gibi başlıyor.
Nuh Projesi:
ABD ordusunun elindeki büyük güç.
İnsanların yaşlanmasını yavaşlatacak bilimsel bir proje.
Virüsün enjekte edildiği 12 idam mahkûmu…
Sonuncu ve en önemli denek: 6 yaşında, sahipsiz bir kız, Amy Bellafonte…
Kanlı bir savaş sonrasında denekler laboratuvardan kaçar. Son derece güçlü, vampire benzeyen bu yaratıklar müthiş bir açlıkla, insanlığın sonunu getirebilecek virüsün dünyaya yayılmasına yol açar.
Çehresi tamamen değişmiş dünyada yaşamlarını devam ettirmeye çalışan insanları büyük bir mücadele beklemektedir. Bu geceden sağ kurtulan Amy, kendisine inanan ve destekleyen bir grup insanla uzun yıllara ve geniş bir coğrafyaya uzanan destansı, soluk kesen bir yolculuğa çıkacak ve kurtuluşa giden yolda anahtar kişi olacaktır.
İkinci kitabın sonu heyecan dolu bir sonla bitti. Bakalım 3. Kitap da neler olacak :)
Fantastik severlere tavsiye ediyorum.
Kitabın ansiklopedi kalınlığında ve küçücük yazılı olması sizi korkutmasın, göz açıp kapayana kadar bitirebilirsiniz. İnanılmaz sürükleyici bir kitap. Fantastik konusu, gerilim ögeleri ile başarılı bir şekilde birleştirilmiş. Kitabın sizi alıp götürmesine izin vermelisiniz..İnanın pişman olmayacaksınız.
Kitabı bırakamayacaksınız. O karanlık tema öyle bir merak uyandıracak ki, sonunu görebilmek için sayfaları hızla çevireceksiniz.
Başta beklenen etkiyi vermeyebilir ancak ilerde istediğinizi fazlasıyla alacaksınız. Özellikle Stephen King severler bu kitaba bayılacak.
Yarım bırakmayı sevmediğim için sonuna kadar okuduğum ama çok sıkıldığım bir kitap oldu.Kanlı bir savaş sonrasında denekler kaçar ve insanlığın yok olmasını sağlayacak bir virüsü dünyaya yayarlar.Bu virüsten sadece altı yaşındaki Amy kurtulur ve kurtuluşa götürecek olanda Amy’dir.Okuyacak olanlara Keyifli okumalar. :)
Kitabı hala okuyorum ama tek kelime ile müthiş Stephen King hayranları bence bu kitaba da bayılacak. Yazarın dili çok akıcı sıkılmanız mümkün değil Walking Dead tadında evet ama bu türü sevenler için bence kaçırılmayacak bir kitap

Yazarın biyografisi

Adı:
Justin Cronin
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
New England , Amerika Birleşik Devletleri, 1962
Justin Cronin New England’da doğdu. PEN/Hemingway Ödülü ile Stephen Crane Ödülü’nü kazanan Mary and O’Neil’in ve The Summer Guest’in yazarıdır. Rice Üniversitesi’nde İngilizce bölümünde ders vermektedir. Ailesiyle Houston, Texas’ta yaşıyor.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 84 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 62 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.