Kelly Keaton

Kelly Keaton

Yazar
6.7/10
18 Kişi
·
55
Okunma
·
3
Beğeni
·
825
Gösterim
233 syf.
·Beğendi·8/10
Karanlığın Kızı, Tanrılar ve Canavarlar serisinin ilk kitabı... Aslında bu kitabı daha önce okumuştum ama 2.kitabı elime geçince hikayeyi unuttuğumu fark ettim, ilk kitabı tekrar okudum.

Aristanae çok küçük yaşlarda annesi tarafından terk edilmiş, bakıcı aileler tarafından büyütülmüş bir kız... Geçmişi konusunda merak içinde; annesi kim, onu neden terk etmiş, bu garip beyaza yakın bir türlü kurtulamadığı saçlarının, buz mavisi gözlerinin sebebi ne? Tüm bu sorular onun kafasını kurcalarken Ari son bakıcı ailesinin desteği ve yardımıyla -ki bunlar en favori olanlar- sorularının cevaplarını bulabilmek için geçmişine doğru bir yolculuğa çıkıyor. Annesinin bir akıl hastanesinde olduğunu öğreniyor. Oradan elde ettiği tek şey de annesine ait bir kutu ve içinden çıkan bir not: "Seni isteyerek bırakmadım. Kaç buradan Ari!" Bunun üzerine Ari doğum yerinin New 2 yani kasırga bölgesi olduğunu öğrenmesiyle yolculuğunu o yöne doğru çeviriyor. New 2, kasırga ve felaketlerden sonra New Orleans'dan geriye kalanlar üzerine kurulmuş yeni bir yer. İnsanlar genellikle oradan uzak durmaya çalışıyorlar. Şakayla karışık bir şekilde oranın ucubelerin ve paranormal her şeyin yuvası olduğunu düşünüyorlar. New 2'nin yönetimi de felaketlerden sonra devletten o bölgeyi satın alıp yeniden düzenleyen 9 ailenin, Nowem'in, yönetiminde...

Yazar New 2 konusunda karanlık, garip ama çekici bir dünya yaratmış. Bu dünyanın içine Sebastian'ı da ekleyince e kitap tadından yenmez hale gelmiş. Ari de herkesin gelmeye çekindiği, korktuğu bu yerde kendisini buluyor, hatta belki de hayatında ilk defa kendine arkadaşlar ediniyor. Crank, Dub, Violet... Ve Sebastian...Hepsi de birer doue, yani yetenekliler... Onlar New 2'nin yetimleri... Ari'nin New 2'ye gelmesiyle de olaylar iyice hareketleniyor. Nowem her yerde onu arıyor. Başta Sebastian'ın sadece onlara çalıştığını sansak da onun da bu 9 aileden geldiğini öğreniyoruz. Bu 9 aile aslında New 2 dışındaki insanların bildiği gibi sadece zengin ve köklü aileler değiller. Vampirler, büyücüler ve yarı tanrı/biçim değiştiren üçer aileden oluşuyorlar. Aslında vampirlerin kolay kolay çocukları olmuyor. Ama doğuştan vampir olanlara Kandoğdu (ki kendileri inanılmaz kibirliler), insan ve vampirden olma çocuklara ise Gündoğdu deniliyor. Sebastian ise tıpkı Ari gibi türünün belki de tek örneği... İki soyun karışımı bir vampir büyücü... Bir Sisdoğdu...

Kabul etmem lazım çiftimiz çok tatlı, özellikle Sebastian ilk andan kalbimizi çalıyor desek yeridir. Ancak birbirini hiç tanımıyorken bu kadar kısa sürede kaynaşıp yakınlaşmaları bana biraz garip geldi. Bilmiyorum, belki de Ari'nin yıllarca kendi gibi birilerini arayışından sonra kendine arkadaş bulabilmenin rahatlığındandır. Sebastian desek o tam bir asi... Kural, sınır falan dinlemiyor. Kendi deyimiyle ucubelerin içinde bile daha ucube... Bu durum ikisini de birbirine yakınlaştırmış olabilir ama sadece bana biraz hızlı gibi geldi ;)

Serinin adının Tanrılar ve Canavarlar olduğundan mıdır nedir Ari'nin annesinin kafasının içinde ona eziyet eden yılanlarla ilgili anlattığı gerçek üstü hikayelerden bahsettiği an aklıma Medusa gelmişti ama yazar bunu kasırga sırasında su baskınları sonucu yılanların şehri basması nedeniyle bir çok insanın bu tarz sanrılar görmesine bağlayınca Medusa fikrimi rafa kaldırmıştım. Ancak kitabın ilerleyen kısımlarında işin içine Athena'nın girmesiyle mitolojiye olan ilgim işe yaradı, tahminlerim sağlamlaşmış oldu. Ari onların soyundan gelme ve belki de en güçlülerinden bir tanesi...

Kitap genel anlamda iyiydi. Sebastian'ı ne kadar seversem seveyim cadı büyükannesine bir türlü kanım ısınmadı. Zaten sonradan anlıyoruz ki çocuk babasına çekmiş, ondanmış bu uyumsuzluk :) Bir çok fantastik öğeyi barındıran hafif mitolojiyle harmanlanmış bir kitap var karşımızda... Sonlara doğru olanlar da 2.kitaba olan merakımızı arttırmış oldu. Herkese iyi okumalar :)
248 syf.
·Beğendi·9/10
Tanrılar ve Canavarlar serisinin 2. kitabı Güzel Şeytan'ı da bitirmiş bulunmaktayım. Oldukça ilginç, açıklayıcı ve heyecanlı bir 2.kitap olmuş. Ve çok nadir yaşadığım bir durum olarak 2. kitabı daha iyi buldum. Üçlemelerde genelde ilk kitap çok sevilir, 2.kitap geçiş kitabı olur, 3.kitap zaten finalle bizi vurur. Ama bu kitapta ilk kitaptan daha hızlı bir tempo ve sanki daha akıcı bir anlatımla karşı karşıyayız.

İlk kitabın sonunda ortalık bayağı karışmıştı. Athena ortaya çıkıp Ari'nin gorgon halini herkese göstermişti. Üstelik ona saldıran Violet ile birlikte ortalıktan kaybolmuştu. Şimdi Athena'nın elinde daha fazla koz var. Ari'nin babası zaten elindeydi, Violet de yanına eklenmiş oldu. Bu nedenle de Ari artık ne kadar Nowem tarafından kabul görmüş olsa da aklı hep onlarda... Nowem'in okuluna bile kabul ediliyor ama umurunda bile değil. Sebastian'la arasının limoni olması da tüm bunların üzerine tuz biber ekiyor.

Ari bir yandan önündeki savaş için eğitilirken bir yandan da sadece Nowem'in liderlerine izin verilen kütüphanede araştırma yapıyor. "Athena cadısının zayıf bir yönü var mı? Babası ve Violet'i kurtarmanın bir yolu var mı? O cadının inine nasıl girilebilir?" gibi sorularının cevabını arıyor. Ve arayışlarının sonunda Olimpos Tapınağı'na girişin bir yolu olabileceğini öğreniyor. Kütüphane aslında garip bir yer... Pandora'nın Kutusu aslında burası ve yüzyıllar önce de Nowem'e teslim edilmiş. İçinde bunca zamandır bekleyen bilgiler, kitaplar, eşyalar, heykellerle birlikte... Zamanla Nowem de saklamak istediği her şeyi buraya yerleştirmiş. Bu arada savaşa hazırlanan sadece Ari değil, Sebastian da babasından büyücülükle ilgili eğitim alıp arayı kapatmaya çalışıyor. Zamanı geldiğinde ve Ari Athena'nın tapınağına girmek isteğinde de Sebastian ve Henri tereddüt etmeden, canları pahasına onunla birlikte gidiyorlar.

İlk kitapta hızla ilerleyen Sebastian-Ari ilişkisi bu kitapta biraz daha ağırdan alındığından mıdır bilmiyorum hiç de gözümüze batmıyor. Kitabın ilerleyen kısımlarında da çiftimiz öyle şeyler paylaşıyor ki bunlar hızlı gitmesin de kim gitsin yahu diyorsunuz ;) Çok fazla spoi vermek istemiyorum, o yüzden susuyorum. Ama bazı yerler çok etkileyiciydi. Sebastian gerçekten çok güçlü bir çocuk ;)

Genel olarak kitap oldukça iyiydi. Sonunda Athena cadısının neden zıvanadan çıktığını öğrenmiş olduk. Bulduğumuz cevaplar da yeni soruları beraberinde getirdi. Bu arada Violet de o küçücük bedeninde kim bilir nasıl bir güç saklıyor. Onun sırrını bir türlü çözemedik, çok merak ettim.

Maalesef çok uzun zaman geçmesine rağmen son kitap hala çıkmadı. Serinin sonunu öğrenmek için mecburen orjinal dilde okumak zorunda kalıcaz gibi gözüküyor. Son kitabın en kısa zamanda çevirisinin yapılması dileğiyle... Herkese iyi okumalar ;)

NOT: Dex sağolsun son kitabı çıkarmadı maalesef... Halbuki ne kadar da heyecanlı bir yerde kalmıştıı :(
248 syf.
vakit geçirmek için iyi bir kitap. sayfa sayısının az olmasından dolayı bana birkaç saatlik zaman geçirmelik olarak geldi. konu güzel ve ilginç. yunan tanrıları tanrıçaları savaşlar filan var. dediğim gibi tek eksisi sayfa sayısı çok azdı.
248 syf.
·6/10
Güzel bir seri.Kapağı çok değişik olmuş.Yine paranormal yaratıklarla hareket ettik.Eğlenceliydi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Kelly Keaton
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 55 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 15 okur okuyacak.